AKP, Cumhuriyet düşmanlığına doğru gidiyor
Gündem, 13 Temmuz 2020 09:42Deniz Zeyrek, AKP'nin kuruluş politikasından uzakta olduğunu ve cumhuriyet düşmanlığına doğru gittiğini yazdı.
Sözcü yazarı Deniz Zeyrek bugünkü "Erdoğan haklı, Türkiye eski Türkiye değil" başlıklı yazısında AKP'nin kuruluş dönemi politikalarına ve şu an izlediği politikaya değindi.
AKP'nin zaman içerisinde Cumhuriyet'in temel ilkelerinin yanı sıra Atatürk ve silah arkaşlarıyla hesaplaşma içine gittiğini ifade eden Zeyrek'in yazısının ilgili kısmı şöyle: "“Eski Türkiye” kavramı, AK Parti'nin kendi iktidarını ve ideolojisini tanımlamak için yarattığı bir “karşı tez”di..
AKP'nin zaman içerisinde Cumhuriyet'in temel ilkelerinin yanı sıra Atatürk ve silah arkaşlarıyla hesaplaşma içine gittiğini ifade eden Zeyrek'in yazısının ilgili kısmı şöyle: "“Eski Türkiye” kavramı, AK Parti'nin kendi iktidarını ve ideolojisini tanımlamak için yarattığı bir “karşı tez”di..
AK Partililer, başlangıçta “eski Türkiye” dediklerinde Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet'te zamanla ortaya çıkan demokrasi dışı uygulamaları, vesayetçi anlayışı ve yanlışları kastettiklerini söylüyorlardı.
Cumhuriyet tarihinde muhafazakarlara yapılan baskıları, 27 Mayıs darbesinin sonuçlarını, 28 Şubat gibi baskıcı yönetim anlayışını, askerlerin siyaset üzerindeki yoğun etkisini, laiklik kavramının katı uygulanışını, eski Türkiye'nin sembolleri olarak gösteriyorlardı..
AK Parti'nin “mağduriyet” üzerinden yarattığı bu yaklaşım, Avrupa Birliği'ne tam üyelik süreci çerçevesinde atılan demokratikleşme adımları, haliyle Türkiye'de demokratların, liberallerin, solcuların, insan hakları savunucularının da desteğini aldı.
O dönemde çizilen “eski Türkiye” tanımı çok fazla kesim tarafından benimsendi ve AK Parti bu sayede uzun süre tek başına iktidarda kalmayı başardı.. Ancak, zamanla hükümet “eski Türkiye” ile hesaplaşırken, perde gerisinde müttefiklerinin, yani cemaatlerin, tarikatların, aşırıcıların aslında yanlışlarla, aksaklıklarla, yanlış uygulamalarla değil, bizzat Cumhuriyet'in temel ilkeleriyle, Atatürk devrimleriyle, hatta Atatürk ve silah arkadaşlarıyla hesaplaşmaya giriştiğini gördük.. "
ZAMANLA DEĞİŞTİ"
Bizzat Tayyip Erdoğan'ın “aynı menzile farklı yollardan gittiğimiz yapı” diye tanımladığı FETÖ'nün yıllardır “muhafazakarlara yapılan zulmün odağı” gibi gösterilen TSK da dahil bütün devletin kılcallarına sızdığını, muhafazakarlara baskı yapılırken TSK'da kilit noktalarda onlarını oturduğunu, giriştikleri kanlı 15 Temmuz kalkışmasını yaşayarak öğrendik..
İktidarının 19. yılına girmeye hazırlanırken, başlangıçta ortaya attıkları “eski Türkiye” tanımının, AK Parti için de tamamen değiştiğine tanık oluyoruz.. Artık sadece perde gerisinde tarikatlar, cemaatler değil, bizzat iktidar da Atatürk Cumhuriyeti ile açıktan hesaplaşmaya girişmiş vaziyette..
Eski Türkiye'de muhafazakarlar sıkıntı yaşarken, yeni Türkiye'de iktidarın dini yaklaşımını ve ideolojisini, siyaset tarzını, dış politikasını benimsemeyenler sıkıntı yaşıyor.. Ülkenin kurucu babalarının isimleri, statlardan, havaalanlarından, hastanelerden bizzat iktidar tarafından silinmeye çalışılıyor. Atatürk ve arkadaşları rahatlıkla “ihanetle” suçlanabiliyor..
"KİMSE ÇIKIP 'ORADA DURUN' DEMİYOR"
Bir avuç insan hariç herkes, Atatürk'ün ihanetle suçlanmasına, eriyecek taş heykellere benzetilmesine sessiz kalıyor.. Kimse çıkıp, “Orada durun! Atatürk ve silah arkadaşları kırmızı çizgimizdir. Onlar olmasa, Kurtuluş Savaşı kazanılmasa bugün ibadete açacak bir Ayasofyamız olmayacaktı” diyemiyor..
Birkaçı hariç, koca koca tarihçilerimiz Ayasofya'yı tartışırken, cesaret edip Fatih'in 1453'te fethettiği İstanbul'un, haliyle Ayasofya'nın, 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine demirleyen ihtilaf devletleri donanmasına teslim edildiğini söyleyemiyor.
Benzer şekilde, 6 Ekim 1923'te Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul'a girene dek geçen 5 yıldaki asıl ihanetleri de hatırlatamıyorlar!. Cumhuriyet'in teminatı diye gördüğümüz bazı yargı mensupları, daha önce meslektaşlarının defalarca reddettiği bir davayı kabul edebiliyor.
TARİHE GEÇTİLER
Mevcut siyasi iktidarın arzu ve taleplerini, kurucu önderlerin kararlarından üstte tutabiliyorlar. Pekala “buna karar vermek bizim işimiz değil, Cumhurbaşkanı karar verebilir” diyebilecekken, tarihe “86 yıl sonra kurucu önderlerin kararını iptal eden hakimler” olarak geçmeyi göze alabiliyorlar..
Evet, kesinlikle Türkiye eski Türkiye değil. Maalesef, Cumhuriyet'in temel ilkeleri olan hak, hukuk, adalet, demokratikleşme, özgürlükler, insan hakları, yargı bağımsızlığı, inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü, iş kazaları (cinayetleri), kadına yönelik şiddet, barışçıl dış politika gibi konularda her geçen gün bir mevzi daha kaybediyoruz..
İktidar ise kendisini betonla, asfaltla, akıllı füzelerle, savaşlarla, (içeride ve dışarıda) aşırıcıların taleplerini ön planda tutmakla ifade etmeye devam ediyor..
Cumhuriyet tarihinde muhafazakarlara yapılan baskıları, 27 Mayıs darbesinin sonuçlarını, 28 Şubat gibi baskıcı yönetim anlayışını, askerlerin siyaset üzerindeki yoğun etkisini, laiklik kavramının katı uygulanışını, eski Türkiye'nin sembolleri olarak gösteriyorlardı..
AK Parti'nin “mağduriyet” üzerinden yarattığı bu yaklaşım, Avrupa Birliği'ne tam üyelik süreci çerçevesinde atılan demokratikleşme adımları, haliyle Türkiye'de demokratların, liberallerin, solcuların, insan hakları savunucularının da desteğini aldı.
O dönemde çizilen “eski Türkiye” tanımı çok fazla kesim tarafından benimsendi ve AK Parti bu sayede uzun süre tek başına iktidarda kalmayı başardı.. Ancak, zamanla hükümet “eski Türkiye” ile hesaplaşırken, perde gerisinde müttefiklerinin, yani cemaatlerin, tarikatların, aşırıcıların aslında yanlışlarla, aksaklıklarla, yanlış uygulamalarla değil, bizzat Cumhuriyet'in temel ilkeleriyle, Atatürk devrimleriyle, hatta Atatürk ve silah arkadaşlarıyla hesaplaşmaya giriştiğini gördük.. "
ZAMANLA DEĞİŞTİ"
Bizzat Tayyip Erdoğan'ın “aynı menzile farklı yollardan gittiğimiz yapı” diye tanımladığı FETÖ'nün yıllardır “muhafazakarlara yapılan zulmün odağı” gibi gösterilen TSK da dahil bütün devletin kılcallarına sızdığını, muhafazakarlara baskı yapılırken TSK'da kilit noktalarda onlarını oturduğunu, giriştikleri kanlı 15 Temmuz kalkışmasını yaşayarak öğrendik..
İktidarının 19. yılına girmeye hazırlanırken, başlangıçta ortaya attıkları “eski Türkiye” tanımının, AK Parti için de tamamen değiştiğine tanık oluyoruz.. Artık sadece perde gerisinde tarikatlar, cemaatler değil, bizzat iktidar da Atatürk Cumhuriyeti ile açıktan hesaplaşmaya girişmiş vaziyette..
Eski Türkiye'de muhafazakarlar sıkıntı yaşarken, yeni Türkiye'de iktidarın dini yaklaşımını ve ideolojisini, siyaset tarzını, dış politikasını benimsemeyenler sıkıntı yaşıyor.. Ülkenin kurucu babalarının isimleri, statlardan, havaalanlarından, hastanelerden bizzat iktidar tarafından silinmeye çalışılıyor. Atatürk ve arkadaşları rahatlıkla “ihanetle” suçlanabiliyor..
"KİMSE ÇIKIP 'ORADA DURUN' DEMİYOR"
Bir avuç insan hariç herkes, Atatürk'ün ihanetle suçlanmasına, eriyecek taş heykellere benzetilmesine sessiz kalıyor.. Kimse çıkıp, “Orada durun! Atatürk ve silah arkadaşları kırmızı çizgimizdir. Onlar olmasa, Kurtuluş Savaşı kazanılmasa bugün ibadete açacak bir Ayasofyamız olmayacaktı” diyemiyor..
Birkaçı hariç, koca koca tarihçilerimiz Ayasofya'yı tartışırken, cesaret edip Fatih'in 1453'te fethettiği İstanbul'un, haliyle Ayasofya'nın, 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine demirleyen ihtilaf devletleri donanmasına teslim edildiğini söyleyemiyor.
Benzer şekilde, 6 Ekim 1923'te Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul'a girene dek geçen 5 yıldaki asıl ihanetleri de hatırlatamıyorlar!. Cumhuriyet'in teminatı diye gördüğümüz bazı yargı mensupları, daha önce meslektaşlarının defalarca reddettiği bir davayı kabul edebiliyor.
TARİHE GEÇTİLER
Mevcut siyasi iktidarın arzu ve taleplerini, kurucu önderlerin kararlarından üstte tutabiliyorlar. Pekala “buna karar vermek bizim işimiz değil, Cumhurbaşkanı karar verebilir” diyebilecekken, tarihe “86 yıl sonra kurucu önderlerin kararını iptal eden hakimler” olarak geçmeyi göze alabiliyorlar..
Evet, kesinlikle Türkiye eski Türkiye değil. Maalesef, Cumhuriyet'in temel ilkeleri olan hak, hukuk, adalet, demokratikleşme, özgürlükler, insan hakları, yargı bağımsızlığı, inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü, iş kazaları (cinayetleri), kadına yönelik şiddet, barışçıl dış politika gibi konularda her geçen gün bir mevzi daha kaybediyoruz..
İktidar ise kendisini betonla, asfaltla, akıllı füzelerle, savaşlarla, (içeride ve dışarıda) aşırıcıların taleplerini ön planda tutmakla ifade etmeye devam ediyor..
Gündem, 13 Temmuz 2020 09:42
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Liranın dolar ve euro karşısındaki eriyişi devam ediyor
İzmit Sanat Akademisi Tiyatro Bölümü’nü kazanan adaylar belli oldu
TBB seçimini YENİ Parti adayı kazandı
Yerli ve millî söylemi, borsa vurgunlarının üzerini örtme kalkanı olamaz!
Zeytinoğlu: Gelirlerdeki artışın harcamaların gerisinde kalması bütçe açığını artırıyor
Başiskele’de eski muhtar Gedikli sel sularına kapılarak hayatını kaybetti
Gebze Ticaret Odası üyeleri yabancı firma yöneticileri ile bir araya getirildi
Cadde üzerinde kasis var, uyarı tabelası yok!
Dilovası’nda iş insanı Yıldırım otizm sınıfına sponsor oldu
Kocaeli’de pazartesi gününe kadar okul yok!
Erdoğan kimsenin gözünün yaşına bakmayacak!
Gölcük’te yeni Kültür Merkezi için o tarihte ihale yapılacak
Çayırova’da da ekipler yağmur mesaisinde
284 eski vekilden Halk TV çağrısı
Kandıra’da Kapalı Pazara el atıldı
Kocaeli’de yağmur, sel ve su baskını alarmı
Sel ve su baskınlarının önüne geçmek için gayret ediyorlar
Kocaeli’de kriz merkezi kuruldu
Down Kafe’de Glutensiz Mutfak Atölyesi gerçekleştirildi
Başkan Özlü’den evleri alev alan aileye ziyaret
Şirket sahiplerine kritik uyarı!
Her noktada çalışma var
Kredi kartında taksit sürelerine sınırlama
Araç sahipleri dikkat! Acil haller dışında trafiğe çıkmayın
MHP’de şoke eden ölüm!
Kocaeli’de de okullar tatil edildi
Kocaeli Valiliği’nden dikkatli olalım uyarısı!
Bu kadarı da olmaz! Kira desteğini kestiler
Körfezli iş insanlarından Büyükakın’a TBB desteği
Çayırova’da kış spor okulları için kayıtlar başladı
Büyükakın'ın aday olduğu TBB seçiminde CHP kimi destekleyecek?
Derince’de öğrencinin seçim vaadi gerçek oldu!
AKP’li Dokuzlar’dan Rumeli Balkan Dernekleri yöneticilerine sürpriz!
Körfez'de Ralli heyecanı! 42 otomobil ve 84 sporcu katılacak
Diliskelesi’nin çehresi değişiyor
Ömer Uçar Dost Parti’nin Kocaeli İl Başkanı mı olacak?
Usta sanatçı Alpay hayatını kaybetti
Körfezli kadınlar kendi mumlarını hazırladı
Çayırova’da pilates kursları kadınları bekliyor
