banner808

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Cumhuriyet'e dil uzatan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın'a tokat gibi sözler!

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ın “100 yıllık narkoz” ifadelerine karşılık tarihçi yazar Meydan’dan "Sen bu Cumhuriyeti sahipsiz mi sandın hadsiz herif" tepkisini gösterdi. 

29 Mart 2026 19:29
Cumhuriyet'e dil uzatan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın'a tokat gibi sözler!

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “100 yıllık narkoz” ifadesi kamuoyunda tartışma yarattı.

Yalçın’ın açıklamalarına tarihçi yazar Sinan Meydan’dan sert tepki geldi.

YALÇIN’DAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER

Ali Yalçın, yaptığı açıklamada Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek, “Yiğit düştüğü yerden kalkar. Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var” ifadelerini kullandı.

TEPKİLER GECİKMEDİ

Yalçın’ın sözleri kısa sürede kamuoyunda geniş yankı uyandırırken tarihçi yazar Sinan Meydan’dan sert bir yanıt geldi.

Meydan, Cumhuriyet’e yönelik bu tür ifadelerin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

'CUMHURİYET SAHİPSİZ DEĞİL'

Sinan Meydan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Cumhuriyetimiz için ‘100 yıllık narkoz’ ifadesini kullanan hadsiz, asıl narkozda olan sensin. Daha önce de benzer şekilde ‘100 yıllık reklam arası’ denilmişti. Oysa Cumhuriyet, 100 yıl önce Türkleri yüzlerce yıllık narkozdan uyandırdı” ifadelerini kullandı.

Sinan Meydan'ın paylaşımının tamamı şöyle:

Sen bu Cumhuriyeti sahipsiz mi sandın hadsiz herif!

Cumhuriyetimiz için "100 yıllık narkoz" ifadesini kullanan hadsiz, asıl narkozda olan sensin!

Hatırlarsınız, daha önce, bir başka Cumhuriyet düşmanı da Cumhuriyetimiz için "100 yıllık reklam arası" demişti.

Bunların KUYRUK ACISI bitmez!

Oysa tam tersine, Cumhuriyet, 100 yıl önce, Türkleri yüzlerce yıllık narkozdan uyandırdı.

Bak hadsiz herif!

Cumhuriyetimizin temelinde bağımsızlık savaşımız vardır. Önce emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı kurtuluş savaşı kazanılarak vatan işgalden kurtarıldı.

Sonra Lozan'da kapitülasyonlar kaldırılarak Osmanlı'nın borçlu, Batıya bağımlı düzeni yerine tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.

TBMM açılarak ve cumhuriyet ilan edilerek egemenlik saraydan sultandan alınarak asıl sahibine, millete verildi. Sarayın kapısındaki kullar, anayasa ve çağdaş hukuk önünde EŞİT haklara sahip yurttaş oldu.

Cumhuriyet, devletin değişmeyen din kuralları ile değil insan aklının ve tecrübesinin eseri, bilimsel ilkelere dayanan çağdaş hukuk kuralları ile yönetilmesini sağladı. LAİK DEVLET düzeni kuruldu.

Cumhuriyet, medeni ve siyasi hiçbir hakka sahip olmayan kadınlara medeni ve siyasi haklar verdi.

Yüzyıllardır diliyle kültürüyle tarihiyle dışlanan, itilip kakılan Türkler, Cumhuriyet sayesinde çevreden merkeze taşındı; Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkı adıyla sanıyla TÜRK MİLLETİ diye adlandırıldı. Osmanlı'nın küllerinden doğan yeni devlete adıyla sanıyla. TÜRKİYE denildi. (Senin gibi Cumhuriyet karsitlarinin asıl karın ağrısı da tam olarak budur.)

Cumhuriyet bizim tarihle bağımızı koparmadı, tam tersine Cumhuriyet, Osmanlı döneminde tarihimizle kopmuş olan bağımızı yeniden kurdu. Bunun için Atatürk Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'ni kurdu. Türk tarihini ve üzerinde yaşadığımız toprakların tarihini anlatan yeni tarih kitaplari yazdırdı. Türk tarihini araştırmak için Türk Tarih Kurumunu kurdu. Batı'nın ikinci sınıf, babar diye küçümsedigi Türklerin uygarlık kurucusu olduğunu anlatmak için Türk Tarih Tezini geliştirdi. Tarih Kurultayları duzenletti. Arkeolojik kazailar yaptırdı. Müzeler kurdum Barbaros, Mimar Sinan, Piri Reis, Fatih gibi Türk büyükleri hakkında araştırmalar yapılmasını ve bu isimlerin heykellerinin yapılmasını istedi. Cumhuriyet bizi tarihimizden koparmadı, Cumhuriyet bizi tarihimizle buluşturdu. Osmanlı tarihi dahil Türk tarihini Cumhuriyet'in yetiştirdiği Halil İnalcık gibi tarihçiler yazdı.

Cumhuriyet geri kalmış, yarı bağımlı, neredeyse hiçbir şey üretmeyen, yüzde 90'ı okur yazar olmayan, yüzde 70'i hasta, kadının adının olmadığı bir din tarım toplumu ile çok değil 15- 20 yılda kendi ayakları üstünde duran cagdaş bir devlet kurmayı başardı.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken de bu cumhuriyete düşmanlık edenler vardı, aradan 103 yıl geçti bugün de bu cunhuriyetin iç ve dış düşmanları var.

Evet, bu cumhuriyet var oldukça iç ve dış düşmanları da var olmaya devam edecek.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.