Türk Tabipleri Birliği’nden hakikatler gizleniyor iddiası
Sağlık, 03 Temmuz 2021 11:38Türk Tabipleri Birliği, 73'üncü Büyük Kongresi'nde ciddi uyarılarda bulundu: "Hükümet gerçekleri gizlemeye devam ediyor. Ne dünyada, ne Türkiye'de pandemi kontrol altına alındı. Delta varyantına rağmen tüm önlemlerden vazgeçildi. Hükümet salgın gerçeğine sırt çevirdi, bedelini işçiler, yoksullar sağlık emekçileri ödüyor."
Türk Tabipleri Birliği (TTB), 73'üncü Büyük Kongresi, Ankara CernModern Sanat Galerisi'nin bahçesinde gerçekleştirildi. Türkiye'nin dört bir yanından doktorların katıldığı kongrede basın açıklaması yapıldı. TTB Merkez Konseyi imzalı açıklamayı Konsey Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı okudu.
“Pandemi Devam Ediyor, Hakikatler Gizlenmeye Devam Ediyor” başlıklı açıklama, “Ne küresel düzeyde ne de ülkemizde pandemi henüz kontrol altında” vurgusuyla başladı.
Merkezi kapitalist ülkelerde salgının kontrol altına alındığı haberlerinin bilimsel gerçeklikten uzak olduğu kaydedilerek, “Önceki yıldan da biliyoruz ki, her ne kadar gerçek vaka ve ölüm sayıları paylaşılmasa da, yaz ayları düşüşe karşın eş zamanlı farklı coğrafyalarda artış söz konusu oldu” denildi.
Benzer durumun Türkiye’de de gözlendiği hatırlatılan açıklamada, “Metropollerde ve batıda düşüşe geçen vaka ve ölüm sayısı kısa süre içinde doğuda ise artışa geçti. Oysa gerçek kamuoyu ile paylaşılmayan seroprevalans çalışmasında gizliydi ve hakikat karartılmıştı. Devam eden salgın gerçeğine sırt çeviren hükümet politikalarının bedelini işçiler, yoksullar, mülteciler, evsizler, ötekileştirilenler, kırılgan nüfuslar ve sağlık emekçileri ödedi” ifadeleri kullanıldı.
TTB Merkez Konseyi açıklamasında özetle şu değerlendirmelere yer verildi:
“ÖNLENEBİLİR ÖLÜMLER SOSYAL KIRIMA DÖNÜŞTÜ”
Alınmayan toplumsal önlemler, verilmeyen ekonomik ve sosyal destek nedeniyle koronavirüs, dolaşımını sürdürdü. 2020 yılı sonbaharından 2021 Ocak sonlarına kadar ağır bedeller ödetmeye devam etti. Önlenebilir ölümler, sosyal cinayete ve sosyal kırıma dönüştü.
PANDEMİYE ZEMİN HAZIRLAYAN KOŞULLAR SALGIN KONTROLÜNÜ DE ZORA SOKUYOR
Salgın açısından toplumsal önlemin ciddiyetini kavramamış, sermaye birikimine adanmış salgın yaklaşımı ve buna teslim olan Bilim Kurulu toplumla gerçeği paylaşma konusunda oldukça cimri davrandı.
Bilgi iktidarı, tek adam rejiminin kontrolünde olmuş; saklanan istatistikler ekonomik ve sosyal amaçlarına uygun kullanılmıştır. Buna rağmen kamuoyu ile paylaşılan istatatistikler dahi, yaşama geçirilen önlemleri desteklememiştir. Trajik bir şekilde vaka sayısı artarken, daha fazla bulaştırıcı olduğu bilinen varyant tartışmalarına rağmen Mart başında “yeniden açılma” kararı alınmış, yerinden salgın yönetimine geçildiği söylenmiştir.
Bunun bedeli ağır olmuş; resmi istatistiklerde bildirilen ölümlerde dahi tüm salgın döneminin en yüksek düzeyine çıkılmıştır. Bu dönemde yerinden salgın yönetimi işletilememiş, merkezden tüm ülke sathına bilimsellikten uzak tek bir salgın yönetimi devam etmiştir. Kendi aldıkları kararlarla bile çelişen anti-demokratik salgın yönetimi geleneği devam ettirilmiştir.
GÖSTERMELİK TEDBİRLER
Yine gelenekleri bozulmadı: Sağlıktaki meslek örgütlerinin, sendikaların, muhalefetteki partilerin, akademisyenlerin önerileri dikkate alınmadı; ekonomik ve sosyal destekten yoksun göstermelik önlemler Nisan sonunda devreye sokulmak zorunda kaldı; bununla birlikte çarkların dönmesine zeval verilmedi; sermaye birikimi kesintisiz devam etti.
“DELTA VARYANTINA RAĞMEN ÖNLEMLERİN TÜMÜNDÜN VAZGEÇİLDİ”
Mayıs ayının ortasında herhangi bir bilimsel ölçüt dikkate alınmadan, kısmi önlemlerin etkisiyle düşüş eğilimine giren vaka ve ölüm sayıları gerekçe gösterilerek yine ekonominin canlanması hedefli önlemlerin gevşetilmesi devreye sokuldu. Topluma herhangi bir gerekçe sunulmadan İçişleri Bakanlığı genelgeleriyle Mayıs ortasında, Haziran başında, Haziran sonu ve Temmuz başında peş peşe önlemler gevşetildi, ortadan kaldırıldı. Yine daha bulaştırıcı olduğu bilinen Delta varyantının ülkede yayılması hızlanmasına rağmen Mart başında yapılan hatadan ders çıkarılmadan önlemlerin tümünden vazgeçilmiş oldu. Hem de toplumsal hareketliliğin en yüksek olduğu dönemde.
“İKİNCİ DOZDA YÜZDE 6’YA BİLE ULAŞAMAYAN İLLER VAR”
Son dönem artan aşı oranlarına yönelik haberler toplumun aldatılmasına aracılık etmeye ne yazık ki devam etmektedir. Toplum bağışıklığı için nüfusun yüzde 70'inin iki doz aşı ile bağışık hale getirilmesi gerekmektedir. Ülke olarak bu hedefin oldukça gerisindeyiz. Gerçek şu: Nüfusun yüzde 18,5'ine iki doz aşı yapılmış durumda. Bölgeler arası ciddi eşitsizliklerle birlikte yüzde 6'ya bile erişemeyen iller bulunmaktadır. İstanbul dahil işçi nüfusun yoğun olduğu iller Türkiye ortalamasının gerisinde… Daha alacağımız çok yol olduğu açıktır.
TTB HAKİKATİN PEŞİNDEDİR, PEŞİNDE OLMAYA DEVAM EDECEKTİR
Güvenilir olmayan verilerle dahi ödenen bedel oldukça büyük. Herhangi bir bilimsel kritere uymayan, aç-kapa politikaları ile her geçen gün artan önlenebilir ölümlerle karşı karşıya kalıyoruz.
Tüm bunlara karşı sağlık emekçileri olarak gerçekleri paylaşmaya, hakikati ortaya koyma geleneğimizi sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Hem TTB hem de tabip odaları olarak her dönem için toplumu bilgilendirmeyi sürekli kıldık; değerlendirmelerde bulunduk ve önerilerimizi paylaştık. Kamuya sorumluluklarını hatırlattık.
Ekonomik ve sosyal desteklerin zorunluluğunu hep dile getirdik. Toplumun salgın kontrolünde özsavunmasını güçlendirilmesine emek harcadık. Benzer çabayı devam eden pandemi ile mücadele ve kritik önemdeki aşı uygulamaları için de yapmaya devam ediyoruz. Salgın daha fazla sosyal cinayete/sosyal kırıma dönmeden toplumsal dayanışmayı büyütmemiz gereklidir.
SALGINI KONTROL ALTINA ALMADA AŞI KRİTİK ÖNEM TAŞIMAKTADIR
En kritik toplumsal korunma önleminin aşı olduğunu biliyoruz, unutturmuyoruz. Eşit ve ayrımsız, herkese ve hızla, etkili ve güvenli aşı yapılması için kamunun tüm olanaklarını harekete geçirmesi gerektiğini söylemeye devam edeceğiz. Aşının sadece kendimiz için değil, yakınlarımız; yerleşim yerlerimizdeki ve çalışma yaşamımızdaki tüm yurttaşlar için koruyucu olduğunu biliyoruz. Aşının LGBTİ+'lar, mülteciler, evsizler, işsizler vb. ötekileştirilen toplum kesimleri için çok önemli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Aşının sadece ülkemiz değil yakın komşularımız ve dünya için kritik önemde olduğunun bilinci ile hareket ediyoruz. Herkes güvende değil ise hiçbirimiz güvende değiliz. Aşı için toplumsal dayanışmayı, küresel dayanışmayı artırma hepimizin sorumluluğudur.
AŞI DAYANIŞMASINI HEP BİRLİKTE GÜÇLENDİRELİM
Toplumsal korunma önlemlerinden olan aşıya erişimin önündeki tüm engellerin kaldırılması için fikri mülkiyet hakları-patent hakkı gibi kâr odaklı neoliberal politikaları alaşağı etmek ve aşı geliştirme – üretim faaliyetlerinin toplumsal mülkiyete geçirilmesi hepimizin insanlık için sorumluluğudur.
Toplumla birlikte başaracağız…
“PANDEMİ DEVAM EDİYOR”
Önlemlerin tamamen kaldırıldığı bu dönemde bir kez daha hatırlatıyoruz: Pandemi devam ediyor.
Rehavete düşürmeye çalışanlara, algı yöneticilerine toplum aldanmamalıdır.
Sağlık Bakanlığı'na gerçekle yüzleşmeden; salgın kontrolünde sağlık emekçileri ve örgütleri ile birlikte hareket etmeden, başaramayacağını bir kez daha hatırlatıyoruz.
Önlemleri almaya devam etmenin, toplumsal önlemlerin yaşama geçirilmesi için baskı oluşturmanın ve bu konuda sesimizi yükseltmenin önemli olduğunu biliyoruz.
Fiziksel mesafe, havalandırma ve maske önlemlerinin yaşama geçirilmesi için ekonomik ve sosyal desteğin sağlanması gerektiğini söylemeye devam edeceğiz.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nden (TMMOB) havalandırmayla ilgili etkin denetimlerin yaşama geçirilmesinin kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz.
Aşı toplumsal dayanışmadır, bir kişiyi dahi aşısız bırakmamak için tüm toplumu, emek ve demokrasi güçlerini harekete geçmeye davet ediyoruz.
Salgının en az kayıp ile kontrol edildikten sonra pandemiye zemin hazırlayan koşulları ve salgın kontrolünü zora sokan neolibaeral sağlık reformlarını ortadan kaldırma çabalarımıza hız vereceğimize söz veriyoruz.
Söz veriyoruz:
TOPLUMSAL SAĞLIK MÜCADELEMİZİ ÖRGÜTLEYECEĞİZ…
Sağlık, 03 Temmuz 2021 11:38
Yorumlar (0)
Çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum
Derince’nin Afet Mutfağı’nda sona gelindi
Hyundai Motor Türkiye ile Kocaeli Üniversitesi el ele verdi!
Katlı otopark belediye binasına dönüştürüldü
İHH Dilovası’nda çocukları sevindirdi!
Kocaeli Büyükşehir’den okullara 7,3 milyon TL’lik boya
Başkan Çiftçi film setine konuk oldu
Saffet Sancaklı’nın eski koruması intihar mı etti?
Bunun adı vatandaşı soyma planıdır
Deniz kardeşim diyen imama soruşturma!
İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu
İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!
OYAK Çimento’nun o fabrikasından büyük başarı!
Erdoğan'ın yeniden adaylığının önü açılacak
Bu fotoğrafta kaç yanlış var?
Zeytinoğlu sanayi kapasite kullanım oranını değerlendirdi
Tramvay yolunda yangın riski
Dilovası’nda Enver Yıldırım, sporcuların madalya heyecanına ortak oldu
GTO, İstanbul’daki fuarda Gebze iş dünyasını temsil etti
İzmit’te AKP’lileri buluşturan piknik
Başkan Söğüt, haftaya o okulu ziyaret ederek başladı
Değirmendere’nin en güzel sesi seçildi!
Profesör Cengiz İpek hayatını kaybetti
Derince’de Gaziler Günü iki ayrı törenle kutlandı
Ya tamamlayın, ya da yıkıp çocuk parkı yapın!
Bizim Köy’de doğa yürüyüşüne devam
Üçlü ittifak tamam mı?
Körfez Tütünçiftlik sahilinden 1 ton atık çıktı
Kocaeli tarımında çifte hasat
Dolar ve Euro güne nasıl başladı?
İmamoğlu'ndan korktukları kadar Allah'tan korkmuyorlar!
Bütçe açığı köprü satışıyla da kapanmaz
Vali Aktaş o köydeki mevlit programına katıldı
Emekli bankacı Selma Duman Yavuz 51 yaşında vefat etti
Kocaeli Aydınlar Ocağı, Musa Ordu’yu andı
İzmit’te şehit yakınları ve gaziler için yeni merkez
Diyanet öğrenci yurtlarına da girdi
Gizli tanık beyanı ile ilgili dikkat çeken açıklamalar
Yürekleri ısıtan görüntüler
