BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Halk din sömürüsünü affetmiyor

Türkiye, eğitimde "manevi değerler" ve "laiklik" eksenli büyük bir tartışmanın içinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı’nda "Maarif'in Kalbinde Ramazan" projesini savunarak yönelttiği eleştiriler, akıllara Uğur Mumcu’nun yıllar önce yaptığı yapısal analiz ve uyarıları getirdi. 

25 Şubat 2026 19:12
Halk din sömürüsünü affetmiyor

Mumcu, Türkiye’nin bir "hukuk devrimi" ile başladığı yolculukta, laiklikten verilen her ödünün siyasi ve toplumsal sonuçlarını belgeleriyle ortaya koymuştu. Hadi gelin o günlerden bu günlere bir ayna tutalım.

ERDOĞAN'IN LAİKLİK ELEŞTİRİSİ VE MANEVİYAT VURGUSU

Partili! Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında okul bahçelerinde çocukların ilahiler söylemesinden duyduğu gururu ifade ederek, bu etkinliklerin anayasal bir hak olduğunu savundu. Muhalefetin "laiklik elden gidiyor" olarak algıladığı laiklik çağrısına sert çıkan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Hayırdır çocuklarımızın namazı orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla aidiyetini tekrar sorgulasın."

MUMCU'NUN HUKUK DEVRİMİ VE LAİKLİK TAHLİLİ

Uğur Mumcu, 1990'lardaki konuşmasında Türkiye’nin hukuk sisteminin bir "karma" yapıya izin vermeyeceğini, laiklik ile İslamcılık arasında bir tercih yapıldığını vurguluyordu. Mumcu, Türkiye’nin hukuk devrimini şu sözlerle detaylandırıyordu:

"İtalya'dan ceza yasası, Fransa'dan idare hukuku ilkeleri, İsviçre'den Medeni Hukuk, Almanya'dan ceza yargılaması hukuku aldık. Bu toplum bir yol ağzındaydı; ya Batılı laik sistem ya şer'i hukuk. Mustafa Kemal ve düşün arkadaşları laik sistemi benimsediler. Karma ekonomi gibi hem İslamcı hem laik anlayış olmaz. Ya laiklik ya İslamcılık."

DİN SÖMÜRÜSÜ VE SANDIK UYARISI

Erdoğan'ın inanç özgürlüğü vurgusuna karşılık Mumcu, dinin siyasete alet edilmesinin tarihsel bir hüsranla bittiğini hatırlatıyordu o günlerde. Mumcu’ya göre, siyasi ikbal uğruna dini duyguları kullananlar eninde sonunda halkın iradesiyle tasfiye edilmişti:

"Her kim ki din sömürüsünü kullanır, bir süre yararlı olur belki ama sonunda mutlaka seçim sandığında bir yenilgiye uğrar. Halk affetmiyor, din sömürüsünü affetmiyor. CHP 1949'da din derslerini kabul etti, yıkıldı. Süleyman Demirel nurcuların, tarikatların sakallarını okşadı, ne oldu? Yıkıldı. Hac seferleri düzenleyen ANAP ne oldu? Yüzde 20'ye indi."

KÖY ENSTİTÜLERİNDEN İMAM HATİPLERE: MUMCU'NUN KADROLAŞMA UYARISI

Uğur Mumcu’nun en çarpıcı uyarılarından biri de eğitimin içeriği ve devlet kadrolarındaki dönüşüm üzerineydi. Köy Enstitüleri’nin "üretim içinde eğitim" ilkesinin yerini "İmam Hatip" odaklı bir yapıya bırakmasının devletin liyakat sistemini değiştireceğini savunuyordu:

"Şimdi köy çocukları Köy Enstitüleri yerine İmam Hatip okullarına gidiyorlar. Bunlar İmam Hatip olmuyorlar; hukuk fakültelerine gidip yargıç ve savcı oluyorlar, Siyasal Bilgiler’e gidip kaymakam oluyorlar. Bir araştırma, kaymakam yetiştiren bölüm öğrencilerinin yüzde 41'inin ilahiyat kökenli olduğunu kanıtlıyor. 2000 yılına doğru baktığımızda vali ilahiyat mezunu, emniyet müdürü İslam enstitüsü mezunu, kaymakam imam hatip mezunu olacak."

İşte bugün gördüğümüz bu tablo tam da bu duruma işaret ediyor… Geçtiğimiz günlerde 2 büyük bakanlığa yapılan atamalar da bu ‘buz gibi gerçekliği’ gözler önüne seriyor…

Ben az söyleyeyim, siz çok anlayın. İskilipli Atıf övenden BAKANDAN!, başörtüsü mağduriyetini 2007 yılında FETÖ’NÜN KANALINDA Erdoğan’a anlatıp Gazetecilik Bölümünden Kaymakamlığa, oradan da Bakan Yardımcılığına yükselişten anlayın!

Şimdi gelelim Erdoğan’ın arka çıktığı; rektörlüğünden Profesörlüğüne kadar şaibeli, kendi çocuğunu yönetiminde olan devlet okullarında bile okutmayan, Türköne EMANETİ! Milli Eğitim Bakanı olan Yusuf Tekin’e…
Meclis tutanaklarına da geçen konuşmasında ne diyor Tekin anımsayalım.

‘ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA…’

“Siz totaliter tavırlarınızla insanların dinine, inancına, eğitimine, yaşantısına müdahale ettiğiniz Türkiye yok artık; bunu görün, uyanın… Çok hoşunuza gidecek bir şey daha söyleyeceğim… Bakın, Millî Eğitim Bakanlığının şu anda, 2023 yılı itibarıyla geçerli 2.709 tane protokolümüz var. Bunlardan 1.167 tanesi resmî kurumlarla, 550 tanesi STK’lerle, 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a, bir sürü STK’yle… Bunların içerisinde sizin “tarikat, cemaat” dediğiniz…bizim “STK” dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır ve ben bu protokollerden dolayı bu protokollerle bize hizmet eden, bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çatlasanız da patlasanız da… Bakın, protokol yaptığımız bu sivil toplum örgütleri sizin çocukları dağa çıkarmanıza engel olduğu için çatlıyorsunuz. Ben o STK’lerle protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için sizin insan kaynağınıza insan yetiştirmemek için buna devam edeceğim… ‘’

Patlayan da yok çatlayan da ama hatırlatmak isteriz, Türkiye, Pisa ve OECD verilerinde nerede?

Eğitim kalitesinin en önemli ölçütlerinden biri kabul edilen PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) verilerine göre Türkiye, son yıllarda 37 OECD ülkesi arasındaki güncel sıralaması şu şekilde:

Fen bilimleri: 29. sıra

Okuma becerileri: 30. sıra

Matematik: 32. sıra

81 ülkenin katıldığı genel sıralamada ise Türkiye; matematikte 39, fende 34 ve okumada 36. sırada bulunuyor.

‘’ATATÜRK'LE KALIN, CUMHURİYET'LE KALIN’’

Demem o ki çocuklar ilahiyi öğrenir, namaz kılmayı da, Allah’a inanmayı da Dini eğitim ailede başlar zira.

Siz Türkiye’deki çocukların, gençlerin ve öğrencilerin evrensel başarı sıralamasına bakın…
Tarihin gelmiş geçmiş en kötü milli eğitim bakanından berrak zihninizi de, çocuklarınızı da sandıkta kurtarın!

Yazıya Uğur Mumcu ile girdim madem; bir zamanlar Türkiye siyasetinde izahı olmayan şeylerin mizahını ustalıkla yapan Levet Kırca ile de nokta koyayım…

‘’Atatürk'le kalın, Cumhuriyet'le kalın’’…

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.