Diyanet üzerinden muhalefete tuzak
Siyaset, 13 Eylul 2021 08:31AKP'nin eski milletvekili Mehmet Ocaktan, iktidarın Diyanet’i sahaya sürme nedeninin muhalefete tuzak kurmak olduğunu savundu.
AKP'nin eski milletvekili Mehmet Ocaktan Karar gazetesindeki köşesinde, “Evet artık herkes biliyor ki AK Parti iktidarı din üzerinden siyaset üretiyor, dini bir kalkan gibi kullanarak muhaliflerini açıktan tehdit ediyor” diyen Ocaktan, muhalefetin din ve diyanet konusunda dikkatli bir dil kullanması gerektiğini savunarak, “Çünkü bu muhalefete kurulan çok net bir tuzaktır. 128 milyar doların nereye gittiğini hala izah edemeyen, zamları, hayat pahalılığını önleyemeyen, enflasyona, 10 milyonu bulan işsizlere çare üretemeyen, yangın ve sel felaketleri karşısında çaresizlik yaşayan, yolsuzluk algısını bir türlü üzerinden atamayan iktidar için dini değerleri pazarlamaktan başka bir çıkış yolu yoktur… Ve özellikle “din dili” konusunda zaaflarının olduğuna inandığı CHP’nin bu konuda sert muhalefet yapmasını beklemektedir. Böylece iktidar “İşte CHP bu, bunlar zaten din düşmanı” şeklindeki ezberini tekrarlayıp önemli bir avantaj üstünlüğü elde etmeyi hesaplamaktadır” diye yazdı.
Ocaktan, Kılıçdaroğlu’nun tehlikenin farkında olduğunu belirterek, “Laikçi’ kesimlerin Kılıçdaroğlu’nun değişim çizgisini izlemelerinde sayısız faydalar bulunmaktadır” ifadesini kullandı.
Mehmet Ocaktan’ın yazısı şöyle:
AK Parti, dini değerlerin siyasetin ve de iktidar mücadelesinin aracı olarak kullanmayı reddederek yola çıktı. İktidarının ilk döneminde de bu konuda son derece hassas bir çizgi izledi ve ülkedeki bütün farklı kimlikleri kucaklamaya özen gösterdi. Nitekim bu siyaset anlayışı toplumun önemli bir kesiminin onayını aldı ve AK Parti iktidarlarına ciddi başarı hikayeleri armağan etti.
Ama ne hikmetse AK Parti, 2013 sonrasından itibaren bizzat kendi yazdığı bu başarı hikayesini inkar ederek bambaşka bir istikamete yönelmeyi tercih etti. Özellikle son beş yılda dini değerleri de siyaset pazarına sürerek Türkiye demokrasisinde tamiri imkansız tahribatlar yaptı, hem de dine ve dindarlara haksızlık etti.
Oysa AK Parti kuruluş ilkelerinde “din tacirliği”ne prim vermeyeceğinin altını çizmiş, hukukun üstünlüğünü ve özgürlükleri önceleyen bir demokratik yönetim anlayışını vadetmişti. Ama ne yazık ki aynı AK Parti bugün dini adeta siyasetin bir sponsor aracı olarak kullanmaktadır.
Maalesef dini değerler öteki mahalledekileri alt etme kavgasının, ya da siyasi iktidar mücadelesinin aracı haline dönüştürülünce, dinin de doğrudan kavgaya dahil edilmesi kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor.
Bilmek gerekiyor ki din öfkeli kalabalıkların ideolojik bir aygıtı olmadığı gibi, iktidarların galip gelmesi ya da mağlup edilmesi için kullanılacak bir aparat da değildir.
Evet artık herkes biliyor ki AK Parti iktidarı din üzerinden siyaset üretiyor, dini bir kalkan gibi kullanarak muhaliflerini açıktan tehdit ediyor. Son günlerde özellikle Diyanet üzerinden toplumun farklı kesimlerini kışkırtmayı hedefleyen ‘siyaset oyunu’ bu politik aymazlığın en tehlikeli göstergesidir.
Ancak hemen belirtmek gerekiyor ki dini siyasetin aracı olarak kullanan AK Parti’nin alternatifi kesinlikle “militan laikçilik” de değildir. Zira Türkiye başta 28 Şubat dönemi olmak üzere, farklı dönemlerde gösterime sokulan ‘militan laikçilik’ uygulamalarının yarattığı tahribat yüzünden büyük acılar yaşamış ve sonunda bu karanlık sayfaları kapatmayı başarmıştır.
Dolayısıyla bu toplumun şimdi yeniden ‘din tacirliği-militan laikçilik’ eksenine hapsolmaya hiç niyeti yoktur. Bu iki kutuplu eksen tehlikesini biraz açmakta yarar var. Açıkçası, en son Yargıtay binasının Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın duasıyla açılması ve başkanın yasaların temelinin dine dayandırılmasını öneren açıklamalarıyla başlayan tartışmaların endişe verici bir zemine taşındığı kanaatindeyim.
Başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bütün muhalefet liderlerinin özellikle din ve diyanet konusunda son derece dikkatli bir dil kullanmaları gerekiyor. Çünkü bu muhalefete kurulan çok net bir tuzaktır. 128 milyar doların nereye gittiğini hala izah edemeyen, zamları, hayat pahalılığını önleyemeyen, enflasyona, 10 milyonu bulan işsizlere çare üretemeyen, yangın ve sel felaketleri karşısında çaresizlik yaşayan, yolsuzluk algısını bir türlü üzerinden atamayan iktidar için dini değerleri pazarlamaktan başka bir çıkış yolu yoktur. Bu yolun açıkça dine haksızlık olduğunu bile bile kullanmaktan da çekinmeyecektir.
Ve özellikle “din dili” konusunda zaaflarının olduğuna inandığı CHP’nin bu konuda sert muhalefet yapmasını beklemektedir. Böylece iktidar “İşte CHP bu, bunlar zaten din düşmanı” şeklindeki ezberini tekrarlayıp önemli bir avantaj üstünlüğü elde etmeyi hesaplamaktadır. Neyse ki Kılıçdaroğlu tehlikenin farkındadır, nitekim geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada “Bu bir tuzaktır, bu tuzağa gelmeyeceğiz” diyerek hassasiyetini ortaya koymuştur.
Ancak soldaki bazı medya kuruluşlarının aynı hassasiyeti taşıdıklarını söylemek biraz zor. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın söylemlerini eleştiri sadedinde bu televizyonlarda bazı militan laikçilerin dillendirdiği görüşler maalesef dini değerleri, dindar-muhafazakar kesimleri rencide etme tehlikesini barındırıyor. İşte tam da bu yüzden, din ve diyanet meselesini fazla köpürtmek doğrudan iktidara destek anlamı taşımaktadır, zaten iktidarın beklentisi de bu yöndedir. Bir kere Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ı özellikle dini konularda ciddiye alıp tartışmanın abesle iştigal olduğu kanaatindeyim. Çünkü İslami bilimler alanında hiçbir derinliği bulunmadığı gibi, bir rahmet dini olan İslam konusundaki hassasiyeti de şüphelidir…
İktidarın dini kullanmasından rahatsız olan herkesin bilmesi gereken şudur; bu toplumun asgari yüzde 65’i dindar-muhafazakar bir karaktere sahiptir, dolayısıyla onları rencide eden hiçbir hareketin başarılı olma şansı yoktur. Bu yüzden ‘laikçi’ kesimlerin Kılıçdaroğlu’nun değişim çizgisini izlemelerinde sayısız faydalar bulunmaktadır.
Siyaset, 13 Eylul 2021 08:31
Yorumlar (0)
İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu
İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!
OYAK Çimento’nun o fabrikasından büyük başarı!
Erdoğan'ın yeniden adaylığının önü açılacak
Bu fotoğrafta kaç yanlış var?
Zeytinoğlu sanayi kapasite kullanım oranını değerlendirdi
Tramvay yolunda yangın riski
Dilovası’nda Enver Yıldırım, sporcuların madalya heyecanına ortak oldu
GTO, İstanbul’daki fuarda Gebze iş dünyasını temsil etti
İzmit’te AKP’lileri buluşturan piknik
Başkan Söğüt, haftaya o okulu ziyaret ederek başladı
Değirmendere’nin en güzel sesi seçildi!
Profesör Cengiz İpek hayatını kaybetti
Derince’de Gaziler Günü iki ayrı törenle kutlandı
Ya tamamlayın, ya da yıkıp çocuk parkı yapın!
Bizim Köy’de doğa yürüyüşüne devam
Üçlü ittifak tamam mı?
Körfez Tütünçiftlik sahilinden 1 ton atık çıktı
Kocaeli tarımında çifte hasat
Dolar ve Euro güne nasıl başladı?
İmamoğlu'ndan korktukları kadar Allah'tan korkmuyorlar!
Bütçe açığı köprü satışıyla da kapanmaz
Vali Aktaş o köydeki mevlit programına katıldı
Emekli bankacı Selma Duman Yavuz 51 yaşında vefat etti
Kocaeli Aydınlar Ocağı, Musa Ordu’yu andı
İzmit’te şehit yakınları ve gaziler için yeni merkez
Diyanet öğrenci yurtlarına da girdi
Gizli tanık beyanı ile ilgili dikkat çeken açıklamalar
Yürekleri ısıtan görüntüler
UlaşımPark, Berlin’deki fuarda uluslararası vitrine çıkıyor
Öcalan'ı, Bahçeli mi evlendirecek?
İki ilçede eğitim ve tahliye tatbikatı
Hacı Hasan Mahallesi’nde kadın kadına buluşma!
Kaldırım taşları ve parke kaplamalar yenileniyor
Gölcüklü genç kaza kurbanı oldu
Kayyum esprisi yaptı, savcı ifadeye çağırdı!
Körfez’den çıkarıldı, deniz canlılarına yuva oldu
Aile hekimlerinin yeni yazılımla ilgili tereddütleri var
Erbakan’ın halay performansı!
