Diyanet üzerinden muhalefete tuzak
Siyaset, 13 Eylul 2021 07:05AKP'nin eski milletvekili Mehmet Ocaktan, iktidarın Diyanet’i sahaya sürme nedeninin muhalefete tuzak kurmak olduğunu savundu.
AKP'nin eski milletvekili Mehmet Ocaktan Karar gazetesindeki köşesinde, “Evet artık herkes biliyor ki AK Parti iktidarı din üzerinden siyaset üretiyor, dini bir kalkan gibi kullanarak muhaliflerini açıktan tehdit ediyor” diyen Ocaktan, muhalefetin din ve diyanet konusunda dikkatli bir dil kullanması gerektiğini savunarak, “Çünkü bu muhalefete kurulan çok net bir tuzaktır. 128 milyar doların nereye gittiğini hala izah edemeyen, zamları, hayat pahalılığını önleyemeyen, enflasyona, 10 milyonu bulan işsizlere çare üretemeyen, yangın ve sel felaketleri karşısında çaresizlik yaşayan, yolsuzluk algısını bir türlü üzerinden atamayan iktidar için dini değerleri pazarlamaktan başka bir çıkış yolu yoktur… Ve özellikle “din dili” konusunda zaaflarının olduğuna inandığı CHP’nin bu konuda sert muhalefet yapmasını beklemektedir. Böylece iktidar “İşte CHP bu, bunlar zaten din düşmanı” şeklindeki ezberini tekrarlayıp önemli bir avantaj üstünlüğü elde etmeyi hesaplamaktadır” diye yazdı.
Ocaktan, Kılıçdaroğlu’nun tehlikenin farkında olduğunu belirterek, “Laikçi’ kesimlerin Kılıçdaroğlu’nun değişim çizgisini izlemelerinde sayısız faydalar bulunmaktadır” ifadesini kullandı.
Mehmet Ocaktan’ın yazısı şöyle:
AK Parti, dini değerlerin siyasetin ve de iktidar mücadelesinin aracı olarak kullanmayı reddederek yola çıktı. İktidarının ilk döneminde de bu konuda son derece hassas bir çizgi izledi ve ülkedeki bütün farklı kimlikleri kucaklamaya özen gösterdi. Nitekim bu siyaset anlayışı toplumun önemli bir kesiminin onayını aldı ve AK Parti iktidarlarına ciddi başarı hikayeleri armağan etti.
Ama ne hikmetse AK Parti, 2013 sonrasından itibaren bizzat kendi yazdığı bu başarı hikayesini inkar ederek bambaşka bir istikamete yönelmeyi tercih etti. Özellikle son beş yılda dini değerleri de siyaset pazarına sürerek Türkiye demokrasisinde tamiri imkansız tahribatlar yaptı, hem de dine ve dindarlara haksızlık etti.
Oysa AK Parti kuruluş ilkelerinde “din tacirliği”ne prim vermeyeceğinin altını çizmiş, hukukun üstünlüğünü ve özgürlükleri önceleyen bir demokratik yönetim anlayışını vadetmişti. Ama ne yazık ki aynı AK Parti bugün dini adeta siyasetin bir sponsor aracı olarak kullanmaktadır.
Maalesef dini değerler öteki mahalledekileri alt etme kavgasının, ya da siyasi iktidar mücadelesinin aracı haline dönüştürülünce, dinin de doğrudan kavgaya dahil edilmesi kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor.
Bilmek gerekiyor ki din öfkeli kalabalıkların ideolojik bir aygıtı olmadığı gibi, iktidarların galip gelmesi ya da mağlup edilmesi için kullanılacak bir aparat da değildir.
Evet artık herkes biliyor ki AK Parti iktidarı din üzerinden siyaset üretiyor, dini bir kalkan gibi kullanarak muhaliflerini açıktan tehdit ediyor. Son günlerde özellikle Diyanet üzerinden toplumun farklı kesimlerini kışkırtmayı hedefleyen ‘siyaset oyunu’ bu politik aymazlığın en tehlikeli göstergesidir.
Ancak hemen belirtmek gerekiyor ki dini siyasetin aracı olarak kullanan AK Parti’nin alternatifi kesinlikle “militan laikçilik” de değildir. Zira Türkiye başta 28 Şubat dönemi olmak üzere, farklı dönemlerde gösterime sokulan ‘militan laikçilik’ uygulamalarının yarattığı tahribat yüzünden büyük acılar yaşamış ve sonunda bu karanlık sayfaları kapatmayı başarmıştır.
Dolayısıyla bu toplumun şimdi yeniden ‘din tacirliği-militan laikçilik’ eksenine hapsolmaya hiç niyeti yoktur. Bu iki kutuplu eksen tehlikesini biraz açmakta yarar var. Açıkçası, en son Yargıtay binasının Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duasıyla açılması ve başkanın yasaların temelinin dine dayandırılmasını öneren açıklamalarıyla başlayan tartışmaların endişe verici bir zemine taşındığı kanaatindeyim.
Başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bütün muhalefet liderlerinin özellikle din ve diyanet konusunda son derece dikkatli bir dil kullanmaları gerekiyor. Çünkü bu muhalefete kurulan çok net bir tuzaktır. 128 milyar doların nereye gittiğini hala izah edemeyen, zamları, hayat pahalılığını önleyemeyen, enflasyona, 10 milyonu bulan işsizlere çare üretemeyen, yangın ve sel felaketleri karşısında çaresizlik yaşayan, yolsuzluk algısını bir türlü üzerinden atamayan iktidar için dini değerleri pazarlamaktan başka bir çıkış yolu yoktur. Bu yolun açıkça dine haksızlık olduğunu bile bile kullanmaktan da çekinmeyecektir.
Ve özellikle “din dili” konusunda zaaflarının olduğuna inandığı CHP’nin bu konuda sert muhalefet yapmasını beklemektedir. Böylece iktidar “İşte CHP bu, bunlar zaten din düşmanı” şeklindeki ezberini tekrarlayıp önemli bir avantaj üstünlüğü elde etmeyi hesaplamaktadır. Neyse ki Kılıçdaroğlu tehlikenin farkındadır, nitekim geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada “Bu bir tuzaktır, bu tuzağa gelmeyeceğiz” diyerek hassasiyetini ortaya koymuştur.
Ancak soldaki bazı medya kuruluşlarının aynı hassasiyeti taşıdıklarını söylemek biraz zor. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın söylemlerini eleştiri sadedinde bu televizyonlarda bazı militan laikçilerin dillendirdiği görüşler maalesef dini değerleri, dindar-muhafazakar kesimleri rencide etme tehlikesini barındırıyor. İşte tam da bu yüzden, din ve diyanet meselesini fazla köpürtmek doğrudan iktidara destek anlamı taşımaktadır, zaten iktidarın beklentisi de bu yöndedir. Bir kere Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ı özellikle dini konularda ciddiye alıp tartışmanın abesle iştigal olduğu kanaatindeyim. Çünkü İslami bilimler alanında hiçbir derinliği bulunmadığı gibi, bir rahmet dini olan İslam konusundaki hassasiyeti de şüphelidir…
İktidarın dini kullanmasından rahatsız olan herkesin bilmesi gereken şudur; bu toplumun asgari yüzde 65’i dindar-muhafazakar bir karaktere sahiptir, dolayısıyla onları rencide eden hiçbir hareketin başarılı olma şansı yoktur. Bu yüzden ‘laikçi’ kesimlerin Kılıçdaroğlu’nun değişim çizgisini izlemelerinde sayısız faydalar bulunmaktadır.
Siyaset, 13 Eylul 2021 07:05
Yorumlar (0)
Kocaelispor'a büyük moral
Yıllarca yalan söylediler!
Demirtaş'a yağmurlu havada su yok!
Değirmendere festival alanına dönüştü
KOTKO’nun taşınmasını sağlayacak protokol imzalandı
Akıllı telefonlarda eskiye dönüş!
İsteyen herkes Kocaeli Müze’ye bir tuşa basarak ulaşabilir!
Tavşancıl'a yeni sosyal tesis
Eski hukuk danışmanından Erdoğan'a bir uyarı daha
Büyükakın, Derince'de 120 yataklı sağlık tesisi inşaatını yerinde inceledi
Dilovası Kent Meydanı’nda tempo yüksek!
Bu bir yargısız infazdır!
Benzine yeni bir zam daha geliyor
Asıl fatura halka kesiliyor
Yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek
Sapanca Gölü’ne olan bağımlılık azaltılmalı
Gökçek'e bakın, siyasetin yargıdan elini çekmediğini görün!
Buna Özgür Özel'i de tehdit ediyorlar denir!
İzmit Belediyesi’nden o görüntülerle ilgili açıklama
Fındık alım fiyatları açıklandı
İzmit Belediyesinde iki yeni görevlendirme
Gebze Ticaret Odası’nda Ortem elektronik tedarikçi adaylarıyla buluştu
Dilovası’nda Yıldırım'dan Kaymakam Çelik'e hayırlı olsun ziyareti
Körfez’de de mahallelerde çocukları sevindiren şenlik var!
Başkanvekili Obuz’dan Pazar turu
Özgür Özel gelin devletin tasfiyesine ortak olmayın
Başkan Hürriyet’in cezaevinde tutulmasına tepki
En ucuz ve en pahalı sigara ne kadar oldu?
TEM Otoyolu’nda o nokta da trafiğe kapatılacak!
Saadet Partisi Gebze'den servis esnafına destek çağrısı
Kartepe’de 15 ilden 50 sporcu ile enduro heyecanı nefes kesecek
Erdoğan'a PKK uyarısı
SGK'da devlet katkısı kaldırıldı!
Altın fiyatları için tarih verildi!
Emekliye şok!
Bakın şu düşkün leyleklerin yavrusunun yaptığına!
Belediyeciliği Cumhurbaşkanımızdan öğrendik
Kandıra’da fındık hasadı öncesi üreticiye yol desteği
İYİ Parti'den çerçeve yasa Anayasaya aykırı çıkışı
