banner812

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Öpüşmek toplumu bozuyor da yüzlerce kişinin öldürülmesi bozmuyor mu?

Gazeteci Fatih Altaylı, televizyon dizilerindeki şiddet artışının asıl sorumlusunun RTÜK olduğunu savundu. Aşk ve yaşam tarzına ceza yağdırılırken mafya dizilerine ses çıkarılmadığını belirten Altaylı, "Öpüşmek toplumu bozuyor ama yüzlerce kişinin öldürülmesi bozmuyor mu?" diye sordu. 

21 Nisan 2026 00:37
Öpüşmek toplumu bozuyor da yüzlerce kişinin öldürülmesi bozmuyor mu?

Gazeteci Fatih Altaylı, kaleme aldığı son yazısında televizyon ekranlarını kuşatan şiddet ve mafya dizilerinin arkasındaki asıl sorumluya işaret etti. Altaylı, RTÜK’ün yayın politikalarını ve reyting ölçüm sistemine yaptığı müdahaleleri eleştirerek, yapımcıların "ideolojik ve teknik bir kıskaç" nedeniyle şiddet içerikli projelere itildiğini savundu.

Altaylı'nın köşe yazısı şu şekilde:

"Şu andan itibaren televizyon dizilerini yasaklamak, engellemek cenazeye serum takmak gibi.

O tren çoktan kaçtı.

Engelleyecekseniz, Kurtlar Vadisi’ni engelleyecektiniz.

Bugün artık gençler televizyon falan izlemiyor.

Televizyonda şiddet ya da mafya dizisi olduğunu bilmiyor bile olabilirler.

Gençleri etkileyen dizi Kurtlar Vadisi idi çünkü o gün ne sosyal medya vardı, ne TikTok, ne Twitter, ne de diğerleri.

Bugün artık her şey bu platformlar üzerinden dönüyor, diziler üzerinden değil.

Ve dizileri, dizi yapımcılarını suçlarken, “Yahu bu dizi yapımcıları manyak mı, niye deli gibi şiddet içerikli diziler yapıyorlar?” diye de takkeyi önümüze koymamız lazım.

Bu sektörün eskilerinden, yıllarca televizyonlarda yöneticilik yapmış, en büyük televizyon kanallarını yönetmiş, televizyon kanalları kurmuş biri olarak şunu söylemeliyim ki, bugün televizyonlar şiddet dolu dizilerin işgali altındaysa, bunun bir numaralı sorumlusu Radyo Televizyon Üst Kurulu ve onun kafa yapısıdır.

Şunu biliniz ki, hiçbir aklı başında yapımcı, şiddet ve mafya dizileri yapmak istemez.

Çünkü bu gibi dizilerin yurt dışı satış imkanları kısıtlıdır.

Yabancı ülke kanalları, bu dizilere pek ilgi göstermez.

Ve asıl geliri yurt dışı satışlardan elde eden, Türkiye’deki yayınlardan az biraz zarar etse de, zararı yurt dışı satışlardan kapatan dizi yapımcıları şiddet dizisi çekmekten hoşlanmazlar.

Peki, hoşlanmadıkları bu dizileri niye çekiyorlar?

Çok basit bir yanıtı var.

Televizyonların rating ölçümleri “panel” adı verilen bir grup deneğin evlerine yerleştirilen cihazlarla yapılıyor.

Ne yazık ki, RTÜK’ün zorlamaları ile bu panel giderek daha kalitesiz, daha eğitimsiz kişilerden oluşmaya başladı.

Son yıllarda oluşan bu panel, şiddet dizilerinin, kalitesiz dizilerin daha çok izlendiği yönünde bir izlenim yarattı.

Kanallar da yüksek rating alabilmek için bu tür dizilere yöneldiler.

Tabii RTÜK’ün ceza yaklaşımları da dizileri etkiledi.

Aşk yasak, yasak aşk hepten yasak, öpüşmek yasak, dekolte yasak, içki yasak, o yasak, bu yasak.

Bunları yapan dizilere “toplum ahlakına zarar verdikleri” iddiasıyla ceza yağdırıldı ama bir kalemde yüzlerce kişinin öldürüldüğü, mafyanın adaleti sağladığı, ihkak-ı hakkın normalleştirildiği dizilere hiç ses çıkarılmadı.

Öpüşmek toplumu bozuyordu ama şiddet bozmuyordu.

Sonuç!

Sonuç, şiddet dolu ekranlar.

Sabah programlarında her türlü sapıklığın gerçeği rahatça yayınlandı.

Ama bunun yüzde biri kadar bile sapkınlık içermeyen dizilere cezalar yağdırıldı.

Ve bir yandan ölçüm paneli, bir yandan RTÜK cezaları herkesi ister istemez şiddet dizilerine yönlendirdi.

Mesela Şakir Paşa Ailesi gibi bir evrensel kalitede bir prodüksiyon ceza üzerine ceza aldı ama şiddet dolu dizilere kimse ses çıkarmadı.

Şimdi kanallar suçlu, yapımcılar suçlu.

Peki Allah aşkına, RTÜK’ün, RTÜK’ün oluşturduğu panelin ve aşkı meşki zararlı gören RTÜK anlayışının hiç mi suçu yok?

RTÜK böyle yapmasa idi, hiçbir yapımcı bu şiddet dizilerini yapacak kadar şuursuz değildi."

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.