banner806

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

Gözümüzün içine baka baka büyük Kürdistan'ın temellerini atıyorlar

Gazeteci Müyesser Yıldız, son dönemdeki gelişmeleri ve yeni çözüm sürecini değerlendiren köşe yazısında "ABD’nin kılavuzluğunda, gözümüzün içine baka baka 'büyük Kürdistan'ın temellerini atıyorlar" dedi. 

23 Mart 2026 18:20
Gözümüzün içine baka baka büyük Kürdistan'ın temellerini atıyorlar

Gazeteci yazar Müyesser Yıldız, 12punto'da kaleme aldığı yazıda ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile bölgedeki aktörlerin açıklamalarını gündeme taşıdı.

Yıldız, Neçirvan Barzani, İlham Ahmed, Bafıl Talabani ve Mazlum Kobani’nin değerlendirmelerine atıf yaparak sürece yönelik eleştirilerini dile getirdi.

'SÜRECİN YÖNÜ TARTIŞILIYOR'

Yıldız yazısında, söz konusu gelişmeleri “ABD’nin kılavuzluğunda yürüyen bir süreç” olarak nitelendirerek, bunun “büyük Kürdistan’ın temellerinin atılması” anlamına geldiğini belirtti.

Yazıda ayrıca Murat Karayılan’ın silahsızlanma ve yasal statüye ilişkin sözlerine dikkat çekildi.

Karayılan’ın, yalnızca silah bırakmaya odaklı düzenlemelerin yeterli olmayacağını, Kürtler'in yasal statüye kavuşması gerektiğini vurguladığı ifadeleri aktarıldı.

Tuncer Bakırhan’ın Türkiye’nin Kürt meselesini demokratik yollarla çözmesi halinde Orta Doğu’da örnek bir model olabileceğine dair açıklamalarını hatırlatan Yıldız, bu söylemlerin sürecin hızlandırılması gerektiği yönünde yorumlandığını ifade etti.

'NİSAN’DA ADIM' İDDİASI

Yıldız, yazısında iktidarın Orta Doğu’daki gelişmelerin süreci etkilememesi için hızlı hareket edebileceğini ve Nisan ayında somut adımlar atılabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

Yıldız, yazısını şöyle sürdürdü:

Çocuk katili Trump’ın Ankara Büyükelçisi sıfatıyla gönderdiği bölgenin sömürge valisi Tom Barrack da Nevruz üzeri, Türkiye ile PKK arasındaki barış sürecine “hayran” olduğunu belirtip şu açıklamayı yaptı:

“Bence bu 40 yıllık bir kafa karışıklığı ikilemi. Yürütülen barış sürecine baktığınızda çok iyi profesyoneller var. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Hakan Fidan ve İbrahim Kalın, Öcalan ve diğer Kürtlerle ilişki kurma konusunda harika bir iş çıkardılar. Ve bence bu yol daha uzun. Bu, Kürtlerin yaşadığı dört büyük ülke arasındaki yanlış anlamaların tüm parçalarını kapsıyor. Herkesi bir araya getirme ve Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine imkân tanıma fırsatı. Bu yüzden Kürtler için umutluyum. Suriye bunun harika bir örneği oldu. SDG ve mazlum Kürtler ile entegrasyon iyi gidiyor. Ayrıca Irak dosyasına yeni bakmaya başladım. Barzani ve Talabani ailesine de hayranım. Kürtler harika ve tarihleri de harika. Mirasları etkileyici. Zaman içinde kendi devletlerini kuramamış olmaları üzücü. Bu yüzden hayal kırıklığı yaşadıklarını anlıyorum. Ama umut şu ki, artık bulundukları ülkelerde entegrasyonla hak ettikleri refaha ulaşabilirler.”

Barrack’ın adını koymadan çizdiği bu “büyük Kürdistan” tablosu bağlamında SDG’liler, Barzaniler ve Talabaniler’in Nevruz konuşmalarını aktaralım.

“Kürt diaspora konfederasyonunun” Almanya’nın Bonn kentinde düzenlediği programa canlı bağlanan Mesut Barzani, “dört parça Kürdistan”, “Rojava halkı”, “Türkiye’deki barış süreci” deyip “Doğu Kürdistan’daki (Rojhilat) kardeşlerinin bölgedeki savaştan korunmasını” diledi.

Diyarbakır’daki Nevruz programına mesaj gönderen Neçirvan Barzani, “Türkiye’de barışın sağlanmasının tarihi bir görev ve hem Kürt hem Türk halklarının, hatta tüm bölgenin çıkarına olduğunu” vurgulayıp daha fazla adım atılmasını istedi.

Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı, sözde “Rojava özerk yönetiminin” dış ilişkiler eş başkanı İlham Ahmed, Diyarbakır’a gönderdiği görüntülü mesajında; Türkiye’de başlayan sürecin, Kürt halkının hakları açısından kalıcı bir siyasi çözüm sağlayacağına inandığını, Kürtlerin en büyük potansiyelinin Türkiye’de bulunduğunu, bu nedenle sürecin tüm Kürdistan coğrafyasında Kürtlerin geleceğini de garanti altına aldığını söyledi. Ahmed, İran PKK’sı konusunda da, “Rojhılat’ta yeniden yeni bir süreç yaşanıyor. Yıllardır Kürtleri darağacına götüren rejimin sonu yaklaşıyor. Bu, Kürt halkının ittifakı ve birliği sürecidir.” dedi.

Diyarbakır’da mesajı okunan bir diğer isim Bafıl Talabani’ydi. Teröristbaşını “yoldaş Apo” diye selamlayıp, en yakın zamanda onun hizmetine geleceğini ve özgür ortamda birbirlerini göreceklerini öne süren Talabani, şunları kaydetti:

“Bu hassas dönemde değerli olan birliğimizdir, dört parça Kürdistan’ın birliğidir... KYB sürekli olarak sizin için var olmuştur... Benim bir özelliğim var, burada da yerine getiriyorum. Hepinize söz veriyorum, gelecek yıl beni videodan izlemeyeceksiniz. Gelecek yıl hizmetinizde olacağım.”

Barzani, İlham Ahmed ve Talabani’nin bu mesajlarının DEM’in internet sitesinde sadece Kürtçe olarak yayımlandığını belirtip son olarak Türkiye’nin yine kırmızı bültenle aradığı Suriye PKK’sının başı Mazlum Kobani’nin Nevruz mesajını okuyalım.

O da, “Bu yılki Nevruz’un Kürt ulusal birliğinin temeli, halkımızın kazanımlarının korunması, Kürt halkının anayasal haklarının güvence altına alınması dileğiyle.” dedi.

İşte “açılım” dedikleri bu; ABD’nin kılavuzluğunda, gözümüzün içine baka baka “büyük Kürdistan”ın temellerini atıyorlar!..

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.