Binali Yıldırım hakkında çarpıcı yorum
Siyaset, 27 Mayıs 2019 03:5223 Haziran seçimlerini değerlendiren gazeteci Fehmi Koru, 'oylar çalındı' söyleminin seçmende karşılık bulmayacağının altını çizerek, AKP adayı Binali Yıldırım'ın belediye başkanı görüntüsü veremediğini söyledi.
AKP itirazı ve YSK kararıyla iptal edilen 31 Mart seçimlerinin ardından yeniden başlayan İBB yarışını değerlendiren gazeteci Fehmi Koru, AKP'nin işinin 31 Mart'a göre daha zor olduğunu işaret etti.
23 Haziran sürecinde partisi tarafından daha fazla ön plana çıkarılmak istenen Binali Yıldırım için "Belediye Başkanı görüntüsü veremiyor" diyen Koru, Yıldırım'ın durumunun AKP'nin aleyhine olduğunu ifade etti.
Fehmi Koru'nun bugünkü köşe yazısı:
Yenilenecek seçime dört haftadan az bir süre kaldı. Seçime başka partilerin adayları da katılıyor, ancak yarış iki iddialı parti arasında geçecek gibi.
İktidardaki AK Parti ile 31 Mart’ta ipi göğüsleyen CHP’nin adaylarından biri diğerini geride bırakarak İstanbul’un belediye başkanı olacak.
Hepimiz, bütün yorumcular, Yüksek Seçim Kurulu‘nun seçimi yenileme kararı ve o yenilemeyi gerekçelendirdikleri metin üzerinde yoğunlaştığımız için esas konuyu henüz irdeleme fırsatı bulamadık.
Sanıyorum bunun zamanı geldi.
23 Haziran sürecinde partisi tarafından daha fazla ön plana çıkarılmak istenen Binali Yıldırım için "Belediye Başkanı görüntüsü veremiyor" diyen Koru, Yıldırım'ın durumunun AKP'nin aleyhine olduğunu ifade etti.
Fehmi Koru'nun bugünkü köşe yazısı:
Yenilenecek seçime dört haftadan az bir süre kaldı. Seçime başka partilerin adayları da katılıyor, ancak yarış iki iddialı parti arasında geçecek gibi.
İktidardaki AK Parti ile 31 Mart’ta ipi göğüsleyen CHP’nin adaylarından biri diğerini geride bırakarak İstanbul’un belediye başkanı olacak.
Hepimiz, bütün yorumcular, Yüksek Seçim Kurulu‘nun seçimi yenileme kararı ve o yenilemeyi gerekçelendirdikleri metin üzerinde yoğunlaştığımız için esas konuyu henüz irdeleme fırsatı bulamadık.
Sanıyorum bunun zamanı geldi.
Esas soru dediğim şu: CHP önde çıkmasını sağlayan oyunu hangi yolla korumayı, AK Parti de iki ay önce yapılan seçimde yeterin altında kalan oyunu nasıl artırmayı bekliyor?
“Çalındı ya! demeyin sakın. Buna AK Parti’nin seçmen kitlesinde bile inanan pek az kişi var. Kitle seçimin yenilenmesini ‘çantadan çıkan tavşan’ olarak görüyor; benzer bir durumun 23 Haziran’da sandıktan AK Parti’yi muzaffer çıkaracak biçimde bir kez daha tekrarlanmasını da bekliyor…
AK Parti ve CHP’nin sınırları
AK Parti İstanbul’u ancak iki ay önceki seçimde kendi seçmeni olduğu halde çeşitli sebeplerle sandık başına gitmeyenler ile başka partilerin adaylarına oy vermiş seçmenleri, hiç değilse bunların bir bölümünü, bu defa seçimde oy kullanmaya ve oyu kendi adayına vermeye ikna etmek zorunda.
Bunu nasıl yapabilir?
Soruya cevap ararken muhalefetin anlamakta zorlandığı bir gerçeği belirtmekte yarar görüyorum: AK Parti’ye 31 Mart seçiminde oy vermiş seçmenlerin YSK kararıyla seçimin yenilenmesine tepki göstermesi, bu arada partilerine yönelik eleştirilerden etkilenerek oyunu değiştirmesi imkansız değilse de çok zor.
AK Parti 31 Mart’ta zaten şimdiki şartlarda alabileceği en az oy oranına düşmüş bulunuyor; iki-üç ayda o orandan daha aza inmesi beklenmemeli.
Nerede hangi AK Partili ile görüşsem, kulaklarının muhalefetten gelen aleyhte propagandalara kapalı olduğunu fark ediyorum.
Her biri AK Parti’de seçmen olarak kalmak için kendilerine farklı gerekçeler bulabiliyorlar.
Medyadaki tek taraflı yayınlardan olumsuz etkilenip saf değiştirebilecekler bile, AK Parti’nin itibar ettiği kanalları izlemeyi terk edip haber için muhalif kanallara -özellikle Fox-TV‘ye- takılıyor ve yine de oy konusunda bildiklerinden şaşmıyorlar.
Hiç değilse şimdilik.
CHP’nin bu durumu değiştirebilmesi, karşı saflardan kendisine bir miktar seçmen geçişi sağlayabilmesi için pek az vakti var.
Tabii, CHP’nin esas çaba göstermesi gereken, 31 Mart’ta kendi adayına oy vermiş olanları 23 Haziran’da da sandık başına götürebilmesi…Muhalefetin işi zor…Ancak AK Parti’nin işi de kolay değil…Öncelikle kendini anlatmakta zorluğu var AK Parti’nin…
Önceki seçimlerde yürüttüğü kampanyaların başarısını son iki yıldır bir türlü tutturamadı.
31 Mart öncesinde ‘beka’ kavramı etrafında yürütülüyordu kampanyası; 23 Haziran’a giderken o sözcük hiç ağıza alınmadığı gibi, ‘beka’ ile kast edilen tehdit HDP iken, şimdi HDP’den oy çalmayı amaçlayan bir söylem gündemde…
Seçmenin kafası karışmasın da ne olsun?
MHP ve lideri Devlet Bahçeli İmralı ile yeniden mektuplaşma girişimine ters çıkışlar yapmıyor, büyük ihtimalle AK Parti adayına oy veren MHP seçmeninin bu gelişmeden olumsuz etkilenmemesi için sessiz kalıyor.
HDP tabanından oy devşirme niyetli girişim, hedef seçmen kitlesini AK Parti’ye getirmezken, MHP’den gelen oyların kaçabilmesi pekala mümkün.
İki tarafı aynı anda idare edebilmek deveye hendek atlatmaktan farksız.AK Parti iki ay önceki seçimde sahaya tek bir değerini sürmüştü: AK Parti lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ı…
Kitleler önüne o çıkıyor, mitinglerde vaatleri o açıklıyor, ülkenin dört bir tarafındaki sokak posterlerinde hep onun fotoğrafı yer alıyordu.Bu seçimde AK Parti’nin kampanyasını planlayanlar adayı ön plana çıkartmayı daha uygun görmüşe benziyor. Binali Yıldırım kampanyada Tayyip Erdoğan‘dan daha önde görünüyor.
Seçmen algısında adaylar arasında fark varGörüntü böyle, ama o görüntüde bir fluluk var. Vaktiyle yaptığı görevler hep akıllarda olduğu için midir, yoksa söylemine hakim olan edadan mıdır bilemem, fakat Binali Yıldırım belediye başkanı adayı görüntüsü vermiyor, veremiyor.
İstanbul seçmeni, İstanbul’un bir ilçesinde belediye başkanlığı yapmış ve yüzünde hep tebessüm bulunduğu halde topluluklar karşısına çıkan bir aday ile bir önceki (2014) yerel seçimde İzmir’den belediye başkanı adayı gösterilmiş, devlet adamı görüntülü bir aday arasında tercihte bulunacak; bu da AK Parti için aleyhte bir durum.
Medyada bariz bir üstünlüğü var iktidar cephesinin ve adayı bu üstünlüğü fazlasıyla kullanıyor. Buna karşılık, muhalefet cephesinin adayı medyada daha az yer alıyor, televizyonlarda ancak internet üzerinden yayın yapan alternatif kanalları kullanabiliyor.
Çok ve sık görüntü vermek AK Parti adayının lehine sonuç vermeyebilir
Politikacıların bugün dediğinin tam tersini yarın söyleyebilme imtiyazı var. Buna karşılık, görev tanımlarını AK Parti’yi desteklemek olarak algılayan yazarlar ve yorumcular aynı imtiyaza sahip değiller.
Onların dünkü yazıları ve yorumları ile bugün savundukları arasındaki çelişkileri insanlar kolayca fark edebiliyor. Bu da AK Parti için bir seçim dezavantajı.
Görünen şu: Bu seçim iki taraf için de zor bir seçim.Sözün kısası: Seçim kimsenin çantasında keklik değil.
“Çalındı ya! demeyin sakın. Buna AK Parti’nin seçmen kitlesinde bile inanan pek az kişi var. Kitle seçimin yenilenmesini ‘çantadan çıkan tavşan’ olarak görüyor; benzer bir durumun 23 Haziran’da sandıktan AK Parti’yi muzaffer çıkaracak biçimde bir kez daha tekrarlanmasını da bekliyor…
AK Parti ve CHP’nin sınırları
AK Parti İstanbul’u ancak iki ay önceki seçimde kendi seçmeni olduğu halde çeşitli sebeplerle sandık başına gitmeyenler ile başka partilerin adaylarına oy vermiş seçmenleri, hiç değilse bunların bir bölümünü, bu defa seçimde oy kullanmaya ve oyu kendi adayına vermeye ikna etmek zorunda.
Bunu nasıl yapabilir?
Soruya cevap ararken muhalefetin anlamakta zorlandığı bir gerçeği belirtmekte yarar görüyorum: AK Parti’ye 31 Mart seçiminde oy vermiş seçmenlerin YSK kararıyla seçimin yenilenmesine tepki göstermesi, bu arada partilerine yönelik eleştirilerden etkilenerek oyunu değiştirmesi imkansız değilse de çok zor.
AK Parti 31 Mart’ta zaten şimdiki şartlarda alabileceği en az oy oranına düşmüş bulunuyor; iki-üç ayda o orandan daha aza inmesi beklenmemeli.
Nerede hangi AK Partili ile görüşsem, kulaklarının muhalefetten gelen aleyhte propagandalara kapalı olduğunu fark ediyorum.
Her biri AK Parti’de seçmen olarak kalmak için kendilerine farklı gerekçeler bulabiliyorlar.
Medyadaki tek taraflı yayınlardan olumsuz etkilenip saf değiştirebilecekler bile, AK Parti’nin itibar ettiği kanalları izlemeyi terk edip haber için muhalif kanallara -özellikle Fox-TV‘ye- takılıyor ve yine de oy konusunda bildiklerinden şaşmıyorlar.
Hiç değilse şimdilik.
CHP’nin bu durumu değiştirebilmesi, karşı saflardan kendisine bir miktar seçmen geçişi sağlayabilmesi için pek az vakti var.
Tabii, CHP’nin esas çaba göstermesi gereken, 31 Mart’ta kendi adayına oy vermiş olanları 23 Haziran’da da sandık başına götürebilmesi…Muhalefetin işi zor…Ancak AK Parti’nin işi de kolay değil…Öncelikle kendini anlatmakta zorluğu var AK Parti’nin…
Önceki seçimlerde yürüttüğü kampanyaların başarısını son iki yıldır bir türlü tutturamadı.
31 Mart öncesinde ‘beka’ kavramı etrafında yürütülüyordu kampanyası; 23 Haziran’a giderken o sözcük hiç ağıza alınmadığı gibi, ‘beka’ ile kast edilen tehdit HDP iken, şimdi HDP’den oy çalmayı amaçlayan bir söylem gündemde…
Seçmenin kafası karışmasın da ne olsun?
MHP ve lideri Devlet Bahçeli İmralı ile yeniden mektuplaşma girişimine ters çıkışlar yapmıyor, büyük ihtimalle AK Parti adayına oy veren MHP seçmeninin bu gelişmeden olumsuz etkilenmemesi için sessiz kalıyor.
HDP tabanından oy devşirme niyetli girişim, hedef seçmen kitlesini AK Parti’ye getirmezken, MHP’den gelen oyların kaçabilmesi pekala mümkün.
İki tarafı aynı anda idare edebilmek deveye hendek atlatmaktan farksız.AK Parti iki ay önceki seçimde sahaya tek bir değerini sürmüştü: AK Parti lideri de olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ı…
Kitleler önüne o çıkıyor, mitinglerde vaatleri o açıklıyor, ülkenin dört bir tarafındaki sokak posterlerinde hep onun fotoğrafı yer alıyordu.Bu seçimde AK Parti’nin kampanyasını planlayanlar adayı ön plana çıkartmayı daha uygun görmüşe benziyor. Binali Yıldırım kampanyada Tayyip Erdoğan‘dan daha önde görünüyor.
Seçmen algısında adaylar arasında fark varGörüntü böyle, ama o görüntüde bir fluluk var. Vaktiyle yaptığı görevler hep akıllarda olduğu için midir, yoksa söylemine hakim olan edadan mıdır bilemem, fakat Binali Yıldırım belediye başkanı adayı görüntüsü vermiyor, veremiyor.
İstanbul seçmeni, İstanbul’un bir ilçesinde belediye başkanlığı yapmış ve yüzünde hep tebessüm bulunduğu halde topluluklar karşısına çıkan bir aday ile bir önceki (2014) yerel seçimde İzmir’den belediye başkanı adayı gösterilmiş, devlet adamı görüntülü bir aday arasında tercihte bulunacak; bu da AK Parti için aleyhte bir durum.
Medyada bariz bir üstünlüğü var iktidar cephesinin ve adayı bu üstünlüğü fazlasıyla kullanıyor. Buna karşılık, muhalefet cephesinin adayı medyada daha az yer alıyor, televizyonlarda ancak internet üzerinden yayın yapan alternatif kanalları kullanabiliyor.
Çok ve sık görüntü vermek AK Parti adayının lehine sonuç vermeyebilir
Politikacıların bugün dediğinin tam tersini yarın söyleyebilme imtiyazı var. Buna karşılık, görev tanımlarını AK Parti’yi desteklemek olarak algılayan yazarlar ve yorumcular aynı imtiyaza sahip değiller.
Onların dünkü yazıları ve yorumları ile bugün savundukları arasındaki çelişkileri insanlar kolayca fark edebiliyor. Bu da AK Parti için bir seçim dezavantajı.
Görünen şu: Bu seçim iki taraf için de zor bir seçim.Sözün kısası: Seçim kimsenin çantasında keklik değil.
Siyaset, 27 Mayıs 2019 03:52
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Son 4 ayda binlerce kişi işsiz kaldı
Körfez RAM’dan BDT eğitimi
Saadet’in Kartepe kongresinde dikkat çeken sözler
Körfez’de denizden 50 araç lastiği çıktı
Çocuğun anlayacağı basit bir şeyi Erdoğan'a yıllarca anlatamadılar
Eleştiren ve düşünenler, kendini akademide değil cezaevinde buluyor
Eski Başbakan Davutoğlu: Maddi sıkıntı yaşıyorum
Başkan Gökçe’den Ramazan’da dayanışma ve birlik, beraberlik çağrısı
Gürkan Karaçam yeni bir kavram ortaya attı! Zihinsel egemenlik
Mehmet Ali Kâğıtçı Dokümantasyon Merkezi hizmete girdi
Ramazan boyunca zam yapılmayacak!
Çayırova’da Ramazan coşkusu
Güneşi görenler soluğu Ormanya’da aldı
MHP Dilovası’nda en genç üye bayrağı el değiştirdi!
Gebze Ticaret Odası önce ihracatın liderlerini ödüllendirdi, sonra istişare için toplandı
İzmit’te Kent Lokantalarında ücretsiz iftar
Başkan Gökçe iş insanlarına DERTAŞ’ı anlattı
Kartepe’deki o cami ilk teravihle açılıyor
Gölcük’te çocukların yüzlerini güldüren gösteriler
Danışmanlık Sektörü KOTO’da buluştu
Tren bilet fiyatları çok yüksek! Yaparsa kim yapar?
Kocaeli’de iftar sofralarının adresi: Antikkapı!
Bahçeli yine Erdoğan gibi konuştu! Kelimeler birebir aynı
İstanbul'a meydan okuyoruz, Kocaeli sanatın da merkezi olacak
Erdoğan, Özel'e çık karşıma diyecek!
Sigaraya zam geldi!
Milletin yarısını zekata muhtaç hale getirdiniz
Çayırova’da Türk Halk Müziği korosu dinleyicilerden tam not aldı
Pazarcılar Odası Başkanı Kumsar’dan Büyükakın’a teşekkür
Derince’deki Basın Sitesi’nde öğrenciler her gün risk altında
Başkan Hürriyet: İzmit’te Ramazan boyunca sofralarımız herkese açık olacak
Özel Körfezim Eğitim Kurumları’nda anlamlı program
Zeytinoğlu bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi
MHP’nin yeni il başkanından, Vali Aktaş’a ziyaret
KOTO’dan Ticaret Bakanı Bolat’a kapsamlı dosya
Kocaeli’de Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hatice Kaya artık kendi kliniğinde
Dağcılar Kandıra’da denize girdi
Yaşattıklarınız sahtedir ve sahteciliktir
Bunun adı eşkıyalık! Yaşlı adama saldırdılar
