Kanko konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün, burada, binlerce ailenin sessiz çığlığından bahsedeceğim. Mecliste, biliyorsunuz ki günlerdir biz bir eylemdeyiz. Bu eylem, emeklilerimizin yaşam, refah seviyesini artırabilir miyiz diye bir çabamız. Ama burada, bunun dışında bir tablo var ki kronik bir yoksulluk tablosu olan engelliler, yaşlılar ve engelli bakımıyla ilgilenen kişiler. Engelli bireylerin haneleri sadece yetersiz gelirle karşı karşıya kalmıyorlar; bunlardan bir kişinin omuzlarına yüklenmiş ağır bir yük oluyor, çalışma hayatından kopuyorlar ve sosyal güvenlikten dışlandıkları için derin bir yoksullukla karşı karşıya kalıyorlar.
Bugün, yaşlı aylığı ile engelli aylıkları 4.302 lira ile 7.655 lira arasında değişmekte. Kiraların en düşük 15–20 bin lira olduğu ve diğer giderlerin katbekat arttığı bir dönemde bu rakamların yeterli olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Evde engelli bakımı tabii ki bireylerin hakkıdır. Hane geliri şartı kesinlikle kaldırılmalıdır ve engelli bakımını yapan kişiye mutlaka asgari ücret düzeyinde ücret verilmeli ve emeklilik hakkı tanınmalıdır.”
SOSYAL DEVLET İSTATİSTİK DEĞİL, İNSAN ONURUDUR!
Kanko; “16 Ocak’ta yürütmeye konulan bir yönetmelik var. Bu yönetmelikte bildirim yükümlülüğü getiriliyor ve bu bildirim yükümlülüğü, geriye yönelik tahsilat riski ve ceza riski doğurduğu için ailelere yeni bir borç kalemi açılması endişesi yaratmaktadır. Şunu açıkça belirtmeliyiz ki, bir evde bakım yardımı kesilince yalnızca bir ödeme kalemi kesilmiyor; o evde düzen çöküyor, bakım aksıyor ve görünmez yoksulluğa mahkûm edilen bir aile ortaya çıkıyor.
Sosyal devletin ölçüsü yurttaşlarını istatistik satırlarına hapsetmek değildir. Sosyal devlet, insan onuruna yakışır bir yaşamı güvence altına almalıdır. Yaşlılık, engellilik ve bakım ihtiyacı bir bireyin kaderi değildir; kamunun asıl sorumluluğudur. Bu Meclis, sarayın talimatlarıyla vatandaşın yaşadığı mağduriyetleri görmezden gelen değil; koruyan, kollayan ve onaran bir iradeyi ortaya koymak zorundadır.
Buradan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum: Bütçede yandaşlara, müteahhitlere, israfa sınırsız kaynak varken; sıra yaşlıya, engelliye, engelliye bakmak zorunda olan aileye, anneye geldiği zaman neden tasarruf akla gelmektedir? Sosyal yardımı kısmak disiplini sağlamaz, yoksulluğu sadece derinleştirir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkede kimsenin kaderinin yoksulluk, çaresizliğin ise yazgısı olmasını kabul etmiyoruz. Sosyal devleti ayağa kaldırmak için bütün mücadelemize devam edeceğiz.” İfadelerini kullandı.
İzmit’te bir eski okul binasına daha Büyükşehir el attı
İYİ Parti Derince’den alçakça saldırıya tepki
Haldun Dormen hayatını kaybetti
Büyükakın, Gebze ve Darıca’da STK’lar, iş dünyası ve spor camiası ile bir araya geldi





