Türkiye'nin gündemine oturan CHP'deki mutlak butlan krizinde yeni perdeler yaşanmaya devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu 2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi'ne gelerek genel başkanlık makamına otururken, Özgür Özel ise Ankara Güvenpark'ta kendisini destekleyenlerle bayramlaştı.
CHP'de aynı gün, aynı saat ama farklı adreslerde ortaya çıkan bu ikili tablo fiilen bölünmüşlüğü ortaya koyarken, CHP'li Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'dan çarpıcı uyarılarla dolu bir açıklama geldi.
Uysal birlik çağrısı yaptığı açıklamasında, "Parti içerisinde kopuş yaratmak, ardından bu kopuşu yeni bir popülist neoliberal mecraya akıtmak… Yani CHP’nin kontrollü biçimde parçalanması. Erdoğan ve AKP iktidarının planı budur. Amaçları, toplumsal muhalefeti dağıtmak ve istikametsiz bırakmaktır. Bu nedenle tüm Cumhuriyet Halk Partililerin görevi, kişisel hesaplaşmalarla dağılmak değil; bu geniş muhalefet enerjisini Cumhuriyetçi, halkçı, kamucu, laik, planlı kalkınmacı ve bağımsızlıkçı bir program etrafında birleştirmektir." dedi.
Uysal'ın çağrısı şu şekilde;
Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün tasvirindeki Yörük çadırıdır! Yılmaz, eğilmez, parçalanmaz, ateşi sönmez.
Kıymetli yol arkadaşlarım; Önemli bir tarihsel kavşaktayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yaşadığımız sorunu isimlere indirgeyemeyiz. İsimler talidir. Asıl sorun, Cumhuriyet’in kurucu partisi CHP’nin hangi tarihsel istikamette konumlanacağıdır. CHP, kişilere endeksli iç hesaplaşmaların, hizip kavgalarının ve geçici öfke patlamalarının nesnesi haline getirilemez. Hele ki Cumhuriyet’in kurucu iradesini temsil eden bir parti, ideolojik omurgasını ve ilkesel değerlerini kaybederek neoliberal popülizmin, çıkar çevrelerinin ve çok uluslu, adı konmamış federal devlet hayalinin taşıyıcısı olamaz.
Türkiye’de halkımız ağır sosyoekonomik koşullar altında yaşarken geniş bir muhalefet zemini ve yükümlülüğü oluşmuştur. Orta sınıf ezilmiş; emekli, ücretli çalışan, gençler ve kentli yoksullar ciddi bir siyasi arayışa girmiştir. Memlekette hal böyleyken, bizim için en büyük tehlike parti içinde kavganın ve seçmenimizle bağımızın hasar görmesidir. Parti içerisinde kopuş yaratmak, ardından bu kopuşu yeni bir popülist neoliberal mecraya akıtmak… Yani CHP’nin kontrollü biçimde parçalanması. Erdoğan ve AKP iktidarının planı budur.
Amaçları, toplumsal muhalefeti dağıtmak ve istikametsiz bırakmaktır. Bu nedenle tüm Cumhuriyet Halk Partililerin görevi, kişisel hesaplaşmalarla dağılmak değil; bu geniş muhalefet enerjisini Cumhuriyetçi, halkçı, kamucu, laik, planlı kalkınmacı ve bağımsızlıkçı bir program etrafında birleştirmektir. CHP ya tarihsel mirası etrafında kenetlenecek, toplumsal muhalefete liderlik edecek, ülkemizin geleceğine sahip çıkacak ya da ideolojisi sulandırılmış, tarihle bağı koparılmış, neoliberal-popülist bir savrulmanın sonucunda bölünerek etkisizleştirilecektir.
Bu yüzden çağrım açıktır: CHP’de kavga değil birlik; kişisel hesaplaşma ve savrulma değil ideolojik berraklık. Ülkeye sahip çıkma ve iktidara yürüme iradesi… Unutmayalım ki… CHP, Atatürk’ün tasvir ettiği Yörük çadırında mayalanan milli iradenin, önce ekonomik-mali bağımsızlığın, sonra üç kıtadaki toprakların ve nihayet Selanik ve Balkanların kaybıyla bilenmiş tarih bilincinin ve Cumhuriyet’in kurucu aklının partisidir. Bu parti, şahsi hesaplaşmaların değil; Türk ulusunun antiemperyalist bağımsızlığı, egemenliği, demokratik ve özgür bir ortamda kalkınması davasının tarihsel taşıyıcısıdır.
Kandıra’da yol konforunu artırmak için bir ihale daha yapılacak
Özgür Özel nerede, Kocaeli’deki CHP’liler orada!
Büyükşehir heyeti Hollanda’da teknik temaslarda bulundu




