Maaş zamları enflasyonu artırır mı?

Ekonomi, 04 Ocak 2026 15:28

Türkiye’de ücret artışları enflasyonun başlıca nedeni olarak gösterilse de ekonomistlere göre veriler, emeğin toplam maliyet içindeki payının sınırlı olduğunu ve enflasyonun esas olarak kur, enerji ve ithal girdi maliyetlerinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Peki ekonomistler ne öneriyor?

Maaş zamları enflasyonu artırır mı?

Türkiye’de yüksek enflasyonun nedenlerine ilişkin tartışmalar sürerken, ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisi yeniden gündeme geldi. Her yıl asgari ücret ile memur ve emekli maaşları belirlenirken, ücret artışlarının enflasyonu tetiklediği yönündeki “ücret-fiyat sarmalı” yaklaşımı öne çıkıyor. Ancak Avrupa ve ABD verileri, emeğin milli gelirden aldığı payın yüksek olduğu ekonomilerde bunun enflasyon değil, iç talep ve orta sınıfın güçlenmesiyle ilişkilendirildiğini gösteriyor. Türkiye’de ise rekabet politikasının "ücret-verimlilik" dengesi yerine "düşük ücret-düşük maliyet" odaklı bir yapı üzerinden şekillendiği, bu nedenle ücretlerin enflasyon tartışmalarında merkezi bir başlık haline geldiği belirtiliyor. Ekonomist ve bankacı Uğur Gündüz, Dünya gazetesindeki "Ücret artışı enflasyonu yükseltir mi" başlıklı yazısında Türkiye ile Fransa, Almanya, ABD ve AB ortalamasını kıyaslayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye ile gelişmiş ekono­miler arasındaki bu pay farkı, sadece bir istatistik değil; bak­kaldaki ekmekten, kapıdaki arabaya kadar her şeyin "erişile­bilirliğini" belirleyen temel fak­tördür. Bu farkın satın alma gücü (PPP - Purchasing Power Parity) üzerindeki etkilerini üç ana baş­lıkta inceleyebiliriz

1 - "ÇALIŞAN YOKSULLUĞU" FENOMENİ

Gelişmiş ülkelerde emeğin pa­yının yüzde 50’nin üzerinde ol­ması, bir kişinin tam zamanlı çalışarak te­mel ihtiyaçlarını (ba­rınma, gıda, ulaşım) karşılayıp üzerine tasarruf yapabilmesi de­mektir.

● Avrupa/ABD: Emeğin payı yüksek olduğu için, asgari ücretli bir çalışan dahi temel gıda sepeti­ne ulaşmakta zorlanmaz.

● Türkiye: Emeğin payı dü­şük olduğunda, çalışan kesim GSYH büyümesinden yeterli pa­yı alamaz. Bu durum, ekonomi­nin büyümesine rağmen halkın geniş kesiminin "yerinde saydı­ğı" veya reel olarak yoksullaştığı bir tablo yaratır.

2 - SATIN ALMA GÜCÜ PARİTESİ VE GÖRELİ FİYATLAR

Türkiye'de kişi başına düşen GSYH, satın alma gücü paritesi­ne göre bakıldığında nominal de­ğerinden daha yüksek görünür (çünkü hizmetler ve yerel ürün­ler döviz bazında ucuzdur). An­cak emeğin payı düşük olduğu için bu "göreli ucuzluktan" en çok faydalananlar yerli çalışanlar de­ğil, dövizle ülkeye gelen yabancı­lar veya yüksek gelir grubundaki sermaye sahipleridir.

Örneğin bir Alman işçi, maa­şının yüzde 15'i ile aylık mutfak alışverişini yapabilirken, Türki­ye'de emeğin payının baskılan­ması ve enflasyon nedeniyle bir işçi maaşının yüzde 40-50'sini sadece beslenmeye ayırmak zo­runda kalabilir.

3 - TEKNOLOJİ VE DAYANIKLI TÜKETİM MALLARINA ERİŞİM

Emeğin payının düşük ol­ması, özellikle ithal girdili ürünlere (telefon, bilgisayar, oto­mobil) erişimi imkansız hale ge­tirir.

TEMEL FARKLAR

Temel farkları ele alan Gündüz, şu noktaları ortaya koydu:

Temel farklar üç maddede özetlenebilir:

Ücretin milli gelirdeki payı: Gelişmiş ülkelerde milli gelirin yarısından fazlası çalışanlara giderken, Türkiye’de uzun süre yüzde 25-30 bandında kalan bu oran 2024’te yüzde 37’ye yükselmiş, ancak Avrupa ortalamasının hâlâ 10-12 puan gerisindedir.

Enflasyonun ücret üzerindeki etkisi: Batı’da ücret artışları genellikle verimlilikle paralel olup reel ücretler sabit kalırken, Türkiye’de yüksek enflasyon nominal ücretleri artırsa da fiyat artışları daha hızlı olduğundan emeğin reel payı düşmektedir; 2022’de bu oran yüzde 23’e gerileyerek ücretlilerin en çok etkilendiğini göstermiştir.

Sektörel yapı: ABD ve Avrupa ekonomileri hizmet ve teknoloji ağırlıklı olup işgücü maliyeti yüksek olurken, Türkiye hâlâ imalat ve inşaat gibi sermaye/hammadde yoğun sektörlere dayalı bir yapıya sahiptir.

İŞÇİLİK MALİYETLERİNİN TOPLAM ÜRETİM MALİYETİ İÇİNDEKİ PAYI

Gündüz'ün aktardığına göre, Türkiye’de işçilik maliyetlerinin toplam üretim maliyetleri içindeki payı sanıldığı kadar yüksek değildir; sanayi sektöründe genellikle yüzde 10-20 arasında değişen bu oran, hizmet sektöründe %40-60’a kadar çıkabilirken, imalat ve ağır sanayide yüzde 8-12, inşaatta ise yüzde 30-35 seviyelerindedir. Bu nedenle işçilere yapılan yüksek zamlar, diğer girdiler sabit kalsa bile toplam maliyeti sınırlı artırmakta ve enflasyonun tek nedeni olarak gösterilemez.

Ayrıca Türkiye’de yaşanan enflasyonun aşırı talep kaynaklı olmadığını belirten Gündüz'ün belirttiğine göre; döviz kuru artışları ve ara malı ile enerji ithalatına bağlı maliyet yükselmeleri, negatif reel faiz nedeniyle paranın mala yönelmesi ve emeğin milli gelirden aldığı payın düşük kalması, fiyat artışlarının esas belirleyicileri olarak öne çıkmaktadır. Tüm bu veriler, Türkiye’de enflasyonun büyük ölçüde kur ve maliyet kaynaklı olduğunu, işçilik maliyetlerinin toplam maliyet içindeki sınırlı payı ve emeğin GSYH’deki düşen payının bunu desteklediğini göstermektedir.

Gündüz'e göre, enflasyonu düşürmenin iki temel yolu bulunuyor: İlki ücretleri baskılayarak talebi soğutmak olsa da, Türkiye’de toplam ücretlerin yaklaşık yarısı asgari ücret seviyesinde olduğu için bu yöntem halkı yoksullaştırabilir ve iç piyasanın durmasına, yani stagflasyona yol açabilir. Kalıcı çözüm ise arzı artırmak ve yapısal dönüşümü gerçekleştirmektir; bunun için enerji ve ara malında ithal bağımlılığı azaltılmalı, teknoloji ve eğitimle işçi başına düşen üretim miktarı artırılarak verimlilik yükseltilmeli, böylece ücret artışları maliyetleri yükseltici bir yük olmaktan çıkarılmalıdır. Ayrıca gıda enflasyonu büyük ölçüde arz eksikliğinden kaynaklandığı için tarım politikalarıyla üretim desteklenmeli ve piyasaya yeterli mal arzı sağlanmalıdır.

"DÜ­ŞÜK ÜCRET - DÜŞÜK ENFLASYON" SAR­MALI YERİNE, "YÜKSEK VERİMLİLİK - YÜKSEK ÜCRET - KONTROLLÜ ENFLAS­YON" MODELİ

Türkiye’de sanayide işçilik maliyeti toplam maliyetin yalnızca yüzde 10-15’ini oluştururken, Gündüz ise birim işgücü maliyetindeki artış toplam maliyeti sınırlı ölçüde etkilediğini; enflasyon üzerinde asıl belirleyici faktörlerin ise kur dalgalanmaları, enerji maliyetleri, ithal girdi ve finansman giderleri olduğunu belirtmektedir. Gündüz şu yorumu yaptı:

"Türkiye özelinde ücret zam­larının ağırlığı kesinlikle abar­tılmaktadır. Enflasyonun ana motoru; kur oynaklığı, enerji maliyetleri ve beklentilerin bo­zulmasıdır. Ücretlere zam yap­mayarak enflasyonu düşürmeye çalışmak, bir hastanın ateşini dü­şürmek için ona yemek verme­yi kesmeye benzer; ateş düşebi­lir ama hasta halsizlikten ölebilir.

ABD ya da AB ülkelerinde ta­lep baskılandığı için değil, alım gücü olan kitlelere rekabet şart­larında, yetecek üretim yapıldı­ğı için enflasyon kontrol altında.

Sağlıklı bir ekonomi için "dü­şük ücret - düşük enflasyon" sar­malı yerine, "yüksek verimlilik - yüksek Ücret - kontrollü enflas­yon" modeli benimsenmelidir.

Veriler Türkiye'de ücretlerin enflasyonun peşinden koştuğu­nu ancak ona yetişemediğini ka­nıtlıyor. Bu nedenle enflasyon­la mücadelede ücretleri baskıla­mak ekonomik gerçeklerle tam olarak örtüşmemektedir.

Eğer sadece ücretleri baskıla­yarak enflasyonu düşürmeye ça­lışırsak, gelişmiş ülkelere kıyasla telefon, araba gibi malların edi­nilmesi için gereken çalışma sü­releri daha da uzar."

"EĞER ENFLASYONUN ANA NEDENİ ÜCRETLER OLSAYDI, ENFLASYON ARTARKEN EMEĞİN PAYININ DA ARTMASI GEREKİRDİ"

Çözümün ne olduğuna dair Gündüz şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Emeğin payının düşüklüğü, Türkiye'nin bir "orta gelir tuza­ğında" kalmasına neden olan ya­pısal bir sorundur. Çözüm, üc­retleri enflasyonun nedeni ilan etmek yerine sanayideki ithal ba­ğımlılığını azaltmak ve tarımsal arzı ayağa kaldırmaktır.

GSYH’da emeğin payı düşük kaldıkça, halkın küresel stan­dartlardaki teknolojiye ve refah araçlarına erişimi kısıtlanır. Bu da uzun vadede "beşeri sermaye­nin" (eğitimli insan gücü) kalite­sini düşürür.

Sorunun kaynağı aşırı talep değil arz eksikliği ve mevcut arz modelinin ithalata bağlı yapısı­dır. Üretim şeklinde yapısal dö­nüşüm sağlanmadan uzun vadeli bir çözüm olmayacak ve ücretle­re atfedilen bu haksız önem de­vam edecektir.

‘ÜCRETLER ENFLASYONU ARTIRIYOR’ TEZİ NEDEN ZAYIFLIYOR

Tabloya baktığımızda, enflasyonun patlama yaptığı 2021-2022 döneminde emeğin payının yüzde 31'lerden yüzde 23'lere düştüğünü görüyoruz. Eğer enflasyonun ana nedeni ücretler olsaydı, enflasyon artarken emeğin payının da artması gerekirdi. Oysa tam tersi yaşanmış; fiyatlar artarken ücretler bu artışın gerisinde kalmış ve pastadan aldığı pay küçülmüştür."

Ekonomi, 04 Ocak 2026 15:28

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
İzmit Belediyesinden öğrencilere pizza 

İzmit Belediyesinden öğrencilere pizza 

Kocaeli’yi Kitap Fuarı heyecanı sardı

Kocaeli’yi Kitap Fuarı heyecanı sardı

Mansur Yavaş istifa ettiğini açıkladı

Mansur Yavaş istifa ettiğini açıkladı

Kartepe Kent Meydanı’nda tehlike geliyorum diyor!

Kartepe Kent Meydanı’nda tehlike geliyorum diyor!

Motorine indirim geliyor

Motorine indirim geliyor

Yeni nesil ATM'lerde kart yok!

Yeni nesil ATM'lerde kart yok!

Körfez Gençlerbirliği potoda lige galibiyetle başladı

Körfez Gençlerbirliği potoda lige galibiyetle başladı

Gölcük’te alışveriş festivali kapılarını açıyor

Gölcük’te alışveriş festivali kapılarını açıyor

O ilçede okul kantinlerine sıkı denetim

O ilçede okul kantinlerine sıkı denetim

Bu belirsizlik ve mağduriyet bitsin artık!

Bu belirsizlik ve mağduriyet bitsin artık!

Annesi vahşice öldürülen kızı linç ettiler!

Annesi vahşice öldürülen kızı linç ettiler!

Derince’deki 120 yataklı sağlık tesisinde çalışmalar hız kesmiyor

Derince’deki 120 yataklı sağlık tesisinde çalışmalar hız kesmiyor

Kocaeli Valiliği’nden uyarı: Fırtınaya dikkat!

Kocaeli Valiliği’nden uyarı: Fırtınaya dikkat!

Altın yatırımcılarını neler bekliyor?

Altın yatırımcılarını neler bekliyor?

Yeni vergi mi geliyor?

Yeni vergi mi geliyor?

Kocaeli İtfaiyesi, Fransız meslektaşlarına ders verdi

Kocaeli İtfaiyesi, Fransız meslektaşlarına ders verdi

Ulaşlı sahili her yağmurda göle dönüyor!

Ulaşlı sahili her yağmurda göle dönüyor!

İzmit Sanat Akademisi Müzik Bölümü’nde 21 öğrenci ücretsiz eğitim hakkı kazandı

İzmit Sanat Akademisi Müzik Bölümü’nde 21 öğrenci ücretsiz eğitim hakkı kazandı

Körfez Ticaret Odası’nda teşvik, destek ve dönüşüm imkanları ele alındı

Körfez Ticaret Odası’nda teşvik, destek ve dönüşüm imkanları ele alındı

Başkan Hürriyet’in 2016’daki uyarıları yeniden gündemde

Başkan Hürriyet’in 2016’daki uyarıları yeniden gündemde

Darıca’da MHP’lilerden kulüp Başkanı Poyraz’a geçmiş olsun ziyareti

Darıca’da MHP’lilerden kulüp Başkanı Poyraz’a geçmiş olsun ziyareti

Körfez Gençlerbirliği Basketbol A Takımı kadrosunu güçlendirdi

Körfez Gençlerbirliği Basketbol A Takımı kadrosunu güçlendirdi

SEDAŞ’tan başarılı çalışanlara ödül

SEDAŞ’tan başarılı çalışanlara ödül

İzmit Belediyesi’nden okullarda öğrencileri beslemeye devam

İzmit Belediyesi’nden okullarda öğrencileri beslemeye devam

Kartepelilere seçimde verilen söz unutuldu!

Kartepelilere seçimde verilen söz unutuldu!

Vali Aktaş, KOTO Başkanı Bulut’u ağırladı

Vali Aktaş, KOTO Başkanı Bulut’u ağırladı

Tüketici kötümser

Tüketici kötümser

Başkan Bıyık’tan GTO seçimi öncesi adaylara ziyaret

Başkan Bıyık’tan GTO seçimi öncesi adaylara ziyaret

Çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum

Çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum

Derince’nin Afet Mutfağı’nda sona gelindi

Derince’nin Afet Mutfağı’nda sona gelindi

Hyundai Motor Türkiye ile Kocaeli Üniversitesi el ele verdi!

Hyundai Motor Türkiye ile Kocaeli Üniversitesi el ele verdi!

Katlı otopark belediye binasına dönüştürüldü

Katlı otopark belediye binasına dönüştürüldü

İHH Dilovası’nda çocukları sevindirdi!

İHH Dilovası’nda çocukları sevindirdi!

Kocaeli Büyükşehir’den okullara 7,3 milyon TL’lik boya 

Kocaeli Büyükşehir’den okullara 7,3 milyon TL’lik boya 

Başkan Çiftçi film setine konuk oldu

Başkan Çiftçi film setine konuk oldu

Saffet Sancaklı’nın eski koruması intihar mı etti?

Saffet Sancaklı’nın eski koruması intihar mı etti?

Bunun adı vatandaşı soyma planıdır

Bunun adı vatandaşı soyma planıdır

Deniz kardeşim diyen imama soruşturma!

Deniz kardeşim diyen imama soruşturma!

İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu

İstanbulluoğlu da Kocaeli’deki Aktif International Hastanesi’nin doktoru oldu

İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!

İzmit Yeşilova’da gençlere yeni bir buluşma alanı geliyor!