MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de gerçekleşen grup toplantısında gündemi değerlendirdi.
Bahçeli'nin gündeme ilişkin açıklamalaır şöyle:
"Milliyetçi Hareket Partisi daha güçlü bir devlet ve daha müreffeh bir toplum için milli birlik ve bütünlüğün tahkim edildiği barış ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye'yi Cumhur İttifakı birlikteliğinde hayata geçirme gayretindedir.
Önümüzdeki günlerde yeni çalışma programlarıyla milletimize gidip daha çok gönüle girmek için çaba göstereceğiz.
İkinci çeyreğine girdiğimiz yüzyıl uluslararası terörizm, göç, savaşlar, uluslararası hukuka aykırı çifte standartlar, açlık ve yoksulluk, çevresel felaketler gibi sorunlarla birlikte ilerlemektedir. Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları yok saymaya ya da ortadan kaldırmaya çalışarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabasındadır.
Teknolojik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar istikrarsızlaştırmanın en önemli araç ya da iş birliği aktörü olarak kullanılmaktadır.
Bölgemizde yaratılan barbarlığın emperyalist heves ve emellerin önemli sebeplerinden biri de bundan 100 yıl önce kurgulanan, mazlum halkların sömürgeci canilere meze yapılmak istendiği düzenin revize edilerek yeniden bölgemizde ve dünyada hakim kılınması arzusudur.
'REJİM DEĞİŞECEKSE O İSRAİL OLMALI'
Dünya Yahudilerinin İsrail'in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini ilan etmesi gerekmektedir.
Bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır. Orta Doğu'da bir rejim değişecekse o da İsrail olmalıdır.
'GEREKİRSE YEDİ DÜVELİ YİNE DENİZE DÖKERİZ'
Hedefinde Türkiye olanlara diyorum ki, 100 yıl önce emperyalist masalarda çizilen haritaları ecdadımız nasıl yırtıp attıysa yine yırtarız; gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz.
İnsanlık unutulmuş batı değerler sistemi çökmüştür. Korkarım ki dünya gerilim sarmalına sürüklenmektedir. Bu gidişat hayra alamet değildir. Buna dur demek insanlık vazifesidir. Bu savaşın kazananı olmayacaktır.
Dünya, Türkiye'nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri umut aramaktadır.
Yakından takip ettiğimiz küresel krizlerin İran'la sınırlı olmadığı açıktır.
'KIBRIS VAZGEÇİLMEZ BİR EGEMENLİK MESELESİDİR'
Hiç kimse bizden Güney Kesimi'nin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir.
Unutulmamalıdır ki Kıbrıs bizim için alalade bir dış politika konusu değil milli bir dava vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir.
Türkiye'nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem, doğrudan dünyaya milli güvenliğimizi hedef almaktadır.
'CHP'Lİ BELEDİYELER VİCDANI RAHATSIZ ETMEKTE'
Türkiye Cumhuriyeti, muhalefetin günübirlik polemikleriyle, ucuz siyasi hesaplarla, sığ tartışmalarla, sorumsuz açıklamalarda yönetilebilecek bir ülke değildir. Hele böylesi hassas bir dönemde, devletin yanında durmak yerine karşısında saf tutan, milli meselelerle dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılığı olmayacaktır.
Her geçen gün yeni bir skandal habere konu olan CHP'li belediyeler vicdanı rahatsız etmektedir. Birbiri ardına ortaya saçılan rüşvet, irtikap iddiaları hukuki mesele olmaktan çıkmış siyasi yozlaşmanın CHP'nin her kademesine sirayet ettiğinin açık bir göstergesi haline gelmiştir.
Bu vahim tablo kök salmış bir çarpık zihniyetin, çürümüş bir siyasi anlayışın ve yozlaşmış bir yönetim yapısının CHP'ye egemen olduğu izlenimini vermektedir. Şehrin emini olması gerekenler emanete hıyanet etmiş, yozlaşmanın zirvesine çıkmışlardır.
Görünen o ki Atatürk'ün partisi CHP'nin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş, erozyona uğramıştır.
'YASALAR HIZLICA ÇIKARILMALI'
Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlamış, rapor kabul edilmiş ve mutabakat zemini ortaya çıkmıştır. Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur. Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır. Terörsüz Türkiye böylesi bir ortamda doğru zamanda atılmış doğru adım olarak ufkumuzu aydınlatmıştır. Terörsüz Türkiye yolunda tüm siyasi aktörlerin ve toplum kesimlerinin titizlikle hareket etmek, süreci provoke edecek eylem ve söylemden kaçınmak mecburiyeti vardır.
Kimse yanlış hesap yapmasın, bölücü emellere heves etmesin, Terörsüz Türkiye'yi sabote etmeye kalkmasın."
Ekonomistlerden AKP’ye Mansur Yavaş uyarısı
Çayırovalı sporcular Diyarbakır’dan 2 madalyayla döndü
Altın ve dolarla ilgili şok eden rakamlar!
Motorinin litre fiyatı 80 TL'yi aştı!







