Hazinenin durumu ortaya çıktı
Ekonomi, 09 Ağustos 2022 09:33Ağustos-aralık döneminde Hazine, bankacılık ve banka dışı sektörün 22-23 milyar dolar seviyesinde dış borç itfası bulunuyor. Bankacılık sektöründe yenileme oranları yüzde 90’larda seyrederken tüm borcun yeniden çevrilmesi 5-6 milyar dolarlık ek maliyet yaratabilir. Ancak yenilenmemesi de döviz girişinde sıkıntıya neden olabilir.
Türkiye’nin 5 yıllık iflas risk primi CDS’leri 880 puanlardan 730’lara gerilese de dolar/TL 17.95 lira üzerindeki seyrini koruyor.
Dünya Gazetesi'nden Şebnem Turhan'ın haberine göre, döviz cinsi borçlanma maliyetleri ise geçen yıldan bu yana en iyi oranda ikiye katlamış durumda. Bu arada ise başta bankalar olmak üzere Hazine ve bankacılık dışı sektörün ağustos-aralık aylarını kapsayan dönemde itfa veya çevirmesi gereken 22-23 milyar dolarlık dış borç bulunuyor.
Bankalardan Garanti birkaç ay önce Yapı Kredi ise geçen hafta yüksek maliyetler nedeniyle eurobond yenilemesi yapmayacağını duyurdu. Ancak bu 22-23 milyar doların yüzde 100 çevrilmesi bile 5-6 milyar dolarlık finansman açığı yaratıyor.
Bu kadar paranın dışarı ödenmesi gerekiyor. Ama bankalar gibi opsiyon kullanılmadığı ve daha az çevrildiği durumda ise içeriye getirilen dolar ve bankaların Merkez Bankası ile swap miktarı azalacak. Bu da Merkez Bankası’nın da etkilenmesi sonucunu doğuracak.
MALİYETLER ÇOK YÜKSELDİ
Bankacılık sektöründen edinilen bilgiye göre vadeye doğru kısa vadelerde dolar borçlanma maliyeti yüzde 9,5-10 seviyelerindeyken 7-8 senelik uzun vadelerde ise yüzde 10-13 arasında değişiyor. Son 12 aylık dönemde ise 50 milyar doları bulan bir dış finansman yükü var. Kaynakların verdiği bilgiye göre bankaların borç çevirme rasyosu yüzde 90’larda ve yatay seyrediyor.
Banka dışı sektörün yüzde 128’lerde ancak yüzde 150’lerden aşağıya gelmeye başladı. Ağustos 2020 pandemi döneminde yüzde 70’lerin altına gelmişti.
Önümüzdeki dönemde 22-23 milyar doların yüzde 100 çevrilmesinin bile yaklaşık 5-6 milyar dolarlık finansman açığı yarattığını bir bu kadar daha paranın dışarıya ödenmesi gerektiğini vurgulayan kaynaklar, Hazine’nin ise yaklaşık 3 milyar dolarlık eylülde bir itfası bulunduğunu dile getirdi. Kaynaklar, bunun yeni bir borçlanmadan mı yoksa başka kaynaklardan mı karşılanacağının ise belirsiz olduğunu kaydetti.
Geçen hafta ise Yapı Kredi Bankası’nın Aralık 2022’de vadesi dolacak 1 milyar dolarlık sermaye benzeri tahvilini yenilemeyebileceği, koşulların yeni ihraç için elverişli olmadığını haberi geldi. Bankaların bu yolu seçebileceğini belirten bankacılık kaynakları bu durumun ise içeriye yeni döviz girişini aksatma ihtimali taşıdığına işaret etti.
Yüzde 100 oranında yenilenme finansman ihtiyacı ortaya çıkarırken yenilenmeme de içeriye döviz girişini etkileyecek. Bankaların ve reel sektörün yüksek maliyetler nedeniyle itfa yolunu tercih edip borçları çevirmemesi durumunda Merkez Bankası ile bankacılık sektörü arasındaki swap işlemlerinin azalacağını dile getiren kaynaklar, dolar/TL’yi tutmanın daha da zorlaşabileceğini söyledi.
Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dünkü TL cinsinden 5 yıl (1.764 gün) vadeli sabit kuponlu tahvil ihalesinde net 8 milyar 160,9 milyon TL satış yaptı. İhale öncesi yapılan 9 milyar TL rekabetçi olmayan tekliflerle satışla birlikte toplam satış tutarı 17 milyar 160,9 milyon TL'ye ulaştı. 6 ayda bir yüzde 10,10 kupon ödemeli tahvilin bileşik faizi en düşük yüzde 16,70, ortalama yüzde 17,51, en yüksek yüzde 17,79 seviyesinde oluştu.
KURUMSAL DÖVİZ TALEBİNİ DE ETKİLER
Tera Yatırım Baş Ekonomisti Enver Erkan da şunları söyledi: “TCMB’nin yayınladığı en güncel Mayıs 2022 kısa vadeli borç istatistiklerine baktığımızda, Türkiye’nin kamu + özel sektör olarak 182,3 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunmaktadır. Bu rakamlar vadesine bir yıl ve daha kısa kalan dış borçları göstermektedir. Bunun borçlu bazında kırılımlarına bakıldığında, 118.3 milyar dolarlık kısım özel sektör üzerindedir. Bankaların 54.3 milyar dolar, reel sektörün 61.1 milyar dolar kısa vadeli dış borcu bulunmaktadır. Bu borçların vadesi Mayıs 2023’e kadar gelmiş olacak. Aslında kısa vade için en sıkıntı yaratan konu çevrilecek borçların karşılığına dair, döviz kurlarının ne olacağının belli olmaması.
Artı olarak, Türkiye’de kamu ve özel sektörün yeni borç alırken güncellenen risk maliyetlerine katlanması gerek. Türkiye’nin geçen yıl 300-400’lerde seyreden CDS’i şu anda 700-800’lerde seyrediyor. Yani ikiye katlanmış bir risk maliyeti var. Geçen yıl bu zamanlarda yüzde 5,09 olan 5 yıllık Eurobond faizimiz bugün yüzde 9,36 seviyesinde. Kısa vadelerde bu fark oransal olarak artıyor. 1 yıllık tenorda mesela dolar bazlı Eurobond faizinde 08.21 – 08.22 dönemleri arasında yüzde 1,75’ten yüzde 5,33’e bir değişim var. CDS’deki bu durum da mesela eylül-ekim sendikasyonlarında ve dış piyasadan edinilen finansmanda gerçek etkisini gösterir. Borç itfalarında döviz kurundaki değişim, sendikasyon ve dış borç yenilemelerinde CDS ve faiz devreye girerek borç çevirme maliyetini yükseltecektir. Borçların çevrilmesinin finansman açığı kurumsal döviz talebini de etkiler.”
BU SEFER STRES DAHA FAZLA
Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da borç ödeme takviminin finans piyasalarının her zaman yakından izlediği bir veri olduğuna dikkat çekti. Sonbahar aylarında böyle yeni bir döneme gidildiğini kaydeden Aslanoğlu, şunları söyledi: “Bu sefer stres daha fazla. Bunun birkaç nedeni var. Birincisi borçlanma maliyetini etkileyen küresel faizler ve CDS’ler geçmişe göre çok yüksek. Uzun süredir küresel faizler çok düşük olduğu için borçlanma maliyetimizi sadece CDS artışları etkiliyordu. Şimdi hem CDS’ler daha yüksek hem de faizler.
Ülkemizin döviz cinsinden borçlanma maliyetleri tarihi yüksek seviyelere ulaştı. Üstelik küresel ekonomi resesyona gidiyor. Bu çerçevede dış borçları çevirme maliyeti yanında bunun kullandırılması sonucu kredi riskleri de artmaya başlıyor. Bu nedenle borçları çevirmeden kapatmak önemli bir alternatif olmaya başladı. Bu yola gidecek kurumların olduğunu görüyoruz.
Borcu çevirmek hem içeride kredi maliyetlerini hem de gelecekte ödeme yükünü arttıracak. Her iki durumda döviz kurlarında stres yaratıyor. Dış kaynak ihtiyacı olan bir ekonomi olarak zor bir tablo çıkıyor. Dışarıdaki faizler ve resesyon için yapabileceğimiz birşey yok. Fakat CDS’simizin yüksekliği bizden kaynaklanıyor ve en önemli nedenlerinden birisi uyguladığımız para politikası ve yaşadığımız enflasyon. Para politikamızın yönünü tekrar tekrar düşünmekte fayda var.”
BANKALAR YENİLEMEME YÖNTEMİNİ SEÇEBİLİR
TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat eylül-aralık döneminde tüm kesimlerin yüklü dış borç yenilemesi olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu: “Dolar maliyeti ise oldukça yüksek ve bu reel kesimin bankaların itfa yapmasına borçları yeniden çevirmemesine yol açabilir. Bankaların da kredi mevduat oranları yüzde 100’ün altında bulunuyor. Bankaların bu nedenle döviz kredisi verme ihtiyacı yok.
Döviz kredisi vermeyeceklerse de sendikasyon yenilemeye ihtiyaçları olmayacak. 22-23 milyar dolar ciddi bir rakam ve önümüzdeki 12 ay içinse 50 milyar doları bulan bir dış finansman yükü ortaya çıkabilir. Merkez Bankası rezervleri ise bu konuda yetersiz kalıyor.
Önümüzde muazzam bir dış borç yenilemesi var. Şu an piyasada içeriye para girişi konusunda spekülasyonlar dolanıyor. Ancak söylenilen miktarlarda giriş olmazsa kur üzerinde baskı artabilir. Türkiye’nin iki büyük bankası da riskleri gördükleri için borçlarını yenilemiyorlar ve eylül aralık döneminde risk priminin daha da artacağını düşünüyorlar. Bunun yanı sıra eylül-aralıkta enerji maliyetlerinin inanılmaz olacağını düşünüyorum. Ciddi ekstra bir finansman yükü baskısı olacak.”
Ekonomi, 09 Ağustos 2022 09:33
Yorumlar (0)
Altın yatırımcılarını neler bekliyor?
Yeni vergi mi geliyor?
Kocaeli İtfaiyesi, Fransız meslektaşlarına ders verdi
Ulaşlı sahili her yağmurda göle dönüyor!
İzmit Sanat Akademisi Müzik Bölümü’nde 21 öğrenci ücretsiz eğitim hakkı kazandı
Körfez Ticaret Odası’nda teşvik, destek ve dönüşüm imkanları ele alındı
Başkan Hürriyet’in 2016’daki uyarıları yeniden gündemde
Darıca’da MHP’lilerden kulüp Başkanı Poyraz’a geçmiş olsun ziyareti
Körfez Gençlerbirliği Basketbol A Takımı kadrosunu güçlendirdi
SEDAŞ’tan başarılı çalışanlara ödül
İzmit Belediyesi’nden okullarda öğrencileri beslemeye devam
Kartepelilere seçimde verilen söz unutuldu!
Vali Aktaş, KOTO Başkanı Bulut’u ağırladı
Tüketici kötümser
Başkan Bıyık’tan GTO seçimi öncesi adaylara ziyaret
Çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum
Derince’nin Afet Mutfağı’nda sona gelindi
Hyundai Motor Türkiye ile Kocaeli Üniversitesi el ele verdi!
Katlı otopark belediye binasına dönüştürüldü
İHH Dilovası’nda çocukları sevindirdi!
Kocaeli Büyükşehir’den okullara 7,3 milyon TL’lik boya
Başkan Çiftçi film setine konuk oldu
Saffet Sancaklı’nın eski koruması intihar mı etti?
Bunun adı vatandaşı soyma planıdır
Deniz kardeşim diyen imama soruşturma!
İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu
İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!
OYAK Çimento’nun o fabrikasından büyük başarı!
Erdoğan'ın yeniden adaylığının önü açılacak
Bu fotoğrafta kaç yanlış var?
Zeytinoğlu sanayi kapasite kullanım oranını değerlendirdi
Tramvay yolunda yangın riski
Dilovası’nda Enver Yıldırım, sporcuların madalya heyecanına ortak oldu
GTO, İstanbul’daki fuarda Gebze iş dünyasını temsil etti
İzmit’te AKP’lileri buluşturan piknik
Başkan Söğüt, haftaya o okulu ziyaret ederek başladı
Değirmendere’nin en güzel sesi seçildi!
Profesör Cengiz İpek hayatını kaybetti
Derince’de Gaziler Günü iki ayrı törenle kutlandı
