CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında açıklama yaptı.
Özgür Özel, salona Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile geldi. Yavaş'ın yanı sıra Ankara'nın 15 ilçesindeki CHP'li belediye başkanları da grup toplantısına katılım gösterdi.
CHP'den istifa eden ve kendisi hakkında hakkında suç duyurusunda bulunan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a yönelik Özel, sert tepki gösterdi.
Gündeme gelen mesajlaşmalara ilişkin CHP lideri Özel "Ne söylediysem kişiliğe yönelik söyledim. Ailesini hiçbir zaman karıştırmadım. Ben sana inandım ama sen sana inanmayanlara teslim oldun. Anladım ki sen hırsızmışsın. Hırsızlığını görenlere gidip teslim oluyorsun" dedi.
Özel, "Bir tosuncuk vardı ya hani, milletin helal paralarını çalan. Bu tosuncuk da milletin helal oylarını aldı; kaçmaya kalkıyor" ifadelerini kullandı.
'EN AĞIR SALDIRI ALTINDAYIZ'
Özel'in açıklamasından satır başları şöyle:
"Partimiz tarihinin en ağır saldırısı altında, iftiralarla karşı karşıya, devlet bütün olanaklarıyla bir partiye hizmet eder halde, ama o saldırı altındaki ana muhalefet partisinin grup toplantısına bakın, bir bakın. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
'PARTİ İKTİDARA GİDİYOR DEMEKTİR'
Antakya İlçe Başkanımızın bütün ailesi göçük altında kalmıştı. Birinci derece yakınlarını kaybetmişti. Eşi günlerce yoğun bakımdaydı. Yoğun bakımda ziyaretim sırasında 'İlçe de çöktü' dedi. 'İlçeden ancak Atatürk’ümüzün resmini kurtarabildik, çıkarabildik' dedi.
'Yeni ilçe binamıza geleceğim, bu resmi ellerimle asacağım' demiştim. Onu asmaya gittik. Ve bir gittik ki ilçenin önündeki yol kapanmış. Orada baktık ettik, bir portakal kasası mıdır nedir, ters çevirdiler, üstüne çıktık.
Orada gelenlere dedim ki: Bir partinin iktidar olacağı; 10 milyonluk bir sahneyi bir yere kurdurup, devlet memurlarını toplayıp, teşkilatları 6 ilden oraya getirip, onlara prompterdan bir konuşma yapıyorsanız iktidar olduğunuz ya da iktidar olacağınız oradan anlaşılmaz. Hiç niyetiniz yokken ilçe binasının önü trafiğe kapandıysa, bir portakal kasası üstünden konuşuyorsanız 1500-2000 kişiye; parti iktidara gidiyor demektir.
'SİSİ’YE İLTİFAT ETMEYE GİTMİŞTİ'
Geçen hafta herkes sevdikleriyle beraberdi. Biz İslahiye’deydik, Nurdağı’ndaydık, Osmaniye’deydik, Malatya’nın ilçelerindeydik, beldelerindeydik, Kahramanmaraş’ımızdaydık. Sayın Erdoğan da 'eli kanlı katil' dediği ama daha sonra Amerika’nın işaret verip de doların ucunu görünce 'kardeşine' sarılır gibi sarıldığı Suudi Arabistan Prensi'nin yanındaydı.
'Darbeci' dediği Sisi ile kucaklaşmaya, 'Ona selam verirsem namerdim' dediği, 'Aynı salonda olursam meşrulaştırırım' dediği Sisi’ye iltifatlar etmeye gitmişti; biz de deprem bölgesindeydik.
ÖZARSLAN GÜNDEMİNE İLİŞKİN KONUŞTU
Ankara'da yıllarca iki belediye, seçimden geçen seçim döneminde 2019'da üç belediye, seçimden hemen önce dört belediye olan sayımızı 16'ya çıkardık. Hakkını teslim etmek lazım. Hakkını teslim etmek lazım o süreci Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'la... Bazen elindeki anketlerle günde dört kez beş kez koşa koşa gide gele aday belirleme sürecinde birlikte oturduk, örgütümüzü dinledik. Kimi yerde anket yaptık, kimi yerde özel çalışmalar yürütüldü.
Ama kimsenin inanmadığı bir şey oldu; CHP üç belediyeden yukarıya çıkamaz denilen yerde 16 tane belediyeyi kazandık. Bunlardan bir tanesi de Keçiören Belediyesi'ydi. Keçiören Belediye Başkanı hakkında görev süresi boyunca pek çok iddia gündeme geldi.
Kendisini defalarca, üç kez özel gündemle Genel Merkezimize çağırdım. Ve dedim ki: 'Bu iddialar var, buna ne diyorsun?' Kendisi... Ben dedim ki: 'Eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle, bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış, eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap.'
'HER ŞEYİ İNKAR ETTİ'
Dedi ki söylenenlerin tamamının iftira, asla yolsuzluğa hırsızlığa bulaşmadığını öyle yeminlerle burada başta Mansur Başkan ve 15 belediye başkanımız, 14 belediye başkanımız, herkes şahit; her birimize, her sorana öyle büyük büyük büyük yeminlerle, çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak her şeyi söyleyerek inkar etti. Üç gün öncesine kadar, üç gün öncesine kadar.
Sonra her taraftan gelen bilgiler AK Parti'yle gizli görüşmeler yaptığı, buraya geçecek olduğu... Sonradan öğreniyoruz ki örneğin Mansur Başkan'a bir belediye meclis üyesi bir ay önce diyor; bana teklif etti, 'ben AK Parti'ye geçersem benden gelir misin?' diye. İsmi belli, cismi belli, günü belli. Ve öyle şeyler ki birazdan bambaşka bambaşka şahidi gelecek şimdi bunun, sürpriz bir şahit grup var buna.
'NE SÖYLEDİYSEM KİŞİLİĞE YÖNELİK SÖYLEDİM'
Ve öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti'ye katılacak. Telefonlar açılıyor, il başkanının telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor, şehirden kaçıyor. En yakınları 'evet katılıyordu' diyorlar. Ve bunun üzerine, bunun üzerine kendisine öncesinde bir gün önce telefon açıyorum. Bin bir tane yemin! 'Ya deme böyle' dediği övgüler bana... 'Sen Atatürk'ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin' diye başlayan, kendisine sinkaflı yakıştırmalarla 'ben öyle haysiyetsiz miyim, öyle nokta nokta mıyım, böyle bilmem ne miyim' falan...
Ertesi gün telefonları kapıyor. Ve bunun üzerine de kendisinden telefonla ulaşamadığım için kendisine mesaj atıyorum. O mesajları o mesajları ki 'efendim anneme küfretti...' Haşa! Ne anne, seni doğuran annen utanır her lafı annesini karıştırdığı için. Her lafı annesini karıştırdığı için! Onun dışında ne söyleyeceğim kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor; 'milli değerlerimize sövdü, şuna sövdü...' işte şey yapacak ya... 'Kutsal değerlerimize sövdü, aileme sövdü.' Birini ispatla birini, birini ispatla.
Ne söylediysem kişiliğe yönelik söyledim. Ailesini hiçbir zaman karıştırmadım. Ben sana inandım ama sen sana inanmayanlara teslim oldun. Anladım ki sen hırsızmışsın. Hırsızlığını görenlere gidip teslim oluyorsun. Bana bak Mesut asla ve asla hırsızlarla yolsuzluk yapanlarla işim olmaz, AK Parti’nin işi olur. Sen hırsız olduğunu, yolsuzluk yaptığını itiraf ettin. Bir gün benim elime yeniden düşeceksin sana acırsam namerdim.
ANKARAGÜCÜ'NE 'DESTEK' TEKLİFİ
Şimdi bu Ankaragücü'nün; Gecekondu, Sol Açık ve Bekar Evi Çocukları diye üç tribün grubunun liderleri ve önde gelenleri burada. Kendileri bize Meclis’e 3000 kişiyle girmek istediklerini söylediler ancak bu kadarını Aylin Hanım sokabildi.
Bütün ajanslara açıktır: ANKA, Anadolu Ajansı, Doğan Haber Ajansı, İhlas Haber Ajansı. Bahçede kendileriyle konuşabilirsiniz. Tribün liderlerine daha dün; bu iş ortaya çıkıp da bu rezalet patlayıp da millet bizi kıracak, onu mazur görecek düşünüp pazar günü aldığı garantiye güvenip diyor ki: 'Çarşamba günü AK Parti grubuna katılıyorum, Ankaragücü olarak yanımızda durun. Her ihtiyacınızı karşılayayım.' Tribün lideri ne dedi? 'Sana da ayda 10 bin dolar alayım!' Buyurun, yapın röportajı son dakika verin.
'BU TOSUNCUK DA MİLLETİN OYLARINI KAÇIRIYOR'
Bir tosuncuk vardı ya hani, milletin helal paralarını çalan. Bu tosuncuk da milletin helal oylarını aldı; kaçmaya kalkıyor.
Turgut Altınok’un, Osman Gökçek’in söyledikleri iftiraysa, iftira siyasetinde suçüstü yakalandınız. Bu iddialar doğruysa adam kirliyken tehdit edip, size gelince temizleyecek kadar haysiyetsiz bir siyasetin içindesiniz. Hadi bakalım Tayyip Bey, yarın tak rozeti; göreyim.
Topuklu Efe bize nereden geldi arkadaşlar? Ta Kadın Kollarından geldik; kollarımızdan, milletvekilliğimizden. Gaziantep'te Şehitkamil Belediye Başkanı yedi ceddi CHP'li. Bu işin sağcısı solcusu değil, bu işin namuslusu ve namussuzu var.
İktidara yürüyen partinin doğrusu da olur yanlışı da olur. Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür. İktidara bozuk tohum Mesut'la gidilmez, Zeydan Karalarla Mansur Yavaş'la Ekrem Başkanla gidilir. Dürüst, cesur insanlarla gidilir. Hadi başkanım yürüyelim iktidara."
Çayırovalı yüzücüler 27 madalya kazandı
Gebze Ticaret Odası, ilk 1000 ihracatçı listesinde yer alan firmaları ödüllendirecek
Derince’de Sevgililer Günü nedeniyle hediyelik eşya stantları kurulacak
Eski Dostlar, 404’üncü kez buluştu!






