Suyunu çıkardılar!
Ekonomi, 14 Ekim 2018 16:19Dövizdeki dalgalanma başta inşaat ve gıda sektörü olmak üzere birçok alanda maliyetleri artırırken, bazı meyve suyu üreticilerinin de nektar oranlarını yüzde 40'tan, yüzde 10'a indirdiği ortaya çıktı.
Yılbaşında meyve nektarına getirilen ÖTV ve artan maliyetler nedeniyle üreticileri farklı yollara başvurmak zorunda kaldı. İçinde yüzde 25 ile yüzde 99 arasında meyve bulunan ve meyve nektarı olarak adlandırılan meyve sularındaki meyve oranları bazı firmalarca düşürülmeye başladı.
Hürriyet'in haberine göre, içinde yüzde 40 meyve barındıran meyve nektarındaki meyve oranını yüzde 10’a kadar düşürenler oldu. Böylece Türk Gıda Kodeksine göre meyve oranı yüzde 10’a düşürülünce içeceğin kategorisi de değişti. İçinde yüzde 10 ile yüzde 24 arasında meyve barındıran içecekler ‘meyve suyu’ değil ‘meyveli içecek’ olarak adlandırılıyor.
Yaşanan bu gelişme üzerine sektördeki büyük oyuncular ve Meyve Suyu Endüstrisi Derneği bazı uyarılar yaptı. Sektör temsilcileri, meyve oranını düşüren firmaların yasalara aykırı bir şey yapmadığını ancak meyve oranlarının düşürülmesinin yol açacağı gelişmelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ÇİFTÇİLER ETKİLENİR
Sektörde faaliyet gösteren firmaların küçük bir kısmında yapılan bu değişikliğin ne anlama geldiğini sorduğumuz Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Başkanı İlker Güney, “Artan maliyetler ve meyve nektarına getirilen ÖTV, bazı üreticileri zorladı. Bu yüzden meyve nektarından meyveli içeceği bir kayış oldu. Bu olay yasalara aykırı değil. Zaten meyve suyu ambalajında içeceğin içindeki meyve oranı yazılıyor.
Meyve oranı yüksek olunca fiyat da tabi ki yüksek oluyor. Artan maliyetleri ve ÖTV’yi de ekleyince son tüketicinin alacağı ürünün fiyatı da yükselmiş oluyor. Meyve suyu üreticileri, tüketici pahalı olan ürünü alamayacağı için böyle bir yol izliyor. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken yer çiftçiler ve onların ektikleri meyve ağaçları. Meyve suyu pazarında şeftalinin payı yüzde 35, kayısının ise yüzde 15. Yani pazarın yüzde 50’sine bu ikisi hakim.
Meyve nektarından meyve içeceğine kayış demek tarımsal olarak da risk anlamı taşıyor. İleride meyvesini satamayan çiftçinin bu ağaçlar yerine başka şeyler ekmesi ya da hiçbir şey ekmemesi gibi bir tehlike ortaya çıkabilir. Şu an için sektörün büyük kısmının bu işe girmediğini söyleyebiliriz. Yüzde 10’luk kısın oran düşürme yolunu seçti. Son dönemlerde enerji maliyetleri de dahil birçok girdide artış oluyor. Maliyetler daha da artarsa meyveli içeceğe geçiş hızlanır” dedi.
DAHA AZ MEYVE
Konu hakkında Hürriyet’e açıklamalarda bulunan Dimes Grup CEO’su Ozan Diren de, ana hammadde olan meyve dışında ambalaj gibi meyve dışı girdilerde de çok ciddi fiyat artışları yaşandığını söyledi. Bu yıl başında içeceklerle beraber nektar kategorisine getirilen yüzde 10’luk ÖTV’nin büyük etkisi olduğu kaydeden Diren, “Bu da tüketici fiyatlarına az da olsa yansıdı. Ancak burada yanlış bir analiz yapıldı. Nektarın iki tarafı var. Türkiye’de üretilen vişne, şeftali ve kayısı gibi ürünlerin ana tüketim alanı meyve nektarı. Ancak burada asıl vergi ithalata dayalı ve besleyici olmayan ürünlere gelebilirdi. Biz bunu da meyve suyu endüstrisi olarak anlattık. Umarım bu yanlıştan dönülür. Meyve nektarlı üreten üreticiler de ‘içecek üretelim, daha az meyve koyalım’ demeye başladı. ‘Vergi de geldi maliyetlerimizi azaltalım’ şeklinde hareket etme yolunu seçtiler” diye konuştu.
MEYVEYE OLAN TALEP AZALDI
ÖTV’den dolayı iç piyasadaki meyve talebinin düştüğüne vurgu yapan Ozan Diren, “Örneğin 10 bin ton civarında vişne konsantresine talep varken, bu 3-4 bin tonlara kadar geriledi. ÖTV’nin çiftçiye de zararı oldu. Normalde yüzde 35-40-50 meyve içeren ürünler üretilirken bu oranı yüzde 10’a kadar düşüren firmalar oldu. Yani meyve suları daha çok sulandırıldı.
ÖTV maliyetini, meyveyi azaltarak çözmeye çalıştı firmalar. Biz ise bu yola gitmedik. Küçük firmalar daha çok yapmaya çalıştı. Biz nektar grubunu, içeceğe çevirme yoluna götürmedik. Bizim de ürünlerimiz arasında içecekler var. Çünkü bazı ürünler yüzde 100 yapılamıyor. Örneğin şeftali nektarı püre gibi oluyor. Buna su ve şeker katmadan meyve suyu olamıyor. Vişne de yüzde 100 olarak tüketilemez. Ekşi ve kıvamlı bir üründür. Piyasada elma nektarı yoktur mesela. Elma yüzde100 olarak meyve suyu yapılabiliyor” diye konuştu.
Hürriyet'in haberine göre, içinde yüzde 40 meyve barındıran meyve nektarındaki meyve oranını yüzde 10’a kadar düşürenler oldu. Böylece Türk Gıda Kodeksine göre meyve oranı yüzde 10’a düşürülünce içeceğin kategorisi de değişti. İçinde yüzde 10 ile yüzde 24 arasında meyve barındıran içecekler ‘meyve suyu’ değil ‘meyveli içecek’ olarak adlandırılıyor.
Yaşanan bu gelişme üzerine sektördeki büyük oyuncular ve Meyve Suyu Endüstrisi Derneği bazı uyarılar yaptı. Sektör temsilcileri, meyve oranını düşüren firmaların yasalara aykırı bir şey yapmadığını ancak meyve oranlarının düşürülmesinin yol açacağı gelişmelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
ÇİFTÇİLER ETKİLENİR
Sektörde faaliyet gösteren firmaların küçük bir kısmında yapılan bu değişikliğin ne anlama geldiğini sorduğumuz Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Başkanı İlker Güney, “Artan maliyetler ve meyve nektarına getirilen ÖTV, bazı üreticileri zorladı. Bu yüzden meyve nektarından meyveli içeceği bir kayış oldu. Bu olay yasalara aykırı değil. Zaten meyve suyu ambalajında içeceğin içindeki meyve oranı yazılıyor.
Meyve oranı yüksek olunca fiyat da tabi ki yüksek oluyor. Artan maliyetleri ve ÖTV’yi de ekleyince son tüketicinin alacağı ürünün fiyatı da yükselmiş oluyor. Meyve suyu üreticileri, tüketici pahalı olan ürünü alamayacağı için böyle bir yol izliyor. Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken yer çiftçiler ve onların ektikleri meyve ağaçları. Meyve suyu pazarında şeftalinin payı yüzde 35, kayısının ise yüzde 15. Yani pazarın yüzde 50’sine bu ikisi hakim.
Meyve nektarından meyve içeceğine kayış demek tarımsal olarak da risk anlamı taşıyor. İleride meyvesini satamayan çiftçinin bu ağaçlar yerine başka şeyler ekmesi ya da hiçbir şey ekmemesi gibi bir tehlike ortaya çıkabilir. Şu an için sektörün büyük kısmının bu işe girmediğini söyleyebiliriz. Yüzde 10’luk kısın oran düşürme yolunu seçti. Son dönemlerde enerji maliyetleri de dahil birçok girdide artış oluyor. Maliyetler daha da artarsa meyveli içeceğe geçiş hızlanır” dedi.
DAHA AZ MEYVE
Konu hakkında Hürriyet’e açıklamalarda bulunan Dimes Grup CEO’su Ozan Diren de, ana hammadde olan meyve dışında ambalaj gibi meyve dışı girdilerde de çok ciddi fiyat artışları yaşandığını söyledi. Bu yıl başında içeceklerle beraber nektar kategorisine getirilen yüzde 10’luk ÖTV’nin büyük etkisi olduğu kaydeden Diren, “Bu da tüketici fiyatlarına az da olsa yansıdı. Ancak burada yanlış bir analiz yapıldı. Nektarın iki tarafı var. Türkiye’de üretilen vişne, şeftali ve kayısı gibi ürünlerin ana tüketim alanı meyve nektarı. Ancak burada asıl vergi ithalata dayalı ve besleyici olmayan ürünlere gelebilirdi. Biz bunu da meyve suyu endüstrisi olarak anlattık. Umarım bu yanlıştan dönülür. Meyve nektarlı üreten üreticiler de ‘içecek üretelim, daha az meyve koyalım’ demeye başladı. ‘Vergi de geldi maliyetlerimizi azaltalım’ şeklinde hareket etme yolunu seçtiler” diye konuştu.
MEYVEYE OLAN TALEP AZALDI
ÖTV’den dolayı iç piyasadaki meyve talebinin düştüğüne vurgu yapan Ozan Diren, “Örneğin 10 bin ton civarında vişne konsantresine talep varken, bu 3-4 bin tonlara kadar geriledi. ÖTV’nin çiftçiye de zararı oldu. Normalde yüzde 35-40-50 meyve içeren ürünler üretilirken bu oranı yüzde 10’a kadar düşüren firmalar oldu. Yani meyve suları daha çok sulandırıldı.
ÖTV maliyetini, meyveyi azaltarak çözmeye çalıştı firmalar. Biz ise bu yola gitmedik. Küçük firmalar daha çok yapmaya çalıştı. Biz nektar grubunu, içeceğe çevirme yoluna götürmedik. Bizim de ürünlerimiz arasında içecekler var. Çünkü bazı ürünler yüzde 100 yapılamıyor. Örneğin şeftali nektarı püre gibi oluyor. Buna su ve şeker katmadan meyve suyu olamıyor. Vişne de yüzde 100 olarak tüketilemez. Ekşi ve kıvamlı bir üründür. Piyasada elma nektarı yoktur mesela. Elma yüzde100 olarak meyve suyu yapılabiliyor” diye konuştu.
Ekonomi, 14 Ekim 2018 16:19
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Özgür Özel, Tayyip Erdoğan'a bakın nasıl seslendi!
Çayırköy Göleti’nde çalışmalar sürüyor
Dilovası’nda iş insanı Yıldırım Karslıların da kapısını çaldı
Sigara kullanımında dünya lideri olduk!
Koruma altındaki çocukların eserleri Symbol AVM’de görücüye çıktı
Unutulan şüpheli çantadan kopya düzeneği çıktı
Lütfü Obuz: Ne alkol ruhsatı? Bizim işimiz gücümüz İzmit
Büyükşehir’in bu uygulamasından haberdar olmayan var mı?
Antikkapı’dan piknik keyfine pratik dokunuş!
Suriye Hama Valisi Es-Seheyen’den KOTO’ya ziyaret
Gölcüklülerden yetkililere çığlık! Bu çileye son verin
Başkan Hürriyet'i cezaevinde ziyaret etti
İşsizlik fonu işverene akıyor
Sahillerde sıkı denetim
Kartepe’deki bu caddede yürünmüyor!
Erken seçimin ayak sesleri
Rakı keyfi koltuğundan etti!
Erdoğan CHP'li başkanı AKP'ye davet etti
Derince’yi 30 Ağustos coşkusu saracak!
Çayırova’da Atığın Sıfır Noktası, hediye kazandırmaya devam ediyor
GTO Başkanı Aslantaş: Bu faizlerle sanayicinin yatırım yapması mümkün gözükmüyor
Sucuklardan at ve eşek eti çıktı
Bu hafta da Cumhuriyet mahallesinde spor yaptılar!
Kocaeli sanayi kapasite anketi ve endeksi değerlendirmesi
Emekli ve memur maaş düzenlemesi için tarih verildi!
Sanatsal yetenekli vatandaşlar bu habere dikkat!
İkinci el otoda hareketlilik bekleniyor
Kademeli emeklilik çağrısı
İzmit Belediyesi ile Kocaeli Barosu arasındaki protokol yenilendi
TÜVTÜRK sürücüleri uyardı
TEKNOFEST’e seferler denizden ve karadan kesintisiz sürüyor
Uyku sırasında ortaya çıkan bu belirtilere dikkat
KOTO’ya ziyaretçi akını!
Beceriksizlik abidesi! Metro inşaatı binanın temeline zarar vermiş
Başkan yine denize daldı! Bakın neden
Bir dev şirket daha iflas etti
Kaan Dobra’dan dev akvaryuma tam not
SEDAŞ, göçmen kuşların güvenliği için harekete geçti!
Konteynerde muhtarlık hizmeti daha ne kadar sürecek?
