BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Artık yorulmuşlardır, eskimişlerdir

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Batman ziyaretinde hükümete sert sözlerle yüklendi. İktidarın yorulduğunu ve sorunları çözemediğini savunan Dervişoğlu, “Milletin önünü açmak beceriksiz iktidarın tercihlerinden biri olmalıdır. Kastettiğim şey istifadır” dedi. 

16 Mart 2026 01:35
Artık yorulmuşlardır, eskimişlerdir

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Batman İl Başkanlığını ziyaret ederek İl Başkanı Şeyhmus Uras ile bir araya geldi.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki ziyaretlerinin dört gündür sürdüğünü ifade eden Dervişoğlu, sahadan topladıkları bilgiler doğrultusunda çözüm üretmek noktasında çalışacaklarını ifade etti.

Dervişoğlu, ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“SÜRECİN SONUNDA YÜKÜN ALTINDA KALACAKLARI KANAATİNİ TAŞIYORUM’’

“İYİ Parti’nin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine karşı olduğunu biliyoruz. Siz bölgede bunun yansımalarını gördünüz mü?” sorusuna Dervişoğlu, “Ben ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine karşı değilim. Teröre elbette herkesin mesafesi olması gerekir. Terörle mücadele konusundaki görüşlerimizi bugüne kadar her yerde ifade ettim. Ankara’da başka, Batman’da başka konuşacak değilim. Bir terör örgütünün yol göstericiliğinde gerçekleştirilmiş bir sürecin ülkemize fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Komisyon, raporunu yazdı. Meclis’te bazı yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu ve bunların bayramdan sonra gündeme getirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca Meclis üzerine düşen fonksiyonu ifa etmezse sivil siyasetin onun altında kalacağına dair aba altından sopa gösteriyor. Ben bu yanlış yol haritasını tercih edenlerin aslında bu sürecin sonunda yükün altında kalacakları kanaatini taşıyorum.’’ dedi.

“BU SUÇA TBMM’NİN ALET EDİLMİŞ OLMASINI ÜZÜNTÜYLE KARŞILIYORUM”

Sürecin şeffaflığıyla ilgili değerlendirilmesi sorulan Dervişoğlu, “Bir sorunun çözümü için bir komisyon toplandı. Biz o komisyona katılmadık ama orada nelerin konuşulduğunu biliyoruz. Vatandaşın sorunlarıyla ilgili herhangi bir şey konuşulmadı. Türkiye’nin tartışılmaz değerlerini tartışma masasına yatıran birtakım adımlar atıldı. Terör örgütüne mensup olanlarla terör örgütünün başının özgürlüğünün konuşulduğu yerde, vatandaşın sorunlarının gündeme gelmesi öyle zannedildiği kadar kolay değildir. ‘Terörsüz Türkiye’de teröristler konuşuldu. Onlara verilecek haklar ve avantajların ne olacağına dair birtakım açıklamalar yapıldığına şahit oluyoruz. Bu bölgede sessiz tanıklarımız var. Duvarlarda resimleri asılı şehitlerimiz var. Az önce de söyledim; Diyarbakır’da bir şehit ailesiyle iftar yapacağım. Ayrıca bu bölgede terörle mücadele eden insanlarımız var. Elbette ki güllük gülistanlık bir hayatımız olsun arzusundayız. Terörün sorumlusu burada bulunan bizler değiliz. Terörü çıkaranların kimler olduğu ve hangi amaçları taşıdığını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Şimdi ona karşı direnç gösteren vatandaşı savunmasız ve korumasız bırakacak birtakım adımların atılması bazı çevreleri şımartır, bazı çevreleri de doğal olarak üzer. Herkesin sorumlulukla hareket etmesi lazımdır. Eğer mesele birilerine özgürlük tanımaksa bu ülkeyi yönetenlerin bunu yapacak yetkisi var. Böyle kötü bir suça vatandaşın yüreğini yaralayacak herhangi bir adıma TBMM’nin alet edilmiş olması hâlini de üzüntüyle karşılıyorum. Bu işin sorumluluğunu üstlenenleri vatandaşın yüreğini incitecek kararlardan azami ölçüde uzak durmaya davet ediyorum. 50 bin insanımızın katilinin hürriyetine kavuşmasını amaçlayan bir yolculuğu duvarlarda resmi vardır dediğimiz sessiz tanıklarımızın ruhlarını inciteceğini, onların ailelerinin de yüreklerini kanatacağını ifade etmek istiyorum.’’ ifadesini kullandı.

“İKTİDARLA YASA DIŞI ÖRGÜTÜN UZANTISI BİR SİYASİ PARTİ ARASINDA SIKIŞMIŞ VATANDAŞIN MEMNUNİYETSİZLİĞİNİ GÖZLEMLİYORUM’’

Dervişoğlu; “Terörle mücadele dendi, Türkiye konuşulmadı. Yaklaşık 2 yıl oldu. Hanginizin hangi sorunu çözüldü. Genç kardeşlerimiz var burada. Hanginiz hangi alanda kendinizi eşit hissediyorsunuz. Bu iktidarın eskimişliği, köhnemişliği ve yorgunluğu, iktidara mensup olmayan herkesi ikinci sınıf vatandaş durumuna düşürüyor. Çocuklarımızı okutuyoruz ama mülakat sistemine kurban veriyoruz, liyakat çiğneniyor. Tarlalarımız ekilemez olmuş, çiftçi borçlarını ödeyemiyor, inim inim inliyor. Bayrama giriyoruz emekli tenceresini kaynatamıyor. Torunlarına harçlık veremeyen dedelerin, büyükannelerin hüznünü izliyoruz. Türkiye’nin huzura, barışa, kardeşliğe ve refaha ihtiyacı var. Ama bunun yolu doğru bulunmalıdır. Toplumun vicdanını kanatarak vicdan sömürücülüğü yapmaya kalkışmaması lazım bu ülkeyi yönettiğini zannedenlerin. Ülkenin menfaatine kararlar alabilmesi lazım. Benim ifade ettiğim hassasiyetler salt benim görüşlerim değil. Bu ziyaretlerde yaptığım görüşmelerin sonucunda şekillenen, milletimizin ortak düşünceleridir. Bu milletin birliği, beraberliği ve kardeşliği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bölgede iktidarla yasa dışı örgütün uzantısı bir siyasi parti arasında sıkışmış vatandaşın memnuniyetsizliğini gözlemliyorum. Bir tarafta iktidarın baskıları, diğer tarafta farklı alanlarda oluşan başka baskılar var. Bu yüzden buradayım, bu yüzden bu kadar kısa sürede bu kadar çok ziyaret sığdırmamın sebebi bu. Bundan sonra hep buralarda olacağım dememin gerekçesi bu.’’ diye ekledi.

“YAŞADIĞIMIZ BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NİN AŞAMALARINDAN BİRİ’’

‘’İsrail-İran geriliminin bölgeye ve Türkiye’ye etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?’’ sorusuna Dervişoğlu; ''Bunun etkilerini net biçimde görüyoruz. Kendi topraklarımızın üzerinde başka alanları hedeflere füzelerin de geçtiğinin de şahidiyiz. Ayrıca petrol fiyatlarındaki artışın ekonomik olarak bize yansıyacağı da aşikâr. Bu bölgede oynanan oyunlar yeni değil. Büyük Ortadoğu Projesi’nin aşamalarından biri yaşadığımız. Daha önce Irak’ta yaşandı, Suriye’de yaşandı, şimdi İran’da devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlettir. O devleti kuran millet de güçlü bir millettir. Bizi diğerlerinden ayıran farklı özelliklerimiz var: Millî kimliğimiz, vatandaşlık tanımımız, üniter devlet yapımız ve hepimizi kardeş kılan Cumhuriyetimiz. Bizim sigortamız bahsettiğim bu konulardır. Burası dünyanın önemli bölgelerinden biridir. Birçok süper gücün üzerinde gözü olan topraklarda yaşıyoruz. Bu toprakların jeopolitik olarak dezavantajları olduğu kadar avantajları da vardır. Savaş dönemleri ve savaşlardan sonra yaşanacak olan birtakım fırsatları da beraberinde getirir noktasından konuya yaklaşmamak lazım. Öncelikle bölgede takip edilmesi icap eden aktif ama ihtiyatlı dış politikanın güçlendirilmesi lazım. Bunu inşa ettiğimiz temel de zaten Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurguladığı dış politikada ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diye şekillenmiş ve bölgenin de barışından dünyanın da barışından kendini mesul hisseden bir milletin mensubu ise bu bizim büyük bir millet olduğumuzu da gösteriyor.’’ yanıtını verdi.

‘’MİLLETİN ÖNÜNÜ AÇMAK BECERİKSİZ İKTİDARIN TERCİHLERİNDEN BİRİ OLMALIDIR’’

Dervişoğlu, konuşmasının sonunda ekonomik duruma da değinerek şunları söyledi:

“Petrol fiyatlarının yükselmesinden bahsediyoruz. Mehmet Şimşek işbaşına geldiğinde petrol fiyatı 101 dolardı. Şimdi savaşa bağlı olarak fiyatların artmasının vatandaşa bazı şeyleri yansıtacağını hesaplamak ve bundan siyasi mazeret üretmek 25 yıllık bir iktidara yakışmaz. Artık yorulmuşlardır, eskimişlerdir. Millet onları gönderecektir. Ama işlerini yapamadıklarını kabul ediyorlarsa milletin önünü açmak da elbette ki o beceriksiz iktidarın tercihlerinden biri olmalıdır. Kastettiğim istifadır.’’

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.