Eğitim-İş Kocaeli 1 Nolu Şube adına aynı konuyla ilgili yapılan açıklamanın içeriği şöyle:
Başından itibaren hukuki dayanaktan yoksun, somut delillere dayanmayan iddialarla yürütülen bu süreç; yalnızca bir eğitim emekçisini değil, aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin saygınlığını da hedef almıştır.
Sosyal medya üzerinden belirli odaklar tarafından bilinçli bir şekilde oluşturulmaya çalışılan linç kültürü, tehdit ve kamuoyu baskısı; ne yazık ki idari süreçleri etkilemeye yönelik bir araca dönüştürülmek istenmiştir. Ancak tüm bu baskılara rağmen hukuk ve adalet yerini bulmuştur.
Üyemiz Gülşen Önder, olayın ilk anından itibaren sosyal medya üzerinden kasıtlı olarak hedef gösterilmiş; olayın aslını bilmeyen kişiler tarafından evinin basılması, taşlanması gibi kabul edilemez noktalara varan tehditlere maruz bırakılmıştır. Bu durum, ülkemizde giderek yaygınlaşan hedef gösterme ve linç kültürünün ne denli tehlikeli boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Sorumluluk duygusundan uzak bir şekilde hareket eden ve asılsız iddiaların peşinden sürüklenen çevrelerin, bugün gelinen noktada yaptıklarını sorgulayıp sorgulamayacakları kamuoyunun takdirine bırakılmıştır. Masum bir eğitim emekçisine yönelik gerçekleştirilen bu itibar suikastının hesabı, yalnızca vicdanlarda değil, hukuk önünde de sorulacaktır.
Ne yazık ki bu süreçte, en kolay hedef olarak seçilen bir öğretmen “vur abalıya” anlayışıyla haksız ve ölçüsüz bir şekilde yıpratılmıştır.
Hedef gösteren ve bu süreci körükleyen odaklar, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunu açıkça işlemişlerdir. Bu kişi ve yapılar hakkında gerekli hukuki süreç başlatılacak ve sonuna kadar kararlılıkla takip edilecektir.
Eğitim-İş Genel Merkez Yönetim Kurulu, Kocaeli 1 No’lu Şube ve Derince İlçe Yönetim Kurulumuz; sürecin ilk anından itibaren büyük bir kararlılık ve titizlikle hareket etmiş, üyemizin haklarını korumak adına gerekli tüm hukuki girişimleri ivedilikle hayata geçirmiştir. Hukukun üstünlüğüne olan inancımızla yürüttüğümüz bu mücadele sonucunda, haksız ve dayanaksız uygulama ortadan kaldırılmıştır.
Bu süreç bir kez daha göstermiştir ki; doğrular er ya da geç ortaya çıkmakta, adalet gecikse de mutlaka tecelli etmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, hiçbir eğitim emekçisi sosyal medya dedikoduları, asılsız ihbarlar ya da organize algı operasyonlarıyla yargılanamaz, cezalandırılamaz.
Eğitim emekçilerinin itibarını zedelemeye yönelik her türlü girişimin karşısında olmaya devam edeceğiz. Öğretmenlik mesleği, toplumun geleceğini şekillendiren en kutsal mesleklerden biridir ve bu mesleğin onuru, hiçbir koşulda tartışma konusu yapılamaz.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Hiçbir üyemizi yalnız bırakmayacağız.
Hiçbir haksızlığa sessiz kalmayacağız.
Hiçbir algı operasyonuna teslim olmayacağız.
Eğitim-İş olarak bir kez daha vurguluyoruz:
Öğretmenlik onurunun çiğnenmesine asla geçit vermeyeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Dilovası faciası davasındaki yasaklamalara tepki
Gebze Ticaret Odası yöneticileri 4. Burgaz İş Forumu’nda temaslarda bulundu
Kocaeli vekili Kanko sağlıkta küresel lobi iddialarını TBMM’ye taşıdı
O teğmeninin de TSK'ya dönüşü reddedildi







