Erdoğan’ın üslubundan kendi seçmeni bile rahatsız
Siyaset, 29 Temmuz 2019 23:34Sözcü gazetesi yazarı Can Ataklı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert üslubundan AKP seçmeninin rahatsız olduğunu belirterek, “Tabii bu durum giderek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin neredeyse resmi üslubu haline geldi” dedi.
Sözcü gazetesi yazarı Can Ataklı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sert üslubundan AKP seçmeninin de rahatsız olduğunu söyledi.
Erdoğan’ın konuşma tarzının devletin resmi üslubu haline geldiğini belirten Ataklı “Şerefsiz, hain, terörist, darbeci” gibi kelimeler sadece Erdoğan'ın değil, başta iktidar yetkilileri olmak üzere devlet bürokrasinin de ağzından düşmüyor” ifadelerini kullandı.
Ataklı, AKP'lilerin de bu durumdan rahatsız olduğunu aktararak, "Şerefsiz, hain, terörist, darbeci” gibi kelimeler sadece Erdoğan'ın değil, başta iktidar yetkilileri olmak üzere devlet bürokrasinin de ağzından düşmüyor." yorumunda bulundu.
Can Ataklı’nın "Erdoğan hep bu üslubu kullanmak zorunda mı?” başlıklı yazısından ilgili bölüm şöyle:“Erdoğan hep bu üslubu kullanmak zorunda mı? Dünyada kendi vatandaşına en çok dava açan siyasetçi herhalde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dır.
Kimseyi affetmiyor. Facebook'ta, Twitter'da, Instagram'da, kahvede, sokakta hatta belki uykusunda sayıklarken kendisi hakkında hakaret olduğuna inandığı sözleri söyleyen herkesi dava ediyor
Buna karşı, kendisi istediği herkese olabilecek en ağır hakaretleri etmekten çekinmiyor.Üstelik eğer herhangi biri Erdoğan hakkında şikayetçi olmaya kalkarsa da başına olmadık işler açılıyor.
Aslına bakarsanız Erdoğan'ın üslubu genellikle hakarete dayalı.Siyasette adını ilk duyurduğu yıllarda hakkında söylenen “Kasımpaşalı” yakıştırmasından muhtemelen çok mutlu oldu ve o gün bugün kendini çok kaptırmış olmalı ki; kaba, insanı aşağılayan, iki cümlede bir hakaret unsuru taşıyan üslubunu hiç değiştirmiyor.
AKP'li yöneticilerin deyimiyle partinin cahil kitlesi de bu üsluptan çok mutlu oluyor. Erdoğan'ın konuşmalarından, başkalarına ağır hakaretler etmesinden derin bir haz alıyor.Tabii bu durum giderek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin neredeyse resmi üslubu haline geldi.
“Kimsin sen? Haddini bil, sana mı soracağız? Şerefsiz, hain, terörist, darbeci” gibi kelimeler sadece Erdoğan'ın değil, başta iktidar yetkilileri olmak üzere devlet bürokrasinin de ağzından düşmüyor.
Ancak şunu hatırlatayım: Çok güçlü olduğunuzda pek çok kişinin beğendiği, beğenmeyenlerin de karşı çıkamadığı tutum ve davranışlar, zayıflama eğilimi taşımaya başladığınız anda bir anda tersine dönüverir.
Hafta sonunda bir kahvede çay içerken, yan masada yüksek sesle konuşanların söylediklerine kulak misafiri oldum ister istemez.Konuşmalarından AKP'ye oy vermiş olduklarını anladığım kişilerden biri “Ayıp oluyor ama… Faizleri emirle düşürttükten sonra Kılıçdaroğlu'na ‘Sana mı soracağım?' demek yakışıyor mu?” dedi.
Kafama takıldı, açıp Erdoğan'ın konuşmasına baktım.Şöyle demiş; “Bugün yüksek faizle hükümetimizi devamlı sigaya çeken Bay Kemal, şimdi de faizlerin bu şekilde indirilmesinden rahatsız olmuş… Biz sana mı sorup da adım atacağız? Yeni yönetim sisteminden rahatsız. İlla parlamenter demokrasiye geçmek gerekiyormuş. Tek adam benmişim. Tek adamlığı sizden öğrendik ama biz tek adam değiliz.
”Erdoğan hızını alamamış şöyle devam etmiş; “Bay Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'nin emir alır hale geldiğini söylüyor. Nerede? Tek adam rejiminde. Türkiye Cumhuriyeti asla ve kat'a emir almamıştır. O sizin cibilliyetinizde var. Biz bugüne kadar kimseden emir almadık….. Senin o güvendiğin teröristler seni kurtaramayacaktır. Onlarla el ele kol kola Ankara'dan İstanbul'a yürümen seni kurtarmayacaktır. IMF'ye borcu biz mi yaptık? Siz yaptınız.”
Valla ne diyeyim bilemiyorum.Gerçi Erdoğan, bu üsluptaki konuşmalarını uzun yıllardan beri yapıyor.
Fark şu ki, artık kendi seçmeni bile tepki göstermeye başladı, tehlike bu."
Erdoğan’ın konuşma tarzının devletin resmi üslubu haline geldiğini belirten Ataklı “Şerefsiz, hain, terörist, darbeci” gibi kelimeler sadece Erdoğan'ın değil, başta iktidar yetkilileri olmak üzere devlet bürokrasinin de ağzından düşmüyor” ifadelerini kullandı.
Ataklı, AKP'lilerin de bu durumdan rahatsız olduğunu aktararak, "Şerefsiz, hain, terörist, darbeci” gibi kelimeler sadece Erdoğan'ın değil, başta iktidar yetkilileri olmak üzere devlet bürokrasinin de ağzından düşmüyor." yorumunda bulundu.
Can Ataklı’nın "Erdoğan hep bu üslubu kullanmak zorunda mı?” başlıklı yazısından ilgili bölüm şöyle:“Erdoğan hep bu üslubu kullanmak zorunda mı? Dünyada kendi vatandaşına en çok dava açan siyasetçi herhalde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dır.
Kimseyi affetmiyor. Facebook'ta, Twitter'da, Instagram'da, kahvede, sokakta hatta belki uykusunda sayıklarken kendisi hakkında hakaret olduğuna inandığı sözleri söyleyen herkesi dava ediyor
Buna karşı, kendisi istediği herkese olabilecek en ağır hakaretleri etmekten çekinmiyor.Üstelik eğer herhangi biri Erdoğan hakkında şikayetçi olmaya kalkarsa da başına olmadık işler açılıyor.
Aslına bakarsanız Erdoğan'ın üslubu genellikle hakarete dayalı.Siyasette adını ilk duyurduğu yıllarda hakkında söylenen “Kasımpaşalı” yakıştırmasından muhtemelen çok mutlu oldu ve o gün bugün kendini çok kaptırmış olmalı ki; kaba, insanı aşağılayan, iki cümlede bir hakaret unsuru taşıyan üslubunu hiç değiştirmiyor.
AKP'li yöneticilerin deyimiyle partinin cahil kitlesi de bu üsluptan çok mutlu oluyor. Erdoğan'ın konuşmalarından, başkalarına ağır hakaretler etmesinden derin bir haz alıyor.Tabii bu durum giderek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin neredeyse resmi üslubu haline geldi.
“Kimsin sen? Haddini bil, sana mı soracağız? Şerefsiz, hain, terörist, darbeci” gibi kelimeler sadece Erdoğan'ın değil, başta iktidar yetkilileri olmak üzere devlet bürokrasinin de ağzından düşmüyor.
Ancak şunu hatırlatayım: Çok güçlü olduğunuzda pek çok kişinin beğendiği, beğenmeyenlerin de karşı çıkamadığı tutum ve davranışlar, zayıflama eğilimi taşımaya başladığınız anda bir anda tersine dönüverir.
Hafta sonunda bir kahvede çay içerken, yan masada yüksek sesle konuşanların söylediklerine kulak misafiri oldum ister istemez.Konuşmalarından AKP'ye oy vermiş olduklarını anladığım kişilerden biri “Ayıp oluyor ama… Faizleri emirle düşürttükten sonra Kılıçdaroğlu'na ‘Sana mı soracağım?' demek yakışıyor mu?” dedi.
Kafama takıldı, açıp Erdoğan'ın konuşmasına baktım.Şöyle demiş; “Bugün yüksek faizle hükümetimizi devamlı sigaya çeken Bay Kemal, şimdi de faizlerin bu şekilde indirilmesinden rahatsız olmuş… Biz sana mı sorup da adım atacağız? Yeni yönetim sisteminden rahatsız. İlla parlamenter demokrasiye geçmek gerekiyormuş. Tek adam benmişim. Tek adamlığı sizden öğrendik ama biz tek adam değiliz.
”Erdoğan hızını alamamış şöyle devam etmiş; “Bay Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'nin emir alır hale geldiğini söylüyor. Nerede? Tek adam rejiminde. Türkiye Cumhuriyeti asla ve kat'a emir almamıştır. O sizin cibilliyetinizde var. Biz bugüne kadar kimseden emir almadık….. Senin o güvendiğin teröristler seni kurtaramayacaktır. Onlarla el ele kol kola Ankara'dan İstanbul'a yürümen seni kurtarmayacaktır. IMF'ye borcu biz mi yaptık? Siz yaptınız.”
Valla ne diyeyim bilemiyorum.Gerçi Erdoğan, bu üsluptaki konuşmalarını uzun yıllardan beri yapıyor.
Fark şu ki, artık kendi seçmeni bile tepki göstermeye başladı, tehlike bu."
Siyaset, 29 Temmuz 2019 23:34
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Muhtar Soydaş da kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti
Çifte indirim bekleniyor
Bu parkın hali ne böyle!
İşsizlikte Avrupa birincisiyiz
5. Kocaeli Film Festivali açılış galası Gölcük’te gerçekleşecek
İçki satışında yeni karar
İzmitli öğrenci Mersin’de hayatını kaybetti
SEKA Kültür Alanı teknoloji üssüne dönüşüyor
Alım gücü yok, esnaf satış yapamıyor
Dernek başkanları Büyükşehir’in projelerini yerinde inceledi
Emekli promosyon tutarları değişti
Kavurucu sıcaklar kapıda!
İğrenç mahalle dedikodusunu bırakın açıklayın
Kocaeli’de dev bir organizasyon daha
Sanayi sitesi çevresi deprem bölgesini andırıyor
Fatih Batı kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti
Dilovası’nda MHP’lilerden şehit ailelerine ve gazilere saygı
İstanbul vekili Bayhan, Gebze’de grevdeki işçilerle bir araya geldi
İzmit Belediyesi’nden duyuru: Vezneler açık olacak
Derhal kurultay yapılmalıdır
Vali Aktaş, şehit aileleri ve gazilerin bayramlaşma programına katıldı
Kandıra’da yol konforunu artırmak için bir ihale daha yapılacak
AKP iktidarının planı CHP'nin kontrollü şekilde parçalanması
Özgür Özel nerede, Kocaeli’deki CHP’liler orada!
Büyükşehir heyeti Hollanda’da teknik temaslarda bulundu
İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu itirafı!
Hain demişti, helallik istediği ortaya çıktı!
Aziz Yıldırım yarın Kocaeli’de
Buna bilimsel eğitim sistemini yok etmeye çalışmak denir!
KOÜ öğrencileri Kızılay ile örnek bir projeye imza attı
Antikkapı, karlı dağda unutulmaz bir kış deneyimi yaşattı!
Erdoğan isim vermeden İmamoğlu'na yürüdü!
Ekonomik kriz kurbanı da vurdu!
Kocaeli’de kütüphaneler haftanın 7 günü açık olacak
Çocuklar okul sıraları yerine çocuk işçiliğine ve açlığa mahkum ediliyor
Gölcük’te sel sularına kapılan anne ile oğlu boğularak öldü
Ekonomide karanlık bir döneme giriyoruz
Kocaeli’de sıfır atık için ortak koordinasyon
Yollar genişliyor, trafik rahatlıyor!
