Bahçeli o mesajı boşuna vermedi
Siyaset, 10 Eylul 2020 19:56Erdoğan'ın koltuğunun sallandığını ifade eden yazar Mehmet Tezkan, Saray'ın hukukçularının yeni bir sistem yaratmak için harıl harıl çalıştığını öne sürdü.
T24 yazarı Mehmet Tezkan bugünkü yazısında Saray'ın hukukçularının ittifakları etkileyecek sistem üzerinde köklü değişiklik için çalıştığını ifade etti.
"MHP lideri Bahçeli'nin durup dururken 2023 yılında Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan açıklaması yapması boş yere değil" diyen Tezkan şunları ifade etti: Saray'a mesaj yolladığı açık.
"MHP lideri Bahçeli'nin durup dururken 2023 yılında Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan açıklaması yapması boş yere değil" diyen Tezkan şunları ifade etti: Saray'a mesaj yolladığı açık.
Belli ki, Saray'dan çıkacak köklü değişikliklerin MHP'yi vuracağından da, MHP'yi kenara iteceğinden de endişe ediliyor.
Yoksa üç yıl sonrası için bugünden aday açıklanır mı?Bir parti üç yıl sonrası için kendini bağlar mı?Bağlamaz tabi.
Bu kadar angaje olmaz. Ama galiba Bahçeli de yakın gelecekte sandığın ortaya konulacağının farkında.Saray'dan gelecek köklü yasal değişikliklerin hedefi muhalefetin dizginlemek olacak, burası kesin.
Merak edilen şu; rejimin yapısıyla da oynayacaklar mı, aynen koruyacaklar mı?
Bu sorunun yanıtı şu sebeple önemli; Erdoğan, Bahçeli'den tam destek alsa bile yüzde 50+1'e ulaşamayacağını görüyor. Muhalefetin ise şansı var.
Bugünkü yapıyla girilecek seçimde Erdoğan, Üsküdar'a, evine döner.Saray hukukçuları; 'Nasıl yaparız da, yasalarla nasıl oynarız da Erdoğan'ı beş yıl daha Saray'da tutarız' hesabı yapıyor.
Seçim yasasını AKP'ye yarayacak şekilde dizayn etmeye çalışıyorlardır.
Hatırlarsanız 1980'li yıllarda Özal, ayakta kalabilmek için benzer bir yöntem izlemiş, seçim çevreleriyle oynamış, seçim yasasını değiştirmişti.
Benzer bir durumla karşı karşıyayız ama bu kez durum daha da zor. Parlamenter sistemde yüzde 35-40 alan iktidar olabiliyor. Olamazsa bir ortak bulup ülkeyi yönetiyor.
Bu sistemde illa yüzde 50+1 gerekli.Bu da Erdoğan ve partisinin hoşuna gitmiyor.Peki ne yapabilirler?Muhalefet izin vermediği sürece 50+1'i değiştirmeleri zor.
Yüzde 50+1 artık muhalefet ittifakının işine yarıyor.O halde neyi hesaplıyorlar?Birinci hedefleri Meclis çoğunluğunu garantilemek.
Böylece 'başkanlık' elden gitse bile Meclis üzerinden (istedikleri yasa değişiklikleri yaparak) hem ülke yönetiminde söz sahibi olmak hem de 'başkan' olacak kişinin elini kolunu bağlamak.
Tipik örnek; İstanbul Belediyesi.İkincisi tabii ki 'başkanlığı kurtarmak'. Bunun için de kendi kurdukları ittifak sistemini dağıtmaları gerekiyor.
Ama bu da çözüm değil. Partilerin resmen ittifak yapmasına izin verilmese bile seçmen ittifak yaparak bir şeyleri değiştirebileceğini gördü.
Örnek yine İstanbul seçimleri.Bakalım Saray danışmanları şapkanın altından tavşan çıkarabilecek mi?Erdoğan'ın hakikaten tavşan çıkarılmasına ihtiyacı var.
Koltuğu sallanıyor, ekonomideki büyük sarsıntıyı pandemiye bağlasa bile halk olan bitenin farkında."Bakın Almanya yüzde 13 küçüldü, biz yüzde 9,9 küçüldük, daha iyi durumdayız" demek durumu kurtarmıyor.
Almanya 4 trilyon dolarlık ülke, Türkiye 750 milyar dolarlık ülke. Kıyas kabul etmez.Onlarda kişi başına düşen gelir 40-45 bin dolar arası, bizim 8-9 bin dolar arası.
Halk bunu biliyor mu?Hayır ama başkalarını kötüleyerek gururlanmanın cüzdana fayda sağlamadığını görüyor.
Kısaca iktidarın (Cumhurbaşkanı'nın) işi zor. Bakalım danışmanları şapkadan tavşan çıkarabilecek mi? Seçim yasasını kurgulayıp Erdoğan'ı Saray'da tutabilecekler mi?
Yoksa üç yıl sonrası için bugünden aday açıklanır mı?Bir parti üç yıl sonrası için kendini bağlar mı?Bağlamaz tabi.
Bu kadar angaje olmaz. Ama galiba Bahçeli de yakın gelecekte sandığın ortaya konulacağının farkında.Saray'dan gelecek köklü yasal değişikliklerin hedefi muhalefetin dizginlemek olacak, burası kesin.
Merak edilen şu; rejimin yapısıyla da oynayacaklar mı, aynen koruyacaklar mı?
Bu sorunun yanıtı şu sebeple önemli; Erdoğan, Bahçeli'den tam destek alsa bile yüzde 50+1'e ulaşamayacağını görüyor. Muhalefetin ise şansı var.
Bugünkü yapıyla girilecek seçimde Erdoğan, Üsküdar'a, evine döner.Saray hukukçuları; 'Nasıl yaparız da, yasalarla nasıl oynarız da Erdoğan'ı beş yıl daha Saray'da tutarız' hesabı yapıyor.
Seçim yasasını AKP'ye yarayacak şekilde dizayn etmeye çalışıyorlardır.
Hatırlarsanız 1980'li yıllarda Özal, ayakta kalabilmek için benzer bir yöntem izlemiş, seçim çevreleriyle oynamış, seçim yasasını değiştirmişti.
Benzer bir durumla karşı karşıyayız ama bu kez durum daha da zor. Parlamenter sistemde yüzde 35-40 alan iktidar olabiliyor. Olamazsa bir ortak bulup ülkeyi yönetiyor.
Bu sistemde illa yüzde 50+1 gerekli.Bu da Erdoğan ve partisinin hoşuna gitmiyor.Peki ne yapabilirler?Muhalefet izin vermediği sürece 50+1'i değiştirmeleri zor.
Yüzde 50+1 artık muhalefet ittifakının işine yarıyor.O halde neyi hesaplıyorlar?Birinci hedefleri Meclis çoğunluğunu garantilemek.
Böylece 'başkanlık' elden gitse bile Meclis üzerinden (istedikleri yasa değişiklikleri yaparak) hem ülke yönetiminde söz sahibi olmak hem de 'başkan' olacak kişinin elini kolunu bağlamak.
Tipik örnek; İstanbul Belediyesi.İkincisi tabii ki 'başkanlığı kurtarmak'. Bunun için de kendi kurdukları ittifak sistemini dağıtmaları gerekiyor.
Ama bu da çözüm değil. Partilerin resmen ittifak yapmasına izin verilmese bile seçmen ittifak yaparak bir şeyleri değiştirebileceğini gördü.
Örnek yine İstanbul seçimleri.Bakalım Saray danışmanları şapkanın altından tavşan çıkarabilecek mi?Erdoğan'ın hakikaten tavşan çıkarılmasına ihtiyacı var.
Koltuğu sallanıyor, ekonomideki büyük sarsıntıyı pandemiye bağlasa bile halk olan bitenin farkında."Bakın Almanya yüzde 13 küçüldü, biz yüzde 9,9 küçüldük, daha iyi durumdayız" demek durumu kurtarmıyor.
Almanya 4 trilyon dolarlık ülke, Türkiye 750 milyar dolarlık ülke. Kıyas kabul etmez.Onlarda kişi başına düşen gelir 40-45 bin dolar arası, bizim 8-9 bin dolar arası.
Halk bunu biliyor mu?Hayır ama başkalarını kötüleyerek gururlanmanın cüzdana fayda sağlamadığını görüyor.
Kısaca iktidarın (Cumhurbaşkanı'nın) işi zor. Bakalım danışmanları şapkadan tavşan çıkarabilecek mi? Seçim yasasını kurgulayıp Erdoğan'ı Saray'da tutabilecekler mi?
Siyaset, 10 Eylul 2020 19:56
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Derince’yi 30 Ağustos coşkusu saracak!
Çayırova’da Atığın Sıfır Noktası, hediye kazandırmaya devam ediyor
GTO Başkanı Aslantaş: Bu faizlerle sanayicinin yatırım yapması mümkün gözükmüyor
Sucuklardan at ve eşek eti çıktı
Bu hafta da Cumhuriyet mahallesinde spor yaptılar!
Kocaeli sanayi kapasite anketi ve endeksi değerlendirmesi
Emekli ve memur maaş düzenlemesi için tarih verildi!
Sanatsal yetenekli vatandaşlar bu habere dikkat!
İkinci el otoda hareketlilik bekleniyor
Kademeli emeklilik çağrısı
İzmit Belediyesi ile Kocaeli Barosu arasındaki protokol yenilendi
TÜVTÜRK sürücüleri uyardı
TEKNOFEST’e seferler denizden ve karadan kesintisiz sürüyor
Uyku sırasında ortaya çıkan bu belirtilere dikkat
KOTO’ya ziyaretçi akını!
Beceriksizlik abidesi! Metro inşaatı binanın temeline zarar vermiş
Başkan yine denize daldı! Bakın neden
Bir dev şirket daha iflas etti
Kaan Dobra’dan dev akvaryuma tam not
SEDAŞ, göçmen kuşların güvenliği için harekete geçti!
Konteynerde muhtarlık hizmeti daha ne kadar sürecek?
Yine vatandaşın yastık altı altınına göz diktiler!
Darıca'da 3 kardeşin cesedi denizden çıktı
Semra Demir, İMEAK Deniz Ticaret Odası Kocaeli Şube Başkanlığı’na adayım dedi
Markette fiyatlar 5 yılda 12 kat arttı!
Bahçeli’nin istediği oldu, Öcalan’a statü bulundu
Kocaeli’de vergi gelirleri yüzde 11 oranında arttı
İsrail'in saldırısında Türk askerleri orada mıydı?
BTP lideri Baş’tan tarım reformu önerisi
İş insanı Selvi, Kocaeli’yi uluslararası alanda temsil etti
Son anketten Erdoğan'ı üzecek sonuç çıktı!
Vali Aktaş kendisine mail atan vatandaşları makamına çağırdı
Çelik, 29 Ağustos’ta Derince’ye konser için gelecek
KSO’nun atları Kartepe Hipodromu’nda koştu!
Körfez’in gururu genç karatecilere milli davet
Beklenen depremle ilgili şaşırtan sözler!
Kocaeli’de hedef, yüzde 100 ileri biyolojik arıtma
Ekonomi yönetimi kendi hedeflerine inanmıyor mu?
İktidardan yeni bir harcama rekoru daha
