banner901

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Bu bir yargısız infazdır!

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 23 Haziran 2026 tarihinde Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Sazağası köyünde polis operasyonu sonucu Muhammed Kavi ve eşi Nazan Kavi’nin yaşamını yitirdiği olayın yaşandığı eve giderek incelemelerde bulundu. Muhammed Kavi’nin babası İzzet Kavi’den olayın gerçekleştiği yatak odasında yaşananları dinleyen Gergerlioğlu, resmi makamların iddiaları ile aile üyelerinin ifadeleri arasındaki çelişkileri kamuoyunun dikkatine sundu. 

07 Ağustos 2026 11:49
Bu bir yargısız infazdır!

1 GÜNDE 3 CENAZE

Sazağası köyündeki eve düzenlenen baskının ayrıntılarını aktaran Gergerlioğlu, olayın yaşandığı gün Kavi ailesinin büyük bir acı içerisinde olduğunu belirtti. İzzet Kavi’nin 32 yaşındaki kanser hastası kızının olayın gerçekleştiği gün gündüz saatlerinde vefat ettiği, aile evinde taziye kurulduğu ve aynı günün gecesi saat 03.00 sıralarında polis baskınının yaşandığı kaydedildi. NATO Zirvesi öncesinde düzenlendiği ifade edilen operasyonda özel harekat ekiplerinin çok sayıda araçla köye geldiği ifade edildi.
 
“2 ÇOCUĞUN BULUNDUĞU ODAYA ATEŞ AÇTILAR!”
 
Gergerlioğlu’nun sorularını yanıtlayan baba İzzet Kavi, gece saat 03.00’te dış kapının çalınması üzerine dış ışığı yakıp kapıyı açtığını belirtti. Karşısında polisleri gördüğünü aktaran Kavi, görevlilerin Muhammed Kavi’yi sorduğunu, kendisinin de “İçeride yatıyor. Durun kaldırayım, size getireyim, görüşün” yanıtını verdiğini ifade etti. Polislerin “Kaldırma, muhtarı ara” demesi üzerine muhtarı aradığını, ardından polisin telefonu elinden alarak muhtara operasyonda olduklarını ve çabuk gelmesini söylediğini bildirdi.
İzzet Kavi, polisin daha sonra kendisini ve diğer oğlunu yere yatırdığını ifade etti. Yerde yattığı esnada içeri giren kamuflajlı üç polisin hiçbir uyarı, “dur” veya “teslim ol” çağrısı yapmadan, yalnızca “Muhammed” diyerek doğrudan yatak odasının kapısına ateş açtığını belirtti. Odada çiftin yanı sıra 3 ve 6 yaşlarında iki küçük çocuğun da yattığını vurgulayan baba Kavi, kapalı kapının arkasından doğrudan ateş açıldığını dile getirdi.
 
“ÇOCUKLAR KANLAR İÇİNDE FERYAT EDİYORDU!”
 
Ateş seslerinin ardından yatak odasının kapısını açarak içeri koştuğunu belirten İzzet Kavi, gelini Nazan Kavi’nin başından vurulmuş halde can çekiştiğini ve beyninin dışarı dağıldığını, oğlu Muhammed Kavi’nin ise kapı arkasında ağzından kanlar gelirken "Beni bırak, Nazan’a bak" dediğini aktardı. O sırada 3 ve 6 yaşlarındaki iki çocuğun annelerinin başında, elleri kan içinde feryat ettiklerini ifade etti. Kavi, polis ekiplerine odada küçük çocukların olduğunu söylediğinde görevlilerin "Çocuklara bir şey olmaz" yanıtını verdiğini söyledi.

Olay yerindeki incelemelerde kurşunların odadaki duvarlara, cama ve eşyalara isabet ettiği, kurşun delikleriyle dolan yatak odası kapısının kendi imkanlarıyla tamir edildiği koridor kapısının ise emniyet güçlerince incelenmek üzere götürüldüğü ve geri teslim edilmediği ifade etti.
 
“EVİMİZDE SİLAH YOKTU, YARGISIZ İNFAZ YAPTILAR”
 
Emniyetin konuyla ilgili açıklamasında “Muhammed Kavi polise ateş açtı, polis kalkanında 3 kurşun var” yönündeki açıklamalarını hatırlatan Gergerlioğlu, evde silah bulunup bulunmadığını sordu. Baba İzzet Kavi ise resmi iddiaları kesin bir dille yalanlayarak evde sadece sıradan mutfakta kullanılan ekmek bıçağı olduğunu, hiçbir ateşli silah veya kesici alet bulunmadığını belirtti. 6 yaşındaki torununun da savcılık ifadesinde "Babamın elinde silah yoktu" dediğini ifade etti. Kavi, iddiasını kanıtlamak için polisin operasyon esnasında kaydettiği kamera görüntülerinin kamuoyuna açıklanmasını talep etti.



Muhammed Kavi’nin IŞİD üyesi olduğu yönündeki iddialara da değinen baba Kavi, oğlunun IŞİD zihniyetine karşı olduğunu, bu örgütü "dini saptıran kafirler" olarak nitelendirdiğini, namazında niyazında kendi halinde bir insan olduğunu söyledi. Oğlunun güvercin beslediğini, geçim sıkıntısı nedeniyle Ankara’dan köye dönerek kendisine hayvancılıkta yardım ettiğini ifade etti.
 
“AMBULANS YAVAŞ GİTTİ, KAN KAYBINDAN ÖLDÜ!”
 
Olay sonrası yaralanan Muhammed Kavi’nin hastaneye sevki sürecine de anlatan İzzet Kavi, sağlık ekiplerinin olayın ardından geç geldiğini ve ambulansın hastaneye giderken saatte 40-50 km hızla, traktör hızında seyrettiğini ifade etti. Kayınbiraderinin ambulans şoförünü uyardığını ancak şoförün tepkisiz kaldığını söyleyen Kavi, oğlunun aşırı kan kaybından yaşamını yitirdiğini söyledi. Emniyetin "Hastanede kaçmaya çalışırken öldü" şeklindeki açıklamasını da eleştiren aile, onlarca polisin arasında ağır yaralı bir insanın kaçmasının mümkün olmadığını vurguladı.
 
“PARAM OLMADIĞI İÇİN ŞİKÂYETÇİ BİLE OLAMADIM!”
 
Gergerlioğlu, elindeki resmi belgeleri incelediğinde skandal detaylarla karşılaştığını dile getirdi. Olayın üzerinden 44 gün geçmesine rağmen aileye otopsi veya patoloji raporlarının verilmediğini, ellerindeki ölüm belgelerinde ise Kontroller hekim tarafından onaylanmadığı için ölüm nedeni yazılmadığı söyledi.

Gariban ve imkansızlıklar içinde bir çiftçi olduğunu vurgulayan İzzet Kavi, hukuki yollara başvuracak parasının bulunmadığını, avukat tutamadığını ve iki yetim torunuyla çaresiz kaldığını söyledi. Olayın araştırılması için herhangi bir müfettiş veya idari amirin köye gelmediğini ekledi.
 
BAKANLIK ACİLEN BİR MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRMELİ!
 
Gergerlioğlu, konuyu daha önce İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye doğrudan sorduğunu ve yazılı soru önergesi verdiğini ancak tatmin edici bir yanıt alamadığını belirtti. Olay yerinde açık bir yargısız infazın gerçekleştiğini söyleyen Gergerlioğlu, İçişleri Bakanlığı’nı aceleyle bir başmüfettiş görevlendirmeye ve olayı tüm yönleriyle soruşturmaya davet etti. Gergerlioğlu, adalet sağlanana kadar konunun peşini bırakmayacağını, olayı ulusal ve uluslararası platformlara taşıyacağını söyledi.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.