İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Dervişoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"NE BUTLANMIŞ ARKADAŞ"
İki haftadır sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar her kanalda tek bir gündem var. Bu gündem salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. Ekranları seyredince sanırsınız ki, ülkenin başka bir derdi yok ama bir parti içinde adil bir rekabet yarışıyor. Hiç kimse herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine türemiş gibi konuşuluyor. Enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış, ekonomi tıkır tıkır işliyor, gençler geleceklerine olan güveni artırıyor, kadınlarımız çocuklarımız sokakta güvenlik içerisinde yaşıyor. Sanki hukuk, adalet demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? Ya insanın ne butlanmış be arkadaş diyesi geliyor.
Bizi, değerlerimizi, sevdiklerimizi, doğrularımızı için için kemiren tüketen birçok sorun ortadayken, kasten sergilenen bu cambaza bak oyunu oynanarak milletimizin gözüne perdeler indiriliyor. Kimdir sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Kimdir sebebi? İktidarın yabancı ortaklarıdır. Kimdir? Buna ses etmeyeneler ve itiraz etmeyenlerdir.
Peki çözümü nedir? Duyduğunu ayırt etmektir, gördüğünü anlamak konuştuğunu bilmektir. yani idrak etmektir. Biz İYİ Parti'yi işte bu idrakle kurduk. Bu iradeyle niye kurulduysak, hangi amaçla kurduysak o menzile varmadan vallahi durmayacağız, billahi durmayacağız.
Bugün iktidar kendi kendini yiyen bir yılan vaziyetindedir. Bozukluğu düzeltirim diyemiyor çünkü eğrilik kendisinden kaynaklanıyor. Temizim, ahlaklıyım, dürüstüm diyemiyor; o sebeple ötekine berikine operasyon çekiyor. Günde 10 meyve veriyor 9'u zehirli. Bu sebepledir ki Türkiye boğazına kadar çamura bulanmış haldedir. Tezgah belli; Sorunları biriktir, meseleleri saptır. bir sorunu bile çözelim demezler. Çünkü bunlarda ilke yok, akıl yok. Yol yok, yordam yok, yöntem yok. Aslında bunlarda vicdan yok vicdan.
"BÜYÜYEREK, ÇOĞALARAK BURADAYIZ"
Ama biz buradayız. Varlığımız bütün bu oyunların panzehiridir. Duruşumuz bu tezgahın tek çaresidir. İktidarımız, Türkiye için yegane kurtuluş reçetesidir. Yıkılmadan, bozulmadan, dağılmadan, büyüyerek, çoğalarak, güçlenerek buradayız.
Yaşadığımız tüm bu krizlerin, sokaktaki buhranın, cüzdandaki yangının tek bir sebebi var. O da Türk milletinin boynuna geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir. Omurgası yok edilen bürokrasidir. Bunun kurbanı cübbesine düğme dikilen yargıdır. Tek adamın dar kalıplarına hapsedilmek istenen, bir zümrenin tapulu malı, şahsi hırslarının oyuncağı zannedilen Türkiye Cumhuriyeti'dir. Tüm bunların bedelini ödeyen ise yaşadığı hayat burnundan fitil fitil getirilen insanlarımızdır.
"KUDÜS'E VALİ BULUNUR"
Her birinizin üzüm misali birbirinize baka baka kararmasının bir alemi yok. Üzerinize vazife olmayan işlere tebelleş olmayın. Yaptığınız işi güzel yapın diyor Allah. Siz işinizi yapın kardeşim. Kudüs'e vali bulurlar sen merak etme. Sen mülki idareden geliyorsun. Sen Vali değilsin, bakansın bakan...
Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olmak, dünya hayatında erişilebilecek en şerefli görevlerden biridir. Anladık, dindarsın da, hayatında güvenlik makalesi okumamış seleflerine özenme... Sokaklar güvensizlik kaynıyor, asayiş sorunları diz boyu, çeteler mahalleleri işgal etmiş vaziyette. Bu devletin diplomatik makamları var. Türkiye'yi sağa sola sataşanların ülkesi haline getirmeyin. İşinizi yapın. Herkes işini yaparsa, suçlanacak kimse kalmaz, merak etme Kudüs de valisiz kalmaz
"KÖTÜ YÖNETİMDE ALTIN MADALYAYA KOŞUYORLAR"
Sorunlar var konuşturmuyorlar, dinlemiyorlar, çözmüyorlar. Yıllık enflasyon %32,61. MB yıl sonu enflasyon hedefini yukarı çıkardı. Ekonominin kitabını yazdık diyenler sayesinde dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. En kötü yönetimde altın madalyaya koşuyoruz. Eskiden türkiye2de emekli ikramiyesiyle ev alınabiliyordu, şimdi aldığı ikramiyeyle borçlarını bile kapatamıyor.
"O HARAM SALTANATINIZI YIKMAYA GELİYORUZ"
5 aylık enflasyon %16'yı geçiyor. Soframızdan eksilen zeytinin, peynirin oranı. Her sabah yeni bir cehenneme uyanırken icraat yapması gerekenler sabır nasihat ediyorlar. Sadece pazar filesi rakamların gerçeğini anlatmaya yetiyor. Çocuklarını okula aç gönderen annelerin feryadı bıçak kemiğe dayandı dedirtiyor.
Buradan Saray'ın itibarını vatandaşın onuruna tercih edenlere sesleniyorum. Oy hesaplarınız, entrikalarınız, ayak oyunlarınız, masa başı cambazlıklarınız sizi asla ama asla kurtaramayacak. Biz milletimizle aynı safta omuz omuza geliyoruz. O haram saltanatınızı yıkmaya, bu milletin anasının ak sütü gibi helal hakkını sizin boğazınızdan alıp millete vermeye geliyoruz.
Devlet nizamının çivisi çıkmıştır.
Olup bitenlere bakın; milletin partisine çöküyorsunuz, vatandaşa diyorsunuz ki niye sokağa çıktın? Seçtiği belediyeye çöküyorsunuz, vatandaşa diyorsunuz ki niye protesto ettin?
"ARI KOVANINA ÇOMAK SOKMAK NEDİR?"
İşçinin maaşını vermiyorsunuz, sonra işçiye "Niye grev yaptınız" diyorsunuz. Evet hepimiz itidalle olmalıyız. Başka türkiye yok. Peki bu milletin uyumunu iltizamını bozmak nedir o zaman? Arı kovanına neden parmak sokuyorsunuz? Bu kışkırtmaların, kör göze parmak sokmaların amacı nedir? Bunca yargısız infazların maksadı ne? Milleti bu kadar öfkelendirmek neye hizmet etmektedir? Terörsüz Türkiye'ye mi? İç cepheye mi? İç cephe sizin için milleti cephe cephe bölmek anlamına mı geliyor? Milleti delirtmek, isyan ettirmeye çalışmak nedir Allah aşkına?
Milletin boğazından kesmeyi planlarken, o boğaza giren lokmayı üreten çiftçiyi de çoktan toprağa gömdüler. Çiftçi tarlaya küstürüldü. Mazot, tohum ve gübrenin fiyatı arşa çıktı ama iktidar hala lobileri zengin etme peşinde. Çiftçi borç batağında. Kendi çiftçisini ezen bu çarpık tarım politikası yüzünden Anadolu'da tarım durma noktasına geldi. Uçuyoruz diyorlar. Doğru... Ama yükseğe değil uçurumdan aşağı uçuyoruz.
"TOPLUMSAL BİR CİNNETİN ÖYKÜSÜ"
Yargı ne durumdadır. Bu sistemde adalet saray koridorlarında dağıtılan bir VİP hizmete dönüşmüştür. Adana'da emekli bir polis memuru, uyuşturucu batağındaki oğlunun saldırısına uğramış ve evladını vurmak zorunda kalmıştır. Bu sadece adli vaka değil. Adaletin çöktüğü, sınırların kevgire döndüğü, uyuşturucunun mahalle aralarına kadar inip aileleri yuttuğu toplumsal bir cinnetin öyküsüdür.
Hergün bu ülkede kaç aile bu felaketi yaşıyor? Safımız bu belaya köklü çözüm arayanların safıdır.
"MİLLETİN İRADESİ İMRALI'DA DEĞİL, BU KÜRSÜDEDİR"
Ve bir de güvenlik ve beka meselesi var. DEM'li başkanvekili çıkmış, İmralı'dan dönüyor. Bir kök yasa hazırlanacak diyor. Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için bebek katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye kurucu önder derseniz, nevruzlarda mesajlarını meydanlarda okutursanız olacağı budur işte. Bunlara ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum. Bu millet şehit analarının göz yaşlarını unutmamıştır. Bu millet terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O bedeli kapalı kapılar ardında bir sefere mahsus diyerek sıfırlanmaya izin vermeyecektir. Milletin iradesi İmralı'da değil bu kürsüdedir, bu meclistedir. Safımız bu iradenin hakimiyetini savunmaktır.
Kök yasa ne demektir? Kim uydurmuştur? Bunları Türkiye'de 2 kişi uyduruyor, birisi İmralı'daki bebek katili. Onun ulağı Pervin Buldan ve avaresi de Ankara'ya taşıyor. Bir defaya mahsus diyerek teröristlere af çıkarmak istediklerini gösteriyor. Bildiğim bir şey var. Bu millet ihanete izin vermeyecektir. Tohumu ihanet olanların, gövdesi kan ve göz yaşı üstünde yükselenlerin, dalları bu milletin evlatlarının canına kast edenlerin kökü olmasına izin vermeyecektir bu millet.
"BU TOPRAKLARDA BİR TANE KÖK YASA VAR"
Bizler farklıyız. bizler bu topraklarda kök saldık. Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da... O kökler şehit kanlarıyla sulandı. Eyy hayalperestler! Aklınızı başınıza alın. bu topraklarda bir tane kök yasa var o da Türk Milleti olma yasasıdır. O temel yasa, sizinki gibi pazarlık masalarında yazılmadı. 1919'da Samsun'daki iradeyle, Amasya'da milletin azim ve kararlılığıyla, Erzurum'da vatan bir bütündür bölünüp parçalanamaz diyen büyük bir imanla yazıldı. Bu devletin ve milletin kökleri sizin anlayamayacağınız kadar derindedir. Sizin o şifreli kelimelerinizle karanlık planlarınızla kirletilemeyecek kadar kutsaldır. Bu ülkenin başkenti Ankara'dır, dili Türkçe'dir, bayrağı al yıldızlı al bayraktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Anayasayı çiğneyenler ve çiğnetenler bugün bir aradadır. O temel yasa "Yurtta sulh, cihanda sulh" der. Yurdu cephe cephe bölenler bugün bir aradadır. Kendilerine yasa aramaktadırlar. Bağımsızlık, egemenlik, hukukun üstünlüğü ve milletin birliğidir aradığımız. Türkiye Cumhuriyeti'nin iradesi budur. Bu 4 değer hiçbir düzenlemeyle yeniden yazılamaz, törpülenemez, pazarlık masasına konulamaz. Safımız Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran iradenin safıdır.
DEM PARTİ'YE HODRİ MEYDAN
27-28 Haziran'da Öcalan'a özgürlük mitingi yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Sizi 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın, Ben Müsavat Dervişoğlu olarak büyük Türk milletini arkama alıp Tandoğan meydanına çıkacağım. Sağcısı solcusu, doğulusu batılı, bayrak sevdalısı herkesi, sevdası Türkiye, kaygısı Türkiye'nin geleceği olan herkesi 27 haziran Cumartesi günü Tandoğan meydanına bekliyorum. O gün bütün Ankara gelincik tarlası olacak.
Erdoğan'dan çiftçilere: Destekleri artırıyoruz
Başkan Söğüt hacdan dönenleri ziyaret etti
263 yıl hapsi istenen Tanju Özcan'a bir soruşturma daha
Erdoğan yine CHP'lilere saydırdı!






