Rapor PKK'nın silah bırakmadığının itirafıdır

Siyaset, 20 Şubat 2026 18:45

Rapor PKK'nın silah bırakmadığının itirafıdır

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, "Terörsüz Türkiye" komisyonunun raporlarını değerlendiriyor.

Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"İHANETİN ZAMAN AŞIMI OLMAZ"

Aziz Türk Milleti... Süreç raporu bir ihanet belgesidir. Bir itirafın kendisidir. Bu rapor PKK'nın silahlarını bırakmadığının apaçık itirafıdır. Bu rapor bir ihanet belgesidir. İhanetin kendileri de farkındadırlar. Raporda da yer aldığı gibi komisyonda bulunanlara cezasızlık zırhı giydirmişlerdir. Ama unutulmamalıdır ki ihanetin zaman aşımı yoktur.

Türkiye'nin ulus devlet anlayışını tartışmaya açacak kurnaz ifadeler vardır. Türk-Kürt-Arap diyerek tek millet değil, Türkiye halkına etnik bir topluluk tanımı yapılmıştır.

Komisyoncu raporu diyor ki kürdün onuru Türk'ün gururu korunmalı bu Numan Kurtulmuş'un ifadesidir. Bu devlet vatandaşın onurunu ve gururunu etnik kökene göre mi koruyacaktır? Etnik kategorilere göre onur ve gurur dağıtan bir anlayış bu anlayış üniter devleti değil kimlikler federasyonunu doğurur.

"BU BİR TESADÜF DEĞİL, YÖNTEMDİR"

Raporu yazdıklarıyla değil gizledikleriyle de okumalıyız. Önce terör bitecek derler, sonra çok kimlikli toplum ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gelir. özel hukuk düzenlemeler ve af tartışmaları... en sonunda da devletin yapısı tartışmaya açılır. Bu bir tesadüf değil yöntemdir. Bu küresel aklın yıllardır uyguladığı ve dayattığı modeldir. Benzerlerini Suriye, Lübnan, Irak'ta gördük; barış, hak ve demokrasi denilerek gevşetilmiş bir üniter devlet, kimliklere bölünmüş bir toplum hedefleniyor.

Dervişoğlu'nun konuşma metni şöyle:

Büyük Türk Milleti!

103 yıllık Cumhuriyetimizi ve milli-üniter yapımızı, bir terör örgütü elebaşı ve sözcülerinin dili ve aklıyla hedef alan ihanet süreci, Komisyonun ortak raporunun yayınlanmasıyla bugün itibarıyla yeni bir aşamaya geçmiştir.

Mevcut yasaları bile uygulamayan, tam çeyrek asırdır milletimize adaleti ve demokrasiyi çok gören iktidarın, bir teröristin özgürlüğü için kurduğu komisyondan da çıksa çıksa bu çıkardı.

Bu yanıyla bir sürprizle karşılaşmadık.

Rapor diye okuduğumuz satırlarsa, Cumhuriyet Devletine 100 yıllık zulüm düzeni diyenlerle, 100 yıllık reklam arası diyenlerin uzlaştığı metindir.

Buna sözcülük ve paratonerlik yapmaksa, 57 yıllık MHP ile Cumhuriyeti kuran tüzel kişilik olduğunu iddia eden CHP’ne düşmüştür.

Bu organize ihaneti meşrulaştırmak ve topluma benimsetmek, sürecin sonunda ortaya çıkması muhtemel milli felaketten onları muaf kılmayacaktır.

Raporu pek tabii her bir madde üzerinde hukuk diliyle ve suni bir siyasi nezaketle tartışabiliriz.

Ancak rapor, fikri ve vicdani olarak bir sefalet manifestosudur.

Yazılanlarla, hukuk devleti, demokrasi, kardeşlik, insan hakları ve meclis üstünlüğü gibi kavramların; tutuksuz yargılama, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi birkaç asırlık beşeriyet kazanımlarının keşfedildiği ilan edilmektedir.

Bu değer ve kavramları 25 yılda yok edip sonra yeniden ilan etmesi, akılla izah edilemez bir hadisedir.

Rapor, PKK’nın silah bırakmadığını açıkça itiraf etmektedir.

Sözde komisyondan bağımsız olarak, Türk Milletinin bütününün kayıtsız ve şartsız arzu ettiği bu bahis dahi gerçekleşmediyse, o siyasi partiler, raporun altına imza atanlar ve görüşü alınan onca kişi, aylarca ne yapmıştır?

40 sene boyunca büyük bir millî fedakârlık ve toplumsal hassasiyetle yürütülen terörle mücadele döneminin bile satır aralarında küçümsendiği görülmektedir.

Bu mücadeleyi beğenmeyip 25 yıldır adalet ve kalkınmayı tesis edemeyenlerin hiçbir taahhüdü ve beyanının millet nezdinde geçerliliği yoktur.

Metinde yazılanlardan ziyade, ulaşılmak istenen hedef ve bu yolda yapılmak istenenler önemlidir.

Çünkü Erdoğan, kurmak istediği yeni iktidar mimarisinin yasal, kurumsal ve toplumsal onayını almak için açıktır ki, bir düzenek kurmuş ve 51 benzemezi de istediği şekle sokmuştur.

Cumhuriyetimize, milletimize, üniter yapımıza kastetmiş olan bir teröriste “kurucu önder” dedikten sonra, bu değerleri savunuyormuş gibi görünmek utanmazlıktır.

Ezcümle sürece iştirak edenler, kendi imtiyazlarının peşinde, saray tasallutuna açıkça boyun eğmişlerdir.

Bu rapor; isminde Adalet olup adaleti, isminde Cumhuriyet olup Cumhuriyeti, isminde Milliyet olup milliyeti ve isminde Demokrasi olup demokrasiyi kendi şahsi emellerine alet edenlerin, Türk Milletine, Türkiye Cumhuriyetine ve onun eşit yurttaş düşüncesine karşı ihanette nasıl ortaklaştıklarının vesikasıdır.

Terör örgütünün eylemleriyle şanlı ordumuzu ve emniyet güçlerimizin mücadelesini “şiddet iklimi” olarak isimlendirip eşitleyen,

“acıları inkar etmeden geleceği birlikte kurma kararlılığı” ifadesiyle Öcalan’ın Hakikat Komisyonu olduğunu açıkça ifade eden,

“kamu vicdanında büyüyen huzur talebi” diyerek terör örgütü elebaşına ve teröristlere “toplumsal bütünleşme” adı altında “af” ifadesi kullanılmadan affedilmelerinin yolunu açan,

hatta adapte edilmeleri için ekonomik, sosyal ve siyasi gereken her şeyin yapılmasını üstlenen bir ihanet belgesidir.

Aslında yaptıkları ihanetin farkındadırlar.

Öyle farkındadırlar ki, sürece dahil olan herkese özel bir cezasızlık zırhı giydirilmesi talep edilmektedir.

Bilinsin ki, hiçbir zırh, ihanetle hesaplaşmamızın önüne engel koyamaz, koyamayacaktır.

Tarih kaydetmiştir.

Türk milleti not etmiştir.

Ve her zaman söylediğim gibi “İhanetin zamanaşımı yoktur.”

Unutulmamalıdır ki, Milli Kurtuluş Savaşı’nın mahiyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesi ve amaçları;

Cumhuriyet düşmanlığının, etnik ayrılıkçılığın ve sol-liberal hezeyanların yıkıcı-bozucu ajandalarıyla değişmez, değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

Komisyoncuların raporunda Türkiye’nin Üniter Yapısını gevşetecek, Ulus Devlet anlayışını tartışmaya açacak, çok kurnazca yerleştirilmiş ifadeler vardır.

“Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kardeş halklar” denilerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir millet olarak değil, etnik toplulukların toplamı gibi tanımlama gafletine düşülmüştür.

Hatırlatırım!

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk Milleti denir.”
Bunu söyleyen ben değil, Mustafa Kemal Atatürk’tür.

TBMM “kardeş halklar konfederasyonu” kurmak için değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve Türk Milleti’ni yaşatmak için vardır.

Komisyoncu rapor diyor ki; “Kürt’ün onuru, Türk’ün gururu korunmalı.”
Bu Numan Kurtulmuş’un sıklıkla tekrarladığı bir ifadedir.

Bu devlet vatandaşının onurunu ve gururunu etnik kökenine göre mi koruyacaktır?

Devletin görevi; her vatandaşının onurunu ve gururunu korumaktır.
Etnik kategorilere göre onur ve gurur dağıtan bir anlayış; üniter devleti değil, kimlikler federasyonunu doğurur.

Raporu sadece yazdıklarıyla değil, sakladıklarıyla da okumalıyız!

Dünyanın her yerinde aynı senaryoyu gördük.

Önce terörü bitirme söylemi gelir.

Sonra “çok kimlikli toplum” dili gelir.

Sonra yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, özel hukuk düzenlemeleri, peşinden af tartışmaları.

En sonunda da devletin yapısı tartışmaya açılır.

Bu bir tesadüf değil, yöntemdir.

Bu, küresel aklın yıllardır uyguladığı ve dayattığı modeldir.

Benzerlerini Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da ve Balkanlarda gördük.

Şimdi aynı kavram setleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önüne konuyor.

Barış, kardeşlik, hak ve demokrasi denilerek, gevşetilmiş bir üniter devlet, kimliklere bölünmüş bir toplum, merkezi zayıflatılmış bir devlet yapısı hedefleniyor.

Bu rapor Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir millet olarak değil, kardeş halklar, topluluklar, kimlikler toplamı olarak tanımlayan şifreli bir dil kullanıyor.

Eğer bu dili kabul ederseniz, hiçbir şüpheye yer yoktur ki yarın anayasanın vatandaşlık tanımı tartışılır.

Öbür gün yerel özerklik konuşulur.

Sonra da federasyon masaya gelir.

Tarih bize şunu öğretmiştir:

Devletler bir günde bölünmez. Önce kavramları, sonra zihinleri, sonra da haritaları bölünür.

Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, merkezi idarenin geri çekilmesi, yerel meclislerin belirleyici olması bunlar ilk bakışta hep demokratik görünür.

Ama Türkiye’nin içinde bulunduğu terör ve jeopolitik gerçeklikte bu başlıklar asla masum değildir.

Bu başlıklar, yıllardır uluslararası raporlarda Türkiye’ye dayatılan modeli ifade eder.

Merkezi devleti zayıflat ve kimlik siyasetini kurumsallaştır.
Senaryo budur!

Biz bu senaryonun hayata geçirilmesine asla izin vermeyeceğiz.

Ve Elbette biz,

Egemenliğin devrine seyirci kalmayacak, 103 yıllık Cumhuriyetimizi ve milli-üniter yapımızı, bir terör örgütü elebaşının emellerine teslim etmeyeceğiz.

Buradan milletime sesleniyorum,

İhanet sürecinin sonuna kadar karşısında olacağız.

Biliyoruz birtakım pazarlıklarla gündeme getirildi bu süreç.

Ve biliyoruz bu dayatmalar karşısında direnç gösterebilecek bir yönetim anlayışıyla idare edilmiyoruz.

Ve biliyoruz ki aslında onların teslimiyetten başka bir yolları yok.

Bizim de mücadele etmekten gayrı bir yolumuz yok.

Herkesi aklını başına almaya ve cumhuriyetin değerlerine sahip çıkmaya davet ediyorum.

Saygılarımla.

Siyaset, 20 Şubat 2026 18:45

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş vekil mi olacak?

Sinan Ateş'in eşi Ayşe Ateş vekil mi olacak?

Okullar Arası Basketbol Şampiyonası’nda ödüller takdim edildi

Okullar Arası Basketbol Şampiyonası’nda ödüller takdim edildi

Kurulan şirket sayısı azalıyor

Kurulan şirket sayısı azalıyor

İSU’dan Derince’ye 359 milyon TL’lik altyapı yatırımı

İSU’dan Derince’ye 359 milyon TL’lik altyapı yatırımı

O gazeteci de tutuklandı

O gazeteci de tutuklandı

Şener Söğüt de şehit ailelerini ve gazileri ağırladı

Şener Söğüt de şehit ailelerini ve gazileri ağırladı

Sepaş Enerji’den abonelere hatırlatma: Bilgilerinizi güncelleyin

Sepaş Enerji’den abonelere hatırlatma: Bilgilerinizi güncelleyin

Kocaeli’de kültürel mirasın korunmasında akademik iş birliği

Kocaeli’de kültürel mirasın korunmasında akademik iş birliği

Depremin habercisi bulundu!

Depremin habercisi bulundu!

Gölcük Spor Kompleksi için kollar sıvandı

Gölcük Spor Kompleksi için kollar sıvandı

Uyuşturucu kullanımı Türkiye'de artıyor

Uyuşturucu kullanımı Türkiye'de artıyor

Başkan Sezer şehit ve gazi ailelerini iftarda ağırladı 

Başkan Sezer şehit ve gazi ailelerini iftarda ağırladı 

Kocaeli firmalarının beklentileri!

Kocaeli firmalarının beklentileri!

Derince Lisesi’ne kampüs yakışır

Derince Lisesi’ne kampüs yakışır

Erdoğan'ı övdü, koltuğu kaptı!

Erdoğan'ı övdü, koltuğu kaptı!

İzmit’te mobil aşeviyle her gün bin kişilik iftar

İzmit’te mobil aşeviyle her gün bin kişilik iftar

Futbolda bahis soruşturması Kocaeli'ye de sıçradı!

Futbolda bahis soruşturması Kocaeli'ye de sıçradı!

Başkan Söğüt, MHP İl Başkanı Akın’ı kutladı

Başkan Söğüt, MHP İl Başkanı Akın’ı kutladı

O dev firma da iflas etti

O dev firma da iflas etti

İzmit Kent Meydanı’ndaki Ramazan Çadırı’nda ilk oruçlar açıldı

İzmit Kent Meydanı’ndaki Ramazan Çadırı’nda ilk oruçlar açıldı

Vali Aktaş şehit ve gazi yakınları ile iftarda bir araya geldi

Vali Aktaş şehit ve gazi yakınları ile iftarda bir araya geldi

Neresi mutlu Kocaeli’nin be, zehirlediniz

Neresi mutlu Kocaeli’nin be, zehirlediniz

Erzurumlular Vakfı’ndan KASKF Başkanı Aydın’a hayırlı olsun ziyareti

Erzurumlular Vakfı’ndan KASKF Başkanı Aydın’a hayırlı olsun ziyareti

20 sene oy verdim, hakkımı helal etmiyorum

20 sene oy verdim, hakkımı helal etmiyorum

Dinin itibarına en ağır darbeyi vurdunuz

Dinin itibarına en ağır darbeyi vurdunuz

Gebze Ticaret Odası önemli bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı

Gebze Ticaret Odası önemli bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı

Kocaeli’de cenazeler 7/24 ücretsiz naklediliyor

Kocaeli’de cenazeler 7/24 ücretsiz naklediliyor

Hurmaların yüzde 75'inin İsrail menşeili olduğu ortaya çıktı

Hurmaların yüzde 75'inin İsrail menşeili olduğu ortaya çıktı

Gülümse Kafe’lerde uygun fiyatlı iftar menüleri

Gülümse Kafe’lerde uygun fiyatlı iftar menüleri

Başkan Ömeroğlu’ndan Ramazan mesajı

Başkan Ömeroğlu’ndan Ramazan mesajı

Bu rapor anayasal yapıya darbedir

Bu rapor anayasal yapıya darbedir

İzmit ve Gebze’de 1500 kişilik iftar çadırı kuruldu

İzmit ve Gebze’de 1500 kişilik iftar çadırı kuruldu

İzmit’te de Ramazan geleneği bozulmadı

İzmit’te de Ramazan geleneği bozulmadı

Gebze depreme hazır mı?

Gebze depreme hazır mı?

Körfezli kadın ragbiciler ilk etabı lider olarak tamamladı

Körfezli kadın ragbiciler ilk etabı lider olarak tamamladı

Kartepe Kent Meydanı Cami ilk teravih namazında dolup taştı

Kartepe Kent Meydanı Cami ilk teravih namazında dolup taştı

İzmit’te AKP’li gençler Sultan Abdülhamid’i andı 

İzmit’te AKP’li gençler Sultan Abdülhamid’i andı 

Körfezray metro projesinde özel araç yıkama üniteleri kuruldu

Körfezray metro projesinde özel araç yıkama üniteleri kuruldu

Kartepe’yi kansertepe yapmanıza izin vermeyeceğiz!

Kartepe’yi kansertepe yapmanıza izin vermeyeceğiz!

Umut azalıyor, derin işsizlik büyüyor

Umut azalıyor, derin işsizlik büyüyor