İktidar seçim yeniletmekle hayati bir yanlışa imza attı
Siyaset, 20 Mayıs 2019 00:26İstanbul seçimlerinin yenilenme kararını değerlendiren Fehmi Koru, "İktidar, İstanbul seçimini yeniletme ısrarıyla siyaseten hayati bir yanlışa imza atmış görünüyor" dedi.
YSK'nın İstanbul seçimlerini 23 Haziran'da yenileme kararı almasını değerlendiren 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yakınlığı ile bilinen gazeteci Fehmi Koru, "İktidar cephesi İstanbul seçimini yeniletme ısrarıyla siyaseten hayati bir yanlışa imza atmış görünüyor. İnsanlar seçimi iptal etme gerekçelerini anlamamış, yapılanın haksızlık olduğuna inanmış durumda" ifadelerini kullandı. YSK kararının idam cezasından farkı olmadığını söyleyen Fehmi Koru, "Seçimin tekrarlanması kararı, ceza davalarında verilebilecek en ağır cezanın siyasetteki mukabili sayılabilir. İdam veya ağırlaştırılmış müebbet cezası gibi bir şey bu. Ceza davalarında en ağır ceza verilirken elde ciddi kanıtlar bulunması, hatta suçlunun suç işlerken yakalanmış olması gerekir" diye yazdı.
İşte Fehmi Koru'nun o yazısı:Her uzun yolculuk benim için halkın nabzını tutma vesilesidir de. Genellikle daha önce uğradığım yerlere uğrar, her gördüğümde fikir teatisinde bulunduğum aynı kişilerle sohbet eder, onların genel havasını değerlendirme imkanı bulurum.Bu defa da öyle oldu.Değerlendirmemin özeti şu: İktidar cephesi İstanbul seçimini yeniletme ısrarıyla siyaseten hayati bir yanlışa imza atmış görünüyor.
İnsanlar seçimi iptal etme gerekçelerini anlamamış, yapılanın haksızlık olduğuna inanmış durumda.Cumhur İttifakı‘nın adayı Binali Yıldırım da bunu kişisel temaslarında bire bir yaşıyor. Eşiyle yaptığı ziyaretler kapsamında karşısına çıkan bir kadının kendisine, “Seçimi yeniden yapmasanız olmaz mıydı? Size yakışmadı. Sizi seviyoruz ama bu son olaylar olmadı” dediğini bütün Türkiye duydu.Zaten bütün Türkiye pek az istisnasıyla o kadın gibi düşünüyor.
YSK KARARI İDAM CEZASINDAN FARKSIZ
Ben bazen kaçırabilirim, onun için tereddütle soruyorum: Yüksek Seçim Kurulu (YSK), oy kullanmamızdan 36 gün sonra verdiği seçimin tekrarlanması kararının gerekçelerini, kararını ilan etmesi (6 Mayıs’ta olmuştu bu) üzerinden geçen bunca günden sonra açıkladı mı?Açıkladığına dair herhangi bir haber okumadım da…En son gelen haber gerekçeli kararın bugün açıklanacağı yönünde.Oysa, kararlarını duyurdukları ilk açıklamada yer alan özet ifadeler, seçimin tekrarını haklı kılacak vahamette yanlışlıklar içermiyordu ve ardından YSK’nın karar oylamasına katılan yedi asil üyesinden dördünün karara muhalif kaldığını, kararın ancak yedek üyelere oy kullandırılarak alınabildiğini öğrenmiştik.
Ayrıntılı gerekçe, bu konudaki kafa karışıklığını gidermek için zorunlu.Seçimin tekrarlanması kararı, ceza davalarında verilebilecek en ağır cezanın siyasetteki mukabili sayılabilir. İdam veya ağırlaştırılmış müebbet cezası gibi bir şey bu. Ceza davalarında en ağır ceza verilirken elde ciddi kanıtlar bulunması, hatta suçlunun suç işlerken yakalanmış olması gerekir.Elinde dumanı tüten silahla…İstanbul’da 15 milyondan fazla insan yaşıyor, bunlardan 10 milyonu aşan bir nüfus, seçmen.
İşte Fehmi Koru'nun o yazısı:Her uzun yolculuk benim için halkın nabzını tutma vesilesidir de. Genellikle daha önce uğradığım yerlere uğrar, her gördüğümde fikir teatisinde bulunduğum aynı kişilerle sohbet eder, onların genel havasını değerlendirme imkanı bulurum.Bu defa da öyle oldu.Değerlendirmemin özeti şu: İktidar cephesi İstanbul seçimini yeniletme ısrarıyla siyaseten hayati bir yanlışa imza atmış görünüyor.
İnsanlar seçimi iptal etme gerekçelerini anlamamış, yapılanın haksızlık olduğuna inanmış durumda.Cumhur İttifakı‘nın adayı Binali Yıldırım da bunu kişisel temaslarında bire bir yaşıyor. Eşiyle yaptığı ziyaretler kapsamında karşısına çıkan bir kadının kendisine, “Seçimi yeniden yapmasanız olmaz mıydı? Size yakışmadı. Sizi seviyoruz ama bu son olaylar olmadı” dediğini bütün Türkiye duydu.Zaten bütün Türkiye pek az istisnasıyla o kadın gibi düşünüyor.
YSK KARARI İDAM CEZASINDAN FARKSIZ
Ben bazen kaçırabilirim, onun için tereddütle soruyorum: Yüksek Seçim Kurulu (YSK), oy kullanmamızdan 36 gün sonra verdiği seçimin tekrarlanması kararının gerekçelerini, kararını ilan etmesi (6 Mayıs’ta olmuştu bu) üzerinden geçen bunca günden sonra açıkladı mı?Açıkladığına dair herhangi bir haber okumadım da…En son gelen haber gerekçeli kararın bugün açıklanacağı yönünde.Oysa, kararlarını duyurdukları ilk açıklamada yer alan özet ifadeler, seçimin tekrarını haklı kılacak vahamette yanlışlıklar içermiyordu ve ardından YSK’nın karar oylamasına katılan yedi asil üyesinden dördünün karara muhalif kaldığını, kararın ancak yedek üyelere oy kullandırılarak alınabildiğini öğrenmiştik.
Ayrıntılı gerekçe, bu konudaki kafa karışıklığını gidermek için zorunlu.Seçimin tekrarlanması kararı, ceza davalarında verilebilecek en ağır cezanın siyasetteki mukabili sayılabilir. İdam veya ağırlaştırılmış müebbet cezası gibi bir şey bu. Ceza davalarında en ağır ceza verilirken elde ciddi kanıtlar bulunması, hatta suçlunun suç işlerken yakalanmış olması gerekir.Elinde dumanı tüten silahla…İstanbul’da 15 milyondan fazla insan yaşıyor, bunlardan 10 milyonu aşan bir nüfus, seçmen.
Bu kadar insanın yazın ortasında yeniden sandık başına gitmesine yol açacak bir karar verilirken, sadece söylentilerle veya sonradan uydurulduğu kuşkusuna düşülebilen gerekçelerle karar verilemez.Fark edilmediği sanılmasın: Seçimin tekrarı kararı CHP’ye ve adayına karşı gibi görünse bile İstanbul seçmenine verilmiş bir cezadır.Hiç tereddüdünüz olmasın: İstanbul seçmeni bu cezayı hak etmiyor.
Ağır ceza mahkemeleri, savcılığın sunduğu iddianame çerçevesi içerisinde muhakeme yapar ve savunmaya da önceden bildirilmiş olan kanıtları cevaplama hakkı tanırlar. Suç ne tür bir cezayı gerektiriyorsa, bunu, iddianamede ileri sürülen iddialar kanıtlandığı takdirde ve ilgili yasa maddesinde var olan miktarda verirler.YSK’ya AK Parti’nin üç bavul dolusu ‘kanıt’ ile yaptığı başvuru, o noktaya kadar AK Parti ve MHP sözcülerinin dillerine doladıkları türden şaibelerle, hileler ve oy kaydırmalarıyla ilgili kanıtlar içermiyor; bunu biliyoruz.
AK Parti, sandık kurullarının oluşum biçimi ve kurullarda görev verilen kişilerin seçiminde usulsüzlük yapıldığı iddiasını YSK’ya ‘kanıtlar’ ile taşıdı.Verilen karar da bu çerçeve içerisinde kalmak zorunda. İlk açıklama da o yönde zaten.
ŞİMDİ SORULAR
Peki de, daha önceki referandumlar ile genel, yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de sandık başlarında görev yapmış olan kişilerin varlığı, nasıl oluyor da, bu defa seçimin tekrar edilmesini gerektirecek çapta bir suç teşkil edebiliyor?
Aynı sandık görevlilerinin nezaretinde yapılmış diğer üç (ilçe belediye başkanlığı, belediye meclisi ve muhtarlık) seçimleri için kullanılmış oylar geçerli sayılıyor da, yalnızca büyükşehir belediye başkanlığı için verilmiş oylar sakıncalı ve tekrarlanmaya değer bulunuyor?
Sandık görevlilerini belirleyen il seçim kurulları olduğuna göre, yapılan yanlışlık bir cezayı hak ediyorsa, cezanın seçilmiş belediye başkanına veya seçmene değil de il seçim kuruluna verilmesi gerekmez mi?
Bunlar seçmenlerin zihninde dolaşıp duran sorular.Karar toplantısında asil üyelerin hepsi yer almışken yedek üyelere oy kullandırılarak seçimin tekrarlatılması da bir başka sorun. Daha önce aynı durumun söz konusu olması, İstanbul gibi kalabalık seçmeni bulunan bir kentle ilgili seçimi tekrarlama kararında da aynı yasal yanlışlığın yapılması için yeterli gerekçe midir?
İşte size bir soru daha.Cevaplarını ancak YSK gerekçeli kararını açıkladığında öğrenebileceğiz bu soruların.YSK kararını galiba bugün açıklayacak. [“Galiba” dememin sebebi, daha önce de gün belirlenmiş, ama açıklama gelmemişti; ondan.] Ben de bu yazıyı, yapılacak açıklamada yer almasını beklediğim hususların neler olduğunu bilesiniz ve yazımda sıraladığım soruları kararın gerekçeleriyle mukayese edesiniz diye yazdım.
Esas kararı 23 Haziran’da halk verecek.
Siyaset, 20 Mayıs 2019 00:26
Yorumlar (0)
Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Herkes memleketinde yaşasa Kocaeli nüfusu ne kadar olurdu?
3. Kapanca Festivali böyle başladı
Dilovası Belediyesi’nin yeni hizmet binasında sona yaklaşılıyor
Geleceğin kadın girişimcileri Gebze’de ödüllendirildi
Kocaeli Bilnet Okulları’nda mezuniyet coşkusu
Kocaeli’ndeki toplu taşımada yeni hatlar yolda
Tarihçi Volkan Şenel Körfez Meclisi’nde konuştu
Çayırova’daki bu konserde 80’ler rüzgarı esti!
Körfez Hodri Meydan 1989 taraftarlarının artık bir derneği var!
Kocaeli’de mavi bayraklı plajlar tüm kriterlere uygun
Sahillerde yoğun kontrol
2 milyonluk KOSGEB desteği balon çıktı!
İzmit’te 28 Haziran Futbol Şenliği heyecanı başladı
Kenan Sofuoğlu’ndan Başiskele’deki o merkeze tam not
Ormanya’da açık havada sinema
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Sektörü 2’inci kez KOTO’da toplandı
SEDAŞ’tan dolandırılmayın uyarısı
Kafe ve restoranlarda yeni dönem başlıyor
Derince’nin mahallelerinde şenlik var!
Gebze’deki çöken binanın bilirkişi raporuna ne oldu?
Dilovası'nda başkan yardımcısı gözaltına alındı
Emekli polislere yeni sosyal yaşam alanı için ilk adım atıldı
Kocaeli'de trafik cezaları ve radar uygulamaları vatandaşı mağdur ediyor
İzmit’te esnaf ve vatandaşı buluşturan Alışveriş Festivali başladı
Emekli ve asgari ücretliler için ara zam çağrısı
Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası!
TEM Otoyolu Muallimköy Kavşağı 35 gün kapalı kalacak
Muhalefetin çamur güreşine bizi çekmesine izin vermiyoruz!
Bu mu adalet?
Dilovası’nda o park ve mesire alanı yenileniyor
Çayırova Fatih Sultan Mehmet Parkı’nda çalışmalara devam
Büyükakın: Sosyal yaşamın kalbi bu merkezde atacak
Güngör çiftine Güle güle oturun dediler!
Derince Harikalar Sahili’nde harika konser!
Körfez zabıtasından güvenli ulaşım denetimi
İzmit’ten Büyükada’ya vapur gezisi
5 bin haneye yetecek elektriği kaçak olarak kullandılar!
Hindistan-AB Serbest Ticaret Anlaşması rekabet gücümüzü zorlayabilir
Başiskele’deki dünya rekoru kırılan projede 9 köprünün montaj işi tamam
