ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam, yayımladığı haftalık ekonomi analizinde Türkiye'nin makroekonomik tablosunu ve AK Parti'nin çeyrek asırlık iktidar serüvenindeki kırılma noktalarını mercek altına aldı. Sağlam'ın analizinde, Merkez Bankası'nın son enflasyon revizyonundan Kemal Derviş dönemine uzanan çarpıcı tespitler yer aldı.
MERKEZ BANKASI'NDAN ZIMNİ ENFLASYON İTİRAFI
Erdal Sağlam'ın değerlendirmesine göre; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon hedefini sabit tutmasına rağmen tahminini yüzde 26'dan yüzde 28'e yükseltmesi, ekonomi yönetiminin "dezenflasyon süreci devam ediyor" söylemleriyle çelişiyor. Bu durum, enflasyonla mücadelede hedeflenen başarıya ulaşılamadığının resmi bir belgesi niteliği taşıyor.
25. YIL KUTLAMALARI VE "GÖRÜNMEYEN" YOKSULLUK
Sağlam analizinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü etkinliklerindeki açıklamaları ile sokağın gerçekleri arasındaki makasa da dikkat çekti.
Erdoğan'ın ekonomide büyük başarılar elde edildiğini savunmasına karşın, partinin ilk kurulduğu dönemdeki en iddialı vaadi olan "yoksulluğun önlenmesi" konusunda somut hiçbir veri ortaya konulamadığını ifade eden Sağlam, “İmalat ve sanayi üretimindeki belirgin gerileme göz ardı edilirken, savunma sanayisindeki başarıların genel bir "ekonomik başarı hikayesi" gibi sunuldu. Ayrıca Cumhurbaşkanı'nın "Daha yeni başlıyoruz" sözleri, uzun yıllar iktidarda kalma vizyonunun net bir beyanı olarak yorumlandı” dedi.
ERKEN DÖNEM BAŞARISININ PERDE ARKASI: IMF VE KEMAL DERVİŞ
Sağlam, analizinde geçmişe ayna tutarak AK Parti'nin ilk yıllarındaki yüksek büyüme ve düşük enflasyon döneminin "gökten zembille inmediğini" vurguladı. Başarının temelinde, önceki hükümetten devralınan stratejilerin yattığı belirtildi. Sağlam, "Sayın Erdoğan kişisel olarak bu IMF programını sürdürmek istemiyordu. Ancak dönemin ilk Başbakanı Abdullah Gül, ekonomi kurmayları ve özellikle TÜSİAD ile TOBB gibi büyük sermaye gruplarının baskısı, Erdoğan'a o kritik onayı verdirdi” ifadelerini kullandı.
Kemal Derviş'in mimarı olduğu IMF programı ve güçlü Avrupa Birliği çıpası sayesinde 1971'den beri çift hanelerden inmeyen enflasyon, 2004 yılında yüzde 9,3 ile tek haneye düştü. Türkiye'ye oluk oluk akan doğrudan yabancı sermaye yatırımları, uzun süreli siyasi başarının kapılarını araladı.
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ VE DERİNLEŞEN KRİZ
Analizin son bölümünde, 2017 yılı itibarıyla rüzgarın tersine döndüğü ve Türkiye'nin yeniden karanlık çift haneli enflasyon sarmalına sürüklendiği ifade edildi. Parlamenter sistemin getirdiği görece siyasi dengenin kaybolması ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kararların tek merkezden alınması eleştiri oklarının hedefi oldu.
MEVCUT TABLONUN ACI FATURASI
Üç yıldır uygulanan kesintisiz istikrar programlarına rağmen, seçimlere kadar enflasyonun tek haneye inmesi artık "imkansız" görülüyor.
Hem ekonomideki ani politika değişiklikleri hem de dış politikadaki dalgalanmalar (örneğin ABD seçimlerine endeksli süreçler) makroekonomik istikrarı yok etmiş durumda.
Sanayi üretimi daralırken, sözde istikrar programının tüm faturası giderek daha da yoksullaşan geniş halk kitlelerinin sırtına yükleniyor.
Sağlam, haftalık analizini kamuoyunda giderek yükselen ortak bir tespitle noktaladı:
"Artık AKP iktidarının ekonomide yeni bir başarı hikayesi yazacak ne bir vizyonu ne de liyakatli bir kadrosu kaldı."
Leylek yuvalarına kamera takıldı!
Dağ başında uzaya teleskopla yakınlaştılar!
Çayırova hal bölgesindeki iki yola el atıldı
Darıca’da ayak tenisi turnuvası böyle başladı!






