Akşener'den Erdoğan'a: Bunlar daha iyi günlerin
Siyaset, 21 Aralık 2022 14:44İYİ Parti lideri Meral Akşener, hapis ve siyasi yasak kararı sonrası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na destek için Saraçhane'ye gitmesiyle ilgili konuştu."Biz dün neredeysek, bugün de oradayız. Kim ne derse desin, yarın da, aynı yerde olmaya devam edeceğiz diyen Akşener, Tayyip Erdoğan'ı kastederek bunlar daha iyi günlerin, senden hesap soracağım şeklinde konuştu.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu.
Akşener'in konuşmasından satır başları:
*İktidar ise her zamanki hukuk tanımazlığıyla yüzde 1’den 2’ye çıkararak yeniden getiriyor. Bundan sonra da yeni sendikaların kurulmasının önüne geçilmiş olacak.
*Bugün, bu çatı altında bütün siyasetçilerin tümünü katarak söylüyorum, direne direne o barajları aşma iradesini en iyi anlayan benim.
*Sendika üyesi olması yasaklanan 1.5 milyon kamu görevlimiz de 706 liralık ödemeden mahkum olacak.
*AK Parti’ye yakışır bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. Milletimizin aleyhine olan her teklif gibi Cumhur İttifakı çoğunluğu ile Meclis’ten geçti.
*Sendika üyesi olması yasaklanan 1.5 milyon kamu görevlimiz de 706 liralık ödemeden mahkum olacak. AK Parti’ye yakışır bir düzenlemeyle karşı karşıyayız. Milletimizin aleyhine olan her teklif gibi Cumhur İttifakı çoğunluğu ile Meclis’ten geçti.
*Biliyorsunuz, birkaç gün önce, Nur Elif yavrumuz, kötü koşullarda yaşadığı ve aç bırakıldığı için hayatını kaybetti. Daha 6 yaşındaydı… Nur Elif'e bunları reva gören vicdansızları Allah'a havale ediyorum!
*Şimdi iktidar cenahından bazıları çıkıp, utanmadan; “Zaten anne-babası cezaevindeymiş, akrabaları kötü davranmış, her şeyden de iktidarı suçlamayın” diyecekler. Her zaman olduğu gibi, bu olay için de, “bizim ne suçumuz var ki?” diyecekler. Bu ülkede bir çocuk öldü bir çocuk! Hem de açlıktan öldü! Hem de kötü bakıldığı için öldü.
*Soruyorum size: Çocuklarımıza sahip çıkmak, devleti yöneten iktidarın görevi değilse, kimin görevidir? İşine geldiğinde; “Dicle'nin kenarında, kurdun kaptığı bir koyun bile, benim mesuliyetim altındadır” diyenler, işine gelmediğinde; Ölen, daha 6 yaşında bir çocuğumuzun, sorumluluğunu, üzerinden atabilir mi? Atamaz!
*Eğer koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin gücünü kullanan bir iktidar çocuklarımızı koruyamıyorsa, insanlarımızı sahipsiz, kimsesiz bırakıyorsave üstüne üstlük mesuliyet almaktan da kaçıyorsa ortalıkta, “ben ülke yönetiyorum” diye gezemez.
*Kardeşim, siz bostan korkuluğu musunuz? Fakirliği, muhtaçlığı, açlığı bitiremeyecekseniz neden o makamları işgal ediyorsunuz?
*Sadece kendi zenginliğinizi sağlamak için mi oradasınız? Sadece yandaşlarınızı bu milletin cebinden çıkanlarla zengin etmek için mi oradasınız?
*O koltuklarda Saray’da sefa sürüp, şaşalı yemekler yemek, özel uçakla, maça gidip gelmek için mi oturuyorsunuz?
“BUNLAR DAHA İYİ GÜNLERİN”
*Sayın Erdoğan her sıkıştığında, ‘Bu konu siyasetin konusu değildir’ diyerek, işin içinden sıyrılamazsın.
*Sana göre neyin siyasetin konusu olup olmadığı, beni zerre ilgilendirmiyor. Engin birikiminin ve derin fikirlerinin cefasını, zaten milletçe yıllardır çekiyoruz.
*Beni, Eskişehir'deki Nur Elif ilgilendiriyor, ve onun için senden hesap soracağım! Beni, Van'daki Muharrem ilgilendiriyor, ve onun için senden hesap soracağım! Beni, Adana'daki Emine ilgilendiriyor, ve onun için senden hesap soracağım!
*Sen bu memlekette varlık içinde yaşarken, kestane ballarıyla, manda yoğurtlarıyla, Medine hurmalarıyla, sefa sürerken, yokluktan, yoksulluktan ölen, açlığa mahkûm ettiğin çocuklarımız için, senden hesap soracağım!
*Bu kürsüden defalarca gündeme getirmeme rağmen rüzgargülü projemizi devreye almak yerine, utanmadan yasaklattığın için senden hesap soracağım!
*Bunlar daha iyi günlerin. Milletimizle el ele verip, siyasi rantı çocuklarımızın hayatına tercih eden bu kalpsizliğin, bu vicdansızlığın hesabını sana sandıkta soracağım! Hiç merak etme, çok az kaldı!
BAKAN’A ÇOK SERT TEPKİ: BU NE CÜRETTİR, BU NE UTANMAZLIKTIR!
*Türkiye, artık patolojik semptomlar gösteren, tehlikeli bir zihniyet tarafından yönetiliyor.
*Maalesef, empati, vicdan, sorumluluk bilinci gibi, insani kavramlarla bağını tamamen koparmış sosyopat bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Bu bir gerçek.
*Nitekim bu gerçeği, iktidar mensuplarının her hareketinde, her cümlesinde, her kelimesinde, endişe verici bir sıklıkla görüyoruz.
*Beceriksizleriyle fakirleştirdikleri; asgari ücretlimizin, memurumuzun, emeklimizin maaşlarına, yapmak zorunda olukları, düzenlemede bile, bu gerçeğe şahit oluyoruz.
*Biliyorsunuz, son olarak, Türkiye'nin en yakıcı meselelerinden biri olan EYT'li kardeşlerimizin durumuna ilişkin sorulan bir soruya, “EYT mi?” diye cevap veren, Nebati Bakan, birbirinden ciddiyetsiz açıklamalarına geçtiğimiz günlerde bir yenisini daha ekledi.
*Çıktı, hiç utanmadan, zerre sıkılmadan bu milletin gözünün içine baka baka; ‘Asgari ücretliye de, memura da, emekliye de, ne verilse haklarıdır.
*Dar gelirliye, fakir fukaraya vermek, bereket getirir’ dedi. Yanlış duymadınız. Aynen böyle dedi. Bu ne cürettir! Bu ne utanmazlıktır! Bu ne saygısızlıktır!
*Hayırdır Sayın Bakan, sadaka mı dağıtıyorsunuz? Lütufta mı bulunuyorsunuz? Kendinize gelin!
İMAMOĞLU AÇIKLAMASI
*İstanbullunun iradesine, vurulmaya çalışılan darbeye karşı, tıpkı 2019'daki gibi, Ekrem kardeşimizle, omuz omuza durmaya gittim.
*Bundan yirmi sene önce, yaşadığı haksızlık karşısında, nasıl Sayın Erdoğan'ın yanına koştuysam, bu sefer de, Ekrem kardeşimin yanına koştum.
*Bundan 20 sene önce, nasıl Emine Hanım'ın yanına koştuysam, bu defa da, Dilek kızımın yanına koştum.
*Linç edilmeye çalışıldığında, Nasıl Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanına koştuysam, bu defa da, Ekrem İmamoğlu'nun yanına koştum. Bugüne kadar, meydanı boş bulmanın şımarıklığı ile, her istediklerini yaptılar.
*Bugün de, hizmetleriyle milletin kalbini kazanan bir belediye başkanımızı, hukuksuzluk yoluyla diskalifiye etmeye çalıştılar.
*Dün kendilerine yapılanları, bugün Ekrem Başkan'a yapmaya kalktılar. Ama artık bu meydanın boş olmadığını, Saraçhane'de gördüler. Bugün, hedefleri Ekrem Başkan'dı. Bu yüzden, İYİ Parti olarak biz de, amasız, fakatsız onun yanındaydık.
“HABERİ ALIR ALMAZ YOLA ÇIKTIK”
*Bir saniye düşünmedik, bir dakika gecikmedik, haberi alır almaz yola çıktık. Demokrasimizin, sahipsiz olmadığını hatırlatmak için, İstanbulluların iradesinin, çiğnenemeyeceğini haykırmak için, Kaybetme korkusundan gözü dönenlere karşı, dimdik durmak için, Saraçhane'deydik.
*Biz dün neredeysek, bugün de oradayız. Kim ne derse desin, yarın da, aynı yerde olmaya devam edeceğiz.
*Şayet bu kafa, yarın da hedefine, Mansur Başkan'ı koyarsa; Bu sefer de, bir saniye düşünmeden, bir dakika gecikmeden, onun yanında dimdik dururuz.
*Bugün nasıl ki; “Saray sizinse, Saraçhane bizimdir!” dediysek; Gerekirse; “Beştepe sizinse, Ankara bizimdir!” demeyi de, çok iyi biliriz.
*Eğer ki onlar; Seçim kazanma uğruna, tehdit gördüğü herkesi, bertaraf etmeye ant içtiyse, Biz de; Milletin sevgisini kazanmış herkesin yanında, kaya gibi durmaya, Türk Milleti'nin huzurunda, ant içtik!
*Eğer ki onlar; Koltuklarını korumak için, millet iradesini yok saymaya ant içtiyse, Biz de; Cumhuriyetimizin izinde, demokrasimize sahip çıkmaya, Türk Milleti'nin huzurunda, ant içtik!
*Eğer ki onlar; Nefislerinin, hırslarının ve çıkarlarının esiri olmaya ant içtiyse, Biz de; Milletin sesinin, taleplerinin ve tercihlerinin temsilcisi olmaya, Türk Milleti'nin huzurunda, ant içtik!
*Belli ki bu duruşumuz, birilerinin çook zoruna gidiyor… Sanki talimatı kendileri vermemiş gibi, komplo teorileri üretiyorlar.
*Yargı operasyonları yetmezmiş gibi, şimdi de, algı operasyonları yapıyorlar. Kendi beceriksizliklerini gizlemek için, bize çamur atıyorlar. Milletin değişim isteği, körelsin istiyorlar.
“KORKUYORSUN!”
*Umutsuzluk, hakim olsun istiyorlar. Millet dayanışma gösteremesin, herkes, kendi derdine düşsün istiyorlar. Ama, çok önemli bir gerçeği unutuyorlar. Hep söylerim: Gerçeklerin, mutlaka ortaya çıkmak gibi, çok güzel bir huyu vardır.
*Buradan, kendisine hatırlatmak istiyorum: Kendi derdine düşen sensin, Sayın Erdoğan! Korkuyorsun!
*Hem de, o kadar çok korkuyorsun ki; zamanında sana yapılanın, kendi yaşadığın haksızlığın, önüne koyulan siyasi engelin, bir benzerini yapacak kadar, yaptıracak kadar, aciz durumdasın!
*Hatta, Ekrem Başkan'a çektiğin operasyonu savunmak için, 20 sene önce okuduğun şiirin, suç olduğunu söyleyecek kadar, paniklemiş haldesin! Ama, sen hiç merak etme; Sen ne kadar korkaksan, biz de o kadar kararlıyız. Çünkü biz cesaretimizi, milletimizden alıyoruz.
“İSTANBUL’A ÇÖKMENİZE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”
*Ve biliyoruz ki, iyilerin görünmez orduları vardır. Bu yüzden milletin iradesine, cesaretle sahip çıkacağız. Milletin, sandıkla emanet ettiği iradeyi, ucuz numaralara, kurban ettirmeyeceğiz.
*Siz çökmeye alışmışsınız. Ama biz buradayken; İstanbul'a çökmenize, asla izin vermeyeceğiz! Size göre demokrasi bir araç olabilir.
*Ama bize göre demokrasi; Türk Devleti'nin varlığı, Türk Milleti'nin huzuru için, vazgeçilmez bir amaçtır. Çünkü biz; kalbimizde şahısların ve zümrelerin tahakkümünü taşıyanlardan değiliz!
*Bir grup siyaset esnafının çizdiği rotayı, sözüm ona demokrasi diye, pazarlayanlardan da değiliz!
*Kendi siyasi ikbalimiz için, demokrasiyi, aparat yapanlardan da değiliz! Makam mevki için gözü dönenlerden ise, hiç değiliz! Çünkü bize göre demokrasi; bir tercih değil, bir mecburiyettir!
“YETER SÖZ MİLLETİNDİR!”
*Bu yüzden de, demokrasiden taviz vermek, bizim siyaset anlayışımıza aykırıdır! Ama kimse merak etmesin! Nasıl ki, tarih boyunca, yapılan her zorbalığın, her haksızlığın, her adaletsizliğin karşısında, dimdik duracak, babayiğitler olmuşsa; Bugün de, millet iradesinin üzerinde, vesayet kuran, bu Firavun iktidarını yıkacak, Musa'lar da elbette var!
*“Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” diye haykıracak, cesurlar da elbette var! “Yeter söz milletindir!” diyerek itiraz edecek, asil yürekler de elbette var! Şunu asla unutmayın:
*Milletten koparak, siyaset yapmaya çalışanların, ortak özelliği; en nihayetinde, milletin verdiği cezaya, mahkûm olmalarıdır.
*Oyuna ipotek koyanı, yok sayar! Sabrını sınayanı, yok sayar! Haklı itirazını bastırmaya çalışanı, yok sayar! Umuduna ve hürriyet aşkına, gölge düşürmeye çalışanı, yok sayar! Kendi fikrini, hukuk sananlara da, Kendine göre, bir devlet hayal edenlere de,
*Baktığı dev aynasını, milletin gönül penceresi zannedenlere de, sandıkta gereken cevabı verir. Dün de vermiştir, bugün de, yarın da, elbette verecektir. İşte bu yüzden;
*Tek bir kişiye bağlı sistemler çöker, demokrasiler ise, yaşar. İşte bu yüzden; Tek bir kişiye bağlı sistemler fakirleştirir, demokrasiler ise, zenginleştirir.
İşte bu yüzden; Tek bir kişiye bağlı sistemler istibdatı getirir, demokrasiler ise, hürriyeti yaşatır. İşte bu yüzden; Türkiye'nin zenginliğe, mutluluğa ve huzura kavuşmasının garantisi; Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'dedir!
*Türkiye'nin kurtuluşunun anahtarı budur! Egemenliğin, kayıtsız ve şartsız milletin olması için, tek yol budur!
*Vatandaşının ne söylediğinden, ne düşündüğünden, kime oy verdiğinden, kimi sevdiğinden korkmayan, kendine ve milletine güvenen, bir yönetim anlayışı, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile mümkündür!
*İstisnaların değil, kuralların olduğu, İmtiyazların değil, hukukun işlediği, torpilin değil, liyakatin gözetildiği, adamına göre değil, milletimize göre kurulan, adil bir düzen, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile mümkündür!
*Ekonominin yarattığı tahribatın, giderilmesi, Yasakların yerine, özgürlüğün konuşulması, Toplumsal yaralarımızın, iyileşmesi,
Siyaset, 21 Aralık 2022 14:44
Yorumlar (0)
Kocaeli’yi Kitap Fuarı heyecanı sardı
Mansur Yavaş istifa ettiğini açıkladı
Kartepe Kent Meydanı’nda tehlike geliyorum diyor!
Motorine indirim geliyor
Yeni nesil ATM'lerde kart yok!
Körfez Gençlerbirliği potoda lige galibiyetle başladı
Gölcük’te alışveriş festivali kapılarını açıyor
O ilçede okul kantinlerine sıkı denetim
Bu belirsizlik ve mağduriyet bitsin artık!
Annesi vahşice öldürülen kızı linç ettiler!
Derince’deki 120 yataklı sağlık tesisinde çalışmalar hız kesmiyor
Kocaeli Valiliği’nden uyarı: Fırtınaya dikkat!
Altın yatırımcılarını neler bekliyor?
Yeni vergi mi geliyor?
Kocaeli İtfaiyesi, Fransız meslektaşlarına ders verdi
Ulaşlı sahili her yağmurda göle dönüyor!
İzmit Sanat Akademisi Müzik Bölümü’nde 21 öğrenci ücretsiz eğitim hakkı kazandı
Körfez Ticaret Odası’nda teşvik, destek ve dönüşüm imkanları ele alındı
Başkan Hürriyet’in 2016’daki uyarıları yeniden gündemde
Darıca’da MHP’lilerden kulüp Başkanı Poyraz’a geçmiş olsun ziyareti
Körfez Gençlerbirliği Basketbol A Takımı kadrosunu güçlendirdi
SEDAŞ’tan başarılı çalışanlara ödül
İzmit Belediyesi’nden okullarda öğrencileri beslemeye devam
Kartepelilere seçimde verilen söz unutuldu!
Vali Aktaş, KOTO Başkanı Bulut’u ağırladı
Tüketici kötümser
Başkan Bıyık’tan GTO seçimi öncesi adaylara ziyaret
Çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum
Derince’nin Afet Mutfağı’nda sona gelindi
Hyundai Motor Türkiye ile Kocaeli Üniversitesi el ele verdi!
Katlı otopark belediye binasına dönüştürüldü
İHH Dilovası’nda çocukları sevindirdi!
Kocaeli Büyükşehir’den okullara 7,3 milyon TL’lik boya
Başkan Çiftçi film setine konuk oldu
Saffet Sancaklı’nın eski koruması intihar mı etti?
Bunun adı vatandaşı soyma planıdır
Deniz kardeşim diyen imama soruşturma!
İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu
İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!
