Yine neyimiz var neyimiz yok satacaklar

Siyaset, 14 Mayıs 2024 03:42

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan kamuda tasarruf paketini değerlendirdi.

Yine neyimiz var neyimiz yok satacaklar

X sosyal medya hesabından, “En son kamuda tasarruf çağrısını 2021 yılında Erdoğan yapmıştı. Sonucunda kamudaki araç sayısı artmıştı. Mehmet Şimşek IMF’den aferin almak için 40 takla atıyor ama vatandaşa faydası yok.” değerlendirmesi yapan Hüseyin Baş, bir başka paylaşımında da “Kamuda tasarruf bahane özelleştirme şahane. Bu kamuda tasarruf işinin sonu “özelleştirme” furyasıdır demedi demeyin. Yine neyimiz var neyimiz yok satacaklar. ” ifadelerini kullandı.

BTP lideri kişisel Youtube kanalında yaptığı açıklamada da yine bu gündemi değerlendirdi.

Hüseyin Baş şunları söyledi;

“İtibardan tasarruf olmazdan, kamuda tasarrufa döndüler. Demek ki itibar hep söylediğimiz gibi vatandaşa lazım. Yöneticinin itibarı devleti itibarlı yapmaz. Yöneticinin itibarı devleti ancak fakirleştirir. Şimdi sen itibar arıyorsun tamam sana itibar verelim! Birinin itibarlı olması için ne gerekiyor? Araba, al sana bir araba, ev, al sana bir ev, uçak, al sana bir uçak vs. ne istiyorsan verelim! Ama o kadar abartılı bir noktaya getirildi ki, iktidar kadroları özellikle yönetici ve üst kadrodan bahsediyorum, o kadar hunharca harcama yaptılar ki, her şey göze batar hale geldi. Hakikaten bir köşk lazımsa Çankaya Köşkü vardı yetmedi… Eskiden ülkenin devlet başkanının, başbakanın, cumhurbaşkanının bir uçağı vardı şimdi uçak filosu var, her bir bakanın ayrı bir uçağı var.

“İŞ ÇÖZMEK İÇİN KOMİSYONCULUK YAPIP İNANILMAZ PARA ALANLAR VAR”

Şu anda birileri çıkıyor, ‘ben adliyede senin işini çözerim, ben Ankara'da işini çözerim’ diyor. Niye? Açıyor fotoğraflarını telefondan, Erdoğan'la resim çekilmiş, bir bakanla bir yerdeyken bilmem ne yapılmış, AK Parti'nin bir organizasyonunda bir yerde görülmüş… Diyorsun ki ‘tamam bu benim işimi adliyede çözer, Ankara'da çözer, sokakta çözer, belediyede çözer’ Niye? Bu iktidarla yakın, ilintili! Aradan komisyonculuk yapıyorlar ve milyonlar, milyarlar inanılmaz paralar dönüyor dolaşıyor bu tip işlerde. Bu aç gözlülük,  bu hunharca harcama modeli seni kamuda tasarrufa itti. 

“KUL HAKKI DİYE BİR KAVRAM VAR… AKP HÜKÜMETİ BURADA ÇOK HUNHARLAŞTI”

Halbuki kamuda israf eden sendin! Erdoğan kendi söyledi, ‘itibardan tasarruf olmaz’ dedi.  İtibardan tasarruf olmaz dedin ama günün sonunda kuzu kuzu kamuda tasarruf yapmaya çalışıyorsun! Nerede senin itibarın? Dışarıya itibar gösteriyordu, şimdi dışarıdan sana gülüyorlar artık halkın ne durumda diye. Şimdi mecbur kamuda tasarrufa dönüyorsun. Kul hakkı diye bir kavram var. Yani senin yediğin, cebine attığın, hani avantacılık kültürü… Bunlar ne dinimize uygun, ne medeniyetimize uygun, ne kültürümüze uygun. Bu olacak şey değil. Ak Parti hükümeti burada çok hunharlaştı. Dolayısıyla bir de ekonomi kötü olunca bu insanların çok gözüne batmaya başladı. 

“BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ DİYE DİYE BU HALE GELDİ”

Esasında AK Parti'nin süreci de böyle.  2002'de başlayan, önce ‘bir kereden bir şey olmaz’  diye başlayan süreç, ondan sonra ‘ya biz yanlış mı yaptık, doğru mu yaptık’ derken kendiyle yüzleşiyor. Daha doğrusu yüzleşince kendiyle çelişmiş oluyor ve bu çelişkiyi ortada kaldırmak için ‘ben yanlış yapmadım, bunu yapmam gerekiyordu, konjonktür bunu gerektiriyordu, doğru olan buydu’ gibi davranmaya başlıyor. Ondan sonra başlıyor kendi yanlışına inanmaya, ‘konjonktür bunu gerektiriyordu, bak sonuçlarıyla değerlendirelim şu da iyi oldu bu da iyi oldu’ vs. demeye.

“AKP YAPTIĞI YANLIŞA ÖNCE KENDİ İNANDI, SONRA TOPLUMU İNANDIRDI”

Bunu nasıl anlatabiliriz; İsrail'le ticaret yaparken de AK Parti haklı - kendi gazetecileri ve siyasetçileri bunu söylüyor- İsrail'le ticareti kestiğinde de AK Parti haklı. Bir durum, iki farklı sonuçla nasıl doğru yere ulaşabilir? Bu dünyada olabilecek bir şey değil. Dolayısıyla kendini inandırdıktan sonra toplumu inandırmaya başlıyorsun, toplumun da inanmasını çok arzu ettiğin için elinde bir güç var; devlet gücü, iktidar gücü,  para gücü, medya gücü… Bunları hunharca kullanıp toplumu da yanlışa sürüklüyorsun.  Sonra toplumun ahlaki zemini bozuluyor artık, umurunda değil, toplumun inanç dünyası darmadağın oluyor artık, umurunda değil. Toplumun yarınlara ulaştırabilecek hiçbir eseri, ne bir evlat, ne bir sanat eseri, ne bir kültür, ne bir medeniyet, ne bir şey… Hiçbir şeyi yarınlara ulaştıramayan bir toplum haline getiriyorsun ama senin işine geldiği için ses çıkarmıyorsun.  Düşünsene 500 yıl önce bina inşa eden insanların binalarına bakıp ‘ya ne kadar mükemmel bir mimari ortaya koymuş’ diyorsun. Hadi bana Türkiye'de son 20 yılda inşa edilen ve böyle güzel göze güzel gelen bir tane yapı söyle! Niye yok? Çünkü hiç kimse yarına bir şey ulaştırmanın derdini değil herkes ‘bugün ben bu imar planından ne kadar rant koparırım’ derdinde. Bu AK Parti'nin toplumu kendi gibi yapmaya çalışmasının sonucudur. 

“SİYASİ ÇIKAR İÇİN 35 – 40 BİN FİLİSTİNLİNİN KANI ÜZERİNDE DANS EDEBİLEN BİR SİYASİ MODEL”

Aslında olay şöyle başladı; ‘biz İsrail'le ticareti kesersek dünya bize ambargo uygular batarız’ dediler. Buna çok ses çıkınca şuna döndü, ‘biz İsrail'le ticareti kesersek Filistin'e yardımlarımız ulaşmaz’ olay buna döndü. Sonra ‘ya Filistin'e yardım edeceksen git Mısır'dan yardım et, Refah’tan yardım et’ dendi. Buna da dediler ki ‘İsrail, Refahtan gelen yardımları kabul etmiyor’ böyle bir savunmada bulundular. Halbuki Refah Sınır Kapısında tırlar sıralı bekliyor, her gün öyle ya da böyle tırlar içeri giriyor, bunu da dünya kamuoyu biliyor. Bunu da yüzlerine çarpınca, ‘İsrail'le ticareti kesiyoruz moduna döndüler’ Çünkü artık açıklayacak hiçbir şey kalmadı ortada. İsrail'le ticareti kesmeye başladıklarında, - bu da çok muallak bir konu, kestiler mi kesmediler mi?  Öyle bir kurtarıcılık öyle bir delikanlılık ortaya koyuyorlar ki, ’bak biz İsrail'le ticareti kesiyoruz’ demeye başladılar. Ya babacığım bir hafta önce ‘İsrail'le ticareti kesemeyiz, doğru değil, öyle şey mi olur diyen sendin. Bugün niye çıkıp de ‘bugün İsrail ile ticareti kesiyoruz’ diyorsun. Madem İsrail ile ticareti kesmek yanlış bir şey niye kesiyorsun sonucu çıkıyor. Dolayısıyla siyasi çıkar için her türlü yalanı söyleyebilen,  siyasi çıkarı için 35 – 40 bin Filistinlinin kanı üzerinde dans etmeyi kendine yedirebilen siyasi model ve bir siyasi modelin gazete tetikçileri ortaya çıkmış oluyor. Bu da rezillik, yani başka bir ifadesi yok bunun.”

Siyaset, 14 Mayıs 2024 03:42

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Anaokulunda çocukları sopayla dövdü!

Anaokulunda çocukları sopayla dövdü!

Dağ başında gençleri keyiflendiren etkinlik

Dağ başında gençleri keyiflendiren etkinlik

Yeniden Refah Gebze’de Bilikçi seçilmiş başkan

Yeniden Refah Gebze’de Bilikçi seçilmiş başkan

Çayırovalı genç tiyatrocular büyük alkış aldı!

Çayırovalı genç tiyatrocular büyük alkış aldı!

Erdoğan, Akın Gürlek'e fırça mı attı?

Erdoğan, Akın Gürlek'e fırça mı attı?

Körfez GB’de karatecilerin kuşak sevinci!

Körfez GB’de karatecilerin kuşak sevinci!

Kocaeli artık sanayi kenti değil mi?

Kocaeli artık sanayi kenti değil mi?

Hayvan yeminin yarısı Ormanya’dan

Hayvan yeminin yarısı Ormanya’dan

Kapanca Festivali, özel sergilere ev sahipliği yapacak

Kapanca Festivali, özel sergilere ev sahipliği yapacak

On binlerce kişi Fuar Park’a akın etti!

On binlerce kişi Fuar Park’a akın etti!

SEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, KOTO’da ağırlandı

SEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, KOTO’da ağırlandı

Kocaeli vekili Gergerlioğlu’ndan TFF için bağımsız denetim çağrısı

Kocaeli vekili Gergerlioğlu’ndan TFF için bağımsız denetim çağrısı

Harikalar Sahili’nde uçurtmalar babalar için uçtu!

Harikalar Sahili’nde uçurtmalar babalar için uçtu!

TCDD de borca battı!

TCDD de borca battı!

İzmit Alışveriş Festivali başlıyor

İzmit Alışveriş Festivali başlıyor

Yine çete baskını: Dönen para 10 milyar TL

Yine çete baskını: Dönen para 10 milyar TL

Ülkücüler Şile’deki bu düğünde buluştu!

Ülkücüler Şile’deki bu düğünde buluştu!

Milyonlarca öğrencinin beklediği haber!

Milyonlarca öğrencinin beklediği haber!

Genç kız kendisini iple tavana asarak canına kıydı

Genç kız kendisini iple tavana asarak canına kıydı

Şehit Özcan Kan Fen Lisesi festivalinde robot sahne aldı!

Şehit Özcan Kan Fen Lisesi festivalinde robot sahne aldı!

Öğretmenler yerde sürüklendi

Öğretmenler yerde sürüklendi

Kapalıya imha paylaşımı yapan her yerde aranıyor!

Kapalıya imha paylaşımı yapan her yerde aranıyor!

Sanat Kafe'de önemli bir buluşma daha

Sanat Kafe'de önemli bir buluşma daha

Otoyolun o noktası 24  saat trafiğe kapatılacak!

Otoyolun o noktası 24  saat trafiğe kapatılacak!

Büyükakın’dan müjde: Akvaryum bir hafta daha ücretsiz

Büyükakın’dan müjde: Akvaryum bir hafta daha ücretsiz

Durmak yok taşınmazların satışına devam

Durmak yok taşınmazların satışına devam

Yeni mezunlar ve iş arayanlar Kılavuz Kariyer ile yine sertifikalandırıldı

Yeni mezunlar ve iş arayanlar Kılavuz Kariyer ile yine sertifikalandırıldı

Lunaparkta çarpışan araba kapma yarışı!

Lunaparkta çarpışan araba kapma yarışı!

Gölcük’te özensiz iş! Mazgal konulmadı

Gölcük’te özensiz iş! Mazgal konulmadı

Paketli gıda almadan önce iki kere düşünün!

Paketli gıda almadan önce iki kere düşünün!

Dev akvaryumu ilk günde 15 bin kişi ziyaret etti

Dev akvaryumu ilk günde 15 bin kişi ziyaret etti

Havalimanı milyonları yutuyor!

Havalimanı milyonları yutuyor!

Pazar kahvaltısı bile lüks oldu!

Pazar kahvaltısı bile lüks oldu!

Başkan Hürriyet’ten davet var! Herkesi Kapanca Sokak Festivaline bekliyoruz

Başkan Hürriyet’ten davet var! Herkesi Kapanca Sokak Festivaline bekliyoruz

En çok milyarder o şehirde yaşıyor!

En çok milyarder o şehirde yaşıyor!

Destek yoksa hapse atılırsınız mı denildi?

Destek yoksa hapse atılırsınız mı denildi?

Dilovası’nda MHP’yi ziyaret eden edene

Dilovası’nda MHP’yi ziyaret eden edene

Büyükakın çocuklarla eğlendi!

Büyükakın çocuklarla eğlendi!

O vekil nasıl dolandırıldı?

O vekil nasıl dolandırıldı?

Sarsıntılar büyük depremin habercisi mi?

Sarsıntılar büyük depremin habercisi mi?