BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Başkan Hürriyet'i cezaevinde ziyaret etti

Feminist kimliği ile tanınan ve Birgün Gazetesi’nde köşe yazıları da yazan avukat Selin Nakıpoğlu, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’i Slivri Cezaevi’nde ziyaret etti. 

22 Ağustos 2026 12:00
Başkan Hürriyet'i cezaevinde ziyaret etti

İşte Selin Nakıpoğlu tarafından kaleme alınan o yazının içeriği:

Geçen hafta Silivri 9 No'lu Cezaevi'nde 23 Temmuz'dan beri tutuklu olan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'i ziyaret ettim. Fatma Hanım, İzmit'i, belediyeciliği ve kadınların kent yaşamındaki yerini gözlerinin içi parlayarak anlattı.

O sohbetten sonra düşündüm. Bir kentin nasıl yönetildiğini anlamak için bazen yapılan o çok büyük işlerden ziyade, kent halkının gündelik hayatına bakmak gerekiyor. Kim için ne yapılmış, hangi ihtiyaçlar görülmüş, kamunun parası nereye harcanmış, özellikle kadınların ve çocukların hayatında ne değişmiş? İzmit'in son yıllarına bakınca çocukluktan yaşlılığa, eğitimden kültüre, sağlıktan özel gereksinimli bireylere kadar hayatın farklı alanlarına yayılan bir sosyal belediyecilik anlayışı ortaya çıkıyor.

Ayrıca İzmit'te kadınların yalnızca belediye hizmetlerinden yararlanan kesim olarak değil, kentin gündemini değiştiren özne olarak da daha görünür hale geldiği açık.

KADIN OLMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Kadınların yıllardır ev içinde görünmez biçimde üstlendiği bakım emeği, çocukların eğitimi, yaşlıların bakımı ve ekonomik bağımsızlık meselesi kamusal politikaların konusu haline geldiğinde kent de değişir. Çünkü kadınlar kentin gündemine yalnızca kendileri için değil, hayatın tamamı için bakarlar.

Bir kreş yalnızca çocuk hizmeti değil, bir kadının çalışabilme ihtimalidir. Evde bakım hizmeti yalnızca sağlık hizmeti değil, yıllardır bakım yükünü taşıyan bir kadının biraz olsun nefes alabilmesidir.

Bütün bunları birlikte düşündüğümüzde kadınların kentin gündemini nasıl değiştirdiği daha net görülüyor ve belediyeciliğin başka bir tarifi oluşuyor. Daha önce belediyede bulunmayan Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü kurulmuş. Kadın Girişimciler Merkezi açılmış. İZGİM bünyesinde 80 mikro girişimciye toplam 600 bin TL kredi sağlanmış. Pandemi döneminde kurulan Dikimevi'nden ve ücretsiz psikolog hizmetinden binlerce kişi faydalanmış. Burada mesele yalnızca kadınlara birkaç hizmet sunulması değil. Kadının emeğinin, ekonomik bağımsızlığının, bakım yükünün, sağlığının ve sosyal hayata katılımının belediyeciliğin konusu haline gelmesi. Bir kentin gündemi tam da böyle değişir.

Çocuklar için de benzer bir zincir kurulmuş. Çınar Akademi ve LGS Akademisi ile sınava hazırlanan öğrencilere ücretsiz destek verilmiş. Beş kreşte bugüne kadar 980 çocuk eğitim almış. Burada 980 çocuktan söz ederken, esasen 980 ailenin gündelik hayatına dokunan bir kamusal hizmetten söz ediyoruz.

Sosyal belediyecilik yalnızca ihtiyaç sahibine gıda kolisi ya da nakdi yardım ulaştırmak değil ki. Kültüre, sanata, bilgiye ve eğitime erişimi de kamusal hizmet olarak görmek. Bir çocuğun ilk kez tiyatro eğitimi alması, bir gencin sınava hazırlanabilmesi, bir yurttaşın kütüphaneye ücretsiz ulaşabilmesi de belediyeciliğin konusu. Sanat Akademisi'nde çocuklara, gençlere ve yetişkinlere ücretsiz müzik, tiyatro ve halk dansları eğitimi verilmiş; tiyatro bölümünde 540, müzik bölümünde 450 öğrenci eğitim almış. 25 öğrenci güzel sanatlar liseleri ve konservatuvarları kazanmış.

Sonra sofra geliyor. Ekonomik krizin hayatımızın her alanını zorlaştırdığı bir dönemde devreye giren Kent Lokantaları, Halk Et, Mahalle Mutfağı, Aşevi, Beslenme Saati gibi uygulamalar... Kent lokantalarında binlerce kişiye dört çeşit yemek 70 TL'ye sunuluyor. Belediyecilik tam burada, insanların günlük hayatının içinde anlam kazanıyor.

Aynı şey yaşlılar, hastalar ve özel gereksinimli bireyler için yapılan hizmetlerde de görülüyor. Binlerce kişiye bakım ve sağlık, evde temizlik hizmeti verilmiş. Engelsiz Taksi ile 1557 ulaşım hizmeti sağlanmış. Alzheimer Yaşam Evi, Yaşama Destek Evi, Kısa Mola ve Otizm Spor ve Yaşam Evi gibi merkezlerle yalnızca bireylere değil, onların ailelerine de ulaşılmış.

Üretim tarafında da farklı bir yaklaşım var. 2021-2026 arasında atıl durumdaki araziler tarımsal üretime kazandırılmış ve toplam 427,13 ton ürün elde edilmiş. Ürünlerin bir bölümü sosyal tesislerde uygun fiyatlarla satışa sunulmuş, bir bölümü ise halka ücretsiz dağıtılmış.

Bütün bunları yan yana koyduğunuzda ortaya tek bir "büyük proje" çıkmıyor. Daha başka bir şey çıkıyor: Halkın parasını halka döndürmek.

Sayın Kaplan Hürriyet, milletvekilliğinden belediye başkanlığına uzanan siyasi yaşamında makam aracı yerine kendi aracını kullanmış, şahsi aracının yakıt giderlerini de belediye bütçesinden karşılamamış. Yani, kamu kaynaklarının kişisel konfor için kullanılmaması gerektiğine ilişkin bir tutum ortaya koymuş. Yani olması gerektiği gibi...

Bir yanda, 2026'nın ilk yarısındaki yurt dışı gezileri 399.7 milyon TL'lik yolluk faturasına yol açan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, bir yanda halkın parasını halka döndüren Fatma Kaplan Hürriyet...

Şüphesiz, kamu parasının kişisel ayrıcalıklara, gösterişe ve gereksiz tüketime dönüşmemesi de bir yönetim tercihidir.

Bugün ise TÜGVA'ya 25 yıllığına tahsis edilen yurdun protokolünü iptal eden, Ensar protokollerini sonlandıran, İzmit'in kaynaklarını bir avuç çevreye değil, İzmit halkına kazandıran Fatma Kaplan Hürriyet tutuklu. Muhalefetin belediye başkanlarına yönelik aylardır sürdürülen hukuk dışı tutuklamalarla milyonlarca yurttaşın oy hakkı ipotek altına alınırken, siyasal iktidarın tehditlerine boyun eğip parti değiştirerek tutuklanmaktan "kurtulmayı" seçenler olduğunu da görüyoruz. Fatma Hanım'ın bu tablo karşısındaki sözü ise hafızalarımızdan kolay kolay silinmeyecek: "AKP'ye geçeceğime, paşa paşa yatarım..."

İnsan hangi koşulda neyi göze aldığını söylediğinde ise geriye yalnızca sözcükler değil, bir duruş kalır.

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'e selamla...

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.