Türkiye’nin yönetilemezlik sorununun her geçen gün büyüdükçe sokaktan siyasete kadar her kademede erken seçim senaryolarının da yaygınlaşmaya başladığını aktaran Ocaktan, "Aslında henüz önünde üç yıllık bir süre varken iktidarın, yani AK Parti-MHP koalisyonunun enken seçim hamlesi yapmasının bir mantığı yok. Eğer Bahçeli bir sabah kalkıp “haydi erken seçime...” gibi bir çıkış yapmazsa, 2023’ten önce erken seçim pek mümkün gözükmüyor" dedi.
Ocaktan'ın yazısının ilgili bölümü şöyle:
Çünkü böyle bir Türkiye manzarasında iktidarın “erken seçime gidiyoruz” demesi, “Biz artık Türkiye’yi yönetemiyoruz”un açık itirafı demektir.
TEK BİR YOL KALIYOR
Ayrıca Cumhur İttifakı’nın teknik olarak da erken seçim kararı alabilmesi mümkün değil.
Çünkü seçim kararı alınabilmesi için 360 oy gerekiyor ve AK Parti-MHP koalisyonunun parlamentoda 360 oyu yok.
Muhalefet elbette erken seçime itiraz etmeyecektir, ama koalisyon ortaklarının gönlü hoş olsun diye bir yasal değişikliğe de rıza göstermeyecektir.
Bu durumda bir tek yol kalıyor, cumhurbaşkanının Meclis’i feshetmesi... Böyle bir yolu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tercih tercih etmesi kesinlikle düşünülemez. Zira bunun anlamı, cumhurbaşkanının bir dönemini heba etmesi demektir.
Kocaeli'den 2 vekile ait dokunulmazlık dosyaları TBMM'de
KARBADER Başkanı Perihan Dede: Kadının olduğu yerde başarı vardır
En büyük banknotla yemek yiyemem!
Kapanca Sokak Festivali’nde müzik dolu unutulmaz bir akşam!





