Bebek katiline çağrı yaptırılmasına sert sözler! Bu süreci baltalayacağız
Siyaset, 27 Şubat 2025 15:49Zafer Partisi Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu, bebek katili Öcalan’ın sözde ‘silah bırakma’ çağrısını değerlendirdi. Çok sert sözlerle iktidara yüklendi.
Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu şöyle konuştu: Zafer Partisi’nde Misak-ı Milli ve Kuvayi Milliye ruhuyla yaptığımız basın toplantısına hoş geldiniz. PKK’nın siyasi şubesi konumundaki sözde DEM Parti heyeti, bugün 3’ncü kez terörist elebaşı Öcalan’ı ziyaret etti. Dikkat ettiyseniz biz “İmralı” demiyoruz. Eli kanlı bir bebek katili terörist ile yapılan görüşmeyi “İmralı” diyerek kamufle etmiyoruz. Teröriste ‘terörist’ diyoruz. “sayın” ya da “beyefendi” bizim lügatımızda yok!
22 Ekim 2024 tarihinde Devlet Bahçeli’nin terörist elebaşını Meclis’e daveti ile Türkiye yeni ve karanlık bir dehlize sokulmaya çalışıldı. Çağdaş, demokratik ve hukukun egemen olduğu ülkelerde bir benzeri olmayan bu çağrı, sadece bir siyasi cinnet değildi! Bu çağrıyı sadece 2’nci açılım sürecinin başlangıcı gibi saymak da hafif kalır.
Bu çağrı ve takip eden süreçteki gelişmeler, ilk olarak, 55 bin vatandaşımızın katili bir teröriste siyasi özgürlük verilmesine yöneliktir. Bu çarpık gayret, Aziz Şehitlerimizin ruhunu incitmiş, kahraman gazilerimiz, şehit yakınları ve tüm milletimiz nezdinde, ağır ve haksız bir saldırı olmuştur.
Bu arada, terörist elebaşına siyasi özgürlük gayesi ile başlayan bu sürece “terörsüz Türkiye” diyerek ikinci bir kamuflaj daha giydirilmiştir. Oysa, üstteki cila ve boya düşmeye başlayınca, “Kürtlere Anayasal eşitlik” söylemleri ile milli üniter devletin açıkça hedef alındığı ortaya çıkmıştır.
Büyük Atatürk, Cumhuriyetimizi kurarken, etnik veya mezhepsel bir bağ aramamıştır. “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” tanımında gerçeğini bulan “bütüncül devlet yapısı” yürürlükteki anayasamız 66’ncı maddesinde aynı şekilde anlam bularak, cumhuriyetimizin temel direklerinden birini oluşturmuştur.
Şimdi devletimize sanki bir savaşa girmiş ve bu savaşı kaybetmiş gibi ağır mütareke koşullarının dayatıldığını izliyoruz. Bu vatan için kanını döken, canını veren aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizden ve dahi Türk milletinden utanmadan, bizlere ‘teslimiyet koşullarını’ dikte ettirmeye çalışıyorlar.
‘Terörsüz Türkiye’ diyerek “milli-üniter-laik yapımız” ve “ulus-devletimiz açıkça hedef alınıyor. Biz bu teslimiyetçi zihniyeti en baştan gördük. Bugün hukuksuzca Silivri Cezaevinde tutsak edilen Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Zafer Partisi kadroları, ilk günden itibaren, bu sürece karşı durduk.
DURUŞUMUZ NET, SÖYLEMİMİZ SERTTİ: “SÜRECİ BALTALAYACAĞIZ”
Çünkü Zafer Partisi için bu sürece karşı koymak, Cumhuriyetimizi savunmak, cumhuriyeti kurmak kadar değerli ve öncelikliydi. En azından Cumhuriyeti kuran ve bize emanet eden kahramanlara karşı “birinci vazifemiz” olarak mukaddes ve kutluydu. 21 Ocak 2025’de, Genel Başkanımız Prof. Dr. sayın Ümit Özdağ’ı hukuksuzca tutuklayınca, bizi susturacaklarını sanmış olmalılar. Özdağ’ı alırsak, gözdağı veririz diye düşünmüş olabilirler.
Oysa Sayın Özdağ Silivri’de, biz vatanın her köşesini, sokaklarını Meclis ederek ve artan bir azim, inanç ve irade ile mücadeleye devam ediyoruz ve her koşulda devam edeceğiz. “Terörsüz Türkiye” söylemiyle, Öcalan’a özgürlük verip, Siyasal İslamcı ve Siyasal Kürtçü yeni bir devlet tasarımı ile amaçlanan yapı milli üniter devletin yıkılmasıdır. Çünkü, Türkiye’de etnisiteye siyasi varlık sağlanması, vatanın bazı bölümlerine siyasi/mali özerklik veya federatif yetki verilmesi, Türkiye’yi Lübnan, Irak veya Yugoslavya gibi zayıf ve çekişmeli bir siyasi ortama sürükleyecektir.
Bu yolun sonu barış ve istikrar değildir. Bu yolun devamı terörsüz Türkiye değildir. Bakın buradan karar alıcıları açıkça uyarıyoruz: Bu yolun devamı, daha fazla terör, daha fazla çatışma ve etnik temelli iç savaşa gidiştir. 10 yıl önce denenen ilk ‘Açılım’ rezaletini ve sonuçlarını tekrar hatırlayınız!
Memleketin bir bölümü adeta terör örgütüne teslim edilmişti! Terörist dağdan kente inmiş ve buraya yerleşip tahkimat yapmıştı. Jandarma ve polise operasyon yasağı getirilmişti! Sonuçta terör örgütünün işgal ettiği kent merkezlerini geri alabilmek için 794 vatan evladını şehit verdik. Bu sayı Kıbrıs Barış Harekâtından fazladır.
Şimdi ikinci ‘Açılım’ sürecini planlayanlar, ilkinden ders almışçasına ilerliyorlar. Bu kez daha tehlikeli ve milletimizi aşağılayıcı bir yol izleniyor ve Öcalan katiline siyasi özgürlük ve yeni bir anayasa ile teslimiyet hedefleniyor. Buradan açılım sürecini tezgahlayanlara soruyoruz:
Hayrola Efendiler, Türkiye bir meydan savaşını kaybetti de bizim mi haberimiz yok! Sevr muadili bir ağır mütareke ile devletimizi yıkıp, milletimizi etnik yapı üzerinden bölmeye çalıştığınızı aziz milletimiz görmüyor mu sanıyorsunuz?
Yok efendim PKK lağıv edilip dağıtılacakmış! Yok PKK silah gömecekmiş, yok, PKK silah bırakacakmış! PKK terör örgütü büyük bölümünün Suriye’de YPG içine transfer edildiği ve burada eğitim ve donatım desteği ile takviye edildiğini Türk kamuoyu gayet iyi biliyor. Bu yapının Türkiye ve bölge ülkeleri için artan bir tehdit olduğunu görmek için, güvenlik uzmanı olmaya da gerek yok!
Geçmişte PKK’nın adı bir ara KADEK oldu. Sonra KONGRE-GEL oldu. Daha sonra YPG ve en son SDF oldu. Emperyalist güdümündeki PKK terör örgütü, bukalemun gibidir. Güne ve koşullara göre, renk, yapı ve şekil değiştirir ama Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlığı ve emperyalist aparatı olduğu gerçeği değişmez!
Bu bakımdan aslında Öcalan denen terörist “Ben PKK’yı dağıttım” diyerek PKK’yı dağıtamaz. Bu sözlere artık çocuklar bile inanmaz. Zira terör örgütünün ipleri Öcalan teröristinin elinde değildir. Sonuç olarak; terör örgütü silah bırakacaksa, cumhuriyet savcılarımıza teslim olurlar, suç kaydı için silahları incelemeye alınır ve haklarında gerekli soruşturma/kovuşturma tesis edilir.
Türk devletinin hukuk içindeki çalışma yöntemi budur. Başka türlüsü, bakın açıkça ifade ediyoruz, milletimize yeni bir Habur rezaleti yaşatmak olur. Biz zafer Partisi olarak, genel Başkanımız Prof. Dr. Sayın Ümit Özdağ, Silivri cezaevinde, bizler burada ve vatan her köşesinde “Cumhuriyetimizi savunmaya” devam edeceğiz ve bu yıkıcı süreci baltalayacağız! Ne mutlu Türk’üm diyene!
Siyaset, 27 Şubat 2025 15:49
Yorumlar (0)
Darıca’da MHP’lilerden kulüp Başkanı Poyraz’a geçmiş olsun ziyareti
Körfez Gençlerbirliği Basketbol A Takımı kadrosunu güçlendirdi
SEDAŞ’tan başarılı çalışanlara ödül
İzmit Belediyesi’nden okullarda öğrencileri beslemeye devam
Kartepelilere seçimde verilen söz unutuldu!
Vali Aktaş, KOTO Başkanı Bulut’u ağırladı
Tüketici kötümser
Başkan Bıyık’tan GTO seçimi öncesi adaylara ziyaret
Çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum
Derince’nin Afet Mutfağı’nda sona gelindi
Hyundai Motor Türkiye ile Kocaeli Üniversitesi el ele verdi!
Katlı otopark belediye binasına dönüştürüldü
İHH Dilovası’nda çocukları sevindirdi!
Kocaeli Büyükşehir’den okullara 7,3 milyon TL’lik boya
Başkan Çiftçi film setine konuk oldu
Saffet Sancaklı’nın eski koruması intihar mı etti?
Bunun adı vatandaşı soyma planıdır
Deniz kardeşim diyen imama soruşturma!
İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu
İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!
OYAK Çimento’nun o fabrikasından büyük başarı!
Erdoğan'ın yeniden adaylığının önü açılacak
Bu fotoğrafta kaç yanlış var?
Zeytinoğlu sanayi kapasite kullanım oranını değerlendirdi
Tramvay yolunda yangın riski
Dilovası’nda Enver Yıldırım, sporcuların madalya heyecanına ortak oldu
GTO, İstanbul’daki fuarda Gebze iş dünyasını temsil etti
İzmit’te AKP’lileri buluşturan piknik
Başkan Söğüt, haftaya o okulu ziyaret ederek başladı
Değirmendere’nin en güzel sesi seçildi!
Profesör Cengiz İpek hayatını kaybetti
Derince’de Gaziler Günü iki ayrı törenle kutlandı
Ya tamamlayın, ya da yıkıp çocuk parkı yapın!
Bizim Köy’de doğa yürüyüşüne devam
Üçlü ittifak tamam mı?
Körfez Tütünçiftlik sahilinden 1 ton atık çıktı
Kocaeli tarımında çifte hasat
Dolar ve Euro güne nasıl başladı?
İmamoğlu'ndan korktukları kadar Allah'tan korkmuyorlar!
