Çöken umutlar ve boşa geçen yıllar
Gündem, 16 Eylul 2020 06:12CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan iktidara yüklendi.
İşte o açıklamanın içeriği: Artık sonuna yaklaşmakta olan AKP iktidarının sanayi ve teknolojideki serüveni Derviş Programı ile başlamıştı. Kendisine miras kalan bu programı harfiyen uygulayan AKP, sıkı para ve maliye politikası ve dar gelirlilerin daha da baskı altına alınması gibin neo-liberal reçetelerle ülkeyi bir büyüme trendine sokmayı başarmış görünüyordu.
Dünyadaki para bolluğu da bu süreçte ellerini kolaylaştırdı. 2008’de yaşanan finansal krizle birlikte küresel piyasalarda likidite bolluğu görülmemiş bir oranda artınca, Dolar-TL kuru AKP hükümetlerinin ilk on yılı boyunca kayda değer bir artış göstermedi.
Ne var ki Derviş Programı ve AKP uygulamaları sınai gelişime odaklı değillerdi. Temel amaç makro-ekonomik göstergelerde istikrarın sağlanmasıydı. Ülkenin sınai kalkınması ve uluslararası rekabetçiliği ile ilgili pek bir şey söylemiyordu. Bu dönemde uzun vadeli planlama eksikliğine ilişkin itirazlarımız hep kulak arkası edildi ve ekonomi yönetimi de sürekli övüldü. Ta ki FED’in 2013 yılında parasal genişlemeden kademeli olarak çıkacağını açıklaması kararıyla bu yalancı baharı sona erdirmesine değin.
2013-2020: Yeni Türkiye’nin Çöküşü
Türkiye’nin ihracatı son sekiz yıldır yerinde sayıyor. Halbuki kur büyük bir sıçrama yapmış ve ABD doları için 7.5 TL’ler seviyesine gelmiş durumda. Türkiye’de ekonomik krizler politik krizleri, politik krizler ise ekonomik krizleri besliyor. Ülkeyi uçuracağı vaadiyle gelen yeni rejim, Türkiye’yi karaya oturttu.
İktidarın ilk on senede yapmadıklarının da bu karanlık tabloda etkisi büyük. O dönemde Türkiye’ye önemli fırsatlar sunan parasal bolluk iyi değerlendirilemedi. O yıllarda bol döviz ortamında çalışan Türk Sanayisi büyük ölçüde ucuz yabancı hammadde ve ara mamul ile üretim faaliyetlerinde bulunmuş, stratejisini de dış finansman kaynaklarının ülkeye akması üzerine kurmuştu. Ekonomi yönetimi değirmenin suyunun bitebileceğini hiç göz önünde bulundurmamıştı. Maliyet ve ucuz emek avantajını kullanarak ihracat rakamlarını artırıyorken, gerekli teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek iktidarın aklına hiç gelmedi.
Küresel Değer Zincirlerinde üretim odağı olarak yer alıyor fakat üretimi daha katma değerli ve teknolojik bir hale çeviremiyorduk. Ucuz ve bol döviz ile birlikte ülkemiz bir “hizmetler, al-sat ve AVM Cumhuriyeti” haline dönerken sermayedarlar için üretim faaliyetinin getirisi de sürekli azalıyordu. Ucuz kredi ile AVM yapmak ya da ithalata dayalı olarak iç pazarda ticaret çok daha kârlıydı. Sonuçta sermaye çevresi sanayi faaliyetlerinden çıkarken inşaat sektörüne akın etti ve sınai üretim önemini yitirmeye başladı.
Dışarıdan alınan ucuz borca dayalı bu sistem elbette sürdürülebilir değildi. FED’in daralma kararı geldiği zaman Türkiye çoktan orta-gelir tuzağına girmişti. Kişi başı GSYH sonucunda son on yılda görece artan emek ücretleri ve yükselen döviz kuru yüksek girdi maliyetleri düşük üretime izin vermiyordu. Teknolojik gelişim tamamlanamadığı için de ülke sanayisinde katma-değerli ürün üretilemiyordu. Teknolojik kabiliyetleri geliştirecek bir sanayi politikasını tutarlı biçimde uygulamadığımız için orta-teknoloji tuzağına da düşmüştük. Katma-değerli üretim yapma kabiliyetimizdeki eksiklik, ülkemizde ihracatını belirleyen temel etmen oldu.
Kısacası, ilk 10 seneyi de doğru yönetemeyenler yüzünden, son 8 senede katlanarak artan döviz krizleri, borç bataklıkları ve önemli bir fakirleşme süreci yaşamaktayız. Dışarıdan borç ile alınan sahte refah, düşük katma-değerli üretim ile ödenemiyor. AKP hükümetleri kendi tabirleriyle “yerli ve milli” üretimin önemini ve yerli sanayinin desteklenmesi gerektiğini anlamakta maalesef çok geç kaldı.
Yeni Bir Hikaye
Türkiye’nin yeni bir hikayeye ihtiyacı var. AKP döneminde yıllar ve kaynaklar boşa harcandı. Öncelikle şu tespiti yapmalıyız: Sürdürülebilir bir sanayi politikası ve kalkınma stratejisi adalet ve eğitim sistemlerinde kalıcı iyileşmelere sıkı sıkıya bağlı. Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede ekonomik kalkınma söz konusu olamaz. Sermaye, özellikle de yabancı sermaye hukuki güvenlik istiyor. Eğitim sistemi de en az adalet kadar önemli. Yapılan son araştırmalar Türkiye’de gençlerin % 63’ün yurt dışında yaşamak istediğini gösteriyor. Beyin göçü lise seviyesine kadar inmiş durumda.
Adalet ve eğitimde ivme sağlarsak ekonomik kalkınma için gerekli ortamı yaratmış oluruz. Tabii bu noktada kamu bütçesinin kullanım koşulları bakımından da adım atılması gerek. Kullanmadığımız S-400’lere 2.5 milyar dolar vermeye, yap-işlet-devret modeli kapsamında müşteri garantili ve ödemeleri dolar üzerinden yapılan pahalı kamu yatırımları yapmaya devam edersek sanayi temelli ekonomik kalkınma hayal olmaya devam edecektir. Yap-işlet-devret modelinin kamu bütçesi, kamu bütçesinin ise ekonomi üzerindeki olumsuz etkisi Türkiye’nin kamburudur.
Türkiye yokluk zamanında, savaştan çıkmış genç bir ülkeyken bile, Atatürk’ün vizyon ve iradesi sayesinde uçak fabrikası kurabilmiş bir ülkeydi. Sonuç olarak Cumhuriyeti kuran iradenin kalkınma temelli ekonomik bağımsızlık ülküsüne geri dönmeliyiz. Çünkü gelecek teknolojide, gelecek sanayide, gelecek üretimde.
Gündem, 16 Eylul 2020 06:12
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Emekli ve memurun maaş zammı hesaplandı
Günlerdir kayıp olan genç ölü bulundu
AKP’ye geçmek yargıdan kaçış kapısı, siyasi dokunulmazlık ve suçtan arınma merkezi olamaz
İzmit’te 800 kilo nohut sıcak yemek olarak vatandaşın sofrasına ulaştırılacak
Başkan Sezer’e TEKNOFEST Mavi Vatan anı plaketi
SEDAŞ’ın çalışmasında bozulan yollar yenilendi
KOTO üyeleri için bir indirim protokolü daha imzaladı
Bir ömür iktidarda kalmak için parlamenter sisteme dönelim!
Mobil bankacılıkta yeni dönem! Limitler yükseltildi
Büyükakın rekor kıran Teknofest ile ilgili konuştu: Büyük gurur yaşadık
Körfezli genç karateci Elif gururlandırdı
Zehirli diyerek ürünleri kapıdan geri çeviriyorlar
Gebzeli iş insanları Suriye’nin yeniden inşasına katkı sunacak
Derincelileri konserli 30 Ağustos coşkusu bekliyor
TCDD'nin borcu katlanarak artıyor
CHP'deki figüran iddiasında yalan söyledim itirafı
Elektrikli araçlara olan talep her geçen gün artıyor
Erdoğan'ın danışmanı Uçum tehdit etti!
Rektör Cantürk’ün annesi vefat etti
Akşener o vekil için Erdoğan'ı mı aradı?
Gece bu saatlere dikkat!
Asgari ücret her ilde farklı mı olacak?
Gebze’de orman yangını alarmı! Kontrol altına alındı
Son anketten dikkat çeken sonuçlar çıktı
AKP'liler bu sefer üyeleri Yeniden Refah'a kaptırdı!
TEKNOFEST Mavi Vatan’a Gölcük Belediyesi’nden kesintisiz destek
İzmit’in tanınan ismi Adil Kaya vefat etti
Genel af mı geliyor?
İğneci İsmail hayatını kaybetti
Kışın zamlar cep yakacak!
Muhalefetin ortak liste çıkarması zorlaştırılacak!
Dilovası’na dev yatırım
Başkan Büyükakın Mevlid Kandili’ni kutladı
Benzine dev zam
Dilovası faciası davasında yeni karar
Ahmet Davutoğlu siyasete noktayı koydu!
Özgür Özel, Tayyip Erdoğan'a bakın nasıl seslendi!
Çayırköy Göleti’nde çalışmalar sürüyor
Dilovası’nda iş insanı Yıldırım Karslıların da kapısını çaldı
