MHP’nin arka bahçesi haline gelen Türk Sağlık-Sen ve Kamu-Sen’in Genel Başkanı Önder Kahveci, belliki yıllarca beraber mücadele ettikleri isimleri bir kalemde silmeyi, adeta bozuk para gibi harcamayı sendikacılık zannediyor.
Tehdit ve taciz iddiaları ile anılması sebebiyle MHP Genel Merkez yönetimi tarafından görevden uzaklaştırılan Kocaeli İl Başkanı Tuncay Batı’yı ciddiye alarak ekip arkadaşlarını da dayatma olarak adlandırılacak yöntemlerle görevden uzaklaştıran Önder Kahveci’nin, İran’a saldıran ABD’ye tepki göstermek için sarf ettiği kelimeler görenlere ‘Bu ne ikiyüzlülük’ dedirtti.
MHP'lilerden gelen dayatmalara boyun eğerek dik bir duruş dahi sergileyemeyen, ama dayatmalara karşı olduğunu iddia eden Genel Başkan Önder Kahveci’nin sosyal medya hesabından yaptığı o açıklamanın içeriği şöyle:
EMPERYALİST DAYATMALARA KARŞIYIZ!
Türkiye Kamu-Sen olarak; Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı askeri saldırıları, özellikle sivilleri hedef alan ve masum insanların hayatını hiçe sayan uygulamaları şiddet ve nefretle kınıyoruz.
Kendisini dünyanın sahibi ve hâkimi gibi gören ülkelerin, hiçbir değerle bağdaşmayan, diğer ülke ve halkların yaşama hakkına karşı gösterdiği bu hayasızlığın insanlık adına kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu çerçevede ABD ve İsrail’in dünyayı dizayn etme ve emperyalist emellerini gerçekleştirme planları bölgemizi bir kan gölüne çevirmekte, istikrarsızlığı yaygınlaştırmaktadır.
Devletlerin egemenlik haklarını, uluslararası hukuku ve evrensel insan haklarını yok sayan bu saldırılar; yalnızca bölgesel barışı değil tüm dünyayı tehdit eden tehlikeli bir sürecin kapısını aralamaktadır.
Savaşın kazananı olmaz. Bombaların altında can veren çocuklar, yerle bir edilen şehirler ve göçe zorlanan milyonlar, bu kirli hesapların en acı bedelini ödemektedir. Ramazan’ın manevi iklimini en derin şekilde hissettiğimiz bu mübarek ayda, gerek ABD ve İsrail’in müzakerelerin sonucunu beklemeden başlattığı ve insani değerleri ayaklar altına alan saldırıları gerekse İran’ın çatışmanın dışında kalan ülkelere karşı saldırıları kabul edilemez.
Bu tutumlar bölgede ateşi körüklemek ve çatışmaları siddetlendirmek dışında bir sonuç doğurmayacaktır. Sivillerin, hastanelerin, okulların, ibadethanelerin ve yaşam alanlarının hedef alınması açık bir savaş suçudur. Güçlü olanın hukuku değil, hukukun üstünlüğü esas alınmadıkça dünyada adalet ve barıştan söz etmek mümkün değildir.
Küresel güçlerin kendi çıkarları uğruna halkları ateşe atması, insanlık vicdanında çoktan mahkûm olmuştur. İnanıyoruz ki, ABD ve İsrail, hiçbir kirli emperyalist hedefine ulaşamayacak, akıttığı masumların kanlarında boğulacaktır. Türkiye Kamu-Sen olarak; Sivillere yönelik her türlü saldırının derhal durdurulmasını, Uluslararası toplumun çifte standartlı tutumdan vazgeçmesini, sorunların savaşla değil, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini, İnsan hakları ve uluslararası hukukun herkes için bağlayıcı olmasını ve Aklı selimin galip gelmesini ısrarla talep ediyoruz.
Mazlumların yanında durmak, zulme karşı ses yükseltmek insan olmanın ve vicdan sahibi olmanın gereğidir. Türkiye Kamu-Sen, dün olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin ve emperyalist dayatmaların karşısında; barışın, adaletin ve insan onurunun yanında durmaya devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Savaş ekonomiyi felç eder mi?
Doğu Kışla Parkı’nda titiz çalışma
Seçim barajı düşürülecek mi?
Akaryakıtta rekor zam kapıda






