Mutlak butlan kararının CHP'nin iç meselesi olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen İmamoğlu, "Ne iç meselesi! Bu saray darbesidir" dedi.
İmamoğlu'nun röportajından öne çıkanlar şöyle:
-Mutlak butlan kararını duyduğunuzda ne hissettiniz?
Birkaç duyguyu bir anda hissettim… Herkes gibi önce öfke hissettim. Partimle birlikte milyonların sandıkta ortaya koyduğu iradeye saldırılmasına öfkelendim. Mahkeme salonlarında hukukun, adaletin değil; siyasi mühendisliğin dolaşmasından üzüntü duydum. Utanmayı unutanlar için utanç da vardı hissiyatımda. Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesi kadar bu ülkenin demokrasi umuduna, sandığa giden milyonların vicdanına ve milletin karar verme hakkına utanmazca bir şekilde müdahale edenler ve onlara hukuk kisvesiyle yol açanlar adına utanç duydum.
Mutlak butlan milletin iradesiyle devlet gücünü kullanan iktidar arasında kurulan büyük bir hesaplaşmadır.
Millet “değişim” diyor, onlar yargıyı devreye sokuyor. Millet sandığı işaret ediyor, onlar mahkeme koridorlarını. Millet umutlu bir gelecek istiyor, onlar koltuklarını korumanın hesabını yapıyor. Bu yüzden mahkeme kararıyla tarihi, gerçeği ters yüz etmek istiyorlar. Değişim iradesini geriye döndürmeye çalışıyorlar. Ancak Cumhuriyet’i kuran iradeyi, birkaç imzayla yok hükmünde sayamayacaklar. Bu milletin hafızasını silemeyecekler. 86 milyonun geleceğini saray koridorlarında rehin alamayacaklar. Asıl hissettiğim ise; azim ve kararlılık.
-Kemal Kılıçdaroğlu’nun; eski genel başkanınızın aldığı tutumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı marifetiyle kurduğu operasyonla taşınan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık.
Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından devşirmeye çalışmak, siyaseten de vicdanen, ahlaken de meşru değildir.
-Mücadele CHP içinde mi devam etmeli, yoksa yeni bir parti mi kurulmalı? Türkiye’de merkez muhalefetin yaşadığı kriz, artık yeni bir siyasal dil ve yeni bir organizasyon modeli mi gerektiriyor?
Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız.” O yol, hukukun, delegelerimizin ve millet iradesinin emrettiği şekliyle yol arkadaşım Sayın Özgür Özel’in Genel Başkanlığı’ndaki CHP’dir. Fakat hukuk çiğnenirse, delegelerimizin ve milletin iradesi yok sayılırsa, bizim milletle beraber yürüdüğümüz her yol meşrudur ve güçlüdür. Muhalefet kriz yaşamıyor, Erdoğan muhalefete darbe yapıyor. Bu milletin kimseye eğecek boynu yoktur. Milletin diliyle, ruhuyla ve iradesiyle o yolu yapar ve iktidara koşarız.
Sürücüler uyarıldı: TEM otoyolundaki o istikamette yol kapatılacak
Kocaeli’de ulaşıma 3 milyar 283 milyon TL’lik dev destek
Maaşlara ara zam çağrısı!
Sepaş Enerji, genç yeteneklerle bir araya geldi






