"OKULLAR HAPİSHANEYE, ÖĞRENCİLER SINAV MAKİNESİNE DÖNÜŞTÜ"
Yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı altında bilimden uzak bir müfredatı dayattığı savunuldu. Okulların fiziksel koşullarının yetersizliğine dikkat çeken Kocaeli Emek Gençliği ; "Müfredattan evrimi çıkaranlar, okulları tarikat ve cemaatlerin oyun alanı haline getirenler bize 'başarı' masalları anlatmasın. Bizler laboratuvar beklerken mescitlerle, kütüphane beklerken yasaklarla karşılaşıyoruz," ifadelerini kullandı.
"MESEM İLE UCUZ İŞÇİLİK DAYATILIYOR"
Kocaeli gibi sanayinin kalbi olan bir şehirde, MESEM üzerinden yapılan eleştiriler öne çıktı. Açıklamada, binlerce liselinin okul sıralarından koparılıp fabrikalara "ucuz işçi" olarak gönderildiği, iş cinayetlerine kurban gidildiği ve asgari ücretin altında çalıştırılarak emeğin sömürüldüğü vurgulandı.
Emek Gençliği’nin çözüm çağrısı şu sözlerle vurgulandı:
"Bizler bu karanlık tabloya mecbur değiliz. Okulda baskıya, kantinde pahalılığa, müfredatta gericiliğe karşı sessiz kalmak zorunda değiliz. Gelin; kantinde ucuz ve sağlıklı yemek, okulda özgürlük ve nitelikli, parasız eğitim için birleşelim. Olduğumuz her alanda mücadelemizi birlikte daha çok büyütelim. Bu karanlık baskıcı düzene karşı; kurtuluş mücadelede, özgürlük örgütlülükte!"
Açıklamanın tamamı:
Bir dönemi daha sınav stresiyle, niteliksiz yemeklerle ve her gün biraz daha daralan özgürlük alanlarımızla geride bırakıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı bizlere "başarı" ve "yeni maarif modelleri" masalları anlatırken; bizler okullarda sabunsuz tuvaletlerle, pahalı kantinlerle ve öğretmenlerimizi bile elimizden alan torpil düzeniyle boğuşuyoruz. Emek Gençliği olarak, okullarımızı birer hapishaneye, bizleri ise sınav makinesine çeviren Yusuf Tekin’in karnesini hazırladık. Bu karne; bilimden korkanların, öğrenciyi değil patronları düşünenlerin gerçek notudur!
Yusuf Tekin, müfredattan evrimi çıkartıp okulları tarikatların ve cemaatlerin oyun alanı haline getirmek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" diyerek bizlere sorgulamayan, itaat eden, hakkını aramayan bir gençlik yapmak, okullarımızı "manevi danışman" adı altında kim olduğu belirsiz kişilere teslim ederek biz gençleri kendi dayatmalarıyla baskılamaya çalışıyor. Bizler laboratuvar beklerken mescitlerle, kütüphane beklerken yasaklarla karşılaşıyoruz.
Yusuf Tekin Sadece aklımıza değil, emeğimize de göz dikiyor. MESEM adı altında binlerce liseli arkadaşımız, okul sıralarından koparılıp fabrikalara ucuz işçi olarak gönderiliyor. "Staj" denilerek bizleri asgari ücretin altına çalıştıranlar, iş cinayetlerinde can veren sıra arkadaşlarımızın sorumlusudur. Bizleri yoksulluğa mahkûm edip, kantinde bir tostun fiyatını lüks haline getiren bu düzen; parası olana kolej kapılarını açarken, bizlere sanayi sitelerinde köleliği reva görüyor.
Bizler bu karanlık tabloya mecbur değiliz. Okulda baskıya, kantinde pahalılığa, müfredatta gericiliğe karşı sessiz kalmak zorunda değiliz. Yusuf Tekin ve temsil ettiği zihniyet bizim gözümüzde sınıfta kalmıştır. Bizim karnemiz; sıralarda verdiğimiz omuz omuza mücadelede, parasız, bilimsel ve demokratik eğitim talebimizde yazılıdır.
Gelin; kantinde ucuz ve sağlıklı yemek, okulda özgürlük ve nitelikli, parasız eğitim için birleşelim. Olduğumuz her alanda mücadelemizi birlikte daha çok büyütelim. Bu karanlık baskıcı düzene karşı kurtuluş mücadelede, özgürlük örgütlülükte!
Derince Senin Yuvan’da karne heyecanı
Körfez’de voleybola ilgi arttı
Kocaeli’de Akademi Liseler, öğrencileri yazılı sınavlara da hazırlıyor
Kocaeli Öncü Spor’dan bir proje daha






