AKP hükümetleri döneminde en çok tahrip edilen alanların başında adalet geldi. Yurttaşın adalete olan inancı günden güne azalırken Türkiye, “Yargının siyasallaşması” tartışmalarına kapı aralayan sayısız karara tanıklık etti. Mahkemelerin muhaliflere yönelik, “Adil değil” tartışmalarına yol açan kararları, yargıya güvenin giderek düşmesine yol açtı.
Muhaliflere yönelik cadı avı, cezaevlerinde adeta yatacak yer bırakmadı. Aralarında muhalefet belediyelerinin başkanları ve gazetecilerin de yer aldığı onlarca kişi, uzun süreler boyunca yazılmayan iddianameler nedeniyle özgürlüklerinden edildi. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda, “Ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir” ifadesi ile tanımlanan tutuklamaya yönelik muhalefet, “AKP ile tedbir olmaktan çıkarılarak cezalandırma aracına dönüştürüldü” tepkisini gösterdi.
ÇARPICI TUTUKLU SAYISI
Tutuklama uygulanmasının bir cezalandırma aracı olarak sıkça kullanıldığı yönündeki eleştirilerin haklılığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine yansıdı. Verilere göre, 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Türkiye’deki tutuklu sayısında rekor kırıldı.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2023 yılının 38 bin 537 olan Türkiye’deki tutuklu sayısı, muhalefete yönelik baskının artırıldığı 2024 yılının sonunda ise kayıtlara, 55 bin 240 olarak geçti.
19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve belediye bürokratlarına yönelik operasyonların ardından tutuklu sayısında çarpıcı artış kaydedildi. Operasyonlara tepki gösteren gençlerin yanı sıra çok sayıda gazetecinin de “Dezenformasyon Yasası” kapsamında tutuklandığı 2025 yılında tutuklu sayısı, 1 Ağustos 2025 itibarıyla 57 bin 503’e tırmandı.
ON BİNLERCE TUTUKLU
Muhalefete yönelik baskıların derinleştiği, gazetecilerin haberleri nedeniyle tutuklandığı 2026 yılında ise tutuklu sayısında yeni bir rekora daha ulaşıldı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevlerini Genel Müdürlüğü’nün 1 Nisan 2026 tarihli verilerine Türkiye’deki tutuklu sayısı, 62 bin 514 olarak yazıldı. Toplam 62 bin 514 tutuklunun 7 bin 159’unun kadın ve çocuklardan oluştuğu belirtildi.
Nisan 2026 itibarıyla cezaevinde tutuklu bulunanların eğitim durumları da paylaşıldı. İddianame bekleyen ya da tutuklu yargılanan kişilerden 4 bin 769’unun lisans, yüksek lisans ya da doktora mezunu olduğu bildirildi.
CMK NE DİYOR?
Tutukluluk uygulaması, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102'nci maddesinde tanımlanıyor. Kanun’da yalnızca kuvvetli suç şüphesi ve kaçma/delil karartma şüphesi var ise tutukluluk tedbirine başvurulabileceği belirtilerek, “Tutukluluk, bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir” deniliyor.
Körfezin futbolcu kızları sahadan galip ayrıldı
Sepaş Enerji bilgilendirdi
Başkan Büyükakın hesap verdi
Yeniden Refahlılar Kocaeli’de imza kampanyası başlatıyor







