100 bin bina yıkılacak
Gündem, 26 Ocak 2024 00:10Afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, olası Marmara depreminde İstanbul'da yaklaşık 100 bin binanın yıkılacağını söyledi. Kadıoğlu, "Her bina başına 100 kişi koyarsak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım" ifadelerini kullandı.
Olası Marmara depreminde İstanbul’da çok kayıp verileceğini ifade eden İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’de afete dair plan ve programın olmadığını ifade etti.
Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:
-Deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? Buna yönelik plan ve program yok. Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz.
,-Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 senede deprem riskini azaltabiliriz. Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek.
-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli, yoksa bu işin altında kalacağız.
“DEPREME, YARIN OLACAKMIŞ GİBİ HAZIRLANMAMIZ LAZIM”
Marmara Bölgesi’ndeki fayların 1509,1766 ve 1902 yıllarında kırıldığını ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:
-Kuzey Anadolu Fay Hattı Marmara Denizi’nin içinden geçiyor. En son 1999’da Kocaeli’nde kırıldı.
-1902’de kırılan bir kısım var ortadaki kısmın kırılmasını bekliyoruz. En eski kırılan 1509, o daha önce kırılır, orada enerji birikmiş diye düşünüyoruz. Marmara’da deprem olacak mı olmayacak mı diye bir şey söz konusu değil, deprem olacak ama tam zamanını, gününü ve saatini bilmiyoruz.
-Baktığınız zaman 500 yılı geçtik, o yüzden depremin eli kulağında. Bana ‘deprem ne zaman olacak ?’ diye soranlara ‘yarın olacak’ diyorum. Depreme, yarın olacakmış gibi hazırlanmamız lazım.
-Bu oynanacak bir kumar değil, burada canımız söz konusu. Herkes; aile, birey, iş yeri, sanayi, fabrika, sokak, okul, ilçe, şehir ve ülke yarın deprem olacakmış gibi hazırlanmak zorunda.
“BU BİR MİLLİ GÜVENLİK VE BEKA PROBLEMİ”
Türkiye’de 1999 Gölcük depreminden sonra çok şey yapıldığını ancak yapılanların yetmediğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:
-İstanbul’da 100 bin binanın yıkılacağını biliyoruz. Her bina başına 100 kişi koysak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım. Böyle bir şey yok, ölmeye planlanmış gibiyiz.
-Bir an önce bu 100 bin binayı 100 binaya indirmemiz lazım. Eğer bu riski önceden azaltmazsak bu afetin altından kalkamayız, afeti yönetemeyiz, mümkün değil. Bu bir arama kurtarma problemi değil, bu bir risk yönetimi problemi.
-Apartmanımızda metrekare ve kuruş hesabı yapmamalıyız, herkes sağlam evde oturmak istiyor ama para vermek istemiyor, herkes ‘evim sağlam olsun’ diyor ama metrekaresi küçülmesin istiyor, böyle bir şey yok.
-O yüzden benim tavsiyem şu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’a gelip belediye başkanları, valilik, STK’lar, ticaret odası, sanayi odası hepsini toplayıp acil olmayan bütün yatırımları dondurup ‘bu 100 bin binayı deprem olmadan nasıl güçlendirebiliriz’ diye düşünmeliler.
-Bu bir milli güvenlik ve beka problemi. Türkiye’nin gayri milli hasılasının büyük bir kısmının yok olma tehlikesi var. Büyük miktarda insan kaybedeceğiz. Türkiye için en büyük problem bu.
“BİZ AFET YÖNETİMİNİ TERSTEN ANLAMIŞIZ”
- En basit bir hesapla 100 bin binanın yıkıldığı yerde 10 milyon arama kurtarmacı lazım. İstanbul’dakilerin aileleri de afetzede olmasa diğer illerdeki insanları toplayıp anında buraya getirsek hepsi 40 bin kişi. Her enkazın başına bir kişi bile koyamayız, koysak bile ölenleri geri getiremeyeceğiz.
-‘Biz insanları nasıl enkaz altından kurtarırız değil,’ ‘ne yaparsak insanlar enkaz altında kalmaz’ diye çalışmamız lazım. Biz afet yönetimini tersten anlamışız. ‘Afet olacak, arayacağız, kurtaracağız’ bu afet yönetimi değil. Kriz yönetiminden risk yönetimine geçmemiz lazım.
“DENİZCİLİKTEN TAŞIMAYI, ULAŞIMI VE TAHLİYEYİ PLANLAMAMIZ GEREKİYOR”
İstanbul’un kıyılarında daha önce tsunami oluştuğunu ve yine olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, “Tsunami kıyılarda yaşayanların bilmesi gereken bir tehlike. Tersaneler, limanlar, kıyıdaki iskeleler bunlar çoğu dolgu alanlarında yapılmış, bunlar mutlaka zarar görecek, hiçbir şeye güvenemeyiz, hepsini kontrol etmemiz gerekiyor. Ona göre biz denizcilikten taşımayı, ulaşımı ve tahliyeyi planlamamız gerekiyor” dedi.
“İSTANBUL KAPTANI OLMAYAN PUSULASIZ BİR GEMİ GİBİ OKYANUSTA GİDİYOR”
İstanbul’un obez bir şehir haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
-İstanbul yaşanmaz bir şehir haline dönüştü. İstanbul’un yolları, toprakları ve havası bu trafiğe ve insana yetmiyor, İstanbul’un suyu yetmiyor, artık çöküntüye giden bir şehir.
-İstanbul’da bir günde iki, üç yere gidemezsin, en fazla bir yere gidebilirsin. İstanbul’u büyüterek yaşanmaz bir hale getirdik.
-İstanbul’un sınırları ve karakterinin belli olması lazım, kaç milyon kişiyi besler, herkesin buraya mı gelmesi lazım?
-İstanbul sanayi kenti mi, turizm kenti mi, eğitim kenti mi? Buna karar vermemiz lazım. İstanbul şu anda kaptanı olmayan pusulasız bir gemi gibi okyanusta gidiyor” diye konuştu.
“BU İŞİN ALTINDA KALACAĞIZ”
Deprem krizi ile ilgili plan ve programın olmadığını söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu şunları ekledi:
-Yer bilimci arkadaşlar 7.4, 7.6 civarında büyüklükte bir depremin Çınarcık fayında olacağını bekliyor. Bu işin afet yönetiminde biz faylarla uğraşmayız, yer bilimcilerden en kötü senaryoyu alıp ona hazırlanmaya çalışırız.
-Kahramanmaraş’ta bir sismik boşluk olduğunu biliyorduk, yani Türkiye’de nerede deprem olacağı biliniyor. Şu an da 5-6 nokta var, birisi Marmara, burada deprem olacak bunu herkes biliyor ama deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? buna yönelik plan ve program yok.
-Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz. Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 sene de deprem riskini azaltabiliriz.
-Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli yoksa bu işin altında kalacağız.
Gündem, 26 Ocak 2024 00:10
Yorumlar (0)
Bunun adı adaletsizlik
Dilovası’nda MHP’liler o projeyi yerinde inceledi
Kocaeli’de metro projesi halka anlatılıyor
Büyükakın’dan gençlere: Yarınlarımız emin ellerde
İzmit’te Robotik Kodlama ve Yazılım Evi kapılarını açıyor
Erdoğan'ın danışmanı fesli Kadir'e övgüler yağdırdı
Altın fiyatları yükselecek mi?
Milleti saracağız, haysiyetsizlerin defterini düreceğiz
DEM'liler Bahçeli'yi seviyor!
Gölcük’te Yeni Dünya Düzeni söyleşisinde neler konuşuldu?
Bir çocuk daha ölmesin, tır girişine engel olunsun
Asgari ücrete ara zam sorusuna net yanıt!
Belediye ekipleri yolda gördükleri kazaya hızla müdahale ettiler
İzmitli iki muhtarlara doğum günü ziyareti
Bahçeli yine Öcalan dedi!
Derince’de 19 Mayıs coşkusu Atatürk Halk Koşusu ile taçlanacak
AKP'den borçlara erteleme ve vergi affı teklifi
Okul kantinlerinde bu kurala uymayanlar cezalandırılacak
Kuzuyayla’da kar keyfi!
Körfezli güreşçiler 4 madalyayı kaptı
Gebze Ticaret Odası’ndan dış pazarlara yönelik yeni temaslar
Kamyoncu esnafı enflasyonun dişlileri arasında eziliyor
Erdoğan istedi, bayram tatili 9 gün oldu!
Suriyeli sayısı azaldı mı?
Başkan şampiyon güreşçiyi makamında ağırladı
İZGİM’de sertifika sevinci
Zeytinoğlu: Sanayicimiz üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasını temenni ediyoruz
Kocaeli'de Hıdırellez böyle kutlanacak
1944 ruhu Kocaeli’de yeniden canlandı!
10 sektörden 9’unda üretim yavaşladı
Derince’de özel bir buluşma
Kocaeli Ticaret Odası imalat sektörünü o konuda bilgilendirdi
İzmit’te Kadın Elim Kooperatifi, kadınları sanatla buluşturacak
Böyle yargılama olur mu?
Gıda fiyatları uçuşa mı geçecek?
4 aylık enflasyon farkı belli oldu
Büyükakın’dan Hıdırellez mesajı
Eski bina ve su tesisatlarına dikkat!
İsmail Sarıca 88 yaşında hayatını kaybetti
