Maaş zamları enflasyonu artırır mı?

Ekonomi, 04 Ocak 2026 17:50

Türkiye’de ücret artışları enflasyonun başlıca nedeni olarak gösterilse de ekonomistlere göre veriler, emeğin toplam maliyet içindeki payının sınırlı olduğunu ve enflasyonun esas olarak kur, enerji ve ithal girdi maliyetlerinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Peki ekonomistler ne öneriyor?

Maaş zamları enflasyonu artırır mı?

Türkiye’de yüksek enflasyonun nedenlerine ilişkin tartışmalar sürerken, ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisi yeniden gündeme geldi. Her yıl asgari ücret ile memur ve emekli maaşları belirlenirken, ücret artışlarının enflasyonu tetiklediği yönündeki “ücret-fiyat sarmalı” yaklaşımı öne çıkıyor. Ancak Avrupa ve ABD verileri, emeğin milli gelirden aldığı payın yüksek olduğu ekonomilerde bunun enflasyon değil, iç talep ve orta sınıfın güçlenmesiyle ilişkilendirildiğini gösteriyor. Türkiye’de ise rekabet politikasının "ücret-verimlilik" dengesi yerine "düşük ücret-düşük maliyet" odaklı bir yapı üzerinden şekillendiği, bu nedenle ücretlerin enflasyon tartışmalarında merkezi bir başlık haline geldiği belirtiliyor. Ekonomist ve bankacı Uğur Gündüz, Dünya gazetesindeki "Ücret artışı enflasyonu yükseltir mi" başlıklı yazısında Türkiye ile Fransa, Almanya, ABD ve AB ortalamasını kıyaslayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türkiye ile gelişmiş ekono­miler arasındaki bu pay farkı, sadece bir istatistik değil; bak­kaldaki ekmekten, kapıdaki arabaya kadar her şeyin "erişile­bilirliğini" belirleyen temel fak­tördür. Bu farkın satın alma gücü (PPP - Purchasing Power Parity) üzerindeki etkilerini üç ana baş­lıkta inceleyebiliriz

1 - "ÇALIŞAN YOKSULLUĞU" FENOMENİ

Gelişmiş ülkelerde emeğin pa­yının yüzde 50’nin üzerinde ol­ması, bir kişinin tam zamanlı çalışarak te­mel ihtiyaçlarını (ba­rınma, gıda, ulaşım) karşılayıp üzerine tasarruf yapabilmesi de­mektir.

● Avrupa/ABD: Emeğin payı yüksek olduğu için, asgari ücretli bir çalışan dahi temel gıda sepeti­ne ulaşmakta zorlanmaz.

● Türkiye: Emeğin payı dü­şük olduğunda, çalışan kesim GSYH büyümesinden yeterli pa­yı alamaz. Bu durum, ekonomi­nin büyümesine rağmen halkın geniş kesiminin "yerinde saydı­ğı" veya reel olarak yoksullaştığı bir tablo yaratır.

2 - SATIN ALMA GÜCÜ PARİTESİ VE GÖRELİ FİYATLAR

Türkiye'de kişi başına düşen GSYH, satın alma gücü paritesi­ne göre bakıldığında nominal de­ğerinden daha yüksek görünür (çünkü hizmetler ve yerel ürün­ler döviz bazında ucuzdur). An­cak emeğin payı düşük olduğu için bu "göreli ucuzluktan" en çok faydalananlar yerli çalışanlar de­ğil, dövizle ülkeye gelen yabancı­lar veya yüksek gelir grubundaki sermaye sahipleridir.

Örneğin bir Alman işçi, maa­şının yüzde 15'i ile aylık mutfak alışverişini yapabilirken, Türki­ye'de emeğin payının baskılan­ması ve enflasyon nedeniyle bir işçi maaşının yüzde 40-50'sini sadece beslenmeye ayırmak zo­runda kalabilir.

3 - TEKNOLOJİ VE DAYANIKLI TÜKETİM MALLARINA ERİŞİM

Emeğin payının düşük ol­ması, özellikle ithal girdili ürünlere (telefon, bilgisayar, oto­mobil) erişimi imkansız hale ge­tirir.

TEMEL FARKLAR

Temel farkları ele alan Gündüz, şu noktaları ortaya koydu:

Temel farklar üç maddede özetlenebilir:

Ücretin milli gelirdeki payı: Gelişmiş ülkelerde milli gelirin yarısından fazlası çalışanlara giderken, Türkiye’de uzun süre yüzde 25-30 bandında kalan bu oran 2024’te yüzde 37’ye yükselmiş, ancak Avrupa ortalamasının hâlâ 10-12 puan gerisindedir.

Enflasyonun ücret üzerindeki etkisi: Batı’da ücret artışları genellikle verimlilikle paralel olup reel ücretler sabit kalırken, Türkiye’de yüksek enflasyon nominal ücretleri artırsa da fiyat artışları daha hızlı olduğundan emeğin reel payı düşmektedir; 2022’de bu oran yüzde 23’e gerileyerek ücretlilerin en çok etkilendiğini göstermiştir.

Sektörel yapı: ABD ve Avrupa ekonomileri hizmet ve teknoloji ağırlıklı olup işgücü maliyeti yüksek olurken, Türkiye hâlâ imalat ve inşaat gibi sermaye/hammadde yoğun sektörlere dayalı bir yapıya sahiptir.

İŞÇİLİK MALİYETLERİNİN TOPLAM ÜRETİM MALİYETİ İÇİNDEKİ PAYI

Gündüz'ün aktardığına göre, Türkiye’de işçilik maliyetlerinin toplam üretim maliyetleri içindeki payı sanıldığı kadar yüksek değildir; sanayi sektöründe genellikle yüzde 10-20 arasında değişen bu oran, hizmet sektöründe %40-60’a kadar çıkabilirken, imalat ve ağır sanayide yüzde 8-12, inşaatta ise yüzde 30-35 seviyelerindedir. Bu nedenle işçilere yapılan yüksek zamlar, diğer girdiler sabit kalsa bile toplam maliyeti sınırlı artırmakta ve enflasyonun tek nedeni olarak gösterilemez.

Ayrıca Türkiye’de yaşanan enflasyonun aşırı talep kaynaklı olmadığını belirten Gündüz'ün belirttiğine göre; döviz kuru artışları ve ara malı ile enerji ithalatına bağlı maliyet yükselmeleri, negatif reel faiz nedeniyle paranın mala yönelmesi ve emeğin milli gelirden aldığı payın düşük kalması, fiyat artışlarının esas belirleyicileri olarak öne çıkmaktadır. Tüm bu veriler, Türkiye’de enflasyonun büyük ölçüde kur ve maliyet kaynaklı olduğunu, işçilik maliyetlerinin toplam maliyet içindeki sınırlı payı ve emeğin GSYH’deki düşen payının bunu desteklediğini göstermektedir.

Gündüz'e göre, enflasyonu düşürmenin iki temel yolu bulunuyor: İlki ücretleri baskılayarak talebi soğutmak olsa da, Türkiye’de toplam ücretlerin yaklaşık yarısı asgari ücret seviyesinde olduğu için bu yöntem halkı yoksullaştırabilir ve iç piyasanın durmasına, yani stagflasyona yol açabilir. Kalıcı çözüm ise arzı artırmak ve yapısal dönüşümü gerçekleştirmektir; bunun için enerji ve ara malında ithal bağımlılığı azaltılmalı, teknoloji ve eğitimle işçi başına düşen üretim miktarı artırılarak verimlilik yükseltilmeli, böylece ücret artışları maliyetleri yükseltici bir yük olmaktan çıkarılmalıdır. Ayrıca gıda enflasyonu büyük ölçüde arz eksikliğinden kaynaklandığı için tarım politikalarıyla üretim desteklenmeli ve piyasaya yeterli mal arzı sağlanmalıdır.

"DÜ­ŞÜK ÜCRET - DÜŞÜK ENFLASYON" SAR­MALI YERİNE, "YÜKSEK VERİMLİLİK - YÜKSEK ÜCRET - KONTROLLÜ ENFLAS­YON" MODELİ

Türkiye’de sanayide işçilik maliyeti toplam maliyetin yalnızca yüzde 10-15’ini oluştururken, Gündüz ise birim işgücü maliyetindeki artış toplam maliyeti sınırlı ölçüde etkilediğini; enflasyon üzerinde asıl belirleyici faktörlerin ise kur dalgalanmaları, enerji maliyetleri, ithal girdi ve finansman giderleri olduğunu belirtmektedir. Gündüz şu yorumu yaptı:

"Türkiye özelinde ücret zam­larının ağırlığı kesinlikle abar­tılmaktadır. Enflasyonun ana motoru; kur oynaklığı, enerji maliyetleri ve beklentilerin bo­zulmasıdır. Ücretlere zam yap­mayarak enflasyonu düşürmeye çalışmak, bir hastanın ateşini dü­şürmek için ona yemek verme­yi kesmeye benzer; ateş düşebi­lir ama hasta halsizlikten ölebilir.

ABD ya da AB ülkelerinde ta­lep baskılandığı için değil, alım gücü olan kitlelere rekabet şart­larında, yetecek üretim yapıldı­ğı için enflasyon kontrol altında.

Sağlıklı bir ekonomi için "dü­şük ücret - düşük enflasyon" sar­malı yerine, "yüksek verimlilik - yüksek Ücret - kontrollü enflas­yon" modeli benimsenmelidir.

Veriler Türkiye'de ücretlerin enflasyonun peşinden koştuğu­nu ancak ona yetişemediğini ka­nıtlıyor. Bu nedenle enflasyon­la mücadelede ücretleri baskıla­mak ekonomik gerçeklerle tam olarak örtüşmemektedir.

Eğer sadece ücretleri baskıla­yarak enflasyonu düşürmeye ça­lışırsak, gelişmiş ülkelere kıyasla telefon, araba gibi malların edi­nilmesi için gereken çalışma sü­releri daha da uzar."

"EĞER ENFLASYONUN ANA NEDENİ ÜCRETLER OLSAYDI, ENFLASYON ARTARKEN EMEĞİN PAYININ DA ARTMASI GEREKİRDİ"

Çözümün ne olduğuna dair Gündüz şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Emeğin payının düşüklüğü, Türkiye'nin bir "orta gelir tuza­ğında" kalmasına neden olan ya­pısal bir sorundur. Çözüm, üc­retleri enflasyonun nedeni ilan etmek yerine sanayideki ithal ba­ğımlılığını azaltmak ve tarımsal arzı ayağa kaldırmaktır.

GSYH’da emeğin payı düşük kaldıkça, halkın küresel stan­dartlardaki teknolojiye ve refah araçlarına erişimi kısıtlanır. Bu da uzun vadede "beşeri sermaye­nin" (eğitimli insan gücü) kalite­sini düşürür.

Sorunun kaynağı aşırı talep değil arz eksikliği ve mevcut arz modelinin ithalata bağlı yapısı­dır. Üretim şeklinde yapısal dö­nüşüm sağlanmadan uzun vadeli bir çözüm olmayacak ve ücretle­re atfedilen bu haksız önem de­vam edecektir.

‘ÜCRETLER ENFLASYONU ARTIRIYOR’ TEZİ NEDEN ZAYIFLIYOR

Tabloya baktığımızda, enflasyonun patlama yaptığı 2021-2022 döneminde emeğin payının yüzde 31'lerden yüzde 23'lere düştüğünü görüyoruz. Eğer enflasyonun ana nedeni ücretler olsaydı, enflasyon artarken emeğin payının da artması gerekirdi. Oysa tam tersi yaşanmış; fiyatlar artarken ücretler bu artışın gerisinde kalmış ve pastadan aldığı pay küçülmüştür."

Ekonomi, 04 Ocak 2026 17:50

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Sepetçi TOKİ konutları arasındaki ulaşım sorununa çözüm!

Sepetçi TOKİ konutları arasındaki ulaşım sorununa çözüm!

AKP'nin 25'inci yıl kutlamasında bu mu olacak?

AKP'nin 25'inci yıl kutlamasında bu mu olacak?

Erdoğan, Yavaş'ın gerisinde kalıyor

Erdoğan, Yavaş'ın gerisinde kalıyor

Dilovası’nda DEM Parti yöneticileri Enver Yıldırım’ın kapısını çaldı

Dilovası’nda DEM Parti yöneticileri Enver Yıldırım’ın kapısını çaldı

Bakan Şimşek'e işsizlik tepkisi

Bakan Şimşek'e işsizlik tepkisi

Körfezli iş insanı Ceyhan hayata gözlerini yumdu

Körfezli iş insanı Ceyhan hayata gözlerini yumdu

İşte en az yakan araçlar listesi!

İşte en az yakan araçlar listesi!

Teğmenlerin komutanı emekli edildi

Teğmenlerin komutanı emekli edildi

Altın alımı son 3 yılın en yüksek seviyesinde

Altın alımı son 3 yılın en yüksek seviyesinde

5 yaşındaki Hazar Ali, aldığı eğitimle ilk kez anne dedi

5 yaşındaki Hazar Ali, aldığı eğitimle ilk kez anne dedi

Vali Aktaş Tepeköy Mahallesi'ne de gitti

Vali Aktaş Tepeköy Mahallesi'ne de gitti

İzmit’te Buray konseriyle unutulmaz bir akşam

İzmit’te Buray konseriyle unutulmaz bir akşam

Alikahya altgeçit ve yağmursuyu menfezleri yapımı TEM’de trafik kapattıracak

Alikahya altgeçit ve yağmursuyu menfezleri yapımı TEM’de trafik kapattıracak

Belçika’dan gelen yaşlı çifti yolda bırakmadılar

Belçika’dan gelen yaşlı çifti yolda bırakmadılar

Vatandaşı soyan bu düzene kim dur diyecek?

Vatandaşı soyan bu düzene kim dur diyecek?

MHP ve İYİ Partili vekil arasında pislik gerginliği!

MHP ve İYİ Partili vekil arasında pislik gerginliği!

Kocaelispor'a büyük moral 

Kocaelispor'a büyük moral 

Yıllarca yalan söylediler!

Yıllarca yalan söylediler!

Demirtaş'a yağmurlu havada su yok!

Demirtaş'a yağmurlu havada su yok!

Değirmendere festival alanına dönüştü

Değirmendere festival alanına dönüştü

KOTKO’nun taşınmasını sağlayacak protokol imzalandı

KOTKO’nun taşınmasını sağlayacak protokol imzalandı

Akıllı telefonlarda eskiye dönüş!

Akıllı telefonlarda eskiye dönüş!

İsteyen herkes Kocaeli Müze’ye bir tuşa basarak ulaşabilir! 

İsteyen herkes Kocaeli Müze’ye bir tuşa basarak ulaşabilir! 

Tavşancıl'a yeni sosyal tesis 

Tavşancıl'a yeni sosyal tesis 

Eski hukuk danışmanından Erdoğan'a bir uyarı daha

Eski hukuk danışmanından Erdoğan'a bir uyarı daha

Büyükakın, Derince'de 120 yataklı sağlık tesisi inşaatını yerinde inceledi

Büyükakın, Derince'de 120 yataklı sağlık tesisi inşaatını yerinde inceledi

Dilovası Kent Meydanı’nda tempo yüksek!

Dilovası Kent Meydanı’nda tempo yüksek!

Bu bir yargısız infazdır!

Bu bir yargısız infazdır!

Benzine yeni bir zam daha geliyor

Benzine yeni bir zam daha geliyor

Asıl fatura halka kesiliyor

Asıl fatura halka kesiliyor

Yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek

Yasalarımızda ilk kez terör örgütü PKK'nın ismi geçecek

Sapanca Gölü’ne olan bağımlılık azaltılmalı

Sapanca Gölü’ne olan bağımlılık azaltılmalı

Gökçek'e bakın, siyasetin yargıdan elini çekmediğini görün!

Gökçek'e bakın, siyasetin yargıdan elini çekmediğini görün!

Buna Özgür Özel'i de tehdit ediyorlar denir!

Buna Özgür Özel'i de tehdit ediyorlar denir!

İzmit Belediyesi’nden o görüntülerle ilgili açıklama

İzmit Belediyesi’nden o görüntülerle ilgili açıklama

Fındık alım fiyatları açıklandı

Fındık alım fiyatları açıklandı

İzmit Belediyesinde iki yeni görevlendirme

İzmit Belediyesinde iki yeni görevlendirme

Gebze Ticaret Odası’nda Ortem elektronik tedarikçi adaylarıyla buluştu

Gebze Ticaret Odası’nda Ortem elektronik tedarikçi adaylarıyla buluştu

Dilovası’nda Yıldırım'dan Kaymakam Çelik'e hayırlı olsun ziyareti

Dilovası’nda Yıldırım'dan Kaymakam Çelik'e hayırlı olsun ziyareti

Körfez’de de mahallelerde çocukları sevindiren şenlik var!

Körfez’de de mahallelerde çocukları sevindiren şenlik var!