banner764

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Soğana varıncaya kadar ithalatçı duruma düştük

Tarımda girdi maliyeti yüzde 34'ü aştı. İktidarın yeterli desteği vermediği çiftçi, Kanun'da belirtilen "Milli gelirin yüzde 1'i" desteğini bile alamıyor, maliyetine bile satış yapamıyor. 6 lira maliyetli patates tarlada kalınca, vatandaşa kilosu 20 liradan satılıyor. 

21 Ocak 2026 12:43
Soğana varıncaya kadar ithalatçı duruma düştük

Tarımda girdi maliyetlerinin artışı çiftçiyi adeta köşeye sıkıştırdı. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, YENİÇAĞ Gazetesi'ne konuştu, kamucu olmayan kamu politikalarıyla birlikte iktidarın tarıma darbe yaptığını ifade etti.

"HESAPLAMAYA FARKLI GÜBRELER KATILIYOR"

Tarımda girdi maliyetlerindeki artış oranının açıklanandan çok daha yüksek olduğunu dile getiren Gürer, "Hesaplamada tüm değerler katılıyor, bunun içinde düşük olanlar da olduğu için girdi artışı olandan daha az hesaplanıyor" dedi.

Tarımda açıklanan girdi artışından daha yüksek bir girdi maliyeti var. Çünkü hesaplamada tüm değerler katılıyor; bunlar içinde düşük kullanılanlar da var. O nedenle ürün ihtiyacı üzerinden veriler daha da yüksek gerçekleşir. Örneğin üre gübre 26.500 TL ton fiyatı, DAP gübre 34.500 TL ton fiyatı. Bu gübreler yerine farklı gübreleri değerlendirmeye katarsanız girdi maliyeti farklı olur. İlaç, tohum, gübre, yem, kira, elektrik, mazot, işçilik, su, veteriner, aşı gibi tarım girdileri artarak çiftçi, besici, üretici, süt inekçiliği yapana yansıyor.

"ÜRETEN KAZANMIYOR, TÜKETEN YÜKSEK FİYATTAN ALIYOR, ARACI KAZANIYOR"

Ürün fiyatları bu artışı telafi etmiyor. Maliyetine satılamayıp son iki yılda tarlada kalan ürünler var. Örneğin patates 6 lira maliyet varken 3 liraya tarlada satılamadı. Depolandı, depoda ek maliyet oluştu. Ancak orta ve küçük boy tarlada kaldı, hayvan yemi oldu. Depoda 9–10 lira maliyetli ürüne dönüştü. Şu anda marketlerde patates en düşük 20 TL kilo fiyatında. Üreten kazanmıyor, tüketen yüksek fiyatla ürün alıyor; aracılar bu işte kazançlı çıkıyor.

"KIRSALA DÖNÜŞ SEFERBERLİĞİ BAŞLATILMALIDIR"

Tarım sorunları artıyor. Küresel iklim değişikliği ile oluşan ani hava değişimleri yanında, kamucu olmayan planlama ve öngörü eksikliği ile sorunlara bakan iktidar, aracıyı ve ithalatçıyı öncelikleyip tarıma darbe üzerine darbe vuruyor. Bir trilyon 200 milyar lirayı aşan banka kredi borçları yanında, takibe düşen alacaklarla icralar da arttı. Köylerde nüfus yaş ortalaması 58’i buldu, gençler kırsaldan göç ediyor. Köy okulları, sağlık ocakları kapandı; sosyal donatı alanı da yok. Köyde sınırlı imkânlar var, çocuklar taşımalı eğitim alıyor. Köy boşalınca kırsal geriye düştü. Kırsala yeniden dönüş sağlanıp küçük aile tipi işletme ürünleri köy kooperatifi eliyle alınmalı; üretim öncesi, üretim süreci ve sonrası kooperatif eliyle yapılmalı. Çiftçilik yapan kadın ve genç kırsala dönerse SGK primi devlet tarafından ödenmeli, alım garantili üretime geçilmeli. Hangi bölgede hangi ürün verimli ise ona yönelik planlama yapılmalı. Köy okulları tarım eğitimine yönelmeli, kırsalda yaşam cazip kılınmalı. Tarım olan yerde ziraat mühendisi ve veteriner olmalı. Üründen üretenin zarar etmeyeceği, çiftçi refahını gözeten, kırsalı güçlü kılacak politika geliştirilmelidir.

KISA VE UZUN VADELİ ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Tarımda kamucu, planlı, öngörülü bir süreç yaratılmalıdır. Yem ve gübrede %50 sübvansiyon sağlanmalı, mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Destekler zamanında ve Tarım Kanunu’na uygun verilmelidir.

"SOĞANA VARINCAYA KADAR İTHALATÇI DURUMA DÜŞTÜ ÜLKE"

Ülke tarımı kendi kendine yeter noktaya erdirilmelidir. 2025 yılında buğday, arpa, fasulye, nohut, mercimek, pamuk gibi ürünlerde 2002 yılının dahi gerisine üretim düştü. İthal edilen bitkisel ham yağ, ayçiçek, pirinç, ceviz, badem gibi ürünler var; soğana varıncaya kadar ithalatçı duruma düştü ülkemiz. Her üründe kendi kendine yeter noktaya erecek planlama şarttır. Su sorunu üzerinde özellikle vahşi sulamadan uzaklaşıp damlama ve yağmurlama ile üretim sağlanmalı, su doğru kullanılmalıdır. Kapalı sistem sulama için gerekli yatırımlar bir an önce yapılmalıdır.

"ÇİFTÇİNİN YÜZDE 1'LİK HAKKI BİLE VERİLMEDİ"

Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi 2026 yılı için 542 milyar TL’dir. Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre millî gelirin %1’i çiftçiye verilmelidir; bu da 772 milyar lira yapıyor. Millî gelirin %1’i olması gerekirken verilen desteğin 168 milyar olduğu açıklandı. Bu durumda kanun maddesinin dahi uygulanmaması tarımı daha da sorunlu kılıyor. Tarım Kanunu’na göre verilmesi gereken destek zamanında verilse sorunlar azalır.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.