Sağlık sektörünün yalnızca bir kamu hizmeti alanı olmadığını; doğrudan insan hayatını, ulusal güvenliği, veri egemenliğini ve kamu bütçesini ilgilendiren kritik bir stratejik alan olduğunu vurgulayan Kanko, son yıllarda sağlıkta dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının hız kazandığını, teşhis ve tedavi süreçlerinin giderek algoritmalar üzerinden şekillendiğini ifade etti.
KÜRESEL İLAÇ LOBİLERİNE DİKKAT
Önergede, başta Pfizer, Novo Nordisk, AstraZeneca, Bayer ve Roche olmak üzere çok uluslu ilaç firmalarının Türkiye’deki faaliyetlerinin mercek altına alınması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda özellikle Sağlık Bakanlığı ve SGK nezdinde lobi faaliyetleri yürütülüp yürütülmediği, geri ödeme ve ruhsatlandırma süreçlerinde çıkar ilişkileri olup olmadığı ve dijital sağlık ile yapay zekâ projelerinde etkilerinin bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi.
Kanko, sağlık verilerinin bir ülkenin en stratejik varlıkları arasında yer aldığını belirterek, yapay zekâ sistemlerini geliştiren ve veri altyapısını yöneten aktörlerin sağlık sisteminin karar mekanizmalarını dolaylı olarak şekillendirme gücüne sahip olduğunu vurguladı. Bu alanın küresel şirketlerin etkisine girmesi durumunda kamu yararı ile ticari çıkarlar arasındaki sınırın belirsizleşeceğini ifade etti.
Önergede ayrıca geçmişte uluslararası ilaç şirketleri hakkında gündeme gelen rüşvet ve çıkar ilişkisi iddialarına dikkat çekilerek, benzer risklerin bugün dijital sağlık ve yapay zekâ projelerinde ortaya çıkıp çıkmadığının araştırılması gerektiği belirtildi.
TÜRK BİLİM İNSANLARINA ÖNCELİK ÇAĞRISI VE YERLİ İLAÇ SANAYİNE DESTEK!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na çağrıda bulunan Kanko, çok uluslu şirketler yerine yerli üretimin ve milli kapasitenin desteklenmesi gerektiğini belirterek, Eczacıbaşı, Deva Holding, Gen İlaç, Türk İlaç ve Serum, Koçak Farma ve Abdi İbrahim gibi yerli firmaların Ar-Ge ve teknoloji geliştirme kapasitelerinin artırılması gerektiğini ifade etti.
Yurt dışında önemli başarılara imza atan Türk bilim insanlarının sağlıkta yapay zekâ ve biyoteknoloji alanındaki birikimlerinden yararlanılması gerektiğini belirten Kanko, bu isimlerin Türkiye’deki projelere aktif biçimde dahil edilmesi çağrısında bulundu.
Araştırma önergesinde; Sağlık Bakanlığı bünyesinde yürütülen yapay zekâ projelerinin ihale ve iş birliği süreçleri, küresel ilaç firmalarının lobi faaliyetleri, geçmiş rüşvet ve çıkar ilişkisi iddiaları, bürokrasi ile özel sektör arasındaki olası bağlantılar, yerli firmaların projelerdeki rolü ve yurt dışındaki Türk bilim insanlarının katkı düzeyi gibi başlıkların tüm yönleriyle incelenmesi talep edildi.
Kanko, sağlık egemenliğinin milli teknoloji politikasıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayarak, insan hayatını doğrudan etkileyen sağlık politikalarının küresel ticari çıkarların etkisine bırakılamayacağını ifade etti. Yapay zekâ çağında milli mühendislik gücüne dayalı bir sağlık sisteminin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu belirtti.
27 Mart 2026 17:26
Gıda fiyatlarında korkutan ihtimal!
SEDAŞ’ta çalışma saatleri yeniden düzenlendi
Büyükakın: Türkiye’de başka bir örnek yok
Derince’de aileleri buluşturan spor şöleninde start verildi





