Tayyip Erdoğan'ı kızdıracak sözler: Bu ucube bir proje
Gündem, 02 Aralık 2019 06:17İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'çılgın projesi' Kanal İstanbul'u değerlendirdi. İBB Başkanı, projenin kentin hem karadaki hem de denizdeki ekolojik denge sistemini değiştirebilecek riskler içerdiğine dikkat çekti. Projeyi 'ucube' diye adlandıran İmamoğlu "Özetle bu proje İstanbul’a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak” diye konuştu.
İstanbul'un önündeki en büyük felaketlerden deprem konusunun ele alındığı “Deprem Çalıştayı”, İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı.
2-3 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek çalıştayda ilk konuşmayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştime Daire Başkanı Tayfun Kahraman yaptı.
İBB Başkanı İmamoğlu, deprem çalıştayında konuştu.
Kahraman'ın ardından mikrofonu alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul'un, etkilediği yerleşimler nedeniyle dünyanın en fazla risk oluşturan deprem fay hatlarından birinin üzerinde kurulmuş olduğunu vurguladı. İmamoğlu, bu çalıştayda kentin net bir yol haritası çıkarmak için bir araya geldiklerini belirtti.
“BU ŞEHRİN EN ÖNEMLİ RİSKİ DEPREMDİR”
İmamoğlu şunları söyledi:
*Biz başımızı kuma sokamayız. Sokmayacağız. Bu şehrin en önemli riski depremdir. Ve bu risk öyle küçük bir risk değildir. Üstelik bu risk sadece İstanbul'un de riski değildir.
*Tüm Türkiye'nin riskidir. Hayatın duracağı, ekonominin büyük hasar alacağı bir büyük kaos ve ulusal felaket ihtimalinden bahsediyoruz. Hali hazırdaki 1.2 milyon yapının karşın karşıya olduğu büyük bir riskten bahsediyoruz. 48 bin binanın ağır hasar göreceği ve onbinlerce civarında vatandaşımızın hayatını kaybedebileceği bir riskten bahsediyoruz.
*Bu nedenle yeni yönetim olarak, İstanbul'u afetlere ve özellikle depremlere dayanıklı bir şehir haline getirmek bizim öncelikli hedefimiz. Uluslararası ve ulusal ölçekteki tüm bilimsel çözüm önerilerini dikkate alarak bir yol haritası üretmek en somut amacımız. Bilimsel veriye dayanan ve ilgili tüm paydaşların görüşlerini dikkate alan bir yaklaşım bulmak ve harekete geçmek istiyoruz.
İstanbul'a deprem konusunda çok zaman kaybettirildiği saptamasında bulunan İmamoğlu, “Önleyici ve rehabilite edici tüm süreçlerde herkes yer almalıdırlar. Çünkü bu bir seferberliktir” diye konuştu.
“SINIRLI BİR BÜTÇENİZ VARSA, NASIL HARCARSINIZ?”
Deprem gibi yakıcı bir konu varken, “Kanal İstanbul” projesinin gündeme getirilmesini eleştiren İmamoğlu şunları kaydetti;
*Tüm İstanbullulara sormak isterim: Sınırlı bir bütçeniz varsa, o bütçeyi nasıl harcarsınız? Aile fertlerinizi doyuracak gıdayı almakta zorlanıyorsanız. Çocuklarınızı iyi ve sağlıklı bir biçimde beslemeye ve okutmaya yeterli geliriniz yoksa. Evinize gereksiz ve lüks bir mobilya almak için borca girer misiniz veya bankadan borç alıp tatile gider misiniz?
*Bir aile, bir baba, bir anne olarak kendi bütçenizi harcamayı planlarken neleri önemsersiniz? Eğer esnafsanız, tüccarsanız, iş adamıysanız nasıl davranırsınız? Akıllı birer esnaf, tüccar veya akıllı iş adamı olarak kazandıklarınızla yat kat mı alırsınız? Yoksa şirketinizin hayatta kalmasını sağlayacak yatırımlara mı yönelirsiniz?
“ÖNCELİĞİMİZ KANAL İSTANBUL OLABİLİR Mİ?”
*Ekonomi darda ise, yakın gelecekte ise çok daha darda olacağı aşikarsa ne yaparsınız? Milletin kaynaklarını bir ham hayale harcar mısınız? Bu şehirde bir süredir bir Kanal İstanbul projesidir konuşuluyor.
*Bize sordular mı hiç? Bizim görüşümüzü aldılar mı? Bunca millet evladı yüzbinlerce genç, 4 milyon yetenekli insan işsizken ve umutsuzken. Bunca insan yoksulken. Bunca üretim ihtiyacı ortadayken. Bunca fabrika kurma ihtiyacı varken. 16 milyonluk bu şehrin, bu koca şehrin geleceği olan çocuklar yeterince beslenemezken. Çok ağırlıklı bölümü okul öncesi eğitim alamazken. Kalabalık sınıflarda eğitim görürken bizim önceliğimiz Kanal İstanbul olabilir mi?”
KANAL İSTANBUL ‘RİSKLERİ’
Kanal İstanbul'un sadece bir deniz yolu ulaşımı projesi olmadığını vurgulayan İmamoğlu, projenin kentin hem karadaki hem de denizdeki ekolojik denge sistemini değiştirebilecek riskler içerdiğine dikkat çekti. İmamoğlu, konuşmasında bu riskleri şöyle sıraladı:
“UCUBE PROJE”
*Göller, havzalar, tarım alanları, yaşam alanları, yer altı suyu sistemi ve şehrin tüm ulaşım sistemi projeden kritik şekilde etkileniyor. Tarım arazilerinin yok olması bir yana, İstanbul Boğazı ile yeni açılacak kanal arasına oluşacak olan adaya 8 milyonluk bir nüfusun hapsedilmesi gibi bir durum ortaya çıkıyor.
*Bu ucube projeyle, ülkenin deprem riski en yüksek bölgesine 8 milyon hapsedilmiş olacak. Deprem anında bu denli yüksek bir nüfusu başka bir coğrafyaya nakledecek hiçbir devlet yoktur dünyada. Bu nasıl bir projedir Allah aşkına? Bu neyin aklıdır? Bakın konuşulan projedeki kanal yaklaşık 45 kilometre uzunluğunda, 20,75 metre derinliğinde ve en dar yerinde 275 metre genişliğinde bir kanal. Sazlıdere ve Terkoz Havzaları içinden geçen bir kanal. Yani proje Sazlıbosna ve Terkoz Havza Alanlarını yok ediyor.
*Yer altı suları ve Terkoz Gölü'nün tuzlanması riski taşıyor. İstanbul'un içme suyu ihtiyacı için müthiş bir tehdit oluşturduğu net olarak anlaşılıyor. Tek başına bu bile, bu projenin yapılmaması için yeterli bir gerekçedir! İstanbul halkı deniz suyu mu içecek? Öte yandan proje bölgeye 1,1 milyon yeni nüfus getirecek.
*Yani 6 adet Beşiktaş veya 5 adet Bakırköy ilçesi nüfusu büyüklüğünde yeni nüfus eklenecek. Bu proje yüzünden 3.4 milyon yeni yolculuk oluşacak. İstanbul trafiği en az yüzde 10 artacak. 23 milyon metrekare orman alanı, 136 milyon metrekare tarım alanı yok olacak. Sazlıdere Barajı kalmayacak. Devlet Su İşleri (DSİ) bu yüzden projeye olumsuz raporu verdi. Rapora göre su ihtiyacını karşılayan havzaların yüzde 29'u yok olacak. Kanal inşaatı ile birlikte devasa hafriyat oluşacak. TMMOB raporuna göre 2.1 milyar metrekğp hafriyat çıkacak. İstanbul trafiğine günlük 10 bin hafriyat kamyonu katılacak. Hafriyatın nereye döküleceği belirsiz! Çıkan hafriyat, örneğin; Güngören-Esenler-Bağcılar ilçelerinin üzerine dökülse bu ilçeler yaklaşık 30 metre yükselecek.”
“İSTANBUL BOĞAZ TRAFİĞİNDE AZALIŞ VAR”
Projenin 1., 2., ve 3. derece deprem bölgelerinde kaldığını belirten İmamoğlu, “11 kilometre mesafeden Kuzey Anadolu Fayı, 30 kilometre mesafeden Çınarcık Fayı geçiyor. Bilim insanları Kanal İstanbul Projesi'nin, yeryüzü ve yeraltı gerilme dengelerini bozacağını, aşırı yüklemelerin yeni depremleri davet edeceğini söylüyor.” dedi.
İşte İmamoğlu’nun tespitleri;
*Boğazın tarihi dokusunun korunması proje için gerekçe olarak gösteriliyor. Oysa ki projeyle birlikte, 17 milyon metrekare SİT alanını etkilemektedir. Küçükçekmece Gölü kıyısında yer alan Bathenoa Antik Kenti ve ilk yerleşmelerden biri olan Yarımburgaz Mağaraları proje alanında. Boğaz trafiği ile ilgili olarak ta dikkatinizi çekmek isterim.
*ÇED başvuru dosyasında Boğaz trafiğinde iddia edildiği gibi, yıllara göre bir artış değil, tam tersine özellikle son 10 yılda yüzde 22,46 oranında bir azalış gözlenmektedir.
“BÖLGE CİDDİ TEHLİKE ALTINDA”
Olumsuzlukların İstanbul'la sınırlı kalmayacağını ifade eden İmamoğlu, Marmara Denizi ve Bölgesi'nin de ciddi tehlike altında olduğunu vurguladı:
*45 kilometre uzunluğunda ve ortalama 150 metre genişliğinde çok verimli tarım ve orman alanı sonsuza kadar ortadan kaldırılmış olacak. İstanbul Yarımadası Trakya'dan ayrılacağı için yeni bağlantı köprülerine ihtiyaç duyulacak. Proje dolayısıyla Karadeniz'den Marmara'ya oluşacak tek yanlı akıntı dolayısıyla Marmara Denizi aşırı kirlenecek. Bu durum Marmara'daki canlı yaşamını tehlikeye attığı gibi balıkçılığı ve bu işle geçinen insanları da zor duruma sokacaktır. Kanal aynı zamanda iklim değişikliklerine de yol açacak. Yok edilen arazi ile birlikte oradaki yaban hayatı da yok edilmiş olacaktır.
“BU PROJE BİTTİĞİNDE, İSTANBUL BİTMİŞ OLACAK”
Kanal İstanbul'a harcanacak para ile ülkede birçok cazibe merkezi şehir, fabrika, okul ve iş imkanları yaratılabileceğine dikkat çeken İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü;
*Açlık sınırındaki milyonlarca yurttaşımızın kendi yaşadıkları kent ve köylerinde istihdam edilebileceği bir diğer konudur. Özetle bu proje İstanbul'a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak. Bu şahane şehir yaşanamaz bir kent olacak.
*Temiz hava, su altyapı trafik açısından çözülemez sorunlarla başbaşa kalacaktır. Ne boğaz geçişi, ne deniz deniz trafiği geçişi, ne de ekonomik olarak böyle bir ihtiyaç söz konusu değildir.
*Sadece yeni rant alanları yaratmak uğruna hazırlanmış, yol açacağı yıkıcı sonuçlar hiç düşünülmemiştir. Birileri para kazanacak diye bu kadim şehrin doğal çevresinin, yaşam alanlarının ve su havzalarının yok edilmesine izin veremeyiz, vermeyeceğiz. Sizlerin uzmanlığı, duyarlığı ve cesareti ile yanlışları önleyeceğiz.
*Sizlerin ortaya koyacağınız ortak akıl ile 16 milyon için şehrimizi daha güvenli, daha yaşanır ve daha cazip hale getireceğiz.
İKİ GÜN BOYUNCA SÜRECEK
Konunun uzmanı katılımcılar, 2-3 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek oturmularla, İstanbul'da deprem konusunu masaya yatıracak.
Gündem, 02 Aralık 2019 06:17
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Körfez’de de BTP’liler pazarda üyelik standı açtı
Binlerce takipçisi olan hesaplara erişim engeli
Başkan Gökçe’den araç tanıtım töreninde sosyal belediyecilik vurgusu
Potanın Kocaeli’deki tanınmış ismi Sinan Us hayatını kaybetti
Fon vurgununda turpun büyüğü geliyor!
Nazmi Ertuğral’dan nokta atışı siyasi tespit!
Dilovası’nda Afet Koordinasyon Merkezi ve Halk Kütüphanesi açılıyor
Bavyeralı firma temsilcisi ile GTO üyeleri arasında ikili iş görüşmeleri
SEDAŞ yöneticileri muhtarları dinliyor, ama bildiklerini okuyorlar!
Kandıralı öğrencilere de15 bin TL’lik destek verilecek
Başkan Büyükakın din görevlileri ile bir araya geldi
Başkan Gökçe’den iki eğitim kurumuna ziyaret
Kocaeli vekilinden Bakan Kurum’a Safiport soruları!
Dilovası’nda sürücülere ve vatandaşlara uyarı
Saygınlar Kulübü üyelerine kitap hediye edildi
Tweet attı diye evine polis gönderdiler
Kaynaklar patronlara akıyor
Vali Aktaş ile Başkan Büyükakın Filistinli çocuklar için çizdi
Kitap Fuarı’nda 46 yıl önce çekilmiş fotoğrafını gördü
İzmit’te üniversitelilere ücretsiz akşam yemeği desteğine devam
Vurgunun TBMM'de araştırılmasına yanaşmıyorlar!
O ilçedeki cadde 17 milyon TL harcanarak yenilendi
AKP'den ihraç edildi
Ercan Yamen’in kardeşi ile kardeşinin eşi kaza kurbanı oldu
Büyükşehir’den 91 bin dekar alanlık yem bitkisi desteği
İzmit’te Sokak Hayvanları Barınma Merkezi‘nde son aşamaya gelindi
Dilovası’nda MHP’liler Bahçeli’nin sözlerini tekrarladı
Gölcük Belediyesi’nden okul bahçesine 4 derslikli prefabrik yapı
Anayasa Mahkemesi'nden emeklileri ilgilendiren karar!
Körfez’de güneş enerjisi santrali kurulacak
İSU Genel Müdürü Sağlık’ın sesi taklit edilerek para isteniyor
Ford Otosan, Kocaeli fabrikalarında yapay zeka destekli çözüm
Fabrikalar küçülüyor, işçiler işini kaybediyor
Evine polis gönderilmedi, ifadeye çağrıldı
Dilovası’nın Ekim Ayı Meclisi’nde hangi kararlar alındı?
AK Parti Darıca Kadın Kolları Teşkilatı, Kocaeli 1’incisi oldu
Büyükakın’ın Soyut Vatan kavramı kitaplaştı
Kocaelisporlu futbolcular minik taraftarlarla Kitap Fuarı’nda buluşacak
Sandıkta alamadıklarını masada aldılar!
