Beklenen büyük depremin tarihini açıkladı
Gündem, 16 Ağustos 2023 21:21Marmara depremini değerlendiren Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem için tarih vererek sona yaklaşıyoruz dedi.
Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde olası Marmara depremini değerlendirdi. 17 Ağustos depreminin ardından yapılan araştırmaya dikkat çeken ve zamanın daraldığını hatırlatan Prof. Dr. Naci Görür, minimum 7 üzerinde bir depremin olacağını ve afet yönetiminin İstanbul'daki ekip ile mümkün olamayacağını söyledi. Görür, acilen depreme karşı hazırlıklı olunması konusunda uyarılarda bulundu.
"MARMARA'DA 7 ÜZERİ DEPREM OLMA OLASILIĞI YÜZDE 64"
Prof. Dr. Naci Görür, ABD'li jeofizikçi Tom Parsons'un 2004 yılında, depremin zamanlaması ile ilgili yaptığı çalışmayı hatırlatarak, "Şimdi 99 depremlerinde yani ben Marmara Denizi'nde bütün araştırmaları yapan ekibin Türk tarafının başkanı olarak görev yaptım. Orada denizde bütün araştırmaları biz yaptık. Bu araştırmalar da böyle devlet desteğiyle olmadı. Biz bilim dünyasının desteğiyle Avrupa Birliği fonlarıyla bu projeleri yaptık. Teknik üniversitede bir avuç insan olarak bunu yaptık. Dolayısıyla 99 depremlerinden sonra işte alarmı verdik. Marmaray'a gelebilecek tehlikeyi anlattık, nasıl olacağını nelerin beklenebileceği, yazıldı, çizildi, konuşuldu. Alarm da verdik, yerel yönetimleri, halkı, merkez yönetimini de uyardık. Ama bu yapılanlar ne kadar, yeterli mi?
2029 YILINI İŞARET ETTİ
prof-dr-naci-gorurden-17-agustosun-yil-donumunde-olasi-marmara-depremine-yonelik-onemli-uyari-3232-dhaphoto1.jpg
İstanbul depreme hazırlandı mı dersen, hayır. Bizim yaptığımız, bugüne kadar yaptığımız, yapılmayanların yanında çok az. Şimdi Parsons diye bir Amerikalı bilim insanı, bizden Türkler de var, bir grup yaptığı çalışmada 99 depremlerinden sonra her an olmak kaydıyla Marmara'da 7 ve üzerinde bir depremin olma olasılığının yüzde 64 olduğunu buldular, yazdılar. Bütün dünyada büyük ölçüde bunu kabul etti. 2004 yılında da yayınladılar bunu ciddi bir şekilde. Dolayısıyla yani 30 yıl dediğin zaman işte sonu 2029 gelir. Bu şekilde biz de yani 24 seneyi nihayet geçirdik. Depremin yani olma periyodunun sonlarına doğru geliyoruz. Her yıl da Anadolu, Batı'ya doğru yılda 2 buçuk santim ilerliyor her sene. 24 yılda da en az 50 cm daha stres birikti demektir. Bir de bu olan depremler öyle veya böyle belli oranda stres yükleyebilir, yüklemiştir. O halde yani biz sona yaklaşıyoruz demektir" şeklinde konuştu.
"İSTANBUL'DA KAOS SÖZ KONUSU OLABİLİR"
Prof. Dr. Naci Görür, depremin ardından İstanbul'a dışarıdan destek gelmesi gerektiğini ifade ederek, "Olası bir depremde İstanbul kendi kendine yetemez çünkü hastanelerin ne kadar çalışacağı, itfaiyenin ne kadar çalışacağı meçhul. Bir de bu gecekondu mantığıyla gelişmiş, plansız bir kent. Dolayısıyla yani depremde olabilecek yıkım nedeniyle burada ulaşım da olmayabilir. Veya çok sıkıntılı olabilir. İstanbul'da büyük bir kaos söz konusu olabilir. İnsanların belli bir kısmı göçük altında kalabilir. Onlara ulaşılamayabilir cankurtaranlar çalışamayabilir.
"İSTANBUL KENDİ GÖBEĞİNİ KENDİ KESEMEZ"
İstanbul'da bir kar yağışı, bir yağmur olduğu zaman bile biz İstanbul'un ne kadar kaosa sürüklendiğini görüyoruz. Öyle bir depremde, böyle dar yollarda üç beş binanın bile yıkılması sonucu nasıl bir şehir içinde ulaşım sağlarsınız Allah bilir. Dolayısıyla yani çok büyük bir ihtimalle aynen Güneydoğu örneğine bakarsan Güneydoğu'da nasıl hayat durduysa, İstanbul oradan daha kötü bir durumda. Çünkü hem bina yoğunluğu hem nüfus yoğunluğu daha fazla, hem de gecekondu mantığıyla gelişmiş. Gelişme diyoruz; bence gelişmiş değil, kaosa sürüklenmiş. Şimdi öyle bir depremin olması anında İstanbul kendi kendini besleyemez. Kendi kendine yardım edemez. Özetle kendi göbeğini kendi kesemez.
"ELİMİZDEN GELEN YANLIŞLARI YAPTIK"
Muhakkak dışarıdan Marmara Bölgesi'nin dışından destek ve yardım gelmeli. Eğer İstanbul depremde yardım umut ediyorsa bunu, bu depreme uzak büyük kentlerde yaparak veya onlarla anlaşma yaparak, planlayarak bu işi yapması lazım. Destek ve kurtarıcı ekibin dışarıdan gelmesi lazım. Ya da uluslararası ekibin yardımın gelmesi lazım. Doğru dürüst havaalanı bile yok. Belki ilk depremde şu andaki yapılan İstanbul Havaalanı devre dışı kalacaktır. Niye? Çünkü zemini nedeniyle. Nasıl Hatay'da havaalanı kalmadı? Burada da aynı şey olacaktır. Atatürk Havaalanı'nı da yıktığımıza göre belli ölçüde biz elimizden gelen yanlışlıkları maalesef biraz yapmış durumdayız" diye konuştu.
"1967 ADAPAZARI DEPREMİNDEN SONRA O BÖLGEDE DEPREM OLACAĞI SÖYLENMİŞTİ"
Prof. Dr. Naci Görür, 1967'de gerçekleşen Adapazarı depremi sonrasında yayımlanmış ulusal ve uluslararası makalelerde 'İzmit'e, Gölcük'e dikkat' denildiğini, özellikle 1979'da bu konunun gündeme geldiğini ancak sonrasında hiçbir önlem alınmadığını belirterek şöyle devam etti:
"Seçimler geliyor, yerel seçimler. Ben yine bir kampanya yapacağım. Yerel seçimlerde bu depreme hazırlığı gündeme getirelim diye. Ben eminim ki yine eminim ki yine olmayacak bir şey. Keşke olsa. Bu deprem bakanlığı veya afet bakanlığı çalıştırılırsa ve bu bakanlık devlet projesi şeklinde bu bakanlıkta işler yürütülürse yani siyasi şovlardan uzak. Gelen iktidara göre işi yapıp yapmayacak gibi değil, hangi iktidar gelirse gelsin o projeleri yürütecek bir mantıkla yapılsa, biz 20 senede bu ülkeyi çok rahatlıkla depreme hazırlarız. 1999 depremleri de aslında geleceği belli olan depremdi. 1997, hatta 1967 Adapazarı depreminden sonra o bölgede deprem olabileceği söylenmişti, uyarılmıştı. Buna rağmen bir şey yapılmadı.
Ve sonuç 20 bin insanımız vefat etti, canımız yandı. O zamandan bu zamana istedik ki milletimizde bir deprem kültürü gelişsin. Artık deprem konusunda millet tavizsiz bu işi uygulasın. Kendini yönetenlerden deprem dirençli kentleri arzu etsinler. Yoksa geleceğimiz yok. O yüzden bana 'Hocam bizim burada deprem olacak mı?' diye sormasınlar. Sen ölmezsen başka yerde başkası ölecek, millet olarak sorunlarımıza sahip çıkalım."
Gündem, 16 Ağustos 2023 21:21
Yorumlar (0)
Daha iflas edecek esnafımız var
Erbakan: En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine getirilmeli
Çayırova’nın basketbolcuları potada Bordo Bandırma’yı mağlup etti
Emeklilere ilave artışlar öngören yeni bir sistem hayata geçirilecek iddiası
Şehit Yakınları ve Gazi Evi projesini yerinde incelediler
Asgari ücretle ilgili bir açıklama daha
Kocaeli’de menopoz okulundan mezun olan 190 kadına sertifika
Derince’de 10 Kasım’da iki anlamlı etkinlik
İSU’da görev yapan Halil Arslan vefat etti
Kartepe’de kar küreme mesaisi!
Bu şartlarda nasıl üretim yapacağız?
Başkan Çiftçi’den esnaf buluşmalarına devam
Başkan Kocaman gençleri dinledi
MHP’nin Kocaeli’den seçilip İstanbul’da ikamet eden vekili arada görünüyor!
Kocaeli’de muhtarlara kırtasiye kolileri teslim edildi
Dilovası’nda Enver Yıldırım’dan çağrı: Artık kavga değil, birleşme vaktidir
Kartepelileri bezdiren fabrikalar!
CHP’nin eski Kocaeli İl Başkanı Rıdvan Alkan vefat etti
Sapanca gölü korunsun çağrısı
Kocaeli’nin ulaşım projeleri Almanya’dan sonra İspanya’da da görücüye çıktı
Valilik makam şoförü Akpunar son yolculuğuna uğurlandı
Engelli vatandaşlara emeklilik oyunu
Fatma Betül Sayan’ı feda etmek zorunda kaldılar!
Borçları için yapılandırma bekleyenlere kötü haber!
Tuncay Aşkın’ın yeğeni kaza kurbanı oldu
Kocaeli Valiliği’nden zirai don uyarısı!
Çayırova’daki 12 sokakta üstyapı çalışmaları tamamlandı
Başkan vekili Obuz Yahya Kaptan’da da talepleri dinledi
Usta Eller, sektör temsilcilerini 4’üncü kez buluşturacak
Ford Otosan, COP31'de otomotiv değer zincirinin dönüşümünü ele alacak
Derince’ye iki yeni sosyal proje daha: Senin Kafen ve Kent Lokantası
Gölcük Kültür Merkezi ihalesi için 10 firma teklif verdi
KOTO üyeleri için o sağlık kuruluşu ile de indirim protokolü imzalandı
Alikâhya OSB’deki Fehmi Yıldız Cami törenle ibadete açıldı
Bugün seçim olsa TBMM'de açık ara fark ortaya çıkıyor!
Yenilikçi Tarım Faizsiz Kredi Desteği Programı KOTO’da konuşuldu
Başiskele’de 14 derslikli okul yapmak için kollar sıvandı
İtfaiye ekiplerinden küçük çocuklara uygulamalı yangın eğitimi
Sakarya Garnizon Komutanı Albay Gür’den Vali Aktaş'a ziyaret
