“BU TEKLİF DOĞAYI KORUMUYOR, TEHDİT EDİYOR”
TBMM Genel Kurulu’nda kanun maddesi üzerine konuşan Kanko, millî parkların yalnızca doğal alanlardan ibaret olmadığını; sulak alanlar, göller, orman ekosistemleri, biyolojik çeşitlilik, endemik türler ve kültürel miras açısından Türkiye’nin en önemli değerleri olduğunu vurguladı.
Kanko, buna rağmen Meclis’e getirilen kanun teklifinde doğayı koruyan bir yaklaşımın bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Millî parklar dediğiniz yerler yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Sulak alanlarımız, göllerimiz, ormanlarımız, yaban hayatımız, biyolojik çeşitliliğimiz ve kültürel mirasımızdır. Ancak getirilen bu kanun teklifinde maalesef bunların lehine olan hiçbir düzenleme yoktur.”
Kanko, kanun teklifinin özellikle kaçak avcılıkla mücadeleyi zayıflattığını ifade etti. Mevcut 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında izinsiz veya kaçak avcılık yapanların avcılık belgelerinin ömür boyu iptal edilebildiğini hatırlatan Kanko, yeni düzenlemede bu yaptırımın yalnızca iki yıl ile sınırlandırılmak istendiğini söyledi. “Daha önce yasa diyordu ki: Kaçak avlanırsanız avcılık belgeniz ömür boyu iptal edilir. Şimdi ne getiriyorsunuz? ‘İki yıl sonra tekrar avlanabilirsiniz’ diyorsunuz. Bu doğa koruma değil, doğayı ticarete açmaktır.”
“SADECE 2.051 DAĞ KEÇİSİ KALDI”
Kanko, Tunceli’de yaşanan bir olayı hatırlatarak bir milletvekilinin bölgede av sırasında bir dağ keçisini öldürdüğü ve bu nedenle para cezasına çarptırıldığı vakaya dikkat çekti. Tunceli’de dağ keçilerinin halk tarafından kutsal kabul edildiğini vurgulayan Kanko, bu hayvanların sayısının ise son derece sınırlı olduğunu söyledi. Kanko, doğa koruma örgütlerinin dağ keçilerini korunması gereken türler arasında gösterdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Tunceli bölgesinde dağ keçileri kutsal kabul edilir ve bugün sayıları yalnızca 2.051 civarındadır. Dünyada doğa koruma örgütleri bu hayvanların korunması gerektiğini açıkça söylüyor.”
“DÖVİZ UĞRUNA AV TURİZMİ YAPILIYOR”
CHP’li Kanko, buna rağmen Türkiye’de yabancı av turizmi kapsamında kotalı av ihaleleri düzenlendiğini ve yurt dışından gelen avcıların bu hayvanları vurduğunu söyledi. “Sırf döviz kazanacağız diye av turları düzenleniyor. İnsanlar yurt dışından geliyor, para veriyor ve bu hayvanları avlıyor.” Kanko, doğanın ekonomik kazanç uğruna tahrip edilmesine karşı olduklarını vurgulayarak sert ifadeler kullandı: “Böyle bir çevrecilik, böyle bir kanun, böyle bir yasama anlayışı olamaz. Nesli korunması gereken hayvanları para karşılığı avlatmak doğayı korumak değil, doğayı satmaktır.”
KARTEPE’DE ÇEVREYİ TEHDİT EDEN HADDEHANE PROJESİ
Kanko konuşmasında Kocaeli’de çevre açısından ciddi riskler barındıran projelere de dikkat çekti. Kartepe’de kurulması planlanan bir haddehane projesinin bölge için büyük bir çevre tehdidi oluşturduğunu belirten Kanko, her gün yaklaşık 1.000 tırın kömür taşıyacağı bu tesisin bölgenin turizm, tarım ve hayvancılık potansiyelini yok edebileceğini söyledi.
“Yaşadığım bölgeyle ilgili başka bir sorundan bahsetmek istiyorum. Yine, bir çevre felaketine neden olabilecek, Kartepe bölgemizde, aşağı yukarı günde Kartepe bölgesine turizm, tarım alanına, hayvancılık alanına her gün 1.000 tane tırın geleceği, her gün tonlarca kömürün taşınacağı, yer altı sularına her gün binlerce ağır metalin karışacağı bir haddehane yapılmak isteniyor. Bu haddehaneyle ilgili ÇED raporu bütün direnmelere rağmen, halkın bütün direnişlerine rağmen maalesef kabul edildi ve bu bütün gösterilere rağmen hâlâ, hâlâ gündemden düşmüyor. Dolayısıyla, eğer bunu yaparsanız Kartepe'yi artık turizmden, tarımdan, hayvancılıktan tamamen silmiş olacaksınız. Kocaeli şehrinin ortasında bir haddehane ve bu haddehanenin çocuklarımıza nasıl bir miras, nasıl bir çevre bırakacağını hepinizin tasavvur etmesini istiyorum.”
KANDIRA’DA ÇÖP TESİSİ TEPKİSİ
Kanko ayrıca Kandıra Akçakese’de yapılması planlanan çöp tesisi projesine de tepki gösterdi. Söz konusu tesisin su kaynaklarının başında, gıda üretim alanlarının yanında ve köylülerin yaşam alanlarının hemen yakınında yapılmak istendiğini belirten Kanko, bölge halkının ve sivil toplum kuruluşlarının tüm itirazlarına rağmen projenin gündemden düşmediğini söyledi.
“Kandıralı vatandaşlarımız seslerini duyurmak istiyor. Bu projeye karşı direnen insanların sesi olmak bizim görevimizdir.” Diyen Kanko; “Kandıra bölgemizde yapılması planlanan bir çöp tesisi. Akçakese bölgesinde, yine, cezaevinin hemen yanı başında, su kaynaklarının başında, gıda sanayi bölgesinin yanında ve köylülerin yaşam alanının hemen çeperinde bir çöp tesisi yapmaya çalışıyoruz. Yine, bütün sivil toplum kuruluşları burada da direniyorlar, dertlerini anlatmaya çalışıyorlar; Kandıralı vatandaşlarımız eylemler yapıyorlar. Cumhurbaşkanımızın geldiği mitinge gitmek istediler, orada yollar kesildi, gidemediler, seslerini duyuramadılar, buradan Kandıralıların sesi olmamı istediler. Dolayısıyla buradan onların haykırışlarını, direnişlerini sizlere anlatmak istiyorum.”
“MECLİSİN GÖREVİ DOĞAYI KORUMAKTIR”
Konuşmasının sonunda Meclis’e çağrıda bulunan Kanko, Millî Parklar Kanunu Teklifi’nin geri çekilmesi gerektiğini vurguladı; “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevi şirketlerin değil milletin hukukunu korumaktır. Doğayı, millî parkları, kıyıları ve ormanları korumak zorundayız. Para ve gösteriş uğruna doğanın talan edilmesine asla seyirci kalamayız.”
Başkan Hürriyet Bıçkıdere Göleti’ne zarar verenleri uyardı
AKP Dokuzlar’dan Başkan Hürriyet’e: Gerçek değil, şaka olmalı!
Başkan Söğüt, eski başkan, meclis üyesi ve muhtarları ağırladı
MHP Dilovası’ndan cenaze yemeği kaldırılsın talebi





