banner907

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Kocaeli’nin önünü açacak bir politika setine ihtiyaç var

Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş, Kocaeli’nin önünü açacak bir politika setine ihtiyaç var dedi. 

27 Ağustos 2026 10:19
Kocaeli’nin önünü açacak bir politika setine ihtiyaç var

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyrek Yapı İzin İstatistikleri, inşaat sektörünün mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koydu.

TÜİK verilerine göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 2,0, daire sayısı yüzde 9,5 ve toplam yüzölçümü yüzde 7,4 geriledi. Buna karşılık yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yüzde 13,7, daire sayısı yüzde 10,7 ve toplam yüzölçümü yüzde 5,8 arttı.  

Kocaeli Müteahhitler Birliği Başkanı Oğuzhan Keleş, verilerin sektör açısından iki farklı mesaj taşıdığına dikkat çekerek, “Yapı kullanma izin belgelerindeki artış, daha önce başlamış ve tamamlanma aşamasına gelmiş projelerde üretimin sürdüğünü gösteriyor. Ancak yapı ruhsatlarındaki gerileme, yeni projelerin başlama hızında bir yavaşlama olduğunu ortaya koyuyor. Bugünün iskan verileri geçmişte alınmış kararların sonucuyken, bugün alınan yapı ruhsatları yarının üretim kapasitesini belirliyor. Bu nedenle ruhsatlardaki gerilemeyi özellikle dikkatle okumamız gerekiyor” dedi.

“MALİYET, FİNANSMAN, ARSA VE TALEP AYNI ANDA BASKI OLUŞTURUYOR”

Kocaeli’nin sanayi, istihdam ve nüfus hareketliliği açısından Türkiye’nin önemli kentlerinden biri olduğunu belirten Keleş, buna bağlı olarak güvenli ve nitelikli konut ihtiyacının da devam ettiğini söyledi.

Keleş, “Kocaeli’de konut ihtiyacı devam ediyor. Ancak müteahhitlerimizin yeni proje üretme kararlarını yalnızca talep belirlemiyor. İnşaat maliyetleri yüksek, finansman maliyetleri yatırım kararlarını sınırlıyor, arsa maliyetleri birçok bölgede projenin fizibilitesini zorluyor. Bunun yanında vatandaşın konut alma gücü ile konut fiyatları arasındaki makas da yatırımcı açısından öngörülebilirliği azaltıyor. Bu şartlarda müteahhitlerimiz yeni projeye başlamadan önce çok daha temkinli davranıyor” ifadelerini kullandı.

TÜİK verilerine göre Haziran 2026’da inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 28,66 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksindeki yıllık artış yüzde 28,54, işçilik maliyetindeki yıllık artış ise yüzde 30,25 olarak gerçekleşti.

Keleş, “Maliyetlerin bu seviyede arttığı, finansmana erişimin hâlâ kolay olmadığı ve konut talebinin satın alma gücüyle sınırlandığı bir ortamda yeni ruhsatlarda yaşanan gerileme şaşırtıcı değil. Ancak bunu sektörün kaderi olarak kabul etmemeliyiz. Kocaeli’nin üretim gücünü ve konut ihtiyacını dikkate alarak doğru politikalarla üretim maliyetlerini aşağı çekmek, finansmana erişimi kolaylaştırmak ve konut üretimini desteklemek mümkün” diye konuştu.

“RUHSATTAKİ GERİLEME KENTSEL DÖNÜŞÜM AÇISINDAN DA ÖNEMLİ BİR UYARI”

Kocaeli’nin 1999 Marmara Depremi’nden ağır şekilde etkilenen bir kent olduğunu hatırlatan Keleş, yapı üretimindeki gelişmelerin yalnızca ekonomik göstergeler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Keleş, “Kocaeli’nin önündeki en önemli başlıklardan biri kentsel dönüşüm. Kentimizde güvenli olmayan yapı stokunun yenilenmesi yalnızca yeni bina üretimi değil, doğrudan can güvenliği meselesidir. Bu nedenle yeni yapı üretimindeki her yavaşlama, kentsel dönüşüm açısından da dikkatle değerlendirilmelidir” dedi.

Keleş, özellikle deprem riski taşıyan yapıların dönüşümünü hızlandıracak finansman modellerine ihtiyaç olduğunu belirterek, “Vatandaşın dönüşüm maliyetini karşılayabilmesi, müteahhidin projeyi sürdürülebilir şekilde gerçekleştirebilmesi ve finans kuruluşlarının uygun koşullarda kaynak sağlayabilmesi gerekiyor. Kocaeli gibi deprem gerçeğini yaşamış kentlerde kentsel dönüşüm finansmanı daha güçlü hale getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“YAPI KULLANMA İZİNLERİNDEKİ ARTIŞI YENİ ÜRETİMDE TOPARLANMA OLARAK OKUMAMAK GEREKİYOR”

Yapı kullanma izin belgelerindeki artışın olumlu olduğunu ancak bunun yeni üretimdeki tabloyla karıştırılmaması gerektiğini belirten Keleş, “İskan verilerindeki yükseliş elbette sevindirici. Ancak bu artış daha önce ruhsatı alınmış projelerin tamamlanmasıyla ilgili. Asıl bakmamız gereken, yeni ruhsatların nasıl bir eğilim gösterdiğidir. Çünkü bugün ruhsatı alınmayan proje, birkaç yıl sonra tamamlanacak yeni yapı stoğunun oluşmaması anlamına gelir” değerlendirmesinde bulundu.

TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerinde de ikinci çeyrekte yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçümün bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,1 azaldığına dikkat çeken Keleş, yeni üretim kapasitesinin korunmasının önemine işaret etti. 

“KOCAELİ’NİN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR POLİTİKA SETİNE İHTİYAÇ VAR”

İnşaat sektörünün yüzlerce alt sektörü harekete geçiren ve istihdam açısından yüksek çarpan etkisine sahip olduğunu belirten Keleş, önümüzdeki dönemin temel hedefinin üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak olması gerektiğini söyledi.

Keleş, “Biz sektör olarak sadece daha fazla bina yapmak için değil; güvenli, erişilebilir, nitelikli ve deprem riskine karşı dayanıklı yapılar üretmek için mücadele ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi için üreticinin önünü görebildiği bir yatırım ortamına ihtiyacımız var. Finansman maliyetlerinin makul seviyelere gelmesi, arsa arzının artırılması, ruhsat ve proje süreçlerinin hızlandırılması, kentsel dönüşüm finansmanının güçlendirilmesi ve konut alıcısının finansmana erişiminin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor” dedi.

Keleş son olarak şu değerlendirmede bulundu: “Yapı izin istatistikleri bize açıkça şunu söylüyor: Sektörde mevcut projelerin tamamlanması yönünde bir hareketlilik var ancak yeni proje üretiminde aynı ivmeyi göremiyoruz. Bugün doğru adımları atmazsak bunun etkisini yarın konut arzında, konut fiyatlarında, kira artışlarında ve özellikle kentsel dönüşümün hızında görebiliriz. Kocaeli, sanayisi, nüfusu ve ekonomik gücüyle sürekli yeni yapı ihtiyacı bulunan bir kent. Aynı zamanda deprem gerçeğini yaşamış ve yapı stokunu yenilemek zorunda olan bir şehir. Bu nedenle güvenli ve sürdürülebilir yapı üretimini desteklemek zorundayız. Kamu, yerel yönetimler, finans sektörü ve özel sektörün ortak akılla hareket etmesi Kocaeli’nin geleceği açısından büyük önem taşıyor.”

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.