Süleyman Akdemir adil düzen perspektifi hakkında Milli Gazete'ye konuştu. Akdemir'in röportajında öne çıkanlar şöyle:
"GÜCÜ ÜSTÜN TUTAN BATI UYGARLIĞININ ALTERNATİFİ..."
Adil düzen öncelikle hukuku doğal/ilahi hukuka dayandıran haklıyı güçlü kılan bir medeniyet projesidir. Günümüz gücü üstün tutan Batı uygarlığının bir alternatifidir. İnsan ile insan haklarının kurtuluş reçetesidir. Bu açıdan bakıldığından geciktirmeden çalışmalara başlanılmalı ve adım adım uygulanmalıdır.
Batının egemen olduğu bu dönemin değişimi ve dönüşümü paradigma değişikliği ile mümkündür. Adil düzen çalışmaları bu konuda öncülük etmektedir. Bu konunun önce farkına varılması daha sonra farkındalık oluşturulması gerekir. Bu konuda adil ekonomik düzen çalışmaları öne çıkar ki bunun anlamı faizli sisteme karşı ekonomik girdilerin adil bölüşümüne imkân sağlayan ortaklık ekonomisi geliştirmekten geçeceği kabul edilir.
"ÇOĞULCULUK VE FARKLILIK BİR ARADA YAŞAMALI
Adil Düzen sadece ekonomiden ibaret değildir. Aynı zamanda ahlaki, ilmi ve siyasi düzenler konusunda da değişim ve dönüşümden yanadır. Ahlaki düzen ile dine ve ahlaki kuruluşlara yer verilir ki bu kuruluşların toplum düzeni içinde nasıl yer alacağı öne çıkar. İlmi düzen ile ekoller ve bunlar arasında rekabet önem taşır. Siyasi bakımdan da çoğulculuk ve farklılıkların bir arada yaşaması çıkar.
Bütün bu kurum ve kuruluşların hakkı üstün tutan medeniyete göre oluşması gerekir. Karar mekanizmalarında ekseriyet kararları yerine çoğulculuğu geliştirecek arayışlar içine girmeleri gerekir.
"KOOPERATİFLEŞMEDEN YARARLANILMALIDIR"
Yerinden yönetim ile merkezi yönetim arasında denge kurulması, apartman, bucak, il ve ülke kademelerinin her birinde siyasi bağımsızlık, özerklik ve hürriyetler sağlanırken, semtler, beldeler, bölgelerde ekonomik birliktelik ve üst birimden atama ve görevlendirme sistemi kurularak denge kurulmalıdır. Adil Düzen bu dengeden yanadır.
Çağımızın gelmiş olduğu seviye göz önünde tutularak merkezden dayatma yerine küçük birimlerde pilot uygulama ve denemeler ile adil düzene adım adım geçilmelidir.
Önce insanlar küçük birimlerde kendilerini geliştirmeli ve değiştirmeli, daha sonra başarırsa toplumu değiştirmelidir. Bu açıdan bakıldığından en iyi deneme birimleri olarak Kooperatifleşmeden yararlanılmalıdır.
Konunun İslami bakımdan değerlendirilmesi gerekirse, her şeyden önce önerilenlerin en azından mevcut seviye kadar olması hatta mevcudun daha iyisi ve ilerisi olması gerektiği göz ardı edilmemelidir.
Akaryakıtta zamlar durmuyor
Başkan Söğüt: Miraç, manevi yükselişin sembolüdür
Başkan Büyükakın Vanlılarla buluştu
KSO Başkanı Zeytinoğlu: Bütçe 1 trilyon 779 milyar TL açık verdi





