PKK canisi anayasadan Türk kavramının çıkarılmasını istedi
Gündem, 27 Şubat 2026 17:49PKK terör örgütünün Abdullah Öcalan'ın örgüte yaptığı silah bırakma çağrısının birinci yıldönümünde yeni mesajı kamuoyuna açıklandı. Öcalan mesajında demokratik entegrasyon için barış yasasını şart koşarken, milliyete aidiyetin olmadığı bir vatandaşlık tanımını istedi.
Terörist başı Öcalan'ın PKK'ya yaptığı silah bırakma ve kendini feshetme çağrısının birinci yılında yeni bir mesajı açıklandı. DEM Partili Pervin Buldan tarafından okunan mesajında Öcalan, komisyon raporunun açıklandığı gün yayınlanan mesajında yer alan vatandaşlık tanımının değişimine yönelik ifadelere yeni mesajında da yer verdi.
ANAYASADAN TÜRK KAVRAMININ ÇIKARILMASINI İSTEDİ
Öcalan'ın vatandaşlık tanımına yönelik yaptığı yeni çıkış, mevcut vatandaşlık tanımından Türk ibaresinin çıkarılmasını öngörüyor.
Öcalan yeni vatandaşlık tanımı için, "Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilmediği gibi milliyet de empoze edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar." dedi.
Öcalan'ın bu ifadeleri, Türk milleti kavramının ortadan kaldırılıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının üst kimlik olmasını öneriyor. Örgütünün "silah bıraktığı" terörist başının örtülü şekilde vatandaşlık tanımından Türk ifadesinin çıkarılmasını istemesi, "Pazarlık yoksa Öcalan bu dayatmaları nasıl yapabiliyor?" sorusunu da akıllara getirdi.
Diğer yandan Öcalan mesajında demokratik entegrasyon için barış yasası istedi.
Öcalan'ın açıklamasının tam metni şöyle:
"27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı.
Geçtiğimiz bir yıl içinde Sayın Erdoğan’ın iradesi, Sayın Bahçeli’nin çağrısı, Sayın Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum.
Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihselliğini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkârı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz.
Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dinsel ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi yaratımlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir.
Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Temelinde demokratik toplum modeli vardır. Ayrıştırmacı ya da tersinden asimilasyonist yöntemlerin alternatifidir. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür.
Günümüzde yaşanan birçok sorunun ve krizin sebebi demokratik bir hukukun yokluğudur. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz. Demokratik topluma alan tanıyacak, demokrasiye alan tanıyacak ve bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var.
Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar.
Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz.
Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihsel saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür.
Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız.
Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir ortak aklı gerektirmektedir."
Gündem, 27 Şubat 2026 17:49
Yorumlar (0)
MHP Dilovası yöneticileri TBMM’de vekillerle görüştü
Gölcük’te bir kez daha Satranç Turnuvası heyecanı yaşanacak
Körfez’de oğul Musab Çelik ölen babası için lokma dağıttı
Başiskele sahili yaza hazırlanıyor
Özgür Özel'den Gebze'de bir alenin yok olduğu facia ile ilgili dikkat çeken sözler
Kocaeli Şehir Tiyatroları, Bursa’da ayakta alkışlandı
Sel, su baskını uyarısı
Albayrak, Şimşek’in yerine mi hazırlanıyor?
Çayırova Devlet Hastanesi inşaatında inceleme
Mülakat kalkacak sözü lafta kaldı
Alikahya TEM Bağlantı Yolu’nda tempo yüksek
Ara seçim küçük akılların basiretsiz ayak oyunlarıdır
İYİ Partililer Karamürsel’in nabzını tuttu!
İş insanı Yıldırım, şampiyon Dilovası Spor’u unutmadı
Körfez’de ilk hacı kafilesi yola çıktı
Yıldız Entegre, o koleksiyonu 12 şehirde görücüye çıkardı
Zeytinoğlu: İlk kez Kocaeli Sanayi Endeksi oluşturduk
Gölcük Mecit Kavan İmam Hatip Ortaokulu seçme sınavı başvuruları başladı
Altın ve dolarda yükseliş bekleniyor
İzmit’te intihar: Önce not yazdı, sonra canına kıydı
Büyükakın’ın toplantısı her kesimi bir araya getirdi
Bir an önce parlamenter sisteme dönülmeli
Kocaeli Valiliği uyardı: Kuvvetli yağış geliyor
İzmit Alikahya’da o cadde trafiğe kapatılacak
Çayırovalı karateciler madalyaları topladı
Büyükakın: Spor adına yok yok
Kandıra’da plansız yapılaşma denetimi
Sarıdoğan’dan iktidara okullarla ilgili önlem alın çağrısı
Çirkin iftiralara maruz kaldım
Büyükakın: Alın size vizyon!
Mutlak butlan kararı çıkarsa CHP yönetimi İmamoğlu'na verilmeli
Büyükakın: 2040 yılına kadar su sorunumuz olmayacak
Vali Aktaş, güne o okulu ziyaret ederek başladı
Büyükakın’dan metro projesi ile ilgili dikkat çeken sözler!
Dilovası’nda MHP’liler şampiyonluk coşkusuna ortak oldu
Körfezin futbolcu kızları sahadan galip ayrıldı
Sepaş Enerji bilgilendirdi
Başkan Büyükakın hesap verdi
Yeniden Refahlılar Kocaeli’de imza kampanyası başlatıyor
