100 bin bina yıkılacak
Gündem, 26 Ocak 2024 11:21Afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, olası Marmara depreminde İstanbul'da yaklaşık 100 bin binanın yıkılacağını söyledi. Kadıoğlu, "Her bina başına 100 kişi koyarsak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım" ifadelerini kullandı.
Olası Marmara depreminde İstanbul’da çok kayıp verileceğini ifade eden İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’de afete dair plan ve programın olmadığını ifade etti.
Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:
-Deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? Buna yönelik plan ve program yok. Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz.
,-Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 senede deprem riskini azaltabiliriz. Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek.
-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli, yoksa bu işin altında kalacağız.
“DEPREME, YARIN OLACAKMIŞ GİBİ HAZIRLANMAMIZ LAZIM”
Marmara Bölgesi’ndeki fayların 1509,1766 ve 1902 yıllarında kırıldığını ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:
-Kuzey Anadolu Fay Hattı Marmara Denizi’nin içinden geçiyor. En son 1999’da Kocaeli’nde kırıldı.
-1902’de kırılan bir kısım var ortadaki kısmın kırılmasını bekliyoruz. En eski kırılan 1509, o daha önce kırılır, orada enerji birikmiş diye düşünüyoruz. Marmara’da deprem olacak mı olmayacak mı diye bir şey söz konusu değil, deprem olacak ama tam zamanını, gününü ve saatini bilmiyoruz.
-Baktığınız zaman 500 yılı geçtik, o yüzden depremin eli kulağında. Bana ‘deprem ne zaman olacak ?’ diye soranlara ‘yarın olacak’ diyorum. Depreme, yarın olacakmış gibi hazırlanmamız lazım.
-Bu oynanacak bir kumar değil, burada canımız söz konusu. Herkes; aile, birey, iş yeri, sanayi, fabrika, sokak, okul, ilçe, şehir ve ülke yarın deprem olacakmış gibi hazırlanmak zorunda.
“BU BİR MİLLİ GÜVENLİK VE BEKA PROBLEMİ”
Türkiye’de 1999 Gölcük depreminden sonra çok şey yapıldığını ancak yapılanların yetmediğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:
-İstanbul’da 100 bin binanın yıkılacağını biliyoruz. Her bina başına 100 kişi koysak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım. Böyle bir şey yok, ölmeye planlanmış gibiyiz.
-Bir an önce bu 100 bin binayı 100 binaya indirmemiz lazım. Eğer bu riski önceden azaltmazsak bu afetin altından kalkamayız, afeti yönetemeyiz, mümkün değil. Bu bir arama kurtarma problemi değil, bu bir risk yönetimi problemi.
-Apartmanımızda metrekare ve kuruş hesabı yapmamalıyız, herkes sağlam evde oturmak istiyor ama para vermek istemiyor, herkes ‘evim sağlam olsun’ diyor ama metrekaresi küçülmesin istiyor, böyle bir şey yok.
-O yüzden benim tavsiyem şu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’a gelip belediye başkanları, valilik, STK’lar, ticaret odası, sanayi odası hepsini toplayıp acil olmayan bütün yatırımları dondurup ‘bu 100 bin binayı deprem olmadan nasıl güçlendirebiliriz’ diye düşünmeliler.
-Bu bir milli güvenlik ve beka problemi. Türkiye’nin gayri milli hasılasının büyük bir kısmının yok olma tehlikesi var. Büyük miktarda insan kaybedeceğiz. Türkiye için en büyük problem bu.
“BİZ AFET YÖNETİMİNİ TERSTEN ANLAMIŞIZ”
- En basit bir hesapla 100 bin binanın yıkıldığı yerde 10 milyon arama kurtarmacı lazım. İstanbul’dakilerin aileleri de afetzede olmasa diğer illerdeki insanları toplayıp anında buraya getirsek hepsi 40 bin kişi. Her enkazın başına bir kişi bile koyamayız, koysak bile ölenleri geri getiremeyeceğiz.
-‘Biz insanları nasıl enkaz altından kurtarırız değil,’ ‘ne yaparsak insanlar enkaz altında kalmaz’ diye çalışmamız lazım. Biz afet yönetimini tersten anlamışız. ‘Afet olacak, arayacağız, kurtaracağız’ bu afet yönetimi değil. Kriz yönetiminden risk yönetimine geçmemiz lazım.
“DENİZCİLİKTEN TAŞIMAYI, ULAŞIMI VE TAHLİYEYİ PLANLAMAMIZ GEREKİYOR”
İstanbul’un kıyılarında daha önce tsunami oluştuğunu ve yine olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, “Tsunami kıyılarda yaşayanların bilmesi gereken bir tehlike. Tersaneler, limanlar, kıyıdaki iskeleler bunlar çoğu dolgu alanlarında yapılmış, bunlar mutlaka zarar görecek, hiçbir şeye güvenemeyiz, hepsini kontrol etmemiz gerekiyor. Ona göre biz denizcilikten taşımayı, ulaşımı ve tahliyeyi planlamamız gerekiyor” dedi.
“İSTANBUL KAPTANI OLMAYAN PUSULASIZ BİR GEMİ GİBİ OKYANUSTA GİDİYOR”
İstanbul’un obez bir şehir haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
-İstanbul yaşanmaz bir şehir haline dönüştü. İstanbul’un yolları, toprakları ve havası bu trafiğe ve insana yetmiyor, İstanbul’un suyu yetmiyor, artık çöküntüye giden bir şehir.
-İstanbul’da bir günde iki, üç yere gidemezsin, en fazla bir yere gidebilirsin. İstanbul’u büyüterek yaşanmaz bir hale getirdik.
-İstanbul’un sınırları ve karakterinin belli olması lazım, kaç milyon kişiyi besler, herkesin buraya mı gelmesi lazım?
-İstanbul sanayi kenti mi, turizm kenti mi, eğitim kenti mi? Buna karar vermemiz lazım. İstanbul şu anda kaptanı olmayan pusulasız bir gemi gibi okyanusta gidiyor” diye konuştu.
“BU İŞİN ALTINDA KALACAĞIZ”
Deprem krizi ile ilgili plan ve programın olmadığını söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu şunları ekledi:
-Yer bilimci arkadaşlar 7.4, 7.6 civarında büyüklükte bir depremin Çınarcık fayında olacağını bekliyor. Bu işin afet yönetiminde biz faylarla uğraşmayız, yer bilimcilerden en kötü senaryoyu alıp ona hazırlanmaya çalışırız.
-Kahramanmaraş’ta bir sismik boşluk olduğunu biliyorduk, yani Türkiye’de nerede deprem olacağı biliniyor. Şu an da 5-6 nokta var, birisi Marmara, burada deprem olacak bunu herkes biliyor ama deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? buna yönelik plan ve program yok.
-Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz. Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 sene de deprem riskini azaltabiliriz.
-Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli yoksa bu işin altında kalacağız.
Gündem, 26 Ocak 2024 11:21
Yorumlar (0)
Vali Aktaş Tepeköy Mahallesi'ne de gitti
İzmit’te Buray konseriyle unutulmaz bir akşam
Alikahya altgeçit ve yağmursuyu menfezleri yapımı TEM’de trafik kapattıracak
Belçika’dan gelen yaşlı çifti yolda bırakmadılar
Vatandaşı soyan bu düzene kim dur diyecek?
MHP ve İYİ Partili vekil arasında pislik gerginliği!
Kocaelispor'a büyük moral
Yıllarca yalan söylediler!
Demirtaş'a yağmurlu havada su yok!
Değirmendere festival alanına dönüştü
KOTKO’nun taşınmasını sağlayacak protokol imzalandı
Akıllı telefonlarda eskiye dönüş!
İsteyen herkes Kocaeli Müze’ye bir tuşa basarak ulaşabilir!
Tavşancıl'a yeni sosyal tesis
Eski hukuk danışmanından Erdoğan'a bir uyarı daha
Büyükakın, Derince'de 120 yataklı sağlık tesisi inşaatını yerinde inceledi
Dilovası Kent Meydanı’nda tempo yüksek!
Bu bir yargısız infazdır!
Benzine yeni bir zam daha geliyor
Asıl fatura halka kesiliyor
Yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek
Sapanca Gölü’ne olan bağımlılık azaltılmalı
Gökçek'e bakın, siyasetin yargıdan elini çekmediğini görün!
Buna Özgür Özel'i de tehdit ediyorlar denir!
İzmit Belediyesi’nden o görüntülerle ilgili açıklama
Fındık alım fiyatları açıklandı
İzmit Belediyesinde iki yeni görevlendirme
Gebze Ticaret Odası’nda Ortem elektronik tedarikçi adaylarıyla buluştu
Dilovası’nda Yıldırım'dan Kaymakam Çelik'e hayırlı olsun ziyareti
Körfez’de de mahallelerde çocukları sevindiren şenlik var!
Başkanvekili Obuz’dan Pazar turu
Özgür Özel gelin devletin tasfiyesine ortak olmayın
Başkan Hürriyet’in cezaevinde tutulmasına tepki
En ucuz ve en pahalı sigara ne kadar oldu?
TEM Otoyolu’nda o nokta da trafiğe kapatılacak!
Saadet Partisi Gebze'den servis esnafına destek çağrısı
Kartepe’de 15 ilden 50 sporcu ile enduro heyecanı nefes kesecek
Erdoğan'a PKK uyarısı
SGK'da devlet katkısı kaldırıldı!
