Programın açılışında Ortadoğu’daki gelişmelere, İsrail ve ABD’nin saldırılarına değinen Gergerlioğlu, küresel hak ihlallerinin yanı sıra Türkiye içinde "kimsenin duymadığı ve konuşmadığı" derin hak ihlallerine odaklandıklarını belirtti. Gergerlioğlu, 24 Temmuz 2025 tarihinden bu yana kendilerinden haber alınamayan iki Türkmenistanlı’nın akıbetini sorgularken, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nın soru önergelerini yanıtsız bırakmasına sert tepki gösterdi.
ALİSHER SAHATOV VE ABDULLA ORUSOV NEREDE?
Gergerlioğlu, Alisher Sahatov ve Abdulla Orusov hakkında Anayasa Mahkemesi’nin "yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlali" gerekçesiyle tedbir kararı verdiğini hatırlattı. Bu karara göre şahısların serbest bırakılması gerekirken, Edirne Geri Gönderme Merkezi’nden "tahliye edildikleri" iddia edildikleri andan itibaren izlerinin sürülemediğini vurguladı. Gergerlioğlu, "Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor, insanlar zindanlarda tutuluyor ama artık öyle bir evreye geçilmiş ki, zindandaki adam bile kaybediliyor. Bu nasıl bir iştir?" diyerek tepkisini dile getirdi.
MAĞDUR EŞİ GULLALA HASANOVA: "ÇOCUKLARIM AYLARDIR BABASINI SORUYOR"
Programa katılan Alisher Sahatov’un eşi Gullala Hasanova, yaşadığı dramı anlattı. 7,5 yıldır Türkiye’de yaşadıklarını ve hiçbir yasal eksikliklerinin olmadığını belirten Hasanova, eşinin Türkmenistan’daki hak ihlallerine karşı ses çıkaran bir aktivist olduğu için hedef alındığını söyledi. Hasanova, eşinin 28 Nisan’da evinden alınarak önce Ankara’ya, ardından Edirne GGM’ye gönderildiğini belirtti. Eşinin kendisini günde birkaç kez aradığını ancak 24 Temmuz akşamı yaptığı son aramada "Telefon altyapısı yenileniyor, bir süre ulaşamayabilirsin" dediğini, o andan sonra sesini bir daha duymadığını ifade etti. Geri gönderme merkezindeki diğer mültecilerin kendisine "Eşini başka yere sevk ettiler" dediğini, ancak avukatın sorgulamasıyla "serbest bırakıldı" yanıtının verildiğini aktaran Hasanova, "Eşim ailesine çok düşkündü, serbest kalsa mutlaka bize ulaşırdı. 4 çocuğum var, küçük oğlum her gün babasını soruyor. Okuldan öğretmenler arıyor, çocukların mutsuz olduğunu söylüyor. Ben sadece eşimin bulunmasını istiyorum," dedi.
"DOSYALAR KASITLI OLARAK KAPATILIYOR"
Sürecin hukuki boyutunu anlatan Avukat Kader Sevimli ise yargı ve idare mekanizmalarındaki usulsüzlüklere dikkat çekti. Müvekkillerinin Türkmenistan aleyhine muhalif faaliyetleri nedeniyle "kamu düzenini tehdit" (G-82) koduyla alıkonulduğunu belirten Sevimli, AYM’nin sınır dışı işlemini durduran tedbir kararına rağmen skandal gelişmeler yaşandığını söyledi.
MİT DAVA DOSYASINA MÜDAHALE ETTİ!
Sevimli’nin açıklamalarındaki en çarpıcı detay, MİT’in müdahalesi oldu. Avukat, dava dosyasına giren bir yazıda, şahısların kaybolmasından iki gün önce MİT’in oluruyla tahdit kodlarının kaldırıldığını fark ettiklerini belirtti. Ayrıca, serbest bırakılma tutanaklarındaki imzaların Alisher Sahatov’a ait olmadığını ve tutanaklarda "sınır dışı davasının iptal edildiği" gibi gerçeğe aykırı bilgilerin yer aldığını belirtti.
KAMERA KAYITLARI TOPLANMADI!
Savcılığın soruşturmaları "yetkisizlik" kararlarıyla kapattığını ve kamera kayıtlarını toplamadığını vurgulayan Sevimli, "Normal şartlarda bir kayıp vakasında en son görülen yerdeki kamera ve MOBESE kayıtları hemen toplanır. Ancak Edirne ve Sinop savcılıkları dosyayı jet hızıyla kapattı. Adalet sistemi çökmüş durumda, resmen üç maymun oynanıyor," ifadelerini kullandı.
İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI BM ÖNÜNDE SAHATOV VE ORUSOV’UN NEREDE OLDUĞUNU SORDU!
Ömer Faruk Gergerlioğlu, konunun artık ulusal bir mesele olmaktan çıkıp uluslararası bir boyuta ulaştığını ifade etti. İnsan hakları savunucularının Birleşmiş Milletler (BM) önünde Sahatov ve Orusov için eylemler yaptığını, kendisinin de konuyu Avrupa Parlamentosu ve BM Zorla Kaybedilme Komitesi’ne taşıyacağını duyurdu.
EDİRNE VALİSİ VE CUMHURİYET BAŞSAVCISI AÇIKLAMA YAPMALI!
Gergerlioğlu, konuşmasının sonunda Edirne Valisi ve Cumhuriyet Başsavcısı’na seslenerek, "İliniz sınırları içinde, bir devlet kurumunda bulunan insanlar aniden yok oluyor ve siz duyarsız kalıyorsunuz. Bu bir örtbas çabasıdır. Bir milletvekiline, bir anneye, bir avukata cevap vermek zorundasınız. Bu insanlar Türkiye’deki yetkililerin bilgisi dahilinde Türkmenistan’ın baskıcı yönetimine mi teslim edildi? Bu skandalın peşini bırakmayacağız," dedi. Gergerlioğlu, konuyu TBMM basın toplantılarında ve uluslararası mecralarda canlı tutmaya devam edeceğini belirterek programı sonlandı.
11 Mart 2026 12:35
Gölcük’te Örgü Şöleni başlıyor
Dilovası’nda birlik ve kardeşlik iftarı





