Terbiyesizce açıklamaları Allah'a havale ediyorum
Siyaset, 15 Eylul 2026 18:11Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikah töreninde yaptığı konuşmanın ardından başlayan tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçmişe dayanan "kardeşlik hukuku" bulunduğunu belirten Arınç, siyasi kimlik taşıyan kişilerin ağır eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini ifade etti.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikah töreninde yaptığı konuşmanın bağlamından koparıldığını ve sözlerine farklı anlamlar yüklendiğini belirtti. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçmişe dayanan "kardeşlik hukuku" bulunduğunu belirten Arınç, siyasi kimlik taşıyan kişilerin ağır eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini ifade etti.
Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Davutoğlu'nun evladının nikah töreninde yaptığım konuşma sebebiyle kamuoyunda bir tartışma başlatıldı. Maksatlı ve kötü niyetli birtakım insanlar, her zaman olduğu gibi sözlerimizi bağlamından kopararak başka anlamlara çektiler. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki konuşmamın ardından Fatih Belediye Başkanı Sayın Ergün Turan'ın yaptığı son derece nazik konuşma için kendisine teşekkür ederim. Ergün Bey'i TOKİ Başkanlığından beri yakından tanır ve takip ederim. Kendisi fevkalade başarılı, iki dönemdir Fatih'e çok büyük hizmetlerde bulunmuş; ahlakı, çalışkanlığı ve kişiliğiyle yüz akı olan bir belediye başkanımızdır. İkinci olarak, sosyal medyada ezeli düşmanlarım sayılabilecek, bir kısmı ahlak ve haysiyetten yoksun kişilerin yaptığı terbiyesizce açıklamaları Allah'a havale ediyorum. Onlarla nasıl hesaplaşacağımı iyi bilirim, ancak sarf ettikleri hakaretleri kendilerine misliyle iade ediyorum.
Üçüncü husus olarak, neden böyle bir konuşma yaptığımı açıklamak isterim. Ben, 5 yıldan uzun süre Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın, 1,5 yıl kadar da Sayın Davutoğlu'nun başbakanlığında en yakın yardımcısı olarak görev yaptım ve bundan iftihar ediyorum. Her iki başbakanımızın döneminde de -özellikle Sayın Erdoğan'la başladığımız süreçten itibaren- büyük bir sadakatle görevimi en iyi şekilde yaptım; kendilerine saygıda kusur etmedim ve talimatları dışına çıkmadım. Aynı uyumlu çalışmayı Sayın Davutoğlu ile de sürdürdük. Daha önce de ifade ettiğim gibi, Cumhurbaşkanımızla geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukumuz var. Biz bu yollarda beraber mücadele ettik; Millî Türk Talebe Birliği'nden yetiştik. Millî Selamet Partisi döneminde onlar gençken ben il başkanıydım; Refah ve Fazilet partilerinde hep birlikte gayret gösterdik. Ben milletvekiliyken o belediye başkanımızdı. Sonrasında Türkiye'ye en hayırlı hizmeti yaparak AK Parti'mizi kurduk; o da liderimiz, genel başkanımız ve başbakanımız oldu.,
"BUGÜNE KADAR HİÇBİR ZAMAN BİRBİRİMİZDEN KOPMADIK VE KARŞI KARŞIYA GELMEDİK"
Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabi olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız. Kader birliği yaptık. Vesayetleri birlikte sona erdirmek için birlikte gayret ettik. Kaldı ki ben hiçbir zaman partiye muhalif olmadım, AK Parti'nin dışına çıkmayı aklıma bile getirmediğim gibi gelen teklifleri de elimin tersiyle ittim. 'Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır' dedik; herkes bu cevabı en az 10 yıldır verdiğimizi bilir. Dolayısıyla, onun hukukunu korumak bizim birinci görevimizdir. Eğer kendisine gerçekten tahkir maksatlı bir hakaret yapılmışsa, bunun cezasını ilk önce biz veririz. Ancak şunu unutmamak gerekir: Türkiye'nin devlet geleneğinde ve halkımızın Cumhurbaşkanına bakış açısında, hele ki bu kadar büyük hizmetleri olmuş bir lider için, 86 milyon insan arasından tek bir kişi bile ona hakaret etmeyi aklından geçirmez.
Son zamanlarda mesnetsiz kişilerin bilerek hakaret etmesi bilinen bir gerçektir. Ancak siyasî kimlik taşıyan kişilerin, yapılan eleştirilere -ne kadar ağır olursa olsun- daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de bilmemiz gerekir. Güncel yargı ve AİHM kararları da göstermektedir ki, 2018 sonrası Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı aynı zamanda siyasî bir kimliğe ve parti genel başkanlığı görevine sahiptir. Partilerin genel başkanları da bu sıfatları nedeniyle birbirlerini en ağır şekilde eleştirebilirler. Eğer bu sözlerde kötü bir amaç veya haksızlık aranacaksa; geçmişte başka partilerde olup bugün AK Parti'ye katılanların veya Cumhur İttifakı içinde yer alıp doğrudan hakaret sayılabilecek sözler sarf edenlerin de herhalde yargılanması gerekir.
Bunun yanlış olduğunu bildiğimiz halde, edebiyle ve Sayın Cumhurbaşkanımıza olan derin saygısıyla bilinen bir insana yapılan haksızlığı dile getirmek istedim. Sayın Cumhurbaşkanımız beni sizlerden çok daha iyi tanır; ben hayatım boyunca haksızlığa uğrayanların avukatlığını yaptım, bizzat kendim de yargılandım. Bizler geçmişte yargının mağduru olduk; Sayın Cumhurbaşkanımız cezaevine girdi, ben de 4,5 yıl ile yargılandım ve 2,5 yıl sonra cezaevinin kapısından döndüm. Merhum Erbakan Hocamız da bu süreçleri yaşadı, cezaevini gördü. Bugün kuş tüyü yataklarında yatıp ahkâm kesenler, bizim verdiğimiz bu mücadele hakkında hiçbir şekilde yorum yapamazlar."
BÜLENT ARINÇ NE DEMİŞTİ?
Arınç, Gökçek'in ifade vermeye ağzında sakızla gitmesini eleştirerek şu sözleri kullanmıştı: "Bir gün öncesinde başka bir siyasetçi yine davet üzerine gittiğini ifade etti. Ağzında şak şak sakız çiğneyerek... Utanarak izledim, isminden bile bahsetmek istemiyorum. 'Bu güne kadar beş bin kere bunlar benim karşıma geldi, ben sıçrayıverdim, bu ne ki' demek istedi."
Davutoğlu'nun ifade vermesinden de söz ederek destek mesajı veren Arınç, şunları kaydetmişti: "Türkiye'nin Başbakanı Sayın Davutoğlu, bir savcının davetiyle gitti, ifade verdi. 5 yıl evvel halkla buluşması sırasında birilerinin sorusuna karşılık kararlılıkla bir cevap vermiş. 5 yıl hiç üzerinde durulmayan konu bir savcımızın önüne gelmiş, o da işgüzarlık yapmış. Gitti, soruları cevapladı. Ben her zaman ifade ettiğim fikirlerin arkasındayım, ben siyasetçiyim, eleştiri hakkımı her yerde kullanırım dedi. Bu asil bir davranış."
Siyaset, 15 Eylul 2026 18:11
Yorumlar (0)
MHP’lilerden Kızılay Körfez Şubesi’ne teşekkür
İzmitliler hastalıkla ilgili bilgi verilecek bu organizasyona davetli
Erken seçim isteyenlerin oranında artış
Erdoğan, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojilerinde yerli üretim hamlesine dikkat çekti
Başiskele’de kasım ayı etkinlikleri başlıyor!
Muhtarlık kaldırılsın teklifi mi hazırlandı?
Mezarlıklarda da altyapı yenileniyor
Borç ve icra kıskacı büyüyor
Asırlık Çınarlar Topluluğu bu gösterisi ile büyük beğeni topladı
Kademeli emeklilik açıklaması
Sosyal medya yasağı 1 Kasım'da başlıyor
Körfez Gençlerbirliği’nden potada bir galibiyet daha
Lösemili çocuklar için bu yıl da bağış stantları kurulacak
Bedelli askerlikle ilgili yeni bir gelişme
Türk Ocakları Kocaeli Şubesi’nde Cumhuriyeti anlattı
Atları dörtnala koşturdular!
Tarla ile market arasında uçurum var
Yağmur çamur demeden beslenme saati uygulamasına devam
CHP Kadın Kolları MYK üyelerinden Kocaeli İl Başkanlığı’na ziyaret
Vali Aktaş, AKP İl Başkanı Talus’u ağırladı
Bir belediye başkanı daha tutuklandı
Müteahhitlerin servetine servet katılıyor
Elektrik faturalarına gizli zam yapıldı
Kocaeli Barosu Genç Avukatlar Meclisi Başkan adayı Nur Yiğit Uyanık ekibini de açıkladı
Emlakçıdaki silahlı kavga cinayetle bitti
Başkan Hürriyet evlilik yıl dönümünde eşi ile görüşemedi
Kocaeli Şehir Tiyatroları oyuncuları İstanbul’da sahne alacak
Dilovası’nda MHP’liler önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı
Bir kişi daha kendisini trenin önüne attı
İzmit’te Cuma namazından sonra Cumhuriyet mevlidi
KOTO’nun yapı denetiminde bölge seçimi talebi resmiyet kazandı
Araç sahiplerine bir kötü haber daha!
Antalya’daki dev zirvenin ulaşım yükü UlaşımPark’ta
Bahçeli'nin koluna giren ve şimşekleri üzerine çeken Dervişoğlu'ndan açıklama!
Vali Aktaş şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi
Çayırova’da kulakların pasını silen konser
Başkanvekili Lütfü Obuz, Sunay Akın’ı Bıçkıdere Göleti’ndeki tesiste ağırladı
Aylık geliriniz 123 bin TL'nin altındaysa yoksulsunuz
Yeşilova meydan kavşağında ortak akıl
