BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Bu duruşma salonundan bir gün Cumhurbaşkanı çıkacak!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve devlet adına yürüttüğü çalışmalar dava konusu olan Hüseyin Gün'ün yargılandığı 'Casusluk davasının' 2. duruşması başladı. 

12 Mayıs 2026 13:08
Bu duruşma salonundan bir gün Cumhurbaşkanı çıkacak!

Duruşmanın 2. günü gazeteci Merdan Yanardağ'ın savunmasıyla başladı. Yanardağ, "Bu dava hukuki değil, baştan aşağı siyasi bir davadır." diyerek söze başladı.

"BU DAVANIN TEMELİ SİYASİDİR"

"Dün iki savunma izledik.

Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu.

Diğeri, bu davaya temel teşkil eden Sayın Hüseyin Gün’dü.
İkisini de dinledik.

Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi, bu dava esas olarak siyasal bir nitelik taşımaktadır. Özelliği, temeli siyasal gerekçelere dayanır.

"BU DAVALARIN SONUCU BİR CUMHURBAŞKANI DOĞURACAK"

Ve umuyorum ki, bekliyorum ki, bu davaların, bu sürecin sonunda Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak.

Rakiplerini adliye ve kolluğu kullanarak, yani daha sosyolojik bir ifadeyle devletin şiddet aygıtlarını kullanarak tırnak içinde “zor aygıtları” diyorum devletin zor aygıtlarını kullanarak siyaset alanını düzenlemeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Kendi rakiplerini devletin zor aygıtlarıyla paralize etmeye, imha etmeye, etkisizleştirmeye çalışan; zorlayarak siyasi transferler yapan bir iktidarla karşı karşıyayız.

15,5 milyon insanın cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği birinin tutuklanması, sadece bu olay bile bunu yeterince kanıtlayacak maddi bir delil olarak önümüzde duruyor.

Onun arkasından bir savunma yapıyorum.

Nedeni bellidir.

Siyasi bir iddianameyle karşı karşıyayız. Siyasi bir metinle karşı karşıyayız. İdeolojik önyargılarla donatılmış bir metinle karşı karşıyayız.

Neden böyle?

"KAZANMAYI SUÇ SAYAN BİR İDDİANAMEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Demokrasi, demokratik hak ve özgürlükleri, temel vatandaşlık haklarını suç sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız.

Suç sayıyor. Seçimlere katılmayı, seçimleri kazanmayı, televizyon yayını yapmayı, siyasal eleştiride bulunmayı suç saymaya çalışan bir iddianameyle karşı karşıyayız.

Kazanmayı daha büyük bir suç sayıyor.

İddianamenin ruhu, iddianamenin son sayfasında açık.
Gün sayısının eklenmemiş olduğu kısımda.

Ben bir kez daha okuyacağım.

Zaten iddianamenin altındaki imza kim? Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Can Tuncay.

Nerede şu anda?

Bakan Yardımcısı.

Bakan Yardımcılığı nedir?

Siyasi bir makam.

Yani AKP’ye iltica etmiş bir başsavcı vekiliyle karşı karşıyayız ve bu iddianamenin altında imzası var. Bakan Yardımcılığı siyasi bir makamdır ve bu iddianamenin altında imzası bulunmaya devam ediyor."

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.