banner808

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Ahlaktan, vicdandan uzak, alçakça bir iftiradır!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Erdoğan'a "Adayın Özlem'i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin' dedi. 

29 Mart 2026 17:41
Ahlaktan, vicdandan uzak, alçakça bir iftiradır!

CHP, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklamasının ardından başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" eylemlerinin 101'incisi Aydın'ın Kuşadası ilçesinde İsmail Cem Meydanı'nda yaptı.

CHP'den AKP'ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nu hatırlatan Özgür Özel, Erdoğan'a seslenerek Aydın için seçim çağrısı yaptı. Özel "Adayın Özlem'i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin" dedi.

Özgür Özel'in Erdoğan'a yönelik "Sen bunun yerine cunta başkanı olmayı, darbe yapmayı, bir darbenin başına geçmeyi tercih ettin. Tarih boyunca bu yaptığın utançla yaşayacaksın. Böyle anılacaksın." ifadeleri de dikkat çekti.

Özgür Özel'in konuşmasından satır başları şöyle:

19 Mart darbesinin bu adaya nasıl gelmeye çalıştığını, darbecilerin adaya çıkarma yapmaya çalıştığını ve bu adanın cesur, kararlı, seçme hakkına sahip çıkan, seçtiğine sahip çıkan, milli irade hırsızlarına, siyasi kapkaççılara meydan okuyan cesaretine saygı duyarak, bu adanın vicdanına sığınmaya geldik.

"ÖMER GÜNEL ONURUMUZDUR"

Ömer Başkan şimdi Silivri'desin. 12 metrelik bir hücredesin. Gözün burada, kulağın burada. Ve burada, burada; bir tarafta Kuşadası'nın, Aydın'ın hizmetini, Aydın'ın oyunu alıp kaçanlar, bir tarafta yağmurun altında, sağanak yağmurun altında pazar günü bu meydanı doldurup "Ömer Günel yalnız değildir, Ömer Günel onurumuzdur" diyen binlerce hemşehrim var. Sen milletin gönlündesin! Sen milletin gönlündesin!

"MİLLİ İRADE HIRSIZLIĞI"

Değerli Kuşadalılar; biliyorsunuz geçtiğimiz 31 Mart'ta AKP büyük bir travma yaşadı. Malum Ege'deki bütün iller Cumhuriyet Halk Partisi tarafından alınmıştı. Yani Balıkesir'den Manisa'ya, Muğla'dan Denizli'ye; Afyon, Kütahya, Uşak tüm iller Cumhuriyet Halk Partisi tarafından alınmıştı.

Artık Ege'den deport edilenler, "Artık sizi Ege'de istemiyoruz, talanınızı istemiyoruz, yalanınızı istemiyoruz, yaptığınız... buraya dayattığınız bu rant düzenini istemiyoruz" diyenler Adalet ve Kalkınma Partisi'ni Ege'de belediyesiz bırakmışlardı.

Buna, bu seçimi, milletin bu tercihine saygı duymak, bir sonraki seçime hazırlanmak, hatayı, kusuru kendinde aramak yerine birileri siyasi bir yankesiciliğe, milli irade hırsızlığına ve Aydın'ın iradesini çalmaya kalktılar. Dünya kadar arkadaşımız iftiralara direnirken, dünya kadar arkadaşımız onurunu, haysiyetini koruyup zindanlara katlanırken, Aydın'ın Büyükşehir Belediye Başkanı'nın önüne bazı dekontlar koydular. Allah muhafaza! O dekontu zaten bilsek, o yolsuzluğu bilsek, o faturaların o üçkâğıtçılara ödetildiğini bilsek onu partide zaten kendimiz tutmazdık.

Ama ona şunu dediler: 'Ya hapise atılacaksın, ya AK Parti'ye katılacaksın.' O da dedi ki: 'Evet, ben Aydın'ın iradesini satarım, çalarım ama bir de şirketimiz var, onun da kurtarılmasını isterim.'

"ÖMER GÜNEL'E YAPILAN OPERASYON 'TOPUKLAYAN EFE'NİN' TRANSFERİNİN BEDELLERİNDEN BİRİDİR"

İşte Ömer Günel'e... Ömer Günel'e yapılan operasyon, Aydın'ın iradesinin AK Parti'ye satılmasının, eski adı 'Topuklu Efe' olan, 'topuklayan Efe'nin' transferinin bedellerinden biridir. Bu transferle Aziz İhsan Aktaş'ın... Aziz İhsan Aktaş'ın Özlem Çerçioğlu'na kurduğu kirli ilişkinin temizlenmesi, hakkında yürüyen operasyonların bir kenara getirilip takipsizlik verilmesi, beraat verilmesi vaatlerin biridir.

Bir diğeri, eşinin batan aile şirketinin kurtarılmasıdır. Üçüncü taksit de kendisinin yaptığı bu ihanete itiraz eden, direnen, sizin iradenizi savunan Ömer Günel'e iftira atılmasıdır.

"İFTİRA ATANI DİNLEYECEK BİR BAŞSAVCILIK YOKTUR"

Eğri oturup doğru konuşalım. Ömer Günel'e yöneltilen... yöneltilen iftiralar ortada. Bunları alıp da Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı'na götürsen, dönüp de bakmaz. Niye? Daha önce beş kere müfettişlerin geldiği, didik didik inceledikleri, dikilen bitkilerin, çiçeklerin tek tek sayıldığı, hata arandığı, kusur bulunamadığı bir dosya ortadadır. Ömer Günel'e 'öyle duydum, böyle duydum ama kanıtım yok' diye iftira atanı dinleyecek bir başsavcılık Kuşadası'nda yoktur, Aydın'da yoktur.

"ÖMER GÜNEL MASUMDUR! EKREM İMAMOĞLU MASUMDUR"

İşte bu yüzden, o milli irade hırsızı 14 Ağustos günü gidip AK Parti'ye katıldıktan sonra 10 Eylül günü, Kuşadası'ndan bir meczup, bir yalancı, elinde kanıtı olmayan bir iftiracı İstanbul'a götürülmüş, aktroller çetesine ifade verdirilmiş ve Ömer Günel'in tutuklanmasına ancak 'evet' diyebilecek tek savcı, tek hakim İstanbul'da bulunduğu için Ömer Günel burada 'yolsuzluk yapıyor, parayı da Ekrem İmamoğlu'na aktarıyor' yalanı atılmıştır.

Olay... Olay iddiaya göre 2025 yılında yaşanmıştır. Oysa o tarihte Ekrem İmamoğlu Silivri Cezaevi'ndedir. Bütün arkadaşlarımız Silivri Cezaevi'ndedir. Cezaevinde olan birine para aktarmak gibi bir suç, gerçekten kopuk olduğu gibi, ahlaktan uzak, vicdandan uzak, alçakça bir iftiradır!

Buradan bir kez daha söylüyoruz. Yüz mitingde söyledik, yüz birinci de söylüyoruz. Biz insanların arasındayız. Milletin yüzüne bakıyoruz. Kuşadası'nın gözünün içine baka baka söylüyorum ki; Ömer Günel masumdur! Ekrem İmamoğlu masumdur!

Gençler, gençler burada gençler. Şöyle bağırıyorlar. Diyorlar ki; o topuklayana diyorlar ki, 'Özlem, papucu yarım çık dışarıya oynayalım.'

Özlem sokağa çıkabiliyor mu? (Kalabalık: Hayır!)
Aranıza gelebiliyor mu? (Kalabalık: Hayır!)
Hatır sorabiliyor mu? (Kalabalık: Hayır!)
Yüzünüze bakabiliyor mu? (Kalabalık: Hayır!)

O yapamıyorsa, ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum. Ey Erdoğan! Ben Aydın’da yaptığımız o muhteşem mitingde sana bir çağrıda bulunmuştum. Şimdi, o günden bugüne sustun. Kulağının üstüne yattın. Şimdi bir kez daha tekrar ediyorum.

"ÖZLEM'İ ÇIKAR KARŞIMIZA, KOYALIM SANDIĞI ORTAYA"
Özlem Çerçioğlu, bu partinin, bu şehrin, AK Parti'ye verilmeyen... AK Parti'ye verilmeyen, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve demokratların ittifakına verilen oyları aldı ve senin partine katıldı. Şimdi, Aydın'ı, 'Aydınlılar CHP yönetsin' dedi. Sen almadığın bir seçimi, siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem'e? Çok mu inanıyorsun Özlem'e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde. Teklif burada! Aydın'da Cumhuriyet Halk Partisi ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayını, Özlem'i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan!

"SANDIĞI MİLLETİN ÖNÜNE GETİR"

Buradan, Erdoğan'a sesleniyorum. Kuşadası'ndayım, Aydın'dayım. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı olarak sana meydan okuyorum! Milli irade hırsızlığına meydan okuyorum! Aydın'daki 10 binlerin, 100 binlerin beklentisini söylüyorum: Patron millettir. Sandığı milletin önüne getir, kararı millet versin.

"ÖZLEM'İ DE MİLLİ İRADE HIRSIZLARININ HEPSİNİ DE AYDIN BÖYLE EZECEK"
Buraya, Özlem Çerçioğlu'nun, ampulün altına ismini, resmini koyup karşımıza çıkmaya cesaret edebilir mi? (Kalabalık: Hayır!) Edebilir mi? (Kalabalık: Hayır!) Edemez! O da görüyor son ankette. Son ankette Özlem'li AKP yüzde 18.6'dır oyu. Bakın 18.6. Er ya da geç, zaten genel seçime kadar kaçarsa genel seçimde, ama sandık Aydın'ın önüne gelince o Özlem'i de, milli irade hırsızlarının hepsini de Aydın böyle ezecek, böyle, böyle!

"TARİH BOYUNCA BU YAPTIĞIN UTANÇLA YAŞAYACAKSIN"

Aydın'ın bütün demokratlarına sesleniyorum. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreçte tek başına bir partiyi değil, bir partinin adaylarını değil, bir sistemi, bir rejimi savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusundan emanet Cumhuriyet'in en büyük kazanımı olan sandığı savunuyor. Sandık olur, patron millettir. 'Gel' dediği gelir, 'Git' dediği gider. Ama bu millet eğer sandığına el uzatılırsa, darbeye kalkışılırsa asla ve asla o darbeyi yapanlara sessiz kalmaz. Ne 1960, ne 12 Mart Muhtırası, ne 1980 darbesi, ne 15 Temmuz darbesi... Darbeyi yapanlara bir şey kazandırmamış, darbeyi yapanları savunan kimse kalmamış. O darbenin mağdurları eninde sonunda bu millet tarafından tekrar baş tacı edilmiştir.

Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Sen bu ülkede başbakanlık yaptın. Cumhurbaşkanlığı yaptın. Tarihe, başarıları olan, seçimler kazanmış bir başbakan, bir cumhurbaşkanı olarak geçebilirdin. Yeniden aday olup yenilsen de şerefti, aday olmayıp çekilsen de... Ancak sen bunun yerine cunta başkanı olmayı, darbe yapmayı, bir darbenin başına geçmeyi tercih ettin. Tarih boyunca bu yaptığın utançla yaşayacaksın. Böyle anılacaksın.

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ'Nİ YIPRATMAK OLAN BİR ORGANİZASYON ORTADADIR"

Buradan yaşadığımız bir konuyu ve önümüzdeki günlerde yaşayabileceğimiz bir konuyu milletimize hatırlatmak isterim. Belediyelerimize yapılan siyasi operasyonlar... Bunların İstanbul merkezli yönetilmesi... İstanbul'da oluşturulan ve bütün amacı Cumhuriyet Halk Partisi'ni yıpratmak olan bir organizasyon ortadadır. Adana'daki Zeydan Karalar'a da, Adıyaman'daki Abdurrahman Tutdere'ye de, Kuşadası'ndaki Ömer Günel'e de aynı eller uzanmıştır. Amaç bellidir.

"FETÖ KUMPASÇILIĞINDAN ÖĞRENİLMİŞ BİR REZALETTİR"

Geçtiğimiz günlerde Uşak Belediyesi'ne de, İstanbul tarafından... Mali konularında bir AVM'nin sorunları var, çözmek istiyor, 'Belediyeye 10 tane kamyon al'. O da 'Onu almayı ben rüşvet alırım' diyor. Gidiyor şikayetçi olup ifade veriyor. Buna benzer mevzular ve bunun yanında yapılan bir gece yarısı baskını. O baskında polis tarafından elde edilen, devlete emanet... devlete emanet görüntüler ve saatler içinde iktidara yakın gazeteler, internet siteleri üzerinden yapılan büyük bir rezillikle karşı karşıyayız.

Dün söyledim... Ben, partim bu konuda üzerimize düşen neyse yapacağız. Ortaya çıkana sessiz kalmadık, susmadık, üstüne yatmadık. Bunu açıkça söylüyoruz. Ancak bir ülkenin iktidarı, iktidarı kaybetmemek için polisin elindeki devletin kamerasını paparazzi kamerasına çevirirse, o görüntüleri yandaş gazetelere, sitelere vermekten bir menfaat beklerse, bu FETÖ kumpasçılığından öğrenilmiş bir rezalettir. Bu milletin tüm verileri, bilgileri devlete emanetken, bunu Ankara Emniyeti partimize, arkadaşlarımıza 'Sakın bizden bilmeyin. Özel İstanbul'dan gelmişler, haberimiz olmadan yapmışlar' demişken, biz hangi kirli kumpasın, hangi kirli planın neye hizmet ettiğinin farkındayız. Biz üzerimize düşeni yapacağız. Ancak bu FETÖ kumpasçılığına, bu rezalete, bu bel altı siyasetine de teslim olmayacağız.

"MİLLET BÖYLE BİR UTANMAZLIĞA ASLA VE ASLA SESSİZ KALMADI, KALMAYACAK"

Bir sözüm, AK Parti lehine yazanlara, çizenlere. Bu işten AK Parti'ye siyasi menfaat çıkarmak için sözde etik kuralları hatırlatanlara şunu söylüyorum: AK Parti'nin Adapazarı Belediye Başkanı üç haftadır, aynı belediyede çalışan birisiyle olan ilişkisi üzerinden eleştirildi, yazıldı, çizildi. Biriniz konuşmadınız! 920 sayfa yazışma var, hepiniz sustunuz. Ne zaman Cumhuriyet Halk Partisi dün Çanakkale mitinginde kendisiyle ilgili yarım günlük meseleye aldığı tutum milletten takdir gördü, AK Parti bir kelime konuşmadan, Allah'ın kulu Tayyip Erdoğan'a sormadan, o çok kelli felli gazeteciler bu konuda bir soru sormadan, Adapazarı Belediye Başkanı kendi gördüğü lüzum üzerine partisinden istifa etti.

Buradan bu çifte standartçılara söylüyorum: Ya hapse atıl, ya AK Parti'ye katıl. Eğer AK Partiliysen her rezaletinin üstünü örterim, CHP'liysen devletin polisini bu tip işlerde kullanır, bu işten siyaset çıkarmaya çalışırım. Millet böyle bir utanmazlığa asla sessiz kalmadı, kalmayacak.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.