banner901

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek

PKK'lı teröristlere Türkiye'de siyaset yapma yolunu açacak olan çerçeve yasanın altından 'ayrıcalık' çıktı. Çerçeve yasa kapsamında yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek. 

07 Ağustos 2026 10:31
Yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek

Çerçeve yasanın kapsam ve içeriğini değerlendiren Av. Afşin Hatipoğlu, “PKK/KCK özelinde yasal düzenlemeler yapılacak demektir. Bu da yasalarımızda ilk kez bir terör örgütüne yönelik ayrıcalık; yasalarda da terör örgütü isminin geçmesi anlamına geliyor. Özetle, bu teklifle kanunların genelliği ve eşitliği ilkesi çöpe atılmış oluyor” dedi.

KÖK YASA İŞLEVİNDE OLACAK

Çerçeve yasanın bir kök yasa olduğunun vurgulanması, bu yasa kapsamında diğer yasalarda da değişiklik yapılacağına işaret ediyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da çerçeve yasanın TBMM Başkanlığı’na sunulmasına ilişkin önceki gün AKP ile ortak düzenlenen basın açıklamasında yaptığı “Bundan sonra Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, İnfâz Hukuku’nda mutlaka değişiklikler yapılacaktır” açıklaması ise bunu gösteriyor.

‘BUNLARIN HEPSİ SORU İŞARETİ’

Hukukçular ise yasanın amacının PKK/KCK terör örgütü ile bununla bağlantılı her türlü oluşma özel düzenleme getirilmesini anayasada güvence altına alınan “yasaların eşitliği”, “yasaların genelliği” ilkelerine aykırı olduğunu belirtiyor. Av. Afşin Hatipoğlu; yasanın anayasaya aykırılığı, içindeki çelişkileri ve gelecek dönem oluşturacağı sorunları gazetemiz Cumhuriyet’e değerlendirdi. Av. Hatipoğlu; yasada belirlilik ilkesinin hiçe sayıldığını vurgulayarak; “Yasada 3 yetkili mercii tayin etmişler. Bunlar; güvenlik kurumları, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve sadece kurul adının verildiği komisyon. Güvenlik kurumlarının, silah bırakma tespiti yapacağı deniyor; ama nasıl yapılacağı, işleyişinden bahsedilmiyor. MGK kararı yayınlandığında entegrasyon süreci başlıyor. ‘Bağlantılı her türlü oluşum’ da sıkıntılı bir tanım. Nasıl tespiti yapılacak? Dernek ve düşünce kuruluşları da bu tanıma dahil mi? Belli bir örgüt şeması üzerinden mi götürülecek? Bunların hepsi soru işareti” dedi.

KASTEN ADAM ÖLDÜREN İLE 2005 ÖNCESİNDE İŞLEM GÖRENLER HARİÇ

Yasanın 1/2 maddesince; PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı herhangi bir oluşum kapsamında “terör örgütünü kurma veya yönetme”, “örgüte üye olma” veya “bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “örgütün propagandasını yapma” suçları ile “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun”da düzenlenen suçlar kapsamındaki soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyetlerde erteleme getirilmesini öngörülüyor. Yasanın ilerleyen maddelerinde ise ertelemelerde 1 Haziran 2005’ten önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyetler ile “kasten öldürme” suçu hariç tutuluyor.

"MASUMİYET KARİNESİ VE LEKELENMEME HAKKINA AYKIRI DÜZENLEME"

Av. Hatipoğlu; erteleme koşullarında getirilen sınırlamalara ilişkin; “Yasanın 2005’ten sonraki müebbet gerektiren suçların kapsamadığını görüyoruz. Örgüt kapsamında uyuşturucu satmak, silah kaçakçılığı gibi suçlar da bu kanunun kapsamında. Bununla birlikte yasa, soruşturma aşamasında şahsı doğrudan suçlu ilan ediyor. Bir kişinin suçluluğu mahkeme sonuçlanmadan kesin değildir. Bu durum masumiyet karinesi, lekenlenmeme hakkına aykırı” değerlendirmesinde bulundu.

‘YASADA BELİRTİLMESİ GEREKİYOR’

Yasanın 3/1 maddesinde on beş yıl ve altı müebbet hapis gerektiren soruşturmalarda beş, on beş yıl ve üstü müebbet hapis gerektiren soruşturma ve kovuşturmalarda ise on yıl ertleme öngörülüyor. Yasanın 2. fıkrasında ise Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararlara karşı yasa yollarının açık olduğu ve 2 hafta içinde itiraz yapılabileceği düzenleniyor. Bu konuda ise Av. Hatipoğlu; “Cumhuriyet Savcısı’na hangi iş ve işlemleri yapmayacağı 1. fıkrada belirtilmeden görev veriliyor. Bununla birlikte kimlerin itirazda bulunacağı da belirtilmiyor. Bunların yasada belirtilmesi gerekiyor” dedi.

"EN TARTIŞMALI OLAN 7. MADDE"

Hatipoğlu, en tartışmalı maddelerden birinin madde 7 olduğuna işaret etti. Maddede; yasa kapsamında süreci takip etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında bir kurulun kurulacağı, gerektiğinde adli, idari ve yasal düzenlemeleri talep edebileceği, erteleme kararlarının dönemsel olarak kurul tarafından değerlendirileceği öngörülüyor. Kurulun bu işlev kapsamında; soruşturmalar ve kovuşturmalar konusunda doğacak hak yoksunluğunun giderimi için sulh ceza hakim/mahkemesinden, mahkumiyetler de ise infâz hakimliğinden talep de bulunulabileceği düzenleniyor. Bu talepler için de beş yıl için verilen ertleme kararlarında iki, on yıl verilen ertleme kararlarında ise üç yıl bekleme süresi oluşturuluyor.

‘KİM, NASIL HAZIRLADI BU KANUNU ANLAMAK GÜÇ’

Söz konusu maddeye ilişkin Av. Hatipğolu; “Yasanın 1. maddesinde ise silah bırakılmasının tespitinin yapılıp bu yöndeki MGK kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak teyidinin yapılmasıyla süreç başlatılıyor. 7. maddede dönemsel olarak görevlendirme yapılabilir deniyor; ama ilk madde uyarınca süreç başlatılıyor. Yani bu adamlar süreç başlatılınca da mı silah bırakmayı sürdürecek? On beş yıl altı olanlarda iki, on beş yıl üstü olanlarda ise üç yıl siyasi yasak getiriliyor. Yani adli işlem ertelemesi sürerken, siyasi ve tüm haklarına kovuşmalarına imkan oluşturuluyor. Ayrıca, madde 4’le birlikte, kurulacak kurula mahkemelere talimat verme yetkisi veriliyor. Kim, nasıl hazırladı bu kanunu anlamak güç. Soruşturma ve kovuşturma adliye tekelinde iken, buna eş değer bir kurul nasıl oluşturulabilir?” değerlendirmesinde bulundu.

‘YASADA İNANILMAZ HATALAR, EKSİKLİKLER VAR’

“Bu yasa içeridekileri çıkarmak için, dağdakileri indirmek için değil” tespitinde bulunan Av. Hatipoğlu; madde 9’daki “Bu kanun hükümleri, MGK Kararının yayımlanmasından 6 ay için bu kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına veya kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır” düzenlemesine de değindi. Hatipoğlu; “Cumhuriyet Savcısı tekeldir, savcılığın görevini hangi kurumlara verecekler? Bu adamlar nereye teslim olacak? Gümrükte bu adamlara yönelik inceleme kurulu var mı? Adam aranıyor mesela ülkeye nasıl giriş yapacak? Bu kişilerin çoğu sahte cüzdanla yaşıyor. Bu insanların isimleri biliniyor mu? Soruşturuldu mu hepsi? Bir kişi hiç soruşturma geçirmediyse nasıl değerlendirilecek? Bu yasada inanılmaz hatalar, çok eksiklikler var. Eğer önceden teklifi partilere verip süre verselerdi, bu konuştuklarımız doğmayacaktı. Çünkü diğer partiler de bu eksiklikleri göreceklerdi. Eksiklikler görülmesin diye bu yasa gizlilik içinde Meclis’e getirildi ve milletvekillerine boş kağıda imza attırıldı” ifadelerini kullandı.

TÜM YASALARA ‘PKK/KCK HARİÇ’ İBARESİ Mİ EKLENECEK?

MHP’li Yıldız’ın işaret ettiği olası değişiklikleri de değerlendiren Hatipoğlu; “Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve olası kanunlarda siyaset yapılabilmeleri ve haklardan yararlanmaları için düzenleme yapılacak. PKK/KCK özelinde yasal düzenlemeler yapılacak demektir. Bu da yasalarımızda ilk kez bir terör örgütüne yönelik ayrıcalık; yasalarda da terör örgütü isminin geçmesi anlamına geliyor. Yani örneğin Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) fıkrasının (l) bendinde terör örgütüyle iltisaklı hareket etmek memurluktan çıkarılma nedeni sayılıyor. Ancak, erteleme sağlanacak kişilerin hak mağduriyetlerini gidermek amacıyla örnek verdiğimiz maddede ‘PKK/KCK terör örgütü kapsamındakiler hariç olmak üzere’ minvalinde bir ibare eklenmesi demek bu. Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve diğer kanunlarda terör örgütü üyeliği ve propagandası kapsamındaki tüm düzenlemelerde ‘PKK/KCK hariç’ ibaresi getirilmesi gerekecek o zaman. Özetle, bu teklifle kanunların genelliği ve eşitliği ilkesi çöpe atılmış oluyor. Buradan bir toplumsal uzlaşı çıkmaz” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.