Bebek katiline çağrı yaptırılmasına sert sözler! Bu süreci baltalayacağız
Siyaset, 27 Şubat 2025 02:10Zafer Partisi Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, bebek katili Öcalan’ın sözde ‘silah bırakma’ çağrısını değerlendirdi. Çok sert sözlerle iktidara yüklendi.
Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu şöyle konuştu: Zafer Partisi’nde Misak-ı Milli ve Kuvayi Milliye ruhuyla yaptığımız basın toplantısına hoş geldiniz. PKK’nın siyasi şubesi konumundaki sözde DEM Parti heyeti, bugün 3’ncü kez terörist elebaşı Öcalan’ı ziyaret etti. Dikkat ettiyseniz biz “İmralı” demiyoruz. Eli kanlı bir bebek katili terörist ile yapılan görüşmeyi “İmralı” diyerek kamufle etmiyoruz. Teröriste ‘terörist’ diyoruz. “sayın” ya da “beyefendi” bizim lügatımızda yok!
22 Ekim 2024 tarihinde Devlet Bahçeli’nin terörist elebaşını Meclis’e daveti ile Türkiye yeni ve karanlık bir dehlize sokulmaya çalışıldı. Çağdaş, demokratik ve hukukun egemen olduğu ülkelerde bir benzeri olmayan bu çağrı, sadece bir siyasi cinnet değildi! Bu çağrıyı sadece 2’nci açılım sürecinin başlangıcı gibi saymak da hafif kalır.
Bu çağrı ve takip eden süreçteki gelişmeler, ilk olarak, 55 bin vatandaşımızın katili bir teröriste siyasi özgürlük verilmesine yöneliktir. Bu çarpık gayret, Aziz Şehitlerimizin ruhunu incitmiş, kahraman gazilerimiz, şehit yakınları ve tüm milletimiz nezdinde, ağır ve haksız bir saldırı olmuştur.
Bu arada, terörist elebaşına siyasi özgürlük gayesi ile başlayan bu sürece “terörsüz Türkiye” diyerek ikinci bir kamuflaj daha giydirilmiştir. Oysa, üstteki cila ve boya düşmeye başlayınca, “Kürtlere Anayasal eşitlik” söylemleri ile milli üniter devletin açıkça hedef alındığı ortaya çıkmıştır.
Büyük Atatürk, Cumhuriyetimizi kurarken, etnik veya mezhepsel bir bağ aramamıştır. “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” tanımında gerçeğini bulan “bütüncül devlet yapısı” yürürlükteki anayasamız 66’ncı maddesinde aynı şekilde anlam bularak, cumhuriyetimizin temel direklerinden birini oluşturmuştur.
Şimdi devletimize sanki bir savaşa girmiş ve bu savaşı kaybetmiş gibi ağır mütareke koşullarının dayatıldığını izliyoruz. Bu vatan için kanını döken, canını veren aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizden ve dahi Türk milletinden utanmadan, bizlere ‘teslimiyet koşullarını’ dikte ettirmeye çalışıyorlar.
‘Terörsüz Türkiye’ diyerek “milli-üniter-laik yapımız” ve “ulus-devletimiz açıkça hedef alınıyor. Biz bu teslimiyetçi zihniyeti en baştan gördük. Bugün hukuksuzca Silivri Cezaevinde tutsak edilen Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Zafer Partisi kadroları, ilk günden itibaren, bu sürece karşı durduk.
DURUŞUMUZ NET, SÖYLEMİMİZ SERTTİ: “SÜRECİ BALTALAYACAĞIZ”
Çünkü Zafer Partisi için bu sürece karşı koymak, Cumhuriyetimizi savunmak, cumhuriyeti kurmak kadar değerli ve öncelikliydi. En azından Cumhuriyeti kuran ve bize emanet eden kahramanlara karşı “birinci vazifemiz” olarak mukaddes ve kutluydu. 21 Ocak 2025’de, Genel Başkanımız Prof. Dr. sayın Ümit Özdağ’ı hukuksuzca tutuklayınca, bizi susturacaklarını sanmış olmalılar. Özdağ’ı alırsak, gözdağı veririz diye düşünmüş olabilirler.
Oysa Sayın Özdağ Silivri’de, biz vatanın her köşesini, sokaklarını Meclis ederek ve artan bir azim, inanç ve irade ile mücadeleye devam ediyoruz ve her koşulda devam edeceğiz. “Terörsüz Türkiye” söylemiyle, Öcalan’a özgürlük verip, Siyasal İslamcı ve Siyasal Kürtçü yeni bir devlet tasarımı ile amaçlanan yapı milli üniter devletin yıkılmasıdır. Çünkü, Türkiye’de etnisiteye siyasi varlık sağlanması, vatanın bazı bölümlerine siyasi/mali özerklik veya federatif yetki verilmesi, Türkiye’yi Lübnan, Irak veya Yugoslavya gibi zayıf ve çekişmeli bir siyasi ortama sürükleyecektir.
Bu yolun sonu barış ve istikrar değildir. Bu yolun devamı terörsüz Türkiye değildir. Bakın buradan karar alıcıları açıkça uyarıyoruz: Bu yolun devamı, daha fazla terör, daha fazla çatışma ve etnik temelli iç savaşa gidiştir. 10 yıl önce denenen ilk ‘Açılım’ rezaletini ve sonuçlarını tekrar hatırlayınız!
Memleketin bir bölümü adeta terör örgütüne teslim edilmişti! Terörist dağdan kente inmiş ve buraya yerleşip tahkimat yapmıştı. Jandarma ve polise operasyon yasağı getirilmişti! Sonuçta terör örgütünün işgal ettiği kent merkezlerini geri alabilmek için 794 vatan evladını şehit verdik. Bu sayı Kıbrıs Barış Harekâtından fazladır.
Şimdi ikinci ‘Açılım’ sürecini planlayanlar, ilkinden ders almışçasına ilerliyorlar. Bu kez daha tehlikeli ve milletimizi aşağılayıcı bir yol izleniyor ve Öcalan katiline siyasi özgürlük ve yeni bir anayasa ile teslimiyet hedefleniyor. Buradan açılım sürecini tezgahlayanlara soruyoruz:
Hayrola Efendiler, Türkiye bir meydan savaşını kaybetti de bizim mi haberimiz yok! Sevr muadili bir ağır mütareke ile devletimizi yıkıp, milletimizi etnik yapı üzerinden bölmeye çalıştığınızı aziz milletimiz görmüyor mu sanıyorsunuz?
Yok efendim PKK lağıv edilip dağıtılacakmış! Yok PKK silah gömecekmiş, yok, PKK silah bırakacakmış! PKK terör örgütü büyük bölümünün Suriye’de YPG içine transfer edildiği ve burada eğitim ve donatım desteği ile takviye edildiğini Türk kamuoyu gayet iyi biliyor. Bu yapının Türkiye ve bölge ülkeleri için artan bir tehdit olduğunu görmek için, güvenlik uzmanı olmaya da gerek yok!
Geçmişte PKK’nın adı bir ara KADEK oldu. Sonra KONGRE-GEL oldu. Daha sonra YPG ve en son SDF oldu. Emperyalist güdümündeki PKK terör örgütü, bukalemun gibidir. Güne ve koşullara göre, renk, yapı ve şekil değiştirir ama Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlığı ve emperyalist aparatı olduğu gerçeği değişmez!
Bu bakımdan aslında Öcalan denen terörist “Ben PKK’yı dağıttım” diyerek PKK’yı dağıtamaz. Bu sözlere artık çocuklar bile inanmaz. Zira terör örgütünün ipleri Öcalan teröristinin elinde değildir. Sonuç olarak; terör örgütü silah bırakacaksa, cumhuriyet savcılarımıza teslim olurlar, suç kaydı için silahları incelemeye alınır ve haklarında gerekli soruşturma/kovuşturma tesis edilir.
Türk devletinin hukuk içindeki çalışma yöntemi budur. Başka türlüsü, bakın açıkça ifade ediyoruz, milletimize yeni bir Habur rezaleti yaşatmak olur. Biz zafer Partisi olarak, genel Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ümit Özdağ, Silivri cezaevinde, bizler burada ve vatan her köşesinde “Cumhuriyetimizi savunmaya” devam edeceğiz ve bu yıkıcı süreci baltalayacağız! Ne mutlu Türk’üm diyene!
Siyaset, 27 Şubat 2025 02:10
Yorumlar (0)
Bunun adı adaletsizlik
Dilovası’nda MHP’liler o projeyi yerinde inceledi
Kocaeli’de metro projesi halka anlatılıyor
Büyükakın’dan gençlere: Yarınlarımız emin ellerde
İzmit’te Robotik Kodlama ve Yazılım Evi kapılarını açıyor
Erdoğan'ın danışmanı fesli Kadir'e övgüler yağdırdı
Altın fiyatları yükselecek mi?
Milleti saracağız, haysiyetsizlerin defterini düreceğiz
DEM'liler Bahçeli'yi seviyor!
Gölcük’te Yeni Dünya Düzeni söyleşisinde neler konuşuldu?
Bir çocuk daha ölmesin, tır girişine engel olunsun
Asgari ücrete ara zam sorusuna net yanıt!
Belediye ekipleri yolda gördükleri kazaya hızla müdahale ettiler
İzmitli iki muhtarlara doğum günü ziyareti
Bahçeli yine Öcalan dedi!
Derince’de 19 Mayıs coşkusu Atatürk Halk Koşusu ile taçlanacak
AKP'den borçlara erteleme ve vergi affı teklifi
Okul kantinlerinde bu kurala uymayanlar cezalandırılacak
Kuzuyayla’da kar keyfi!
Körfezli güreşçiler 4 madalyayı kaptı
Gebze Ticaret Odası’ndan dış pazarlara yönelik yeni temaslar
Kamyoncu esnafı enflasyonun dişlileri arasında eziliyor
Erdoğan istedi, bayram tatili 9 gün oldu!
Suriyeli sayısı azaldı mı?
Başkan şampiyon güreşçiyi makamında ağırladı
İZGİM’de sertifika sevinci
Zeytinoğlu: Sanayicimiz üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasını temenni ediyoruz
Kocaeli'de Hıdırellez böyle kutlanacak
1944 ruhu Kocaeli’de yeniden canlandı!
10 sektörden 9’unda üretim yavaşladı
Derince’de özel bir buluşma
Kocaeli Ticaret Odası imalat sektörünü o konuda bilgilendirdi
İzmit’te Kadın Elim Kooperatifi, kadınları sanatla buluşturacak
Böyle yargılama olur mu?
Gıda fiyatları uçuşa mı geçecek?
4 aylık enflasyon farkı belli oldu
Büyükakın’dan Hıdırellez mesajı
Eski bina ve su tesisatlarına dikkat!
İsmail Sarıca 88 yaşında hayatını kaybetti
