Yağcılıkta son nokta
Gündem, 26 Ağustos 2020 05:42Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok, Venezuela’dan peynir ithalatı kararıyla ilgili yazdığı köşe yazısında Venezuela’da bulunduğu dönemde yediği Arepa'ları çok beğendiğini belirterek, “Umarım en kısa zamanda aynı tadı yakalayacağım Venezuela peynirleri Türkiye'ye gelir” dedi.
Sabah gazetesi yazarı Melih Altınok Venezuela’dan peynir ithalatı kararı sonrası çıkan tepkileri köşesine taşıdı. Söz konusu kararın Türkiye ile Venezuela arasındaki ilişkilerin bir ürünü olduğunu belirten Altınok, Venezuela’ya gittiği dönemde yediği Arepa'ları yeniden yemek için sabırsızlandığını söyledi.Melih Altınok’un “Eyvah peynirde dışa bağımlı mı oluyoruz” başlıklı yazısı şöyle:
“Venezuela'dan 1500 ton peynir ithal edileceğine dair haber gündemin en önemli maddelerinden."Türkiye'deki peynirlere kıran mı girdi" diye söylenenler var.
Hatta yemek dışında etliye sütlüye karışmayan gurme Vedat Milor bile konunun popülaritesine dayanamamış olacak Twitter'dan salvoya başladı:"Venezuela haberinden sonra beklediğim müjde: Anadolu'da peynir bulundu!"
“Venezuela'dan 1500 ton peynir ithal edileceğine dair haber gündemin en önemli maddelerinden."Türkiye'deki peynirlere kıran mı girdi" diye söylenenler var.
Hatta yemek dışında etliye sütlüye karışmayan gurme Vedat Milor bile konunun popülaritesine dayanamamış olacak Twitter'dan salvoya başladı:"Venezuela haberinden sonra beklediğim müjde: Anadolu'da peynir bulundu!"
İddialara konu olan kararın kimin peynirinin daha iyi olduğuyla elbette alakası yok. Türkiye'nin dünyaca tanınan süt ürünleri var.
Örneğin benim de severek yediğim Mihaliç peyniri (özellikle az tuzlusu) gibi pek çok marka en önemli ihraç kalemlerimizden.
ABD de dahil onlarca ülkeye tonlarca satıyoruz.Kaldı ki Kars gravyerinden, İzmir tulumuna kadar yüzlerce çeşit peyniri olan ülkemizde Fransız ya da Hollandalı markalar da yıllardır "peynir ekmek gibi" satılıyor.
Ortada "milliyetçilik tiratları" atmayı gerektiren, kompleks yapılacak bir gelişme yok.Peki, o zaman nedir altı üstü 1500 ton süt ürünü üzerinden kopartılan bu gürültü?
Türkiye askeri sanayinin ardından enerji gibi dev cari açık kalemlerinde dışa bağımlılıktan kurtulmak için atağa kalkmışken, devede kulak bir ihracat maddesinin manşete çekilmesi size ciddi geliyor mu?
Belli ki Venezuela'yla yapılan bu küçük ticari anlaşma, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik faaliyetlerinin ürünü işte. Ankara, ABD ve Rusya'nın nüfuz alanını genişletmek istediği bir coğrafyadan, eskilerin deyimiyle, kaz gelecek yerden tavuğu esirgemiyor.
Balkanlar'da, Afrika'da, Asya'da ittifaklar kurulan pek çok ülkeden, ham ve yarı mamul maddeler de alıyoruz.
Kaldı ki, son dönemlerde sıkça duyduğumuz "Tahıl ambarı Türkiye'ye buğday ihraç ediyorlar" şeklindeki eleştirilerde sembolleşen yaklaşımın ticari olarak da iler tutar yanı yok.
Zira buğday ithalatımızın artmasını makarna gibi işlenmiş ürünlerdeki ihracatımızdaki patlamasından bağımsız düşünmek mümkün değil.
Bu arada, Türkiye'nin süt ve süt ürünlerinde ithalatının beş katından fazlasını ihraç eden bir ülke olduğunu da hatırlatalım.
Tartışmayla ilgili şahsi görüşüme gelince...Geçtiğimiz yıl darbe girişimini yerinde izlemek üzere Venezuela'ya gittiğimde harika havası ve doğası, sıcacık, güler yüzlü insanları gibi ülkenin yemeklerine de bayılmıştım.
Sabahları bir kafede oturup, üzerine çeşit çeşit peynirlerin serpildiği Arepa'lardan atıştırmak için sabırsızlıkla uyanıyordum.
Umarım en kısa zamanda aynı tadı yakalayacağım Venezuela peynirleri Türkiye'ye gelir.
Haklısınız peynir bahane... Maksat zor günlerden geçen Venezuela halkıyla, dostlarımızla muhabbet olsun. Buna paha biçilir mi?”
“BU SAÇMALIKLARI ÖVMEK İÇİN SAMAN DA TADARSIN”
Örneğin benim de severek yediğim Mihaliç peyniri (özellikle az tuzlusu) gibi pek çok marka en önemli ihraç kalemlerimizden.
ABD de dahil onlarca ülkeye tonlarca satıyoruz.Kaldı ki Kars gravyerinden, İzmir tulumuna kadar yüzlerce çeşit peyniri olan ülkemizde Fransız ya da Hollandalı markalar da yıllardır "peynir ekmek gibi" satılıyor.
Ortada "milliyetçilik tiratları" atmayı gerektiren, kompleks yapılacak bir gelişme yok.Peki, o zaman nedir altı üstü 1500 ton süt ürünü üzerinden kopartılan bu gürültü?
Türkiye askeri sanayinin ardından enerji gibi dev cari açık kalemlerinde dışa bağımlılıktan kurtulmak için atağa kalkmışken, devede kulak bir ihracat maddesinin manşete çekilmesi size ciddi geliyor mu?
Belli ki Venezuela'yla yapılan bu küçük ticari anlaşma, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik faaliyetlerinin ürünü işte. Ankara, ABD ve Rusya'nın nüfuz alanını genişletmek istediği bir coğrafyadan, eskilerin deyimiyle, kaz gelecek yerden tavuğu esirgemiyor.
Balkanlar'da, Afrika'da, Asya'da ittifaklar kurulan pek çok ülkeden, ham ve yarı mamul maddeler de alıyoruz.
Kaldı ki, son dönemlerde sıkça duyduğumuz "Tahıl ambarı Türkiye'ye buğday ihraç ediyorlar" şeklindeki eleştirilerde sembolleşen yaklaşımın ticari olarak da iler tutar yanı yok.
Zira buğday ithalatımızın artmasını makarna gibi işlenmiş ürünlerdeki ihracatımızdaki patlamasından bağımsız düşünmek mümkün değil.
Bu arada, Türkiye'nin süt ve süt ürünlerinde ithalatının beş katından fazlasını ihraç eden bir ülke olduğunu da hatırlatalım.
Tartışmayla ilgili şahsi görüşüme gelince...Geçtiğimiz yıl darbe girişimini yerinde izlemek üzere Venezuela'ya gittiğimde harika havası ve doğası, sıcacık, güler yüzlü insanları gibi ülkenin yemeklerine de bayılmıştım.
Sabahları bir kafede oturup, üzerine çeşit çeşit peynirlerin serpildiği Arepa'lardan atıştırmak için sabırsızlıkla uyanıyordum.
Umarım en kısa zamanda aynı tadı yakalayacağım Venezuela peynirleri Türkiye'ye gelir.
Haklısınız peynir bahane... Maksat zor günlerden geçen Venezuela halkıyla, dostlarımızla muhabbet olsun. Buna paha biçilir mi?”
“BU SAÇMALIKLARI ÖVMEK İÇİN SAMAN DA TADARSIN”
Sabah yazarı Altınok’un yazısına tepki gösteren gazeteci Hasan Erşan ise dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Erşan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
Samanla pamukta ithal ediyoruz..
Artık bu saçmalıkları savunma adına samandan da tadarsın.. Ha pamuk mu? Gecinden versin
Samanla pamukta ithal ediyoruz..
Artık bu saçmalıkları savunma adına samandan da tadarsın.. Ha pamuk mu? Gecinden versin
Gündem, 26 Ağustos 2020 05:42
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Sigaraya zam geldi!
Milletin yarısını zekata muhtaç hale getirdiniz
Çayırova’da Türk Halk Müziği korosu dinleyicilerden tam not aldı
Pazarcılar Odası Başkanı Kumsar’dan Büyükakın’a teşekkür
Derince’deki Basın Sitesi’nde öğrenciler her gün risk altında
Başkan Hürriyet: İzmit’te Ramazan boyunca sofralarımız herkese açık olacak
Özel Körfezim Eğitim Kurumları’nda anlamlı program
Zeytinoğlu bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi
MHP’nin yeni il başkanından, Vali Aktaş’a ziyaret
KOTO’dan Ticaret Bakanı Bolat’a kapsamlı dosya
Kocaeli’de Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hatice Kaya artık kendi kliniğinde
Dağcılar Kandıra’da denize girdi
Yaşattıklarınız sahtedir ve sahteciliktir
Bunun adı eşkıyalık! Yaşlı adama saldırdılar
Ramazan öncesi Kocaeli genelindeki fırınlar tek tek denetleniyor
Başkan Söğüt, MHP’li vekili makamında ağırladı
Emeklilere kira desteği ve yakacak yardımı teklifi
Büyükakın, Gümüşhanelilerin kurtuluş coşkusuna ortak oldu
Trafik cezaları can yakacak!
Derince Kent Lokantası'nda iftarda yemekler ücretsiz
Gölcük Değirmendere’de tekne ters döndü!
Karavan park da karavan yok!
Vatandaş yeni elbise bile alamayacak halde
Böyle olur Yozgatlıların kongresi!
Kocaelispor-Gaziantep maçında anlamlı pankart
Kocaeli Valiliği uyardı! Toz taşınımına dikkat
DEM'liler Öcalan'ı görmeden duramıyor!
Özel CHP'ye yönelik soruşturmalarla ilgili konuştu: Cumhurbaşkanı yaptırıyor!
Sevgililer Günü El Emeği Pazarına vatandaşlardan yoğun ilgi
Yoksulluğun fotoğrafı! Ucuz et kuyruğu
Emeklilere 14 bin liraya kadar geri ödemesiz nakit destek
Dünyada dolara bu kadar yüksek faiz veren başka ülke yok
Derince’de Tahtalı Köyü yoluna el atıldı
İYİ Partililer Körfez’de esnafın nabzını tuttu
İzmit’te üniversite adaylarına büyük destek
Van’dan ekmek parası için geldiği Gölcük’te inşaattan düşerek öldü
Sosyal Yaşam Merkezi’nde tempo yüksek
Bunun adı israftır
Cesedimi çiğnemeden Meclis’e giremez
