“Cezanın İnfazının Ertelenmesi
(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.
(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.”
Hükümlerini ihtiva etmektedir. Yukarıdaki hükümler tutuklular için de uygulanmaktadır.-5275 sy md.116
Durum bu iken isimleri yazılı kadınlar iken tutuklanmış halen tahliye edilmeyerek tutukluluğu devam ettirilmektedir. Kanun yukarıda da görüldüğü üzere çok açık olduğu hiç bir yoruma gerek olmadığı halde kanununu uygulamayan savcı ve hakimler alenen görevi kötüye kullanma suçu ve hürriyeti tahdit suçlarını işlemektedir.
Unutulmamalıdır ki 2018 yılındayız ve yaşadığımız bu çağa dijital çağ denmektedir. Bu dijital çağda hiç bir şey silinmiyor ve unutulmuyor ve her şey kayıt altındadır. Siyasi idarenin gücünü arkasına alarak zayıf insanları bu şekilde ezmeye yönelik uygulamalar yaparak kendilerine hiçbir şeyin olmayacağını düşününler bu durumun ilanihaye devam edeceğini sananlar aldanmaktadır. Yapılan bu zulümler unutulmayacağı gibi ilgilileri hakkında da cezai işlemler de eninde sonunda yapılacaktır.
İŞKENCE VE İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARDA ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ.
TCK MD.94 Tarihin kara sayfasına girilmek istenmiyorsa derhal hamile ve doğum yapmış ve halen cezaevinde tutuklu kadınlara yönelik kanun işletilmeli ve cezaevlerindeki hamile ve doğum yapmış kadınların tahliyesi derhal sağlanmalıdır.
Kandıralı öğrencilere de15 bin TL’lik destek verilecek
Başkan Büyükakın din görevlileri ile bir araya geldi
Başkan Gökçe’den iki eğitim kurumuna ziyaret





